<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Balık Haber - Balık TV</title>
        <link>https://www.balikhaber.com/</link>
        <description>Balık Haber - Balık TV &quot;Sektörün Sesi&quot;
Balık ve Balıkçılık Haberleri Adnan Kasapcı
Adnan Kasapcı</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Ton balığı konservesi ve midyelerde risk var mı?</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ton-baligi-konservesi-ve-midyelerde-risk-var-mi-5035</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ton-baligi-konservesi-ve-midyelerde-risk-var-mi-5035</guid>
                <description><![CDATA[Uzmanlar deniz ürünlerinin sağlık açısından oldukça faydalı olmakla birlikte, çeşitli şart ve koşullarda risklerin de oluşabileceğine vurgulanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Son dönemlerde deniz ürünlerinin balık konservesi ve midye gibi alanlarında çeşitli haberler ve beyanlar üzerine geçtiğimiz günlerde <strong>Ekosfer Derneği</strong>’nin hazırladığı Özgür Gürbüz tarafından sunulan <strong>Sıcak Hava Dalgası</strong> programında bu konu detaylı olarak ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Programın konuğu sözkonusu alanlarda yaptığı başarılı çalışmalarla da tanınan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Şafak Ulusoy</strong> oldu. Doç. Dr. Şafak Ulusoy, yürüttüğü araştırma ve çalışmalar çerçevesinde toplumun deniz ürünleri tüketim alışkanlıkları, ton balıkları ve özellikle yetiştiricilik yoluyla elde edilen midyeleri sağlık açısından değerlendirdi.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/resim_2025-01-27_094355274.png" style="height:310px; width:250px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Deniz Ürünleri Tüketimi oldukça düşük ve bunun en önemli sebebi bilinçlendirme eksikliği</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Balık tüketimi konusunda oldukça geride olduğumuzu ifade eden Doç. Dr. Şafak Ulusoy "Biz zaten balık yiyen bir ülke değiliz. 3 tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyada yaşayıp balık tüketiminde ortalama 6 kilo seviyesinde kalmak pek anlaşılır bir durum değil. Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başı yıllık balık tüketimi 25 kiloyken bu durum Japonya'da belli bölgelerde 90 kilo seviyelerine kadar çıkabiliyor.&nbsp;Toplumumuzun balık tüketimi konusundaki isteksizliğinde ne yazık ki medyada genel olarak olumsuz haberlerin yer alması önemli rol oynuyor. Bu noktada güvenilir otoritelerin açıklamaları ile birlikte tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi oldukça önemli" diyerek sözlerine devam etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Ton balığı : Çocuklar, hamile ve emziren kadınlar doktor kontrolünde tüketmeli</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">36 ülkeden 222 farklı ton balığı konservesi örneğini incelediklerini belirten Doç.Dr.Şafak Ulusoy, ton balığı konservelerinde bulunan cıva ve arsenik değerleri sebebiyle yetişkin bir bireyin haftada 120 gramdan (bir büyük kutu) fazla ton balığı konservesi yememesi gerektiğinin altını çizdi. Ergenlik çağındaki çocuklara ton balığı tüketmelerini önermeyen Doç.Dr.Şafak Ulusoy, hamilelerin ve emzirme dönemindeki annelerin ise doktorlarına danışarak ton balığı tüketmelerini tavsiye ederek sözlerine şöyle devam etti "Ton Balığı, hamile ve emziren kadınlar ile ergenlik çağına gelmemiş çocukların tüketimi için risk barındırmaktadır. Bunu dünya sağlık otoriteleri açıklıyor. Doktorlarına danışarak tüketebilirler. Bu arada çocukların omega-3 için ille de ton balığı yemesi gerekmiyor. Diğer balıklardan da bu ihtiyaç karşılanabilir. Eczanelerden gidip omega-3 katkıları almaktansa balıkçıdan balık alıp tüketmek daha faydalıdır.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Gençler ve yetişkinler için haftada 120 gramlık yani büyük boy bir kutu ton balığı tüketiminde herhangi bir risk bulunmamaktadır. Ancak bu değerlerin üzerindeki tüketimde risk yer alıyor. Büyük balıkların küçük balıklarla tüketilmesinde fayda var"</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Yetiştiricilik Yoluyla Üretilen Midyeler Tüketilebilir</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Midye konusunda önemli açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Şafak Ulusoy "Toplumumuz midye dolmayı seviyor ve midye tüketmekten hoşlanıyor. Ülkemizde 200'den fazla midye çiftliği yer almaktadır. Bu midye çiftliklerinin sayısı artıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Midyeleri özellikle çiftlik midyeleri açısından değerlendirdik ve aldığımız sonuçlar oldukça iyi. Yani çiftlik midyesinde ağır metal riski çok az seviyede ve sular çok temiz. Bu midyeler %100 güvenli bir şekilde tüketilebilir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Ülkemizdeki midye çiftliklerinden örnekler alarak incelemeler yaptık ve sonuçlar risk taşıma</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Yalovada kıyısındaki bazı bölgelerde endüstriyel kirlilik sebebiyle o bölgeden alınan midyelerde ciddi ağır metal riski var. Midye tüketiminde en önemli konu, midyenin nereden alındığıdır. Güvenilir yerlerden, muhatap bulunamayan yerlerden su ürünleri satın almak doğru değil. Tüketicilerimize özellikle güvenilir yerlerden alışveriş yapmalarını ve iyice pişirmeden tüketim yapmamalarını öneriyorum" d</span></span></span><span style="color:#000000; font-family:Arial,Helvetica,sans-serif; font-size:20px">iyerek sözlerini sonlandırdı.</span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Podcast olarak dinlemek için <a href="https://open.spotify.com/episode/5WGzh5aHLKBz4SocSuEBTO?si=1kshDphFR9SMMK9U7yU4NQ&amp;nd=1&amp;dlsi=67fcb814fc014a35"><strong>Tıklayınız</strong></a></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Video olarak dinlemek için <a href="https://www.dailymotion.com/video/x9cjzio"><strong>Tıklayınız</strong></a></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000; font-family:Arial,Helvetica,sans-serif; font-size:20px">Balık Haber Merkezi&nbsp;</span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jan 2025 08:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2025/01/ton-baligi-konservesi-ve-midyelerde-risk-var-mi-1737960286.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadın şeften, &quot;iklim değişikliğinin balık sofralarını değiştirebileceği&quot; uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kadin-seften-iklim-degisikliginin-balik-sofralarini-degistirebilecegi-uyarisi-4893</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kadin-seften-iklim-degisikliginin-balik-sofralarini-degistirebilecegi-uyarisi-4893</guid>
                <description><![CDATA[Şef Çiğdem Alagök: -"İklim değişikliği ve denizlerin ısınmasıyla balıkların yağ ve tuz oranları değişecek. Bu da pişirme tekniklerini de bir miktar değiştirecek" - "10 sene sonra belki balık bulamayacağız"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Otelden havayoluna kadar farklı mutfaklarda 20 yıllık deneyime sahip şef <strong>Çiğdem Alagök</strong>, iklim değişikliği ve denizlerin ısınmasıyla balıkların yağ ve tuz oranlarının değişeceğini, bunun da pişirme tekniklerinde farklılıklara yol açacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aydın Delice yarımadasında bu sene kapılarını açan Anda Barut Collection'ın ev sahipliğinde, otelde konaklayan yabancı konuklara Türk mutfağını ve Türk şefleri tanıtmak amacıyla düzenlenen "Kadın Şeflerle Lezzet Buluşması" programının üçüncüsünde, şef Çiğdem Alagök, konuklarına,&nbsp;balık&nbsp;menüsünden özel yemekler tattırdı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tadım sonrası AA muhabirine, kariyeri ve Türk gastronomisine ilişkin açıklama yapan şef Alagök, Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü'nden 2007'de mezun olduğunu, pazarlama yüksek lisansının ardında 2005'te Ritz Carlton'ın mutfağında başladığı aşçılık serüveninin farklı otel ve Türk Hava Yollarındaki çalışmasının ardından devam ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Bilgi Üniversitesinde gastronomi alanında 8 yıldır ders verdiğini, gastronomiye artan ilgiden mutlu olduğunu ifade eden Çiğdem Alagök, "Mutfakta yemekleri ve teknikleri birebir öğrenciye öğretmek gerekiyor. 40 kişilik sınıflar oluyor. Gastronomi aslında maliyetli bir bölüm. Türkiye'de gastronomi bölümlerinde kontenjanların azaltılması lazım." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_02_Ekim_19_Ekim_08_20241020_2_66036279_105844907.jpg" style="height:563px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;üzerine çalışmayı ve yeni tatlar çıkarmayı sevdiğini belirten Alagök, bugün Türk mutfağında özellikle evlerde balığın istenilen seviyede kullanılmadığını belirtti. Şef Alagök, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Osmanlı ve İstanbul menülerine de baktığımızda eskiden&nbsp;balık, hem restoranlarda hem de evlerde daha çok soğuk başlangıç olarak kullanılıyordu. Ana yemek kısmında ise daha farklı tariflere rastlayabiliyoruz. Bugün 'balık&nbsp;pişirelim, yiyelim' diyen aileler azaldı. Balığı kızartmayı seviyoruz ama omega-3 değerleri kızartmayla gidiyor. Buğulamada besin değerleri korunuyor. Teknikleri doğru kullanmalıyız."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">-"Kırmızı benekli alabalığa ulaşamıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkta farkındalığın artması gerektiğine dikkati çeken Çiğdem Alagök, "10 sene sonra belki&nbsp;balık&nbsp;bulamayacağız. Gökkuşağı alabalığı ve kırmızı benekli alabalık çok değerli ama özellikle kırmızı benekli alabalığa ulaşamıyoruz. Menümde yer alan Bafa Gölü'nden çıkan yılan balığının tanıtımı noktasında sorun var. Rağbet görmeyince yetiştirmeleri az oluyor." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şef Alagök, denizlerde kuralların kalın çerçevelerle konulmasını isteyerek, balıkçılara desteklerin sağlanması ve balığa uygun avlanmanın kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yöresel yemekleri bölge tanıtımları ile ortaya çıkarmalıyız"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alagök, Türk mutfağı ve Osmanlı mutfağı restoranlarının her geçen gün arttığını, tencere ve sulu yemeklerin sunumunda 10 yılda iyi bir noktaya gelindiğini vurgulayarak, "Türk mutfağında pazarlamadan ziyade bazı yemeklerde sahip çıkılma noktasında sorun yaşanıyor. Ev yemekleri bizim damak tadımıza uygun olduğundan onu yurt dışında pazarlayamayız. Salça, yoğurt kullanımı yurt dışındaki misafirlere farklı geliyor. Yöresel yemekleri bölge tanıtımları ile ortaya çıkarmalıyız. Türk mutfağı çok geniş çünkü. Çay bile başlı başına bir başlık. Ülkemizde bölgelerin ürün bazlı tanıtımı yapılmalı." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şef Çiğdem Alagök, küresel iklim değişikliği nedeniyle&nbsp;balık&nbsp;göç yollarının da artık değiştiğini ve bunun gelecekte artacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel ısınma nedeniyle balıkların ya göç edeceklerini ya da form değiştireceklerini ifade eden Alagök, "Denizlerin ısınması nedeniyle balıkların yağ ve tuz oranları değişecek. Bu da pişirme tekniklerini de bir miktar değiştirecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de ürünlerin yapısının da bozulduğuna dikkati çeken Alagök, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Domatesler, biberler plastik gibi oldu. Tarım ve hayvancılıkta sağlıklı ürünlerin üretilip gastronominin bu ürünlere sahip çıkması lazım. Gastronominin gelişmesi için tarımın iyileşmesi lazım. Çok fazla coğrafi işaretli ürünümüz var. Mesela Çanakkale'ye ait olan Ezine peynirini yapmak için Anadolu'dan süt taşımamamız lazım. Bunun için de orada tarım ve hayvancılığın gelişmesi gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Oct 2024 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/kadin-seften-iklim-degisikliginin-balik-sofralarini-degistirebilecegi-uyarisi-1729494593.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bottarga, yüksek aromasıyla yemeklere lezzet katıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bottarga-yuksek-aromasiyla-yemeklere-lezzet-katiyor-4888</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bottarga-yuksek-aromasiyla-yemeklere-lezzet-katiyor-4888</guid>
                <description><![CDATA[Kefal havyarı olarak da bilinen bottarga, dişi kefal balığı yumurta kesesinin özenle çıkarılıp geleneksel yöntemlerle işlenmesiyle elde ediliyor - Yoğun aroma ve zengin besin değerine sahip bu lezzet, modern mutfaklarda salatalar, makarnalar ve atıştırmalıklar gibi birçok yemekte kullanılıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir'in Karaburun ilçesinde, özellikle yaz aylarında avlanan kefal balıklarının yumurtalarının geleneksel yöntemlerle işlenmesiyle elde edilen bottarga, gastronomik bir hazine olarak sofralarda yerini alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Zengin&nbsp;deniz&nbsp;ürün çeşitliliğiyle bilinen Karaburun'da, beş çeşidi bulunan kefal balığının bölgede "topan kefali" olarak bilinen türü hem lezzeti hem de bottarga üretimi için tercih ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bottarga, dişi (topan) kefal balığının yumurta kesesi özenle çıkarılıp geleneksel yöntemlerle işlenerek hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Otel ve restoran şefleri ile bölge halkı kefal balığını, hem lezzetini tatmak hem de zengin besin değeri bulunan yumurtalarından bottarga hazırlamak için tercih ediyor. Yerel ve ulusal pazarlarda ilgi gören bottarganın üretim süreci özen ve sabır gerektiren bir süreçten oluşuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geleneksel yöntemlerle rüzgarda ya da güneşte kurutma tercih edilirken, işletmelerde kurutma dolapları kullanılıyor. Kurutulmuş bottarga, uzun süre dayanması için balmumuyla kaplanıyor. Bu yöntemle yumurtaların havayla teması kesilerek bozulması engelleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bottarga, ince dilimler halinde kesilerek ya da rendelenerek makarna ve salataların üzerine serpiştiriliyor. Zengin aromasıyla öne çıkan bu lezzet, zeytinyağıyla atıştırmalık olarak da tercih ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarihi lezzet bottarga, yerel ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra Akdeniz mutfağını keşfetmek isteyenler için de seçenek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şef Okan İlgüz, AA muhabirine, bottarga için önce dişi topan kefalinin yumurta kesesinin özenle çıkarılarak tuzla kaplandığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tuzlanma süresinin üreticinin yöntemine göre değişiklik gösterdiğini belirten İlgüz, "Yumurtalar çıkarıldıktan sonra tuzda bekletme, tuzlanmasından sonra buz dolu kasede kanının akıtılması ve ardından kurutulma işlemlerinden sonra misafirlerimize sunuyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlgüz, bottarga yapımının deneyim ve ustalık istediğini, her aşamasının özenle yapıldığını, denizin iyot kokusunu sevenler için vazgeçilmez bir lezzet olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Binlerce yıllık gelenek devam ediyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Arkeolog ve Gıda Mühendisi Doç. Dr. Ahmet Uhri de kefal avcılığı ve bottarga üretiminin Akdeniz'de binlerce yıldır sürdüğünü ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kefalin tatlı suyun tuzlu suya karıştığı nehir ağızlarında Akdeniz'in hemen hemen her bölgesinde dalyan avcılık yönetimle avlandığını aktaran Uhri, "Balıkçılar geleneksel yöntemlerle yakaladıkları balıkların yumurtalarını çıkararak tuzlayıp, kurutarak bal mumuyla kaplıyorlar. Bu sayede yumurtalar uzun süre dayanabiliyor. Burada önemli olan kefalin bolluğu; yumurtası en büyük olan ve zengin besin değerleriyle ticari anlamda da en fazla gelir getiren kefal yumurtası tercih ediliyor." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Zamanımızın çoğu balığın geçişini gözlemekle geçiyor"</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karaburunlu balıkçılar da kefal avcılığında geleneksel bir yöntem olan çökertme dalyan yöntemiyle bölgenin&nbsp;deniz&nbsp;kültürünü yaşatıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kefal avcısı Ali Saraç, 32 yıldır Karaburun'da çökertme dalyan yöntemiyle babasından öğrendiği balıkçılık mesleğini sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ali Saraç, Kömür Burnu'nda denizin yaklaşık 30 metre yükseğindeki kayalıklara kurduğu kulübesinde eşi Hayal Saraç ile denizin yüzeyinden geçişini gözlemledikleri kefalleri avlayarak geçimini sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekneyle her sabah denizin dibine çökertme ağı seren Saraç, kulübesinden balıkların geçişini izlediklerini, ağın üzerinden geçen balıkları ağı yukarıya kaldırıp avladıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgeye özgü topan kefali avının ağustosta başlayıp 15 Ekim'de sona erdiğini kaydeden Saraç, "Zamanımızın çoğu balığın geçişini gözlemekle geçiyor. Gözlemek çok zor bir iş, buradan 7-8 saat denize bakmak cidden çok zor. Şu anda balığa bakıyorum mesela, arkamı döndüm bir bardak çay koydum, balık geçti, bütün günüm gitti. Bu yöntemde hızlı olmak zorundasınız." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Oct 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/bottarga-yuksek-aromasiyla-yemeklere-lezzet-katiyor-1729234163.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz&#039;de palamudun fiyatı 150 liraya çıktı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizde-palamudun-fiyati-150-liraya-cikti-4820</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizde-palamudun-fiyati-150-liraya-cikti-4820</guid>
                <description><![CDATA[Samsun'da palamudun tanesi 150 liradan satılıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz'de av sezonunun başlamasıyla bol miktarda avlanan ve tanesi 50 liradan satılan palamutta fiyatlar arttı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Dündar Kırbaş, AA muhabirine, olumsuz hava şartları nedeniyle balıkçıların av için denize açılamadığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kırbaş, bu durumun&nbsp;balık&nbsp;fiyatlarına yansıdığını ifade ederek, "Balığın azalması da bu duruma etki ediyor. Olumsuz hava olmasaydı palamut 150 değil de yine 100 lira olacaktı. Şu an hem havanın etkisi hem de balığın azalmasıyla fiyatlar biraz yükseldi. Balıkçılar şu an denize açılamıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Av sezonunun başında palamudun tanesinin 50 liradan satıldığını, daha sonra 70-80'i gördüğünü, şu an ise 130 ile 150 lira arasında satıldığını belirten Kırbaş, "Balıkta irileşme de var. 50 liraya sattığımız balığın şu an iki katı. Yani 400 gramdı&nbsp;balık, şu an 800-900 gram oldu." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı Halit Bayrak da balığın azalması nedeniyle fiyatların arttığına işaret ederek şunları dile getirdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Biz fiyatları yükseltmiyoruz. Kayıklar kötü hava şartları nedeniyle denize açılamadığı için&nbsp;balık&nbsp;az çıkıyor. Bu palamut bir ay daha çıkar nasip olursa. Bütün&nbsp;balık&nbsp;fiyatlarında artış var. Mezgit 150, barbun 100 lira, fiyatlar bu aralar biraz yüksek. Hamsi inşallah önümüzdeki ay çıkar."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vatandaşlardan Nail Aytekin, "Balık&nbsp;çok pahalı,150 lira, 50 liraya almıştım en son. Şimdi bakıyoruz, nasıl alacağız. Yirmi gün önce 50 liraydı. Alamayız bu fiyatlara." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Günay Birvar ise "Fiyatlar parası olana iyi ama parası olmayana kötü.&nbsp;Balık&nbsp;az çıktığı için fiyatların arttığı söyleniyor. Balığı çok severiz. Eşim de balıkçı. Mecbur alıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Sep 2024 17:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/karadenizde-palamudun-fiyati-150-liraya-cikti-1727101477.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinop&#039;ta coğrafi işaretli lakerda yapımına başlandı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-cografi-isaretli-lakerda-yapimina-baslandi-4818</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-cografi-isaretli-lakerda-yapimina-baslandi-4818</guid>
                <description><![CDATA[Sinop'ta balıkçılar tarafından iri palamutlardan hazırlanan coğrafi işaretli lakerda (tuzlu balık), yapımına başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte denize açılan balıkçıların ağlarına takılan toriklerden (iri palamut balığı), yaz aylarında tüketilmesi için lakerda yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçen yıl Türk Patent ve Marka Kurumunca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret belgesiyle de tescillenen, kente özgü sezonun ilk lakerdaları, kavanozu 1200 liradan tezgahlarda satışa sunuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240922-35706407-35706403-SINOPTA_COGRAFI_ISARETLI_LAKERDA_YAPIMINA_BASLANDI.jpg" style="height:716px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı İbrahim Gündoğdu, AA muhabirine, palamut bolluğunun yaşandığı bir dönemde lakerda yapımına erken başladıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Palamudun bol olmasının lakerda fiyatlarını da olumlu etkileyeceğini düşündüklerini vurgulayan Gündoğdu, "Şu an yeni yaptığımız lakerdaları geçen yılın fiyatından satmaya başladık. Çünkü palamut fiyatları düşük seviyelerde." dedi.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240922-35706407-35706402-SINOPTA_COGRAFI_ISARETLI_LAKERDA_YAPIMINA_BASLANDI.jpg" style="height:543px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gündoğdu, lakerdanın her zaman için özel alıcıları olduğuna dikkati çekerek, "Lakerdaya her zaman ilgi bir hayli fazla oluyor. Bu yıl da palamut bolluğuyla birlikte talepler var. Biz de o nedenle yapımına erken başladık. Hazırladığımız sezonun ilk lakerdalarını da tezgahlarımızda satışa sunduk." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Sep 2024 09:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sinopta-cografi-isaretli-lakerda-yapimina-baslandi-1727075038.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Metro Türkiye&#039;den sürdürülebilir balık sofraları</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/metro-turkiyeden-surdurulebilir-balik-sofralari-4797</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/metro-turkiyeden-surdurulebilir-balik-sofralari-4797</guid>
                <description><![CDATA[Metro Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran: - "Denizlerde daha çeşitli ve daha bol balık olması amacıyla öncelikli olarak ekosistemdeki türleri korumak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Metro&nbsp;Türkiye, levrek ve çipuranın yanı sıra, balık sezonun açılmasıyla birlikte taze balıkları hem profesyonel müşterileriyle hem de son tüketicilerle buluşturmaya başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirketten yapılan açıklamaya göre,&nbsp;Metro&nbsp;Türkiye, kültür balıkçılığı alanında sürdürülebilirlik çalışmalarına devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirket, Bodrum'da düzenlenen etkinlikte baş aşçıları bir araya getirdi. Gastronometro şefleri tarafından hazırlanan özel menü, yeni sezon balıklarıyla çiftlik balıklarını bir araya getirerek gerek lezzeti gerekse çeşitliliğiyle sektöre ilham oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeme-içme sektöründeki iş ortaklarına sevkiyat alanında sundukları hizmet ağını, günden güne geliştiren şirket, Ege Bölgesi'nde depolama alanlarını genişleterek hizmet kapasitesini artırmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirket, İzmir'den sonra Bodrum depo yapılanmasını 700 metrekare büyüterek 2 bin 200 metrekareye ulaştırdı. Donuk depolama kapasitesindeki artışla palet sayısı 300'den 700'e çıkarılarak aynı anda depolanabilen donuk ürün miktarı 420 tona ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Günlük 90 ton olan operasyon kapasitesi ise 200 tona yükseltilirken depo yapılanmasının genişlemesiyle beraber sağlanan kapasite artışıyla bölgedeki ekiplerin hem sayısı hem de yetkinliğini artmış oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kumaşa baskıyla sunulan menüde&nbsp;Metro&nbsp;Premium balıklar farklı tekniklerle sunulurken, istiridye, karides, ahtapot gibi&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri yaratıcı sunumlarıyla hem damaklarda hem de hafızalarda iz bıraktı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Sertifikalı üreticiler ve kooperatiflerle birlikte çalışıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen&nbsp;Metro&nbsp;Türkiye Kurumsal İletişim ve Kamu İlişkileri Müdürü Aslı Duran, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla denizlerdeki ekosistemi korumak adına 2010'dan bu yana sektöre öncülük eden birçok projeye imza attıklarını belirterek balığı yalnızca ticari bir ürün olarak değil, gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak gördüklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sürdürülebilir balıkçılığı sağlamak adına, lüferi koruma altına alan, palamutların göç yollarını belirleyen, kaynağından itibaren izlenebilirlik sağlayan ve kültür balıkçılığını geliştiren birçok projeyle denizlerdeki yaşama ve sürdürülebilir balıkçılığa katkı sağladıklarına dikkati çeken Duran, "Denizlerde daha çeşitli ve daha bol balık olması amacıyla öncelikli olarak ekosistemdeki türleri korumak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. Bunun için sertifikalı üreticiler ve kooperatiflerle birlikte çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Duran, hayvan refahını tesis ettiklerine işaret ederek, balıkların yaşam alanlarından beslendiği yeme kadar tek tek takip ettiklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yalnızca güvenilir kaynaklardan tedarik ettiğimiz balıkları, reyonlarına taşımadan önce 161 parametrede kalite analizlerinden geçirip tüketicilerle buluşturduklarını vurgu yapan Duran, "Sürdürülebilir balık projelerimizden yola çıkarak 'Bir Tabak Yarını Değiştirebilir mi?' sorusuyla hem lezzetli hem de sürdürülebilirliği destekleyen balık sofraları için ilham vermek istedik." açıklamasını yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gastronometro Yönetici Eğitmen Şefi Murat İlke Özipek de mevsimselliğin ve Türk mutfağının yorumlanmasının kendileri için çok önemli olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ürünlerin özünü, ana lezzetini değiştirmemeye dikkat ettiklerini aktaran Özipek, "Bizim için bir tabakta üç bileşen var: Lezzet, yerellik, güvenirlik. Bugün de balıkların modern reçetelerle yeniden yorumlanarak ilham veren tabaklar oluşturulabileceğini göstermek istedik ve beraberinde Coğrafi işaretli ürünlerimize de yine soframızda yer verdik." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Sep 2024 17:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/metro-turkiyeden-surdurulebilir-balik-sofralari-1726495933.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Van Gölü&#039;nde yaşayan inci kefalinin konservesi yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/van-golunde-yasayan-inci-kefalinin-konservesi-yapildi-4681</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/van-golunde-yasayan-inci-kefalinin-konservesi-yapildi-4681</guid>
                <description><![CDATA[Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz arasında üremek için Van Gölü'nden tatlı sulara yaptığı göçle öne çıkan inci kefalinin, konserve halinde satışa sunularak katma değerinin artırılması hedefleniyor - Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Görentaş: - "Van balığının market raflarında konserve olarak satışa sunulacak olması hem yöre halkını hem de geçimini balıkçılıkla sağlayan aileleri sevindirdi"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Van Gölü</strong>'nde yaşayan ve üreme döneminde suyun akışının tersine yüzerek tatlı sulara göç eden inci kefalinin katma değerinin artırılması amacıyla konservesi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz arasında yumurtalarını tatlı sulara bırakabilmek için akıntıya karşı yüzerek başlattığı göçle ilgi çeken inci kefali, Van ve Bitlis'te binlerce kişinin de geçim kaynağı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentin en önemli değerleri arasında yer alan ve yıllık 10 bin ton avlanma kapasitesi olan inci kefalinin ekonomik değerinin artırılması ve geleneksel yöntemlerin dışında da tüketilmesi amacıyla çalışma yürütüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu'nun girişimleriyle bir süre önce 50 ton inci kefalini Çanakkale'ye gönderdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel fabrikasında işlenerek konserveye dönüştürülen inci kefalleri, zincir marketlerde satışa sunulmaya hazır hale getirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu sayede inci kefalinin av sezonu dışında da tüketilebilmesi sağlanırken, kaçak avcılığın da önüne geçilmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Tadına baktık, çok lezzetli olmuş"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Görentaş, AA muhabirine, inci kefalinin kentin ve ülkenin ekonomisine büyük katkı sağladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Van'ın bu potansiyelinin değerlendirilmesi amacıyla TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu üyelerinin geçen yıl kenti ziyaret ettiğini anımsatan Görentaş, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"AK Parti Van Milletvekilimiz Sayın Kayhan Türkmenoğlu'nun komisyonda yer alması kent için çok faydalı oldu. Çanakkale'de yapılan görüşmeler neticesinde Dardanel fabrikasının yöneticileri ilimize geldi. Balıkların temini, ulaştırılması konularında istişarelerde bulunduk. İlk etapta 50 kilogram&nbsp;balık&nbsp;üzerinde yapılan AR-GE çalışmalarının olumlu sonuçlanmasının ardından konserve yapımına karar verildi. Yaklaşık 5 ay önce Çanakkale'ye 50 ton inci kefali gönderdik. Buradaki fabrikada konserve haline getirilen Van balığı, kısa süre içinde raflarda yerini alacak. Tadına baktık, çok lezzetli olmuş. Bu çalışma hem kent ekonomisine hem de balıkçılığın gelişmesine büyük katkı sağlayacak. Balığımızın tüm sofralarda ve market raflarında yer alması için çalışmalarımız devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balığın korunmasına yönelik tedbirlerin meyvesini aldıklarının altını çizen Görentaş, "Toplumda bir bilinç oluştu. Vatandaşlarımızın inci kefalini sahiplendiğini görüyoruz. Balıkların hem boyu hem de kilosu arttı. Van balığının market raflarında satışa sunulacak olması hem yöre halkını hem de geçimini balıkçılıkla sağlayan aileleri sevindirdi. Emeği geçen milletvekilimize ve tüm katkı sunanlara, balıkçılarımız adına teşekkür ederim." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Van Gölü'nde balıkçılık yapan 4 çocuk babası Yaşar Özdemir de inci kefalinin av yasağı döneminde iyi korunduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bereketli bir sezon yaşadıklarını anlatan Özdemir, "İlimiz için önemli bir değer olan inci kefaline herkes sahip çıkıyor. Tadı çok lezzetli. Konserveye dönüştürülüp satılmasını çok olumlu bulduk. Balıkçılığın da gelişmesine katkı sağlayacak. Herkesten Allah razı olsun." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 03:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/van-golunde-yasayan-inci-kefalinin-konservesi-yapildi-1724371606.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nadir rastlanan deniz canlısı &quot;mavi ıstakoz&quot; Ayvalık&#039;ta görüntülendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/nadir-rastlanan-deniz-canlisi-mavi-istakoz-ayvalikta-goruntulendi-4637</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/nadir-rastlanan-deniz-canlisi-mavi-istakoz-ayvalikta-goruntulendi-4637</guid>
                <description><![CDATA[Dünyada nadir rastlanan ve belirli bir proteini daha fazla üretmelerine yol açan genetik bozukluk nedeniyle rengi mavi olan ıstakoz, Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde profesyonel dalgıç ve su ürünleri mühendisi Nedim Kartal tarafından su altı kamerasıyla kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nda yaptığı dalışta denizin dibinde fark ettiği hayalet ağa takılan mavi ıstakozu kurtaran Kartal, bu canlıyı kamera ile görüntüledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nedim Kartal, gazetecilere, su altı canlı çeşitliliğine sahip olan Ayvalık'ta bu alanda çalışmalar yaptıklarını, farklı ve nadir görüntülere rastladıklarında bunu kamuoyuyla paylaştıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Görüntülediği son&nbsp;deniz&nbsp;canlısıyla ilgili bilgi veren Kartal, "Dünyada çok nadir görülen, bazı kaynaklara göre 2 milyon, bazı kaynaklara göre ise 200 milyonda bir rastlanan mavi renkli ve renk mutasyonuna uğramış bir ıstakoz türü." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kartal, bu önemli kaydın, Ayvalık'ın su altı zenginliğini de ortaya koyan bir detay olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mavi ıstakozun aynı türdeki diğer canlılardan farklı olmadığını dile getiren Kartal, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Domuz balığı Akdeniz ve Bodrum taraflarında sık görülürken, Ayvalık ve çevresinde nadir görülebiliyor. Papağan balığı ise yeni yeni bu taraflara gelmeye başladı. Ancak istilacı tür dediğimiz, aslan balığı, balon balığı gibi su altı canlıları ise henüz Ayvalık'ta görülmüş değil. Kısacası Ayvalık suları, küresel ısınmadan o kadar etkilenmiş değil. Bu yüzden de mavi ıstakozun küresel ısınma sonucunda bu sulara gelebileceğine ihtimal vermiyorum."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Aug 2024 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/nadir-rastlanan-deniz-canlisi-mavi-istakoz-ayvalikta-goruntulendi-1722927216.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Levreği &quot;gevrek&quot;e dönüştürüp müşterilerine sunuyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/levregi-gevreke-donusturup-musterilerine-sunuyor-4623</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/levregi-gevreke-donusturup-musterilerine-sunuyor-4623</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'de bir balık restoranı, levreği kenttekilerin "gevrek" olarak isimlendirdiği simit şeklinde hazırlayıp "levrek gevrek" ismiyle menüye koydu - Ayhan Kılıçdere: - "Görenler veya müşteriler 'bu ürünü nereden buldunuz, nasıl bir ürün' gibi tepkiler vererek şaşırıyor. Tadan müşteriler ürünü beğeniyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir'de bir&nbsp;balık&nbsp;restoranı, kentte "gevrek" olarak tabir edilen simitten esinlenip levrek balığını kullanarak oluşturduğu lezzetle müşterilerine farklı bir tat sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;yemekleri şefi Şahin Kılıçdere, ailesiyle Buca ilçesinde işlettiği restoranında, müşterilere farklı lezzetler sunmak amacıyla arayış içerisine girdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kılıçdere, bu kapsamda kentte "gevrek" olarak isimlendirilen simitten esinlenerek levreği bu şekilde servis etmeye başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Restoranın işletmecilerinden Kılıçdere'nin oğlu Ayhan Kılıçdere, AA muhabirine, babasının uzun yıllardır yemek sektöründe çalıştığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Menüye değişik lezzetler eklemeye çalıştıklarını ifade eden Kılıçdere, "Levrek gevrek, bu menüdeki farklı lezzetlere bir örnek. Kentin simgesi olan gevreği ve deniz ürünü levreği ortak noktada buluşturduk. Daha da ürünleri geliştirmeye çalışıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-35252530.jpg" style="height:501px; width:752px" /></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Gevrek ama içerisinde levrek var"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müşterilerin önerisi üzerine "levrek gevrek" adını kullandıklarını anlatan Kılıçdere, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yeni bir ürün olmasına rağmen günde 60-70 civarında tüketiliyor. Tutuldu ve biliniyor. Soya soslu kılçıksız levrek, baharatla harmanlanıyor ve yufkanın içerisine sarılıyor. Daha sonra susama bulanarak yağın içerisinde kızartılıyor. Görenler veya müşteriler 'bu ürünü nereden buldunuz, nasıl bir ürün' gibi tepkiler vererek şaşırıyor. Sonrasında ise tadan müşteriler ürünü beğeniyor. Gevrek ama içerisinde levrek var. Müşterilerimize bu şekilde tarif ediyoruz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-35252536.jpg" style="height:501px; width:752px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müşterilerden Uğur Çatak da daha öncesinde tattıkları lezzeti misafirlerinin de denemeleri için restorana geldiklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Levrek gevrek lezzetini sürekli yediklerini anlatan Çatak, "Genellikle çocuklarımıza ürünü söylüyoruz. Muazzam bir lezzet. Gevreği anımsatan bir ürün, rahat da yeniyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mercan Çatak da ürünü beğendiğini ve çevresine de önerdiğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jul 2024 08:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/levregi-gevreke-donusturup-musterilerine-sunuyor-1722229791.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Isınan okyanus suyu kıyamet buzulunu daha hızlı eritiyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/isinan-okyanus-suyu-kiyamet-buzulunu-daha-hizli-eritiyor-4550</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/isinan-okyanus-suyu-kiyamet-buzulunu-daha-hizli-eritiyor-4550</guid>
                <description><![CDATA[Küresel deniz seviyesi yükselişinin yüzde 4'ünden sorumlu tutulan Antarktika'daki Thwaites Buzulu üzerine yapılan araştırma, buzulun altına ilerleyen sıcak deniz suyunun yoğun bir erimeye neden olabileceğini gösterdi - TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy: - "Mevcut erime hızı devam ederse, 2100'e kadar deniz seviyesinde 65 santimetre yükselme bekleniyor ancak bu tahminler kesin değildir ve birçok faktöre bağlıdır. İklim değişikliğinin hızı ve şiddeti, buzulların tepkisi ve insanların uyum çabaları gibi faktörler deniz seviyesinde ne kadarlık bir yükselme olacağını etkileyecek"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>TÜBİTAK</strong> Marmara Araştırma Merkezi (<strong>MAM</strong>) Başkanı <strong>Prof. Dr. Burcu Özsoy</strong>, Antarktika'daki Thwaites Buzulu'nda mevcut erimenin devam etmesi halinde 2100 yılına kadar&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinin 65 santimetre yükselebileceğini, iklim değişikliğinin şiddetinin ve hızının bu yükselişi etkileyecek faktörlerden biri olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Antarktika Yarımadası'nın doğusundaki Thwaites Buzulu, erimesi durumunda oluşturabileceği tehdit nedeniyle "kıyamet buzulu" olarak adlandırılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">192 bin kilometrekarelik yüzölçümü ile Antarktika'nın en büyük buzullarından biri olan ve küresel&nbsp;deniz&nbsp;seviyesi yükselişinin yüzde 4'ünden sorumlu tutulan Thwaites, iklim değişikliği etkilerinin hızlanmasıyla yılda yaklaşık 50 milyar ton buz kaybediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buzulla ilgili ABD, Kanada ve Finlandiya'dan bilim insanlarınca yapılan bir araştırmanın sonucu, Proceedings of the National Academy of Sciences adlı dergide yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">El Nino'nun yaşandığı 2023 yılı Mart ve Haziran ayları arasında alınan radar verilerinin de kullanıldığı araştırmada bilim insanları,&nbsp;deniz&nbsp;suyunun gelgitlerle birlikte buzulun içine ve dışına aktığını, sıcak&nbsp;okyanus&nbsp;suyunun bir kısmının da buz oluşumunun derinliklerine doğru ilerlediğini ve doğal kanallardan geçerek boşluklarda toplandığını buldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20240608_5_02F540720E79447A4B9BCC76C6A846909.jpg" style="height:800px; width:761px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ilık&nbsp;deniz&nbsp;suyu girişlerinin ilkbahar gelgiti sırasında karadan 6 kilometre daha içeriye ulaştığını tespit eden araştırmacılar, buzulun altına doğru ilerleyen daha sıcak&nbsp;deniz&nbsp;suyunun, buz tabakasının kütlesindeki değişimleri açıklamaya yardımcı olabileceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmada, basınçlı&nbsp;deniz&nbsp;suyunun yoğun bir erimeye neden olarak buzulun geleceğini daha da tehlikeye atabileceği, bu durumun buzulun alt kısmını her yıl 20 metre eritebileceği vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Thwaites Buzulu'nun 1979'dan 2017'ye kadar 634 groston kütle kaybı yaşadığı ve 1992'den 2011'e kadar merkezdeki toprak hattından yılda 1 kilometre hızla geri çekildiği hatırlatılan araştırmada, bunun Antarktika'daki en hızlı geri çekilmelerden biri olduğu bilgisine yer verildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yılda 60 milyon olimpik havuza eş değer buz kaybı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">8 Haziran Dünya&nbsp;Okyanus&nbsp;Günü dolayısıyla, iklim değişikliği ile artan atmosfer ve&nbsp;okyanus&nbsp;suyu sıcaklıklarının Thwaites Buzulu'na etkileri hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Özsoy, buzulun ABD'nin Florida eyaleti büyüklüğünde, İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda'nın toplamından büyük ve devasa boyutta olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi&nbsp;Deniz&nbsp;Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü de olan Özsoy, Thwaites Buzulu'nun erimeye devam etmesinin,&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinde önemli bir yükselmeye neden olabileceğini belirterek, "Tahminler, buzulun tamamen erimesinin küresel&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinde 3,5 metreye kadar yükselmeye yol açabileceğini gösteriyor, ayrıca komşu buzulları tetikleme tehlikesi de var. Thwaites, Batı Antarktika Buz Levhası'nı destekleyen bir 'kilit taş' görevi görüyor. Buzul koptuğunda, bu durum buzul levhasının geri kalanının da parçalanmasına neden olabilir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Thwaites Buzulu'nun erimesinin nedenlerini iklim değişikliği, sıcak su girişi ve buzul tabanı erimesi olarak sıralayan Özsoy, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Küresel ısınma, atmosfer ve okyanusların ısınmasına neden olur. Isınan&nbsp;okyanus&nbsp;suları, buzulu aşındırır ve erimesini hızlandırır.&nbsp;Okyanus&nbsp;akıntıları, daha sıcak suyun buzulların altına girmesine neden olur. Bu sıcak su, buzulların erimesini hızlandırır ve buzulların zayıflamasına yol açar. Buzulların altındaki kayalık zemin de ısınır ve bu da buzulların altında erimeye neden olur. Bu durum, buzulların dengesiz hale gelmesine ve daha kolay parçalanmasına yol açar.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son yıllarda Thwaites Buzulu'nun erime hızı endişe verici bir şekilde arttı. 2020 yılında yapılan bir araştırma, Thwaites Buzulu'nun 2000'li yılların başından beri yılda ortalama 6 metre eridiğini göstermiştir. 2022 yılında yapılan bir başka araştırma ise buzulun 2010'dan beri yılda ortalama 8 metre eridiğini göstermiştir. Buzulun, her yıl kaybettiği buz miktarı yaklaşık 60 milyon olimpik havuza eş değerdir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buzulun bu hızla erimeye devam etmesi sonucu yakın gelecekte&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinin önemli oranda yükselebileceği uyarısında bulunan Özsoy, bunun da&nbsp;deniz&nbsp;yaşamında değişikliklere, kıyı bölgelerdeki birçok bitki ve hayvan türünün yok olmasına ve biyoçeşitlilik kaybına yol açabileceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Thwaites Buzulu'nun erime hızına bağlı olarak&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinde beklenen yükselmenin farklı tahminlere göre değişiklik gösterdiğini kaydeden Özsoy, "Mevcut erime hızı devam ederse, 2100 yılına kadar&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinde 65 santimetre yükselme bekleniyor. Bu bile ciddi sonuçlara yol açacak. Ancak bu tahminler kesin değildir ve birçok faktöre bağlıdır. İklim değişikliğinin hızı ve şiddeti, buzulların tepkisi ve insanların uyum çabaları gibi faktörler&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinde ne kadarlık bir yükselme olacağını etkileyecek." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Risk altındaki ülkeler</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;seviyesindeki yükselmenin kıyı ve ada ülkelerinde, sel ve altyapı hasarına, su kaynakları sorununa, tarımsal üretimde azalmaya ve ekonomik kayıplara neden olacağını ifade eden Özsoy, en fazla risk altındaki ülkeleri şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Deniz&nbsp;seviyesinin yükselmesi tüm kıyı ve ada ülkelerini tehdit etse de bazı ülkeler bu tehdide karşı diğerlerinden daha fazla risk altındadır. Maldivler, Tuvalu, Marshall Adaları, Kiribati, Solomon Adaları gibi&nbsp;deniz&nbsp;seviyesine yakın ve alçak adalarda bulunan ülkeler sular altında kalma riski en yüksek olan ülkelerdir. Yoğun kıyı şeridi olan Bangladeş, Hollanda, Vietnam, Endonezya, Japonya gibi yoğun nüfuslu kıyı şeridine sahip ülkelerde&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinin yükselmesi milyonlarca insanı etkileyecek ve büyük maddi hasara neden olacak.&nbsp;Deniz&nbsp;seviyesinin yükselmesine karşı en riskli 10 ülkeyi gösteren bir araştırma 2021 yılında Climate Central tarafından yapıldı. Bu araştırmaya göre, en riskli 10 ülke Hollanda, Bangladeş, Vietnam, Japonya, Endonezya, Birleşik Krallık, Filipinler, Mısır, Danimarka ve ABD'dir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Risk altındaki ülkelerin&nbsp;deniz&nbsp;altında kalma riskine karşı ne kadar sürelerinin olduğunun kesin olarak bilinmemekle birlikte bu riski azaltmak için acil adımlar atılması gerektiğinin altını çizen Özsoy, küresel ısınma sınırlanarak&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinin yükselmesi yavaşlatılabilirse bu risklerin önemli ölçüde azaltılabileceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanlarının&nbsp;deniz&nbsp;seviyesinin yükselmesine karşı uyum politikaları önerdiklerini aktaran Özsoy, bu öneriler arasında&nbsp;deniz&nbsp;duvarları inşa etmek, kıyı şeridini yükseltmek, su kaynaklarını korumak, tarımsal üretimde tuza dayanıklı ürünler yetiştirmek ve göç planları yapmak gibi önlemler bulunduğunu sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Jun 2024 09:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/isinan-okyanus-suyu-kiyamet-buzulunu-daha-hizli-eritiyor-1718089005.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinop&#039;un tescilli ürünü lakerda için kentte üretim tesisi kurulması planlanıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinopun-tescilli-urunu-lakerda-icin-kentte-uretim-tesisi-kurulmasi-planlaniyor-4544</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinopun-tescilli-urunu-lakerda-icin-kentte-uretim-tesisi-kurulmasi-planlaniyor-4544</guid>
                <description><![CDATA[Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen Sinop'un yöresel lezzetlerinden lakerda (tuzlu balık) için kentte üretim tesisi yapılması için çalışma yürütülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte, balıkçılar tarafından avlanan iri palamutlardan yapılan lakerdanın Türk mutfağının yanı sıra Avrupa mutfağında da yer alması için çalışma yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Daha önce <strong>TÜRKPATENT </strong>tarafından tescil edilerek coğrafi işaret belgesi verilen ürünün AB coğrafi işaret belgesi alabilmesi için de AB Coğrafi İşaret Komisyonuna başvuru yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Ticaret ve Sanayi Odası (<strong>TSO</strong>) tarafından yapılan başvurunun bu yıl içinde sonuçlanması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salim Akbaş, oda binasında düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'de su ürünleri alanında tescil edilen ilk ürünün lakerda olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tescilin ardından lakerdanın ulusal ve uluslararası alanda bilinirliğinin arttığını vurgulayan Akbaş, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansının (<strong>KUZKA</strong>) desteğiyle yürütülen 2024 Yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı ile lakerdanın AB tarafından tescillenmesi için yürütülen çalışmalarda son aşamaya gelindiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir ürünün coğrafi işaret alarak tescil edilmesinin çok önemli olduğunu ancak devamında yapılacak çalışmaların da önem arz ettiğine dikkati çeken Akbaş, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bizim coğrafi işaret sürecine yaklaşımımız bütüncüldür ve ürünü hak ettiği noktaya taşıyana kadar devam eder. Bu sebeple Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kalkınma ajansları ile iş birliğinde yürütülen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı'na lakerda projemizle başvurmak için bir süredir yoğun çalışmalarımız devam ediyor. Projemizin başarılı bulunması durumunda bu yıl Organize Sanayi Bölgesinde yer alan Sinop Su Ürünleri İşleme Tesisi içinde 'Sinop lakerdası üretim tesisi' kuracağız. Hayata geçireceğimiz bu tesiste üreteceğimiz lakerdayı da ülkemizin en önemli market zincirlerinin raflarında görmek en büyük amaçlarımızdan bir tanesi."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">KUZKA Genel Sekreteri Serkan Genç ise Türkiye'de AB coğrafi işareti alan 21 ürün bulunduğunu anımsattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Lakerdanın AB tarafından tescil edilmesiyle su ürünleri alanında coğrafi işaretli ilk ürün olacağını anlatan Genç, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Gerek coğrafi işaret, gerekse AB coğrafi işareti tescili almak elbette kıymetli bir kazanım ancak sonuç değil, bir başlangıç. Ürünümüze esas değer oluşturacak destekleyici faaliyetler kurgulanmadığı sürece tek başına coğrafi işaret sahibi olmak da bizleri kurtarmayacak. Bu noktada teknik destek projemizin alt bileşeni olarak AB tescili yanında ürünün pazarlamasına katma değer yaratacak ambalaj ve sunum tasarımına yönelik danışmanlık alımı faaliyetlerini de projemize eklemiş olduk."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konuşmaların ardından Sinop TSO ile KUZKA arasında Sinop lakerdasının Avrupa Birliği Coğrafi İşareti başvuru danışmanlığı sözleşmesi imzalandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Jun 2024 23:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/sinopun-tescilli-urunu-lakerda-icin-kentte-uretim-tesisi-kurulmasi-planlaniyor-1717705273.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Su canlıları araştırmasında balık beyninde mikroplastik parçacıklar belirlendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/su-canlilari-arastirmasinda-balik-beyninde-mikroplastik-parcaciklar-belirlendi-4509</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/su-canlilari-arastirmasinda-balik-beyninde-mikroplastik-parcaciklar-belirlendi-4509</guid>
                <description><![CDATA[- Atatürk Üniversitesinden bilim insanları, farklı deniz ve su kaynaklarından topladıkları 300 balık, 200 ıstakoz, 150 tatlı su midyesi üzerinde laboratuvar ortamında detaylı incelemeler yaptı - Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Muhammed Atamanalp: - "İlk defa balık beyninde mikroplastik parçacıklarını tespit ettik. Beyinde bu parçacıkların bulunmasıyla beraber, kandan diğer organlara taşındığını göstermiş olduk"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Erzurum'da su canlıları üzerinde yapılan bilimsel araştırmada balık beyninde mikroplastik parçacıkları tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğaya atılan tek kullanımlık plastikler, suda dalga, güneş ve rüzgarın etkisiyle mikroplastik parçacıklara dönüşüp, su canlıları tarafından tüketilmesine ve insan besin zincirine girmesine neden olabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu durumdan yola çıkan Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümünden Prof. Dr. <strong>Muhammed Atamanalp</strong>, 7 kişilik ekiple iki yıldır su canlıları üzerinde çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_05_plastik22-5.jpg" style="height:500px; width:750px" /></strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Farklı&nbsp;deniz&nbsp;ve su kaynaklarından topladıkları 300 balık, 200 ıstakoz, 150 tatlı su midyesi üzerinde araştırma yapan bilim insanları, laboratuvar ortamında yaptıkları detaylı analizde balık beyninde mikroplastik parçacıklar belirledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanları, araştırmada özellikle midye, ıstakoz ve farklı balık türlerinde de mikroplastiklerin varlığını tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Atamanalp, AA muhabirine, kullanım kolaylığından dolayı plastiklerin insanlar tarafından çok daha fazla tercih edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_05_plastik22-4.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu plastiklerin sorumsuzca kullanımlarından ötürü, çevrede ve sonrasında insan sağlığında ciddi tehlikelere yol açtığını ifade eden Atamanalp, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Özellikle tek kullanımlık malzemelerin getirdiği pratiklik sebebiyle yoğun bir şekilde kullanılması ve bunların doğadan bertaraf edilmeden çevreye sorumsuzca bırakılması, bunların su kaynaklarına ulaşmasına neden oluyor. Su kaynaklarına ulaştıktan sonra güneş ışığı, rüzgar veya dalga hareketleri nedeniyle gözle dahi görülemeyecek parçacıklara bölünen bu plastikler, o ortamda bulunan sucul canlılar tarafından gıda sanılıp tüketilerek kendi bünyelerinde depolanmaya başlıyor. Yaptığımız çalışmalarla ilk defa balık beyninde mikroplastik parçacıklarını tespit ettik. Beyinde bu parçacıkların bulunmasıyla beraber, kandan diğer organlara taşındığını göstermiş olduk."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Plastiklerin insana zarar verdiğini vurgulayan Atamanalp, "Özellikle o tek kullanımlık malzemeler içerisine sıcak içecekler konulduğunda burada çözünen mikroplastik parçaları insanlara direkt olarak geçiş yapabiliyor. İkinci olarak diğer yoldan bunları bünyesine alan sucul canlıların insanoğlu tarafından tüketilmesi insanlarda bir risk, sağlık riski olarak ortaya çıkabilmektedir. Biz ıstakoz, midye ve farklı balık türlerinde bu mikroplastiklerin varlıklarını tespit ettik. Şöyle ki midyeyi ayrı başlık olarak söylüyorum. Beslenme tarzından ötürü midyeler, insanlar tarafından tüketilen dokularında, bu plastik parçacıklarını depoluyorlar ve bunları tüketen insanlara geçiş yapmış oluyorlar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/090.jpg" style="height:566px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Balıklar için tüketicide bir panik oluşmasın"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Atamanalp, balıklar için tüketicide herhangi bir panik oluşmasına gerek olmadığını belirterek, "Yine çalışmalarımızda biz şunu ortaya koyduk ki insanlar tarafından tüketilen kas dokusunda, mikroplastik birikimi zarar verecek düzeyde değil ama diğer organlarına baktığımızda özellikle karaciğer ve böbrekte ciddi miktarda mikroplastikleri tespit ettik." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnsanların hızlanan yaşam temposunda tek kullanımlık malzemelerin kullanımını zorunlu hale getirdiğine işaret eden Atamanalp, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Madem bunların kullanımından kaçınılmaz bir durum var, diyoruz ki hiç olmazsa bunlar atık olarak ortaya çıktığında çevreye bırakmayalım. Özellikle geri dönüşüm sistemine bunları dahil edelim. Bu bilinçle hareket edersek hem çevremizi hem su kaynaklarımızı hem o içindeki sucul canlıları ve en nihayetinde de insan sağlığını korumuş oluruz. Tek kullanımlıktan kasıt bunu tekrar yıkayıp yeniden kullanma zorunluluğunuz yok. Tabii kullanım, pratiklik açısından getirileri çok ama çevresel yükünü dikkate aldığımızda maalesef çok ciddi sorunlara neden oluyorlar."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 May 2024 08:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/su-canlilari-arastirmasinda-balik-beyninde-mikroplastik-parcaciklar-belirlendi-1716786829.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık yağı takviyesi sağlıklı kişilerde inme ve kalp hastalığı riskini artırabilir</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-takviyesi-saglikli-kisilerde-inme-ve-kalp-hastaligi-riskini-artirabilir-4506</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-takviyesi-saglikli-kisilerde-inme-ve-kalp-hastaligi-riskini-artirabilir-4506</guid>
                <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, düzenli balık yağı kullanımının, sağlıklı kişilerde inme ve kalp hastalığı riskini artırabileceğini ortaya koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İngiltere'deki Biobank adlı biyomedikal veri tabanından sağlanan verileri ele alan uluslararası araştırmacılar, 40 ile 69 yaş arasındaki, ortalama 12 yıl boyunca takip edilen 415 binden fazla kişinin sağlık verilerini analiz etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmacılar, veri tabanına kayıtlı kişilerin yaklaşık üçte birinin düzenli olarak&nbsp;balık&nbsp;yağı takviyesi aldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;yağı takviyesinin kalp rahatsızlığı bulunan kişilere faydalı olduğunu bildiren araştırmacılar, bu takviyelerin kalp sağlığı iyi olan kişilerde ise inme ve kalp rahatsızlığı riskini artırdığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmacılar, düzenli&nbsp;balık&nbsp;yağı takviyesi kullanımının, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde atriyal fibrilasyon (kalbin kulakçıklarından kaynaklanan ritim bozukluğu) gelişme riskinde yüzde 13 ve inme riskinde yüzde 5 artış görüldüğünü kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan, araştırmacılar, kalp hastalığı bulunan kişilerde ise düzenli&nbsp;balık&nbsp;yağı takviyesinin atriyal fibrilasyonun kalp krizine dönüşme riskinin yüzde 15, kalp yetmezliğinden ölme riskinin de yüzde 9 daha düşük olduğunu ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmanın sonuçları "BMJ Medicine" dergisinde yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 May 2024 18:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/balik-yagi-takviyesi-saglikli-kisilerde-inme-ve-kalp-hastaligi-riskini-artirabilir-1716785625.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlardan sağlıklı cilt için deniz ürünleri ve Omega 3 önerisi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanlardan-saglikli-cilt-icin-deniz-urunleri-ve-omega-3-onerisi-4493</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanlardan-saglikli-cilt-icin-deniz-urunleri-ve-omega-3-onerisi-4493</guid>
                <description><![CDATA[Medicana Çamlıca Hastanesi Uzman Diyetisyen Deniz Pirçek: - "Çinko, kolajen sentezi, doğal iyileşme sürecinin desteklenmesi, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin sürdürülmesi, enflamasyonun kontrol altına alınması süreçlerinde etkin rol oynamaktadır"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Medicana Çamlıca Hastanesi Uzman Diyetisyen&nbsp;<strong>Deniz&nbsp;Pirçek</strong>, cilt sağlığı için doğru ve dengeli beslenmenin önemine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastaneden yapılan açıklamaya göre, sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olmak, sadece cilde dışarıdan yapılan bakımlar tek başına yeterli değil, aynı zamanda besin tercihleriyle de ilgili.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Diyet, cildin içten dışa doğru beslenmesinde önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, tüketilen besinlerin yaygın cilt rahatsızlıklarının gelişiminde ve önlenmesinde önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Uzman Diyetisyen&nbsp;Deniz&nbsp;Pirçek, cildin yapısal bütünlüğünü ve biyolojik fonksiyonları yakından etkileyen beslenmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pirçek, beslenmenin, cildin sağlıklı bir şekilde fonksiyon görmesi, genç ve canlı kalması için temel bir faktör olduğunu belirtti. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için vücudun ihtiyacı olan besin ögelerine ilişkin veren Pirçek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Omega 3 yağ asitleri ciltteki kızarıklık ve tahrişi azaltmaya yardımcı olabilecek anti-enflamatuar özellikleriyle bilinmektedir. Ayrıca cildin esnekliğini korumaktan ve kırışıklıkları önlemekten sorumlu bir protein olan kolajen üretimini de teşvik ederler. Bu sağlıklı yağlar somon, uskumru ve ringa balığı gibi yağlı balıklardan elde edilebilmektedir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pirçek, E vitamininin, cildi serbest radikallerin neden olduğu oksidatif hasardan korumaya yardımcı olan güçlü bir antioksidan olduğuna vurgu yaparak, cildi zararlı çevresel faktörlerden koruduğunu, cilt hücrelerinin yenilenmesini desteklediğini ve cildi genç ve canlı tuttuğunu aktararak, kuruyemiş ve chia, keten tohumu gibi tohumların E vitamini bakımından zengin kaynaklar olduğunu anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- C vitamini kolajen güçlenmesine yardımcı oluyor</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">C vitamininin, cildin elastikiyetini destekleyen kolajen üretiminde hayati rol oynayan bir besin olduğunun altını çizen Pirçek, şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"C vitamini aynı zamanda cildin serbest radikallerle savaşmasına yardımcı olan ve cildi güneş hasarlarından koruyan bir antioksidandır. Turunçgiller, meyveler ve yeşil yapraklı sebzeler harika C vitamini kaynaklarından bazılarını oluşturmaktadır. Çinko, cilt sağlığı da dahil olmak üzere çeşitli vücut fonksiyonlarında önemli rol oynayan bir mineraldir. Çinko, kolajen sentezi, doğal iyileşme sürecinin desteklenmesi, sağlıklı bir bağışıklık sisteminin sürdürülmesi, enflamasyonun kontrol altına alınması süreçlerinde etkin rol oynamaktadır. Vücudumuza yeterli çinko alımını sağlamak için&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri, yağsız et, baklagiller ve fındık gibi gıdaları tükettiğimizden emin olmamız gerekmektedir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pirçek, bakırın, deride mikro düzeyde hücre oluşumunda, deri proteinlerinin sentezinde ve stabilizasyonunda ve yeni kan damarlarının oluşumunda rol oynadığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Klinik çalışmalara bakıldığında, bakırın cildin esnekliğini artırmaya yardımcı olduğu, yüzdeki ince çizgileri ve kırışıklıkları azalttığı ve yara iyileşmesini desteklediği bilindiğini hatırlatan Pirçek, şu önerilerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bakır, sakatat, kabuklu&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri, balık, kabuklu yemişler ve tohumlar gibi proteinli gıdaların yanı sıra tam tahıllar ve çikolatada da yüksek miktarlarda bulunur. Antioksidanlar cildi cilt hücrelerine zarar verebilecek kararsız moleküller olan serbest radikallerin neden olduğu hasardan koruyan bileşenlerdir. Antioksidanlar, serbest radikalleri nötralize eder, erken yaşlanmayı önler, cilt sağlığını ve canlılığını korurlar. Çilek, domates ve yeşil yapraklı sebzeler gibi renkli meyve ve sebzeler mükemmel antioksidan kaynaklarıdır.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sağlıklı ve nemli bir cildin korunması için yeterli miktarda su alınması şarttır. Gün boyu yeterli miktarda su içmek; toksinlerin atılmasına yardımcı olur, besinleri cilt hücrelerine ulaştırır, cildin esnekliğini korur. Araştırmalar su alımını artırmanın ve günde 2 litreden fazla su tüketmenin cilt sağlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ve bu şekilde cildin hem dış hem iç katmanlarının daha iyi nemlendirildiğini göstermektedir. Karpuz, salatalık ve turunçgiller gibi su bakımından zengin yiyecekler de cildin nemlenmesini desteklemektedir. "</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 May 2024 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/uzmanlardan-saglikli-cilt-icin-deniz-urunleri-ve-omega-3-onerisi-1716277037.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğuk hava depolarından çıkarılan toriklerden lakerda yapımına başlandı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/soguk-hava-depolarindan-cikarilan-toriklerden-lakerda-yapimina-baslandi-4423</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/soguk-hava-depolarindan-cikarilan-toriklerden-lakerda-yapimina-baslandi-4423</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz'de balık avı sezonunda avlanarak soğuk hava depolarında muhafaza edilen torikler, Sinop'ta lakerda (tuzlu balık) olarak sofralardaki yerini almaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte sezonunda balıkçıklar tarafından avlanan toriklerin bir kısmı lakerdaya dönüştürülerek satılırken geri kalan bölümü de balığın az olduğu yaz aylarında satışa sunulmak üzere kavanozlarda saklanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dilim şeklinde kesildikten sonra ilikleri ve kılçıklarından ayrılan ve 10 gün tuzda bekletilen torikler kavanozlara konuluyor, ardından tekrar soğuk hava depolarında muhafaza altına alınıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Lakerdalar, Sinop'ta ve gelen talepler üzerine farklı kentlerde satışa sunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 30 yıldır lakerda yapan balıkçı İbrahim Gündoğdu, AA muhabirine, 15 Nisan itibarıyla denizlerde gırgır ve trol ağlarıyla&nbsp;balık&nbsp;avlamanın yasaklandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küçük teknelerle&nbsp;balık&nbsp;avcılığının devam ettiğine işaret eden Gündoğdu, "Hamsi bu sezon boldu, palamut az oldu. Torik oldu, palamudun büyüğü ama palamudu göremedik, palamut olmadı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">15 Nisan öncesinde avlanan torikleri lakerda yapabilmek için soğuk hava depolarında muhafazaya aldıklarını anlatan Gündoğdu, "Şu an dolaplardan çıkardığımız balıkları dilimliyoruz. İliklerini ve kanları alıyoruz. Temiz suda dinlendirerek üç dört gün tuzladıktan sonra kavanozlarımıza koyuyoruz. Bu şekilde müşterilerimize hazırlıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gündoğdu, yasak nedeniyle&nbsp;balık&nbsp;azlığı yaşandığı dönemlerde vatandaşın lakerdaya olan ilgisinin arttığını belirterek, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Lakerdaya ilgi çok. Hele bu bizim festivalimiz bayağı bir yankı yaptı Türkiye genelinde. Dışarıdan müşterilerimiz arıyorlar, çok olmamakla birlikte bir iki kavanoz isteyen müşterilerimize hazırlayıp gönderiyoruz. Torik az olduğu için fiyatlar yüksek. İki kilogramlık kavanozları 1200 liradan satıyoruz. Ama balığın kendisi zaten 700-800 lira civarında. Biz de üzerine cüzi karımızı koyup müşterilerimize gönderiyoruz. Onların da gönüllerini alıyoruz. Çünkü her sene yaptığımız müşterilerimiz."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Palamut azlığı lakerda yapımını etkiledi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Palamudun sezonunda az avlanmasının hem lakerda yapımını hem de fiyatları etkilediğini vurgulayan Gündoğdu, "Ben tek başıma çalışıyorum. Böyle işim bittikten sonra tek başıma yapıyorum. Öyle imalathane falan değil. Ben 300 kavanoz civarında&nbsp;balık&nbsp;sattım bu sene. Yirmi kavanoz, 30 kavanoz şeklinde yapıyorum. Toplu şekilde yaptığım yok. Palamudun azlığı etkiledi tabii. Yoksa diğer arkadaşlarım da yapıyor. Herkes evinde de yapar, dükkanlarında yaparlar satarlar. Ama&nbsp;balık&nbsp;az olduğu için biz balıkhane olarak bu kadar yapıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Apr 2024 14:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/soguk-hava-depolarindan-cikarilan-toriklerden-lakerda-yapimina-baslandi-1714045245.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinoplu kooperatif üyesi kadınlar &quot;balıklı mantı&quot; üretiyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinoplu-kooperatif-uyesi-kadinlar-balikli-manti-uretiyor-4417</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinoplu-kooperatif-uyesi-kadinlar-balikli-manti-uretiyor-4417</guid>
                <description><![CDATA[Bir santimetre kalınlığında açılan hamurla hazırlanan, yarısı cevizli, yarısı sarımsaklı yoğurtla aynı tabakta servis edilen coğrafi işaretli Sinop mantısı, kadınlar tarafından balıkla buluşturuldu - Sinop Kadın Emeğini Kalkındırma Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Funda Akalın: - "Sinop'un mantısı meşhur, balığı da meşhur. 'Neden mantıda balık kullanmayalım' dedik. Birkaç deneme yaptık, biraz araştırma yaptık. Sonrasında lezzetine baktık, çok hoş bir şey çıktı ortaya"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop'ta, kooperatif üyesi kadınlar, meşhur Sinop mantısını çeşitlendirerek "<strong>balıklı mantı</strong>" üretti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir santimetre kalınlığında açılan hamurla hazırlanan, yarısı cevizli, yarısı sarımsaklı yoğurtla aynı tabakta servis edilen coğrafi işaretli Sinop mantısı balıkla buluşunca farklı bir lezzet ortaya çıktı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Kadın Emeğini Kalkındırma Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi bünyesinde yer alan kadınlar tarafından levrek balığından yapılan ve kentte düzenlenen <strong>Lakerda Festivali</strong>'nde ilk kez lezzet tutkunlarının beğenisine sunulan balıklı mantı, talep üzerine üretiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dokuz kadın üyesi bulunan kooperatifteki üç kadın tarafından üretimi yapılan balıklı mantılar özellikle yaz sezonunda müşterilere sunulmak üzere hazırlanarak derin dondurucuda stoklanıyor. Yaz sezonu dışında talep olması halinde de isteyen kişilere mantı yapılarak ikram ediliyor.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/3679604_43bfdca5e11f74fe9020e6f5db593f72_640x640.jpg" style="height:426px; width:640px" /></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Kadın Emeğini Kalkındırma Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı <strong>Funda Akalın</strong>, AA muhabirine, Sinop'un mantısı ile meşhur bir şehir olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kenti ziyaret edenlerin mantıyı tatmadan ayrılmadığını vurgulayan Akalın, kadınlar olarak mantı ile yine kentin meşhur taze balığını buluşturmaya karar verdiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akalın, yaptıkları araştırma ve denemelerin ardından hazırladıkları balıklı mantıyı ilk kez Lakerda Festivali'nde katılımcıların beğenisine sunduklarını belirterek, "Arkadaşlarla toplanıp fikir birliği yaptık. Sinop'un mantısı meşhur, balığı da meşhur. 'Neden mantıda&nbsp;balık&nbsp;kullanmayalım' dedik. Birkaç deneme yaptık, biraz araştırma yaptık. Sonrasında lezzetine baktık, çok hoş bir şey çıktı ortaya." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Festivalde yaptıkları sunumun ardından kendilerine balıklı mantıyla ilgili çok güzel geri dönüşler olduğunu vurgulayan Akalın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Tadanların geri dönüşü çok güzeldi. Gelen misafirlerimiz bir kez tattıktan sonra tekrar tekrar gelip yedi. Çok güzel olumlu dönüşler olunca bize de umut oldu. Hala devam ediyoruz üretime. Stoklarımız var. Yazın gelecek misafirlerimiz arzu ederlerse tadına bakabilecekler."</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/3679604_ee056cb30a54503035e4dc72ed6a23d5_640x640.jpg" style="height:425px; width:640px" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Balık&nbsp;kokusunu almıyorsunuz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklı mantının diğer mantıdan sadece hamur olarak biraz farklı olduğunu belirten Akalın, "Balığı alıp temizleyip fileto haline getiriyoruz. Kılçıklarını ayıkladıktan sonra kıyma haline getiriyoruz. Daha sonra içine soğanı, baharatı koyup değişik soslarla tatlandırıyoruz. Hamuru normal mantı hamurundan biraz farklı ama açması, katlaması normal Sinop mantısı şeklinde." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akalın, mantının yapımında levreği, koku yapmaması dolayısıyla kullandıklarına işaret ederek, "Bu tür şeylerde levrek ve somon tercih ediliyor. Koku olmadığı için&nbsp;balık&nbsp;kokusunu almıyorsunuz mantının içinde. Dolasıyla biz levreği tercih ettik. Hem&nbsp;balık&nbsp;kokusu yok hem de eti beyaz. Görüntüsü de daha hoş. O yüzden levreği tercih ettik." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Apr 2024 14:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/sinoplu-kooperatif-uyesi-kadinlar-balikli-manti-uretiyor-1713791439.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk bilim insanlarınca yapılan çalışmayla, beyin hücrelerinde &quot;mikroplastik&quot; tespit edildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turk-bilim-insanlarinca-yapilan-calismayla-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-tespit-edildi-4409</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turk-bilim-insanlarinca-yapilan-calismayla-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-tespit-edildi-4409</guid>
                <description><![CDATA[Birçok alanda kullanılan plastiklerin, insan vücudunda beyin hücrelerine kadar girdiğini ortaya koyan çalışma, gelecekte özellikle Alzheimer, inme, beyin kanaması gibi hastalıklarda etken olup olmadığına ışık tutacak - GÜ Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çeltikçi: - "Ameliyatta, hastanın beynindeki kan beyin bariyerinin bozuk olduğu ve bozuk olmadığı bölgelerden örnekler aldık ve bunların içinde mikroplastik bulunup bulunmadığını inceledik. İncelemeler sonucunda, hasar gören ve hasar görmeyen beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik" - "Çalışmamız daha başında Kanada'da plastiklerin zararına ilişkin farkındalığın artırılması için çekilen 'Plastic People' isimli belgeselde yer aldı ve hemen ardından da The New York Times'ta makale olarak yayımlandı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk bilim insanlarınca, beyin hücrelerinde "mikroplastik" bulunduğunu ortaya koyan bilimsel çalışma, günlük yaşamda birçok alanda kullanılan bu ürünlerin, gelecekte Alzheimer, MS, inme ve beyin kanaması gibi hastalıklarda etken olup olmadığına ışık tutacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gazi Üniversitesi (<strong>GÜ</strong>) Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>Emrah Çeltikçi</strong> ve Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>Sedat Gündoğdu</strong> tarafından yapılan bilimsel çalışma, Kanada'da hazırlanan belgeselde yer aldı ve The New York Times'da makale olarak yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, mikroplastiklerin sağlık üzerindeki etkisine ve gerçekleştirilen bilimsel çalışmaya ilişkin, AA muhabirine açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Günlük yaşamda kullanılan hemen her şeyin içinde plastik bulunduğuna dikkati çeken Çeltikçi, kumaşlardan araba direksiyonuna, asfalttan su şişesi ve saklama kaplarına, tıbbi uygulamalarda kullanılan damar yolu aparatından ilaç kutularının kapaklarına kadar birçok üründe plastik olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, yaklaşık 100 yıldır insanların plastiklerle iç içe olduğuna işaret ederek, "Örneğin, plastik bir şişeye su konulduğunda, küçük plastik parçaları ayrılmaya başlıyor ve ayrılan parçaların çoğu nano diye isimlendirilen gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan oluşuyor. Böylece, vücudun herhangi bir yerine engelsiz şekilde geçebiliyor. Bunlar mikroplastik olarak isimlendiriliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mikroplastiklerin sağlığa etkisine ilişkin ilk çalışmaların deniz ürünleri üzerinde başladığını ve&nbsp;balık&nbsp;hücrelerinde plastik tespit edildiğini anımsatan Çeltikçi, daha sonra insan dokularındaki etkilerinin incelendiğini anlattı. Çeltikçi, bu çalışmaların bazılarında mikroplastiklerin kolon kanseri hücrelerinde ve plasentada görüldüğünü ortaya konulduğunu hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, 2022'de Mikroplastik Çalışma Grubu ile temas kurduğunu ve bu alanda yapılan çalışmaları incelediğini aktararak, dünya literatür taramalarında çevresel faktörlere bağlı beyinde mikroplastiklerin bulunup bulunmadığını gösteren bir çalışmanın olmaması üzerine bu konuya yöneldiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beynin diğer organlardan çok farklı olduğunu dile getiren Çeltikçi, çalışma sürecine ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Beyinde kan beyin bariyeri var. Kandaki her şey beyne aynen geçmiyor. Örneğin, karaciğerde damarlarla karaciğer arasında bir bariyer yok ama beyinde var. Beyinde kanın iletiminde bile filtreleme var. Çünkü, beyin hücreleri doğrudan kanla temas ettiğinde, yani sağlıklı kan bile ulaştığında beyne zarar veriyor. Dolayısıyla, mikroplastikler beyne geçiyor mu, kan beyin bariyeri bunu engelliyor mu diye bakmak istedik."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda Doç. Dr. Sedat Gündoğdu ile çalışma başlattıklarını belirten Çeltikçi, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Ön çalışmayla, beynin kendi ürettiği tümörlerden 4. evre olanların MR görüntülerini inceledik. Bu tümörler, normalde kan beyin bariyerini bozarak harap eder. Kan beyin bariyerini bozan tümör ile kan bariyerinin bozuk olmadığını gösteren MR görüntülerini belirledik. Ameliyatta, hastanın beynindeki kan beyin bariyerinin bozuk olduğu ve bozuk olmadığı bölgelerden örnekler aldık ve bunların içinde mikroplastik bulunup bulunmadığını inceledik. İncelemeler sonucunda, hasar gören ve hasar görmeyen beyin hücrelerinin her yerinde mikroplastiklerin olduğunu belirledik. Çalışma kapsamında şu anda örnek toplamaya devam ediyoruz ve 50 ayrı örnekte tek tek çalışacağız."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, araştırmanın sonuçlarının farklı uzmanlık alanlarında da ayrı ayrı çalışmaları beraberinde getireceğini ifade ederek, "Şu an beyin hücrelerinde mikroplastiklerin bulunduğunu biz gösterdik. Asıl soru, acaba devam edecek çalışmalarla mikroplastikler, demans, MS, Alzheimer gibi hastalıklara neden oluyor mu? Ayrıca beyin kanamaları, inme üzerinde etkisi var mı? Çalışmalar bunlara ışık olacak." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Birçok ülkeden teklif</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, Kanada'da plastiklerin etkileri üzerine belgesel hazırlayan bir grubun, çalışmayı duyarak kendileriyle iletişime geçtiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'ye gelen ekibin, belgeselde Türk bilim insanlarınca yürütülen bu araştırmaya da yer verdiklerini anlatan Çeltikçi, belgeselin Kanada'da izleyiciyle buluştuğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çeltikçi, bu sürecin ardından Türkiye'de yapılan çalışmanın hızla dünyada duyulmaya başladığını ve ABD, Kanada başta olmak birçok ülkeden AR-GE çalışmalarının devamının ülkelerinde yapılması için tekliflerin geldiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmanın ön sonuçlarının bilimsel makale olarak tamamlandığını ve uluslararası tıp dergisinde yayımlanmak üzere gönderildiğini vurgulayan Çeltikçi, "Çalışmamız daha başında Kanada'da plastiklerin zararına ilişkin farkındalığın artırılması için çekilen 'Plastic People' isimli belgeselde yer aldı ve hemen ardından da The New York Times'ta makale olarak yayımlandı. Makalede, plastiklerin artık beynin içine kadar girdiğinin Türkiye'de yapılan çalışmaya ortaya konduğu belirtildi." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Apr 2024 14:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/turk-bilim-insanlarinca-yapilan-calismayla-beyin-hucrelerinde-mikroplastik-tespit-edildi-1713526645.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazanda vatandaşlar yağlı balıkları tercih ediyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ramazanda-vatandaslar-yagli-baliklari-tercih-ediyor-4358</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ramazanda-vatandaslar-yagli-baliklari-tercih-ediyor-4358</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ'da ramazan ayında tezgahların gözdesi çipura ve levrek oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>İbrahim Pehlivanoğlu</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vatandaşların ramazanda daha çok mevsim balıklarını tükettiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçıların taze&nbsp;balık&nbsp;için avlanmaya devam ettiğini ifade eden Pehlivanoğlu, "15 Nisan'a kadar balıkçılar avcılık faaliyetlerini sürdürecek. Sezonun son haflarına girdik. Bu sıralar tezgahların gözdesi daha çok çipura ve levrek. İstavrit de vatandaşların talep gösterdiği balıklar arasında." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı Hasan Erol da vatandaşların ramazanda daha çok yağlı balıkları tükettiğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tezgahta her zaman günlük taze&nbsp;balık&nbsp;bulundurduklarını aktaran Erol, "Daha çok fırında yapılacak balıklar satılıyor. O yüzden tercih çipura ve levrek oluyor ilk olarak. Daha yağlı ve lezzetli olmasından dolayı ramazanda bu şekilde devam edecektir." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;alan vatandaşlardan <strong>Mert Hiçkimseyigörmez </strong>ramazanda daha lezzetli ve yağlı olduğu için çipura tüketmeyi tercih ettiğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çipura ve levrek tezgahlarda 300 liradan satışa sunuluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Mar 2024 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanda-vatandaslar-yagli-baliklari-tercih-ediyor-1711551683.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazanla birlikte balık satışları azaldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ramazanla-birlikte-balik-satislari-azaldi-4353</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ramazanla-birlikte-balik-satislari-azaldi-4353</guid>
                <description><![CDATA[Sinop'ta ramazan ayıyla birlikte balık satışlarında yüzde 50'ye varan düşüş olduğu bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">15 Nisan'da sona erecek av sezonu öncesi Karadeniz'de&nbsp;balık&nbsp;bolluğu yaşanmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'nin önemli balıkçılık kentlerinden Sinop'ta denize açılan balıkçılar limana ağları dolu geri dönüyor. Balıkçıların avladığı mezgit, istavrit, torik, kalkan ve tirsi gibi balıklar kentteki tezgahlarda satışa sunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kilogramı 40 liradan başlayan fiyatlarla satılan balıklar, ramazan ayı dolasıyla tüketimde yaşanan azalma nedeniyle beklenen ilgiyi görmüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240325-34090289-34090286-RAMAZANLA_BIRLIKTE_BALIK_SATISLARI_AZALDI.jpg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>Namık Ünlü</strong>, AA muhabirine, 21 gün sonra bitecek av sezonunun balıkçılar açısından verimli geçtiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamsi ve palamut dışındaki balıkların halen avlanmaya devam edildiğini vurgulayan Ünlü, "Verimli bir sezonu geride bırakıyoruz. Hamsi başta olmak üzere güzel bir avcılık sezonu geçirdik. Şimdi tabii ramazan ayı.&nbsp;Balık&nbsp;olmasına rağmen satışlarda düşüş var." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı <strong>İbrahim Gündoğdu</strong> ise ramazan ayında vatandaşların balığa rağbet göstermediğini ifade ederek, "Şu an birçok&nbsp;balık&nbsp;türü tezgahlarımızda mevcut. Hatta torik balığı dahi bulunuyor. Ama ramazan dolasıyla satışlarımızda yüzde 50 gibi bir düşüş var. Bayrama kadar bu böyle devam edecektir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Mar 2024 16:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/ramazanla-birlikte-balik-satislari-azaldi-1711374406.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekirdağ&#039;da ramazan ayında balığa talep arttı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdagda-ramazan-ayinda-baliga-talep-artti-4330</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdagda-ramazan-ayinda-baliga-talep-artti-4330</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağlılar ramazan ayında tercihlerini hamsi, çupra ve levrekten yana kullanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçıların ağlarına takılan hamsinin kilogramı 150 liradan, levrek ve çupranın ise kilogramı 350 liradan alıcı buluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, AA muhabirine, vatandaşların ramazan ayında daha çok mevsim balıklarına yöneldiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;satışlarından memnun olduklarını ifade eden Pehlivanoğlu, "Vatandaşlarımız ramazan ayında daha çok hamsi, çupra, ve levrek tercih ediyor. Bu mevsimde tutulan hamsi, çupra ve levrek lezzetli olduğu için tercih ediliyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçılardan Hasan Erol ise ramazan ayında balığa talebin arttığını kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ramazan ayında vatandaşların daha çok fırın ve ızgara türü balıkları tercih ettiklerini anlatan Erol, "Bunlar, hamsi, çupra ve levrek. Bunlar yağlı&nbsp;balık&nbsp;olduğu için oruç tutan vatandaşlarımızın en gözde balığı bunlar oluyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/tekirdagda-ramazan-ayinda-baliga-talep-artti-1710835114.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KILIÇ Holding, Agromey’i satın aldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kilic-holding-agromeyi-satin-aldi-4326</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kilic-holding-agromeyi-satin-aldi-4326</guid>
                <description><![CDATA[KILIÇ Holding, sektördeki liderliğini pekiştirmek ve global başarısına bir yenisini eklemek adına çipura ve levrek üreticisi Agromey’i satın aldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi A.Ş.</strong> aracılığıyla Türkiye’nin sağlıklı sularında, Avrupa Birliği standartlarındaki tam entegre tesisleriyle balık yetiştiriciliği ve üretimi gerçekleştiren <strong>KILIÇ Holding</strong>, sektöre yön vermeye devam ediyor.&nbsp; Bu çerçevede, <strong>KILIÇ Holding</strong>, sektörün önde gelen, levrek, çipura üreticisi ve ihracatcısı <strong>Agromey</strong> Grubu satın alarak sektördeki etkinliğini daha da artırmayı hedefliyor. Bu birleşme, sonucunda, 33 bin ton lisanslı çipura levrek üretim kapasitesi, 90 bin tonluk extruder balık yemi üretim tesisi, 80 milyon adet kapasiteli kuluçkahane, 20 bin m² alanda kurulu işleme/paketleme tesisleri gibi önemli altyapı unsurlarını içermekte olup, 4 kıtada 38 ülkeye ihracat yaparak 70 milyon USD’lık bir ihracat hacmini beraberinde getirecek.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>KILIÇ Holding</strong> Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Orhan Kılıç</strong>, “Bu stratejik birleşme ile sektördeki liderliğimizi güçlendiriyor, 100 bin tonu aşan üretim kapasitemizle açık ara Dünyanın en büyük Akdeniz balıkları üreticisi oluyoruz. <strong>Agromey</strong> ailesini KILIÇ Holding bünyesine katmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyoruz” dedi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Mar 2024 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/kilic-holding-agromeyi-satin-aldi-1710508324.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Michelin yıldızlı Türk şef, İtalya&#039;da Japon ustasından öğrendiklerini Tokyo&#039;daki fuarda beğeniye sundu</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/michelin-yildizli-turk-sef-italyada-japon-ustasindan-ogrendiklerini-tokyodaki-fuarda-begeniye-sundu-4320</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/michelin-yildizli-turk-sef-italyada-japon-ustasindan-ogrendiklerini-tokyodaki-fuarda-begeniye-sundu-4320</guid>
                <description><![CDATA[Urla'daki restoranıyla Michelin yıldızı alan Osman Serdaroğlu: - "(Fumiko-san) Ağlata ağlata bu mesleği bana öğretti. Sert insandı ama işle ilgili o disiplinle bana çok şey kattı. Şimdi işletmemde o disiplin varsa Fumiko-san sayesinde" - "Yemekler tasarlanırken bir yelpaze gibidir. Kısır yapıyorken, zeytinyağı Ege'den, bulgur İç Anadolu'dan, nar ekşisi güneydoğudan. Bunları birleştiriyorsun. İşte bu hikayeyi anlatmak için bu fuara geldik"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir'in Urla ilçesinde Michelin yıldızlı restoran işleten şef <strong>Osman Serdaroğlu</strong>, İtalya'daki 5 yılı aşkın gastronomi eğitiminde Japon ustasından öğrendiklerini Tokyo'daki fuarda sundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başkent kıyısındaki Big Sight yerleşkesinde geçen hafta düzenlenen Asya'nın en büyük gıda etkinliklerinden "<strong>Foodex Japan</strong>" fuarına katılan şef Serdaroğlu, Türkiye'nin tanıtımında rol aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Japon katılımcıların büyük ilgi gösterdiği fuara, bu yıl Ege İhracatçıları Birlikleri çatısı altında toplam 51 firma katıldı. Türkiye, yaklaşık bin metrekare alana kurulan özel pavilyonda temsil edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk mutfağının, Japon ağız tadına uyarlanarak yeni lezzetlere dönüştürüldüğü tanıtımlarda, su ürünlerinden zeytin mamullerine kadar birçok Türk firması, Japon pazarında yeni müşteriler aradı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">60 farklı ülkeden 2 bin 500'ü aşkın firmanın katılım sağladığı bildirilen "Foodex Japan" fuarında, AA muhabirine konuşan şef Serdaroğlu, mesleki öyküsü ile fuarda düzenledikleri tanıtımları anlattı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kalbinde mutfak olacak" mekan hayali</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">14 yıldır aşçılık yaptığını belirten 37 yaşındaki Serdaroğlu, aldığı bilişim sistemleri eğitimi sonrası, bir karar değişikliği ile kalbindeki aşçılık için yurt dışına gittiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İtalya'da Michelin yıldızlı restoranda 5,5 yıl gastronomi eğitimi aldığını anlatan Serdaroğlu, memleketine döndükten sonra "kalbinde mutfak olacak" bir mekan hayal ettiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Memleketi Urla'da mekan kurma hayalini gerçekleştirebildiğini dile getiren Serdaroğlu, söz konusu projeyi "her mevsim değişen menüsüyle, misafirlere mevsimleri hissettirebilen, konaklamalı bir tesis" olarak niteledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Serdaroğlu, söz konusu işletmeyi "Bir agro-turizm merkezi. Kalbinde mutfak ve konaklayabileceğiniz odalara sahip. Ekosistemi de kendi çevresindeki çiftçisinden, üreticisinden beslenen." şeklinde tanımladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Eşi Ezgi Serdaroğlu ile 5 yıldır birlikte bu mekanı işlettiklerini dile getiren Serdaroğlu, restoranın bu yıl kazandığı Michelin yıldızı sayesinde, işletmede çıtayı daha yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Ustası Fumiko ve "omakase" kültürü</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Serdaroğlu, İtalya'nın güneyinde 5,5 yıl süren gastronomi eğitiminde, Michelin yıldızlı Japon şef ustasından öğrendiklerini, bu yıl Tokyo'da düzenlenen fuarda sunmaktan sevinç duyduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İtalya'da çalıştığı dönemde, şef ustası Fumiko-san dahil, mutfağı 7 Japon ile paylaştıklarını aktaran Serdaroğlu, şef ustayla ilişkisine yönelik şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Aslında profesyonel başladığımda el veren ve mutfağı öğreten bir Japon disipliniydi. Ağlata ağlata bu mesleği bana öğretti. Sert insandı ama işle ilgili o disiplinle bana çok şey kattı. Şimdi işletmemde o disiplin varsa Fumiko-san sayesinde."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şef ustası Fumiko'nun, kendisini Japonya'ya getirdiğini ve mesleğindeki ilk bıçağını hediye ettiğini belirten Serdaroğlu, o dönem Japon ustasıyla Osaka, Kobe, Kyoto'ya tur düzenlediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca iş fuarları dolayısıyla da Japonya'ya gelme fırsat bulduğunu dile getiren Serdaroğlu, girdiği her restoranda "işini tutkuyla yapan" Japon şefleri görmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Japonya'da restoranlarda sipariş tercihinin şefe bırakıldığı "omakase" kültürünü beğendiğini kaydeden Serdaroğlu, "En iyi ürünü, beceriyle senin önüne işleyip sunmaları, bir bıçağın keskinliği, ustanın işine saygısını gösteriyor. 'Omakase' önemli." dedi</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Hikayeyi anlatmaya geldik"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Foodex Japan" fuarına katılarak, ulusal mutfağı daha iyi tanıtma fırsatı yakaladıklarını düşündüğünü vurgulayan Serdaroğlu, bunun yolunun ise "mutfağın malzemelerini iyi tanıtmaktan" geçtiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Zeytinyağı, salça, bakliyat,&nbsp;deniz&nbsp;mahsulleri örnekleri veren Serdaroğlu, özgün ürünler tanıtıldığında, muhataplara "mutfağın ne kadar iyi, zengin, çeşitli ve kaliteli olduğunun" aktarılabildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarımsal ürünlerden, hayvansal ürünlere kadar "Türk mutfağının çeşitliliğinin avantajına" değinen Serdaroğlu, "güneydoğudan, kuzeydoğudan beslenen mozaiğin verdiği çeşitliliği göstermek" istediklerine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Serdaroğlu, "Yemekler tasarlanırken bir yelpaze gibidir. Kısır yapıyorken, zeytinyağı Ege'den, bulgur İç Anadolu'dan, nar ekşisi güneydoğudan. Bunları birleştiriyorsun. İşte bu hikayeyi anlatmak için bu fuara geldik." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk mutfağının "kebap ve baklavadan ibaret olduğu algısını" değiştirmek istediklerine dikkati çeken Serdaroğlu, "zeytinyağı ve limonla marine edilen&nbsp;deniz&nbsp;levreğinin" merak uyandırıp, insanlara Türkiye'ye seyahat sebebi verebileceklerine inandıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Serdaroğlu, "Sadece Kapadokya ya da Ayasofya değil, gastronomi de bir seyahat sebebi. Japon toplumu da gastronomi alanında da güven üzerine kurulu bir toplum. Bir kere o güveni hissederlerse, seni bırakmazlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Hedef, ortak tat arayışı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hububatlardan salata yapımı, Hatay usulü humus ve turşu bazlı ürünleri örnek veren Serdaroğlu, yaptıkları sunumlarla, Türk ve Japon mutfağı arasında "ortak tatlar aradıklarını" kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünya geneli mutfak kültürlerinde farklı "lezzet artırıcıların" kullanıldığını belirten Serdaroğlu, İtalya'da ançüez ve parmesan, Japonya'da "şoyu" diye bilinen soya sosu, Türk mutfağından ise salça örneğini vererek şunları aktardı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Peynirin de, domatesin de, soyanın da ortak özelliği 'lezzet artırıcı' olması. Tuz gibi düşünün, yemeğin lezzetini artırıyor. Aslında bunu bütün kültürler kullanıyorlar. Biz, lezzet artırıcılığı, domates konsantresinden alıyoruz. Buna Japonlar 'umami' diyorlar, yani beşinci lezzet. Aslında bütün kültürlerin, beşinci lezzeti yani umamisi var. Japonlar bunu soya ve benzerlerinden alıyorlar."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Memleketinden "sakız enginarı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir Urlalı olarak, memleketinin yerel lezzeti "sakız enginarının" tanıtılmasından heyecan duyduğunu ifade eden Serdaroğlu, sakız enginarındaki yüksek antioksidan ile Japonların sağlık hassasiyetlerini buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Serdaroğlu, "Sakız aroması çok yüksek, antioksidan, keza mineralli toprakta yetiştiği için o bölgede inanılmaz faydalı ve vitaminli, mineralleri var. Sakız enginarı bence Japonların çok ilgisini çekebilir." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Mar 2024 14:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/michelin-yildizli-turk-sef-italyada-japon-ustasindan-ogrendiklerini-tokyodaki-fuarda-begeniye-sundu-1710501398.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Rafet İnce &quot;Ramazan&#039;da bolca deniz ürünleri tüketmeliyiz&quot;</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/rafet-ince-ramazanda-bolca-deniz-urunleri-tuketmeliyiz-4312</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/rafet-ince-ramazanda-bolca-deniz-urunleri-tuketmeliyiz-4312</guid>
                <description><![CDATA[Yemek yazarı ve şef Rafet İnce: - "Osmanlı'da obeziteyi tetikleyen bir şey yoktu, bol sebze vardı. Saray mutfağında un ve nişasta yerine kayısı ile hurma püresi, pekmez ve nar ekşisi kullanılırdı" - "Fatih Sultan Mehmet'in en çok sevdiği füme yılan balığıdır. Protein ve omega oranları çok yüksek olduğu için kimi zaman çiğ kimi zaman pişmiş tüketilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yemek yazarı ve şef <strong>Rafet İnce</strong>, gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalar yaptığı Osmanlı saray mutfağının ramazana özel sağlıklı lezzetlerine ilişkin önerilerini sıraladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uluslararası aşçılık yarışmalarında ülkeye madalya kazandıran, yurt içi ve dışında Türk mutfağının tanıtan İnce, Osmanlı saray mutfağını günümüze taşımak için çeşitli projeler yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afet bölgesinde sosyal projeler de gerçekleştiren İnce, çıkardığı yemek kitaplarıyla da biliniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, AA muhabirine, Osmanlı saray mutfağının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade ederek, "Sadece ramazanda değil, yılın 365 günü saray mutfağı yaşatılmalı. Bizim toplumda, buradan bana belki kızacaklar, hep bir özenti var. Ben bir Fransız'ın evinde özel bir gününde Türk yemeği yaptığını düşünmüyorum ve görmedim." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ramazanda sofraların Osmanlı yemekleriyle donatılacağını kaydeden İnce, saray mutfağında Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde en çok tüketilen ürünlerin&nbsp;deniz&nbsp;mahsulleri olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle dip balıkları, yengeç, kerevit, ıstakoz, karides, istiridye, sonrasında balıkların yendiğine dikkati çeken İnce, "Fatih Sultan Mehmet'in en çok sevdiği füme yılan balığıdır. Protein ve omega oranları çok yüksek olduğu için kimi zaman çiğ kimi zaman pişmiş tüketilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, Kanuni'nin hünkarbeğendiyi çok sevdiğini anlatarak, özellikle beğendinin de patlıcan yerine kabaktan yapıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Günümüzde bu yemeğe beşamel ilave edildiğini anlatan İnce, "Osmanlı'da beşamel yoktu. Beşamel sos aslında hünkarbeğendiye Fransız mutfağından eklenmedir. Hünkarbeğendi bol sarımsak, bol soğan, bal kabağından yapılır." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, Osmanlı'da ramazanda çok içilen şerbetlerin bulunduğunu, Osmanlı mutfağının çok şatafatlı olmadığını, Fatih Sultan Mehmet'in israfa çok karşı çıktığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Özümüze bağlı kalmak istiyorsak, yemeklerde mutlaka bal tüketmeliyiz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Saray yemeklerinde un ve nişasta kullanılmadığını aktaran İnce, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Un aslında şekerdir, glütendir. Obeziteyi de çok destekler. Özümüze bağlı kalmak istiyorsak, yemeklerde mutlaka bal tüketmeliyiz. Osmanlı'da obeziteyi tetikleyen bir şey yoktu, bol sebze vardı. Saray mutfağında un ve nişasta yerine kayısı ile hurma püresi, pekmez ve nar ekşisi kullanılırdı. Yani saray mutfağındaki yemekler hem ekşidir hem tatlıdır. Ekşiliği nereden alıyor? Nar ve turşu suyundan alıyor. Tatlılığı nereden alıyor? Bağlayıcı olarak baldan alıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Osmanlı yemek kültüründe enginarın bolca kullanıldığının altını çizen İnce, Emirgan ve Ortaköy'ün üst taraflarında bunun tarlalarının olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, Osmanlı Mutfak Kütüphanesi'ndeki kaynaklardan elde ettiği bilgiler kapsamında Osmanlı'da enginarın yerinin çok yüksek olduğundan bahsederek, "Enginar midede karaciğer dostudur ve karaciğerde ne kadar bakteri varsa o bakterilerin atılmasına yarar. Osmanlı saray mutfağında enginarın kabuğundan çay yapılırdı, püresi, zeytinyağlısı, haşlaması ve kendisi çok sık tüketilirdi. Şimdi bakıyoruz 'Osmanlı mutfağında patates' diyor. Osmanlı mutfağında patates yok. Çünkü 19. yüzyılda Amerika'nın keşfinden sonra patates, fasulye, domates ile patlıcan geldi. Osmanlı mutfağında bol kereviz ve bal kabağı kullanılırdı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sağlıklı ramazan sofrasının olmazsa olmazının şerbet olduğuna dikkati çeken İnce, bunu balda bekletmek gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, şekerin sarayda olmadığını, bal ve pekmezin mutfakta yer aldığını vurgulayarak, "Balı yemekte en son kullanacağız. Çünkü bal hiçbir zaman kaynamaz. Kaynadığı zaman özünü bozar. Yani yemek kaynadıktan sonra üstüne balı dökeceğiz, kapatacağız. Demlemeye bırakacağız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Depremzedeler için ramazan yemekleri</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin ardından afet bölgesinde 77 gün çalıştığını ifade eden İnce, her şefin mutlaka sosyal sorumluluk projelerini yapması ve bunu kendine misyon edinmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnce, deprem bölgesinde günde 100 bin kişiye yemek yaptıklarını anlatarak, "Bu ramazan da ülkemizin sponsorlarıyla birlikte Hatay Belen ve Gaziantep Nurdağı ile İslahiye'de günlük 2 bin kişiye iftar vereceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Patili dostların şefi olduğunu, onların da karnını doyurduğunu dile getiren İnce, Fatih Sultan Mehmet'in de kedisi ve köpeği olduğunu, sarayda patili dostlar için yemek çıkarıldığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Mar 2024 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/rafet-ince-ramazanda-bolca-deniz-urunleri-tuketmeliyiz-1710251367.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla&#039;da düzenlenen şölende 5 ton hamsi dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/muglada-duzenlenen-solende-5-ton-hamsi-dagitildi-4309</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/muglada-duzenlenen-solende-5-ton-hamsi-dagitildi-4309</guid>
                <description><![CDATA[Muğla'da gerçekleştirilen "6. Hamsi Şöleni"nde 5 ton balık pişirilerek dağıtıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Muğla Karadenizliler Derneğince Menteşe Kent Meydanı'nda düzenlenen şölende, katılımcılar horon oynadı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaklaşık 5 ton hamsi, ızgara ve tavalarda pişirildikten sonra ekmek arasına konularak vatandaşlara dağıtıldı.&nbsp;Balık&nbsp;dağıtılan stantların önünde uzun kuyruklar oluştu. Vatandaşlara yöresel tarhana çorbası da ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz bölgesi sanatçılarının da sahne aldığı programda, vatandaşlar gönüllerince eğlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240310-33952968-33952965-MUGLADA_DUZENLENEN_SOLENDE_5_TON_HAMSI_DAGITILDI.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Muğla Karadenizliler Derneği Başkanı Celal Karakaş, yoğun katılımın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her kültürden insanları bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Karakaş, Karadeniz ve Ege kültürünü buluşturmaktan mutlu olduklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programa Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Mar 2024 08:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/muglada-duzenlenen-solende-5-ton-hamsi-dagitildi-1710136542.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayancık&#039;ta balık satış yerlerinde denetim yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ayancikta-balik-satis-yerlerinde-denetim-yapildi-4306</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ayancikta-balik-satis-yerlerinde-denetim-yapildi-4306</guid>
                <description><![CDATA[Sinop'un Ayancık ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince balık satış yerlerinde denetim gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop'un Ayancık ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince&nbsp;balık&nbsp;satış yerlerinde denetim gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, su ürünleri ekiplerince perakende&nbsp;balık&nbsp;satışının yapıldığı noktalarda kontroller yapıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denetimlerde,&nbsp;balık&nbsp;satış noktalarındaki balıkların kanun ve mevzuatlara uygun olup olmadığı kontrol edilerek, balıkçılar yasa dışı avcılık ve satışlarla ilgili bilgilendirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 Mar 2024 12:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/ayancikta-balik-satis-yerlerinde-denetim-yapildi-1709805001.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin Karaduvar Balık Festivali&#039;nde 12 ton balık dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mersin-karaduvar-balik-festivalinde-12-ton-balik-dagitildi-4184</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mersin-karaduvar-balik-festivalinde-12-ton-balik-dagitildi-4184</guid>
                <description><![CDATA[Mersin'in Akdeniz ilçesinde bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Karaduvar Balık Festivali kapsamında vatandaşlara 12 ton balık ikram edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz Belediyesince Karaduvar Mahallesi'ndeki Sardalya Park'ta düzenlenen festival, kortej yürüyüşüyle başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan, festivalin açılışında, bu tür etkinliklerin oldukça önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Festivalin Mersin'in tanıtımına katkı sağladığını dile getiren Pehlivan, "Bu mahallede güzel gelişmeler oluyor. Gerçekten güzel bir tablo var burada. Kamu görevlileri olarak bizler de bu birlik ve beraberlikten güç alıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pehlivan, festival sayesinde burada balıkçılığın ivme kazandığını ve benzer etkinliklerin sektöre canlılık getirdiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak da festivale yoğun ilgiden dolayı mutlu olduklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göreve geldiklerinden bu yana çok önemli etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Gültak, Akdeniz ilçesi için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçede yapacakları projelerden bahseden Gültak, şöyle devam etti:</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Geçen ayın sonunda Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan, Çamlıbel Su Sporları Merkezinin yap-işlet-devret modeli ile yapılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğüne yetki verdi. Mersin'e hayırlı uğurlu olsun. Türkiye'de başka örneği olmayan, birçok su sporunun yapılacağı bir merkez Çamlıbel'e çok yakışacak. Çay Mahallesi'nde 500 konut bitti vatandaşlarımız oturuyor. Barış Mahallesi'nde de 500 konut bitmek üzere. Çay Mahallesi sakinlerine bir müjde daha vermek isterim, geçen ay itibarıyla 330 konutun uygulama projesini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına teslim ettik ve proje kabul edildi. 2024'ten sonra da Cumhur İttifakı ile bu kentsel dönüşüm projelerimiz devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gültak, konuşmasının devamında göreve geldiklerinden bu yana Akdeniz ilçesi için yaptıkları hizmet ve projeleri anlattı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "4. Karaduvar&nbsp;Balık&nbsp;Festivali"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Festival kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlendi. Müzik gruplarının sahne aldığı festivalde, halk oyunları ekipleri gösteri yaptı, çocuklar kendileri için oluşturulan oyun alanlarında eğlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mahallenin sahil bandına kurulan stantlarda yöresel lezzetler sunuldu, kadınlar el emeğiyle yaptıkları çeşitli çalışmaları sergiledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çok sayıda vatandaşın katıldığı organizasyonda 12 ton sardalya balığı, ekmek arasına konularak katılımcılara dağıtıldı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 Dec 2023 17:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/mersin-karaduvar-balik-festivalinde-12-ton-balik-dagitildi-1701873722.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya&#039;daki festivalde 5 ton hamsi dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/antalyadaki-festivalde-5-ton-hamsi-dagitildi-4167</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/antalyadaki-festivalde-5-ton-hamsi-dagitildi-4167</guid>
                <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde düzenlenen festivale katılanlara hamsi ikram edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alanya Karadenizliler Derneğince (<strong>ALKARDER</strong>) İskele Şelale Meydanı'nda Hamsi Festivali düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yağda ve mangalda pişirilen 5 ton hamsinin ekmek arası ikramından almak isteyenler, uzun kuyruk oluşturdu. İlçedeki yerleşik yabancılar da kuyruğa girip ekmek arası hamsi lezzetini tattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Festivale katılanlardan Şadi Yavaşoğlu, etkinliği gerçekleştirenlere teşekkür ederek, "40 yıldır Alanya'da yaşıyorum. Ekmek arası balığın tadı süper. Karadeniz'e gitmiş gibi oldum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekmek arası&nbsp;balık&nbsp;ikramında bulunan Mustafa Mazman ise şenliğin unutulmaz olmasını istediklerini belirterek, "2 gündür yoğun çalıştık. Hamsiyi tadanlar da memnun kaldı." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Nov 2023 18:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/antalyadaki-festivalde-5-ton-hamsi-dagitildi-1701185021.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alanya&#039;da düzenlenen &quot;Hamsi Festivali&quot; başladı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/alanyada-duzenlenen-hamsi-festivali-basladi-4162</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/alanyada-duzenlenen-hamsi-festivali-basladi-4162</guid>
                <description><![CDATA[Antalya'nın Alanya ilçesinde gerçekleştirilen "Hamsi Festivali"nde, balık ekmek ikramı sırasında katılımcılar uzun kuyruklar oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alanya Karadenizliler Derneğince (<strong>ALKARDER</strong>), İskele Şelale Meydanı'nda düzenlenen ve iki gün sürecek festival başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz Bölgesi'nin yöresel ürünlerinin stantlarda satışa sunulduğu meydanda, katılımcılara ekmek arası hamsi ikramında bulunuldu. İlçe sakinleri,&nbsp;balık&nbsp;ekmek alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ALKARDER</strong> Başkanı Muhammet Köse, gazetecilere, Alanya'da Karadeniz kültürünü tanıtmaktan dolayı mutluluk duyduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadenizlileri bir araya getirdikleri için de mutlu olduklarını belirten Köse, "Festival boyunca 5 ton hamsi dağıtacağız. Ayrıca etkinlikte kemençe ve tulum dinletisi olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinliği geleneksel hale getirmek istediklerini dile getiren Köse, ilgi nedeniyle bir sonraki festivalde 15-20 ton hamsinin ancak yeteceğini düşündüklerini kaydetti.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Nov 2023 15:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/alanyada-duzenlenen-hamsi-festivali-basladi-1701090967.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinop&#039;ta lakerda festivali 17-19 Kasım&#039;da yapılacak</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-lakerda-festivali-17-19-kasimda-yapilacak-4120</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-lakerda-festivali-17-19-kasimda-yapilacak-4120</guid>
                <description><![CDATA[Sinop Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Saim Gürbüz, lakerda festivalinin bu yıl 17-19 Kasım tarihlerinde düzenleneceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Kültür ve Turizm Derneğince Belediye ve Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı desteğiyle düzenlenen lakerda festivali, 17-19 Kasım tarihlerinde Sabahattin Ali Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gürbüz, "Buzda değil tuzda balık" sloganıyla düzenlenen yarışmada en iyi tuzlu balık için yapılacak yarışmada dereceye girenlere çeşitli hediyeler verileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl birincilik ödülünün 30 bin lira, ikincilik ödülünün 20 bin lira, üçüncülük ödülünün ise 10 bin lira olduğunu bildiren Gürbüz, "Bu yıl 4'üncüsü yapılacak festival her geçen yıl daha iyiye gidiyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çok değerli katılımcı listemiz var. Gastronomi dünyasının önemli isimlerinden Levon Bağış, lakerda alanında uzman Tan Morgül, gastronomi yazarlarımız Hülya Ekşigil,&nbsp;Deniz&nbsp;Alphan, Nazlı Pişkin, Ahmet Güzelyağdöken gibi isimler festivale katılacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gürbüz, lakerdanın Sinop ekonomisine önemli katkı vereceğine inandığını dile getirerek, "Yarışmanın yanı sıra farklı etkinlikler de olacak. Lakerdanın kentimiz ve ülkemiz için bir katma değer haline dönüşmesini istiyoruz. İnşallah bu festival ile tanıtımına katkı sunacağız." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Nov 2023 16:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/sinopta-lakerda-festivali-17-19-kasimda-yapilacak-1699452016.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çanakkale&#039;deki Kocabaş Çayı&#039;nda balık ölümleri görüldü</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/canakkaledeki-kocabas-cayinda-balik-olumleri-goruldu-4118</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/canakkaledeki-kocabas-cayinda-balik-olumleri-goruldu-4118</guid>
                <description><![CDATA[Çanakkale'nin Çan ilçesinden geçen Kocabaş Çayı'nda balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükpaşa köyündeki Kocabaş Çayı'nda sağanak sonrası suların çekilmesiyle yüzlerce ölü&nbsp;balık&nbsp;yüzeye çıktı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Durumun bildirilmesinin ardından köye gelen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, incelemek üzere numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hava sıcaklığının yükselmesiyle kötü kokuya da yol açan&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin nedeni, numunelerin incelenmesiyle tespit edilecek.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Nov 2023 09:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/canakkaledeki-kocabas-cayinda-balik-olumleri-goruldu-1699426398.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuraklık nedeniyle 50 yılda Türkiye&#039;deki sulak alanların çoğu kurudu</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kuraklik-nedeniyle-50-yilda-turkiyedeki-sulak-alanlarin-cogu-kurudu-4117</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kuraklik-nedeniyle-50-yilda-turkiyedeki-sulak-alanlarin-cogu-kurudu-4117</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu: - "Yarım asırda 36 gölümüz kurudu, 14 gölümüz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (<strong>NKÜ</strong>) Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu, iklim değişikliği ve küresel ısınma nedeniyle son 50 yılda Türkiye'deki sulak alanların yarısından fazlasının kuruduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konukcu, üniversitede düzenlenen "Tarımı Tehdit Eden Tehlike: Kuraklık" konferansında, suyun canlılar için büyük önemde olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su tasarrufunun dünyanın geleceği için çok önemli olduğunu vurgulayan Konukcu, "Dünyada 8 milyar insan yenilenebilir su kaynaklarının yüzde 60'ını kullanıyor. 1,1 milyar insan yeterli su bulamıyor. 2,5 milyar insan sağlıklı suya ulaşamıyor. 300-500 milyon tondan fazla ağır metal yine ana su kaynaklarına deşarj ediliyor. Çok sayıda&nbsp;balık, kuş ve memeli nesli kayboldu." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">-"Göller kurudu, kurumaya devam ediyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konukcu, Türkiye'nin de sulak alanlarının tehdit altında olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'deki sulak alanların yarısından fazlasının kuruduğunun altını çizen Konukcu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yarım asırda 36 gölümüz kurudu, 14 gölümüz kuruma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye'de her 5-6 yılda bir kurak iklimi yaşıyoruz. 10-12 yılda da şiddetli kuraklık yaşıyoruz. Toplam 23 milyon hektar tarım arazimizin yüzde 72'si yağışlara bağlı. Arazilerden sadece yüzde 28'ini sulayabiliyoruz.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">2000 yılında büyük bir ekonomik kriz oldu. Bu ekonomik kriz neticesinde tarımsal üretimimiz yüzde 8 civarında küçüldü. 2007 yılında da bir kuraklık oldu. Yine tarım yüzde 8'e yakın küçüldü. Demek ki Türkiye'de kuraklık, tarımsal üretimi büyük ekonomik krizler kadar etkileyen bir yapıya sahip. Durum iç açıcı değil."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konukcu, bilim insanlarının su kaynaklarını besleyen kar yağışlarının azalacağı yönünde öngörüleri olduğuna dikkati çekti. Karın Türkiye için çok önemli bir yağış türü olduğunu vurgulayan Konukcu, "Anadolu'yu düşündüğümüz zaman su kaynaklarımızın büyük bir çoğunluğu nehirlerde. Dağlardaki karların bahar ve kış aylarında erimesiyle barajlarımızı dolduruyoruz ve yağış olmadığı dönemlerdeki kuraklığa karşı koyabiliyoruz. Kar yağışının azalması ve ilkbaharda erken sıcaklık artışı nedeniyle eriyip, hızlı gelen kar sularının barajlarda hızlı depo edilememesi taşkınlara ve yaz aylarında kuraklık yaşanmasına neden olabiliyor. " diye konuştu.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 09:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/kuraklik-nedeniyle-50-yilda-turkiyedeki-sulak-alanlarin-cogu-kurudu-1699424438.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tokat&#039;ta iki kız kardeş asma yaprağından suşi yapıp satıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tokatta-iki-kiz-kardes-asma-yapragindan-susi-yapip-satiyor-4114</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tokatta-iki-kiz-kardes-asma-yapragindan-susi-yapip-satiyor-4114</guid>
                <description><![CDATA[Tokat'ta iki kız kardeş, evlerinde asma yaprağından yaptıkları suşiyi internet aracılığıyla satıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gamze Arslan, AA muhabirine, yıllar önce suşi yediğini ve çok beğendiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tokat'ta da suşi yemek istediğini ancak bulamadığını belirten Arslan, "Bunun üzerine suşiyi kendimiz yapmaya karar verdik. Biz suşiyi Tokat'ın bağ yaprağıyla birleştirmek istedik. Olumlu tepkiler aldık. Gerçekten lezzetli oluyor. Değişik bir tat." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Suşiyi çiğ&nbsp;balık&nbsp;ve tom balığıyla yaptıklarını anlatan Arslan, "Çiğ balığımızı limon, şeker ve tuzla marine ediyoruz. Çiğ tat gelmiyor. Yaklaşık 3 senedir yapraktan suşi yapıyoruz. İnternet aracılığıyla sosyal medyadan satıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Abla Neşe Arslantaş da bu işi yapmaya değişiklik olsun diye başladıklarını dile getirerek, "Normal suşiyi alanlar, Tokat bağ yapraklı suşiye de talep gösteriyor. Sipariş üzerine 2 saatte hazırlıyoruz. Taze yenildiği için şehir dışına gönderemiyoruz. Porsiyonu 200 liradan başlıyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Nov 2023 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/tokatta-iki-kiz-kardes-asma-yapragindan-susi-yapip-satiyor-1699252249.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Balık yiyorum, Sağlıklı büyüyorum” Etkinliği Gerçekleştirildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yiyorum-saglikli-buyuyorum-etkinligi-gerceklestirildi-4107</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yiyorum-saglikli-buyuyorum-etkinligi-gerceklestirildi-4107</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyetimizin 100. Yılı olması münasebetiyle, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından Ankara İli Bala İlçesi’nde ‘’Balık Yiyorum Sağlıklı Büyüyorum’’ sloganı ile düzenlenen etkinlik Bala İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinlik kapsamında <strong>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü </strong>ile Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü’nde görevli Su Ürünleri Mühendisleri tarafından; Ülkemizdeki balıkçılık tarihinin Cumhuriyetin ilanından itibaren günümüze kadarki gelişimi, balık tüketiminin vücudumuza faydalarını belirtmek ve balık tüketiminin artırılmasına yönelik yapılan çalışmada Cumhuriyetimizin 100. Yılında ülkemiz genelinde Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi kapsamında 100 Milyon yavru balık kaynaklara bırakılmış; sürdürülebilirliğin sağlanması açısından su kaynaklarının kirletilmemesi, çevresel kirliliğin sucul canlılara verdiği zararların anlatılması, su israfından kaçınılması, su ürünleri avcılığında boy ve zaman yasağı gibi konularla öğrenciler bilgilendirildi. Bununla birlikte hayalet ağlar konusunda bilgilendirme yapılarak, öğrenciler tarafından hayalet ağların zararları ile ilgili temsili gösteri yapıldı.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/ece0c323-d8c8-45b2-aaa4-14c289016be5.jpeg" style="height:441px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçtiğimiz günlerde, bu kapsamda okullarda düzenlenen<strong> “Cumhuriyetimizin 100. Yılında Balıkçılık ve Balık Neslinin Sürdürülebilirliği”</strong> temalı resim yarışmasına katılan çocukların resimleride sergilendi. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bala İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde bir araya gelen öğrencilere sunumun ardından balık ekmek ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu (<strong>ASOF</strong>) da Birleşmiş Milletler Küresel Çevre Fonu (<strong>GEF/SGP</strong>) desteği ile yürütülen "Ankara’nın Önemli Sulak Alanlarında Eko-Turizm ve Rekreasyonel Amaçlı Sürdürülebilir Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Projesi" kapsamında hazırlanan bilgilendirme broşürlerini öğrencilere dağıttı. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/a274cd19-8045-4e57-b189-f07c00030c2e.jpeg" style="height:445px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Organizasyona Ankara Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü <strong>Macit Gençer</strong>, Bala Kaymakamı <strong>Ramazan Yıldırım</strong>, Bala İlçe Milli Eğitim Müdürü <strong>Hakan Uçar</strong>, Bala İlçe Tarım ve Orman Müdürü <strong>Zülküf Orak</strong>, Bala Ziraat Odası Başkanı <strong>Okan Yalçın</strong>, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ve Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Mühendisleri, ASOF Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Mustafa Serkan İnanç</strong>, ASOF Denetim Kurulu Üyesi ve Balık TV Yayın Yönetmeni <strong>Özden Aydın Şimşek</strong> de katılım sağladı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Nov 2023 19:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/balik-yiyorum-saglikli-buyuyorum-etkinligi-gerceklestirildi-1698944641.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sezonunda az avlanan palamutlar lakerda yapılarak değerlendiriliyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sezonunda-az-avlanan-palamutlar-lakerda-yapilarak-degerlendiriliyor-4101</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sezonunda-az-avlanan-palamutlar-lakerda-yapilarak-degerlendiriliyor-4101</guid>
                <description><![CDATA[Sinop'ta balıkçılarda temizlenerek dilim şeklinde kesilen palamutlar, yaklaşık 10 gün tuzda bekletildikten sonra salamura edilerek kavanozlara dolduruluyor - Balıkçı İbrahim Gündoğdu: - "Geçen sene palamut boldu, bu sene ise palamutlarımız çok az"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Karadeniz</strong>'de bu sezon az miktarda avlanan palamutlar, <strong>Sinop</strong>'ta balıkçılar tarafından yazın tüketilmek üzere lakerda yapılarak değerlendiriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentteki bazı balıkçılar, Karadeniz’de avlanan balıkçıların ağlarına takılan ve ağırlıkları 1 kilogramı bulan iri palamutlardan lakerda yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Önce temizlenerek dilim şeklinde kesilen palamutlar, yaklaşık 10 gün tuzda bekletildikten sonra salamura edilerek kavanozlara konuluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">3 kilogramı bulan kavanozlarda 800 liradan satışa sunulan lakerdaya rağbet çok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>- Palamut az, talep çok</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte uzun yılladır lakerda yapan balıkçı İbrahim Gündoğdu, AA muhabirine, lakerdaya ilginin bir hayli fazla olduğunu ancak avlanan palamut miktarının bu sezon yetersiz kaldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl talebe karşılık vermekte güçlük çektiklerini anlatan Gündoğdu, "Geçen sene palamut boldu, bu sene ise palamutlarımız çok az. Bulabilene aşk olsun. Yalnız bizim kendi kayığımızın tuttuğu 80-90 tane&nbsp;balık&nbsp;geldi, onu hemen aldık, lakerda yapmak istedik. Yapıyoruz ama yeterli olmuyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Lakerda yapmanın 10 günlük bir uğraş gerektirdiğini dile getiren Gündoğdu, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Çok ince detaylara gireceksiniz. Kanını alacaksınız, suyunu değiştireceksiniz, iliklerini alacaksın, yani titizlik ister. 'Ben kanını aldım, iliğini aldım, yatır tuza, koy kavanoza' olmuyor. Biz de güzel olsun diye çok özen gösteriyoruz. Arayan çok, ilgi çok ama&nbsp;balık&nbsp;yok. Yapabildiğimiz kadar dostlarımıza iletebiliyoruz. Onlara da zaman veriyoruz. Üç gün, beş, on gün sonra diye. Yaptıkça işte iki isteyene bir kavanoz olsun gönderip idare etmeye çalışıyoruz. Tabii balığın fiyatı yüksek olduğu için fiyatlar da yüksek. 1 kilogramlık palamutları bu sezon bulmak çok zor. İşte bulduk ve lakerda yaptık. Bir tane palamut 200 lira. Bir kavanoza üç taneye yakın palamut koyuluyor. O nedenle fiyatlar da yükseliyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gündoğdu, sezonun geri kalanıyla ilgili palamuda ilişkin bir beklentilerinin olmadığını, palamut ne kadar çıkarsa onu değerlendireceklerini sözlerine ekledi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Nov 2023 12:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/sezonunda-az-avlanan-palamutlar-lakerda-yapilarak-degerlendiriliyor-1698832051.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde balık tüketimi anne sütü kadar önemli</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bebeklerde-balik-tuketimi-anne-sutu-kadar-onemli-4057</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bebeklerde-balik-tuketimi-anne-sutu-kadar-onemli-4057</guid>
                <description><![CDATA[Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vefik Arıca: - "Balıklarda yüksek oranda protein, omega 3 ve iyot bulunuyor. Bu da çocuklarda özellikle beynin zeka gelişimini, hücre yenilenmesini, kemik gelişimini sağlıyor. Bu nedenle özellikle 10. aydan itibaren bebeklerde balığı öneriyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anne sütünde de bulunan EPA ve DHA omega 3 yağ asitlerini barındırmasıyla haftada en az 2 kez tüketilmesi önerilen&nbsp;balık, özellikle 10 ay üstü bebekler ile çocuklarda zeka gelişimine önemli katkı sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı da olan Yalova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Vefik Arıca</strong>, AA muhabirine, denizlerde av sezonunun 1 Eylül'de başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sık&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin çocukların zeka, hücre ve kemik gelişimine önemli katkı sağladığını vurgulayan Arıca, "Balıklarda yüksek oranda protein, omega 3 ve iyot bulunuyor. Bu da çocuklarda özellikle beynin zeka gelişimini, hücre yenilenmesini, kemik gelişimini sağlıyor. Bu nedenle özellikle 10. aydan itibaren bebeklerde balığı öneriyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Arıca, EPA ve DHA olarak bilinen omega 3 yağ asitlerinin kaliteli, insan sağlığı ve gelişimi için çok önemli olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu omega 3'lerin bulunduğu besinlere değinen Arıca, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bunlar vücudumuzda üretilmiyor, sadece anne sütünde bulunuyor. Anne sütünden sonra tek alabileceğimiz yer&nbsp;balık. Evet dışarıdan birtakım vitamin veya maddelerle alabiliriz ama doğal olarak balığın haftada en az 2 hatta 3 öğün şeklinde çocuklara verilmesini istiyoruz. Çocuk okula gidiyorsa bu öğünü atlamamalıyız, mutlaka&nbsp;balık&nbsp;yedirmeliyiz. Çünkü zeka gelişimi ve IQ gelişiminde faydalı olduğunu biliyoruz."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Büyük ve yağlı balıklar daha çok tercih edilmeli</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Arıca, çocuklara sadece&nbsp;balık&nbsp;yedirmekle ihtiyaçları olan omega 3 yağ asitlerinin, iyot ve yüksek miktarda proteinin verilebileceğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çocukların kılçık sorunu yaşamaması için küçük olanlardan ziyade büyük balıkların tüketilmesini tavsiye eden Arıca, "Bebeklerin özellikle büyük balıkları yemesinde fayda var. Çünkü çocuklar kılçığı ayıramaz veya ailesi tarafından yanlışlıkla verilebilir. Ailelerin büyük ve yağlı balıkları tercih etmeleri gerekiyor. Haftada en az 2 defa verilmeli 3 defa verildiğinde de IQ ve zeka gelişiminin çok ileri düzeyde olacağını biliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dondurulmuş balıkların bebeklere verilmesini önermediklerini kaydeden Arıca, "Balıkta bizim dikkat edeceğimiz en önemli konu; çocukta alerji yapabilir. Öksürük, vücutta kızarıklık, gözler ve yüzde şişlik, nefes almada problem yaşadığı zaman 'Çocuğun balığa karşı alerjisi var' diyoruz ve balığı kesinlikle vermiyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Oct 2023 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/bebeklerde-balik-tuketimi-anne-sutu-kadar-onemli-1697180117.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Metro Türkiye, Metro Chef&#039;in taze baharatlarıyla mutfaklara lezzet katıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/metro-turkiye-metro-chefin-taze-baharatlariyla-mutfaklara-lezzet-katiyor-4040</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/metro-turkiye-metro-chefin-taze-baharatlariyla-mutfaklara-lezzet-katiyor-4040</guid>
                <description><![CDATA[Pizzadan et yemeklerine, hamur işlerinden sıcak yemeklere, makarnadan salatalara tüm yemek tercihlerinize en çok yakışacak taze baharat çeşitleri, Metro Türkiye raflarında tüketicileri bekliyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Metro Türkiye, kendi markası <strong>Metro Chef</strong> ile raflarına taşıdığı 15 çeşit taze baharatla kırmızı et, tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;yemeklerinden salatalara, pizzadan çorbalara, soslardan mezelere her çeşit yemeğe ayrı bir tat katıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirketten yapılan açıklamaya göre,<strong> Metro Türkiye</strong>, kendi markası altında raflarında sunduğu ürünlerle kaliteyi ve lezzeti bir araya getiriyor. Profesyonel mutfaklar için yarattığı çözümlerle gastronomi sektörüne de yön veriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Metro Chef markası altında oregano kekikten Frenk maydanozuna, kişnişten tarhuna, taze fesleğenden biberiyeye 15 çeşit taze baharatı raflarına sunan Metro Türkiye, pek çok yemeğin, çorbanın ve salatanın mütevazi kahramanı olan taze baharatları mutfaklarla buluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Metro Türkiye'nin birbirinden farklı aroma ve tatlarıyla sunduğu yerli üretim, taze ve ayıklanmış baharatlarla istenilen yemeğe pratik lezzet katılabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pizzadan et yemeklerine, hamur işlerinden sıcak yemeklere, makarnadan salatalara tüm yemek tercihlerinize en çok yakışacak taze baharat çeşitleri, Metro Türkiye raflarında tüketicileri bekliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Taze fesleğen pizzaya, limon çiçeği salatalara yakışıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Metro Chef Taze Fesleğen, özellikle salataların ve pizzaların olmazsa olmazı olarak belirtiliyor. Metro Chef Taze Kırmızı Fesleğen ise yine pizza ve salatanın yanı sıra makarna, çorba, et ve tavuk yemeklerinde tercih edilebiliyor. Ayıklanmış olarak satılan Metro Chef Taze Kekik ise kırmızı etten tavuk ve balığa tüm et yemeklerini zenginleştirmekle kalmıyor, soğuk kış gecelerinde bitki çaylarına sağlık ve lezzet katıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz mutfağına yönelik Metro Chef Taze Biberiye (Rozmarin) ise ayıklanmış haliyle mutfaklarda büyük bir kolaylık sağlarken, aromasıyla ızgara et, biftek,&nbsp;balık&nbsp;ve tavuk yemeklerine eşlik ediyor. Ayrıca bitki çayları ve çorbalar için de kullanılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Oğulotu veya Melissa olarak da bilinen Metro Chef Limon Çiçeği ise çorba, meyve salataları,&nbsp;balık&nbsp;ve limonata yapımında farklı ve özgün aroması ile uyum sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamur işleri ve tuzlu çöreklerin malzemelerinden biri olan Metro Chef Taze Kişniş, kendine has aroması ile ızgara et, tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;yemeklerinizde de lezzeti bir üst boyuta taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">En lezzetli salatalar, ızgara et, tavuk yemekleri için tercih edilen bir diğer taze baharat ise kendine has kokusu ile öne çıkan Metro Chef Oregano Kekik. K vitamini, manganez, demir, E vitamini, triptofan ve kalsiyum kaynağı olan Metro Chef Oregano Kekik'i diğer sıcak yemek çeşitleri ile zeytinyağlılarda da gönül rahatlığıyla kullanılabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söğüş ve mevsim salatalarına da eklenebilen, Sibirya mutfağının vazgeçilmezleri arasındaki Metro Chef Taze Tarhun Otu'nu da,&nbsp;balık&nbsp;ve et yemeklerinin soslarına, sebze çorbalarına ve böreklere lezzet katmak için tercih edilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayıklanmış haliyle kolayca üzerine sıcak su ekleyip çay olarak sağlığa faydalı bir şekilde tüketilebilen Metro Chef Taze Ada Çayının sahip olduğu hoş koku ve tat ile ördek, kaz ve tavuk yemeklerine apayrı bir lezzet katılıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Metro Türkiye, meyve ve sebzede yüzde 100 izlenebilirlik sağlıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gıda okuryazarlığı konusunda farkındalık yaratma amacıyla "Tabağında Ne Var?" hareketini başlatan Metro Türkiye, 2020'den bu yana meyve ve sebzede yüzde 100 izlenebilirlik sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ürünün etiketinde yer alan QR kod okutulduğunda, hangi çiftçinin ürünü hangi tarlada ne zaman hasat ettiğinden, ürünün pestisit ve ağır metal analizlerine, hasat edildiği tarla ve paketlendiği tesislerin gıda güvenliği ve adil çalışma koşullarına uyumluluk denetimlerinden, besin değeri analizlerine kadar tüm hikayesi görülebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu sistem ile Metro Chef taze baharatların tarladan sofraya yolculuğunu ürünün üzerinde yer alan QR kod ile tüketiciler takip edebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 13:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/metro-turkiye-metro-chefin-taze-baharatlariyla-mutfaklara-lezzet-katiyor-1696572627.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ordu&#039;da hamsiyle hazırlanan içli tava coğrafi işaretle tescillendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/orduda-hamsiyle-hazirlanan-icli-tava-cografi-isaretle-tescillendi-4024</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/orduda-hamsiyle-hazirlanan-icli-tava-cografi-isaretle-tescillendi-4024</guid>
                <description><![CDATA[Ordu'nun vazgeçilmez lezzetlerinden "Ordu içli tava" coğrafi işaretli ürün olarak tescillendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, kente özgü ürünlerin marka değerinin ve tanınırlığının artırılması amacıyla çalışmaların devam ettiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">"Ordu içli tava"nın Büyükşehir Belediyesi Tarım ve&nbsp;</span><a href="https://www.trthaber.com/etiket/hayvancilik/" target="_blank"><span style="color:#000000">Hayvancılık</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;Hizmetleri Dairesi Başkanlığının girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumunca mahreç işaretli ürün olarak tescillendiği aktarılan açıklamada, bununla birlikte il genelindeki coğrafi işaret tescilli ürün sayısının 16'ya yükseldiği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231002-32293997-32293995-ORDUDA_HAMSIYLE_HAZIRLANAN_ICLI_TAVA_COGRAFI_ISARETLE_TESCILLENDI.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Açıklamada,&nbsp;</span><a href="https://www.trthaber.com/etiket/ordu/" target="_blank"><span style="color:#000000">Ordu</span></a><span style="color:#000000">&nbsp;içli tavanın yapımına ilişkin şu bilgiler paylaşıldı:</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">"Ordu içli tava, temizlenip kılçıklarından ayrılmış hamsilerin tavanın yüzeyini kapatacak şekilde dizilip üzerine hazırlanan iç pilavın koyulup tekrar hamsiyle kapatılıp pişirilmesiyle elde edilen, Ordu'ya özgü yöresel bir yemektir. İç pilav yapımında pirinç, kuru soğan, kuru üzüm ya da kuş üzümü, dolmalık fıstık, maydanoz, karabiber, pul biber ve tuz kullanılır. İçli tava yapımında Ordu kıyılarında avlanan büyük boyutlardaki hamsiler kullanılır."</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">Ordu'da daha önce Kabataş helvası, Perşembe ceviz helvası, Ordu yayla pancarı turşusu, Akkuş şeker fasulyesi, Gürgentepe çoban fasulyesi, Ordu kivisi, Ordu tostu, Yalıköy köftesi, Ordu taflan turşusu, Ordu Sakarca mıhlaması, Ordu melocan kavurması, Ordu galdirik kavurması, Mesudiye kuru ekmeği, Ordu pidesi, Ordu fındıklı burma tatlısı tescillenmişti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Oct 2023 15:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/orduda-hamsiyle-hazirlanan-icli-tava-cografi-isaretle-tescillendi-1696336148.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyşehir&#039;de balık işleme tesisleri ve balıkçı tekneleri denetlendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/beysehirde-balik-isleme-tesisleri-ve-balikci-tekneleri-denetlendi-4020</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/beysehirde-balik-isleme-tesisleri-ve-balikci-tekneleri-denetlendi-4020</guid>
                <description><![CDATA[Konya'nın Beyşehir ilçesinde faaliyet gösteren balık işleme tesisleri, balıkçı tekneleri, balık alım kantarları, perakende satış noktaları ve amatör olta avcıları tek tek denetlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne bağlı su ürünleri kontrol ekipleri Beyşehir Gölü ile ilçe sınırları içerisinde bulunan göletlerdeki denetimleri aralıksız sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekipler, balıkçı teknelerindeki denetimlerinde ruhsat ve belge kontrolü yaparken, balıkçı ağlarında göz açıklığı uygunluğu, belirlenen&nbsp;balık&nbsp;boyları limitinde avcılık yapılıp yapılmadığını inceledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;işleme tesisleri ile perakende satış noktalarında da ekipler tarafından tatlı su ürünleri ile deniz ürünlerinin boyları ölçülerek menşei belgesi kontrol edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekipler ayrıca ilçedeki sportif amatör olta balığı yapan avcıları da mercek altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Amatör balıkçılara olta balıkçılığı için göletlerde kişi başı 4, Beyşehir Gölü’nde ise 1 adet oltaya izin verildiği hatırlatılırken, ayrıca avcıların kurallara uygun avlanma yapıp yapmadıklarına bakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden yürütülen çalışmaya yönelik yapılan açıklamada, sürdürülebilir su ürünleri ticaretinin yapılabilmesinin tek yolunun yasaklara uymaktan geçtiği ifade edilerek, "Sazan balığı için 40, sudak balığı için 26, kadife sazanı için 26, tatlı su kefali için 20 santimetre altı boy yasağı olduğunu tekraren hatırlatırız." denildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Oct 2023 17:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/beysehirde-balik-isleme-tesisleri-ve-balikci-tekneleri-denetlendi-1696328389.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa&#039;da balık halinde çapraz denetimler yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-balik-halinde-capraz-denetimler-yapildi-4014</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-balik-halinde-capraz-denetimler-yapildi-4014</guid>
                <description><![CDATA[Bursa'da, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince balık halinde denetim gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, haldeki çapraz denetimlerde ekipler, balıkların mevzuata göre avlanabilecek boyların altında olup olmadığını kontrol etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denetimlerde, 174 kasa (yaklaşık 1740 kilogram) yazılı orkinos, 188 kasa (yaklaşık 2 bin 820 kilogram) istavrit, 8 kasa bako ve bir kasa mezgite el konuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca, avlanabilir asgari boydan küçük&nbsp;balık&nbsp;nakletmekten 3 kişiye idari para cezası uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Sep 2023 01:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/bursada-balik-halinde-capraz-denetimler-yapildi-1696198481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Deniz Ürünleri Tüketimi Kalp Krizini Engelliyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/deniz-urunleri-tuketimi-kalp-krizini-engelliyor-4009</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/deniz-urunleri-tuketimi-kalp-krizini-engelliyor-4009</guid>
                <description><![CDATA[Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay: - "Bir kişi göğüs ağrısı yaşayıp kalp krizi yaşıyorsa bizim için kritik eşik 120 dakikadır. 120 dakika içerisinde tıkanmış damarın ilaç yöntemi ya da anjiyografi ile açılmasıyla hastalarda hem ölüm oranı azalıyor hem de ilerde kalp yetmezliğiyle karşılaşma riski düşüyor" - "Sebze, meyve ve deniz ürünlerinin bol tüketildiği yaşam tarzına geçmeliyiz. Günde en az yarım saat yürüyüş ya da 15 dakika aktif spor yapmalıyız. Kalp hastalıklarıyla yakından ilgili olan diyabet ve hipertansiyonu da tedavi ettiğimizde kalp sağlığını korumuş oluyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Trakya Üniversitesi</strong> (TÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Servet Altay</strong>, kalp krizi geçiren hastalarda ilk 2 saatin kritik eşik olduğunu, bu süreçte yapılan müdahalelerin ölüm oranlarını ve ileriki dönemlerde yaşanabilecek kalp rahatsızlıklarını asgari seviyeye düşürdüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Prof. Dr. Altay</strong>, AA muhabirine 29 Eylül Dünya Kalp Günü'nün kalp hastalıklarına karşı farkındalığın artırılması için önemli bir gün olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de ölümlerin en önemli sebeplerinin başında kardiyovasküler hastalıklar geldiğini belirten Altay, "Toplumun yüzde 40'ından fazlası kalp kökenli hastalıklardan hayatını kaybetmekte. Bunun en can alıcı yanı bu hastalıkların önlenebilir olması. Eğer uygun yaklaşımla koruyucu tedaviler uygulanabilirse diğer hastalıklara kıyasla kalp hastalıklarından ölümü ciddi şekilde azaltabiliyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20230929_2_60469952_93192972.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Altay, Türkiye'de kalp krizi ve koroner kalp hastalıklarının görülme sıklığının Avrupa ülkelerine kıyasla daha yüksek olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'nin "yüksek riskli" grupta yer aldığını anlatan Altay, genetik sebepler, sağlıksız yeme içme alışkanlıkları ve spordan uzak yaşamın bu durumun başlıca sebeplerinden olduğuna dikkati çekti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kalp hastalıklarının maliyeti yaklaşık 1 milyar dolar</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kalp hastalıklarının birçok olumsuz sonucu beraberinde getirdiğini vurgulayan Altay, "Hastalarda iş gücü kaybına neden oluyor, sağlık giderlerini artırıyor ve ölümle sonlanabiliyor. Yapılan analizler, Türkiye'de 1 milyonun üzerinde kalp hastası olduğu ve ülkeye maliyetinin yıllık 1 milyar dolara yakın olduğunu gösteriyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Altay, kalp hastalıklarıyla mücadeleye çocukluk döneminde başlanması gerektiğini, bireylerin hastalıkların farkında olarak dengeli beslenme ve spora teşvik edilmesinin kritik rol oynadığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sağlıklı bir yaşam için Altay, şu önerilerde bulundu:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Sigara tüketimini azaltmamız ve engellememiz gerekiyor. Alkol tüketimine dikkat etmeliyiz. Dünyada en çok tuz tüketen ülkelerin başında geliyoruz. Tuzu ciddi oranda azaltmamız gerekiyor. Akdeniz tipi beslenme dediğimiz sebze, meyve ve&nbsp;deniz&nbsp;ürünlerinin bol tüketildiği yaşam tarzına geçmeliyiz. Günde en az yarım saat yürüyüş ya da 15 dakika aktif spor yapmalıyız. Kalp hastalıklarıyla yakından ilgili olan diyabet ve hipertansiyonu da tedavi ettiğimizde kalp sağlığını korumuş oluyoruz."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Bizim için kritik eşik 120 dakikadır"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Prof. Dr. Altay</strong>, kalp hastalıklarında erken tanı ve tedavinin sağlıklı bir yaşamın anahtarı olduğuna işaret etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle kalp krizi durumlarında hastanın hızlı şekilde sağlık tesislerine ulaştırılması gerektiğini anlatan Altay, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Hastalığın erken şekilde tanınması ve tedavi edilmesi lazım. Bir kişi göğüs ağrısı yaşayıp kalp krizi yaşıyorsa bizim için kritik eşik 120 dakikadır. 120 dakika içerisinde tıkanmış damarın ilaç yöntemi ya da anjiyografi ile açılmasıyla hastalarda hem ölüm oranı azalıyor hem de ilerde kalp yetmezliğiyle karşılaşma riski düşüyor. Dolayısıyla hastada çarpıntı, göğüs ağrısı, açıklanamayan nefes darlığı varsa hızlı bir şekilde hekime başvurmalı. Erken şekilde tanı konmalı ve tedavi edilmeli. Eğer erken tedavi yaparsak kalp yetmezliği gibi uzun dönemde ortaya çıkan hastalıkların çoğunu önleyebiliriz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 Sep 2023 17:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/deniz-urunleri-tuketimi-kalp-krizini-engelliyor-1695997013.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli&#039;de gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastanelere kaldırılan 20 kişi taburcu edildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kocaelide-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastanelere-kaldirilan-20-kisi-taburcu-edildi-4000</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kocaelide-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastanelere-kaldirilan-20-kisi-taburcu-edildi-4000</guid>
                <description><![CDATA[Kocaeli'nin Kartepe ve Gölcük ilçelerinde yedikleri yemeklerin ardından zehirlenme şüphesiyle hastanelere kaldırılan 20 kişi taburcu edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kartepe Uzuntarla Mahallesi'ndeki bir parkın girişinde yapılan etkinlikte dağıtılan tavuklu pilavdan yiyen 14 kişinin ve Gölcük Merkez Mahallesi'nde&nbsp;balık&nbsp;yedikten sonra rahatsızlanan 6 inşaat işçisinin kaldırıldıkları hastanelerdeki tedavisi tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doktor kontrolünden geçirildikten sonra taburcu edilen vatandaşların ciddi bir sağlık riskinin bulunmadığı öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kartepe'de dün bir parkın girişinde yapılan etkinlikte dağıtılan tavuklu pilavdan yedikten bir süre sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleri başlayan 14 kişi, ambulanslarla çevredeki hastanelere sevk edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca, Gölcük'te bir inşaatta çalışan 6 inşaat işçisi de&nbsp;balık&nbsp;yedikten sonra benzer şikayetlerle Necati Çelik Devlet Hastanesi'ne başvurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 Sep 2023 17:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/kocaelide-gida-zehirlenmesi-suphesiyle-hastanelere-kaldirilan-20-kisi-taburcu-edildi-1695652276.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık Yağı içti, torununun torununu gördü</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-icti-torununun-torununu-gordu-3953</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-icti-torununun-torununu-gordu-3953</guid>
                <description><![CDATA[Çarşıbaşı ilçesinde kızı ve damadıyla yaşayan 103 yaşındaki Asiye Kaya'nın 7 çocuğu, 18 torunu, 33 torununun çocuğu, 3 de torununun torunu bulunuyor - Kaya'nın torunu Erdoğan Kaya: - "Babaannem benim için çok kıymetli çünkü biz bütün sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ondan öğrendik. Babamı kaybettiğimde 7 yaşındaydım"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Trabzon'un Çarşıbaşı ilçesinde yaşayan 103 yaşındaki Asiye Kaya, mahallenin en yaşlı bireyi olarak biliniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vakfıkebir ilçesinde dünyaya gelen Kaya, orman memuru olan eşi Osman Kaya'yı 1994'te yaşlılığa bağlı hastalıklar sebebiyle kaybetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nüfus kağıdında doğum tarihi Hicri takvime göre 1339 olan 7 çocuk annesi Kaya, 1990'da vefat eden oğlu Mehmet Kaya'nın eşi ve 2 çocuğuyla 15 sene yaşadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir süre diğer çocuklarının da yanında kalan Kaya, yaklaşık 5 yıldır İzmit'ten Trabzon'a dönen kızı Nesime Karanlık ve damadıyla Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yalıköy Mahallesi'nde ikamet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Miladi takvime göre doğum yılı 1920'ye tekabül eden Kaya, yaşı dolayısıyla ailesinin yanı sıra mahallenin de en yaşlı bireyi olarak biliniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yıllar önce geçirdiği trafik kazası nedeniyle bacağından ameliyat olan Kaya, yaşının da ilerlemesiyle hayatını yatağa bağımlı sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">60 yaşındaki Nesime Karanlık, AA muhabirine, her gün taze yemekler yaparak annesine baktığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Annesine kahvaltısını sabah 07.00'de verdiğini anlatan Karanlık, "Öğlen ve akşam yemeklerini yediriyorum. Yufka, lahana, fasulye ve pırasa tavası yaparak yediriyorum. Bugünün yemeğini yarın yemiyor, çok yemek seçiyor ve hep taze yemek istiyor. Çorba, muhallebi yemiyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karanlık, kardeşlerin en küçüğünün kendisi olduğunu belirterek, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Annemin uzun yaşamasının sırrı, babam çok&nbsp;balık&nbsp;yağı getiriyordu.&nbsp;Balık&nbsp;yağından dolayı kemikleri sağlam ve bugüne kadar geldi. Annemin koyunları vardı, yoğurdu, sütü, peynirini yiyordu ama daha çok&nbsp;balık&nbsp;yağından dolayı. Çok&nbsp;balık&nbsp;yağı içti. Kokusu kötü olduğu için biz içmiyorduk, sadece annem içiyordu."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Annesinin kronik rahatsızlığının bulunmadığını, sadece kalp ilacı kullandığını ifade eden Karanlık, "Yaşını duyanlar çok şaşırıyor. 'Çok güzel bakıyorsun.' diyorlar. Hastalığı olmadığı için doktora, hastaneye de gitmiyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kaya'nın 40 yaşındaki torunu Erdoğan Kaya ise babaannesinin 2005'e kadar sağlıklı olduğunu, hayvanlarına baktığını belirterek, o sene geçirdiği trafik kazası sonucu bacağından ameliyat geçirdiğini ve yıllar içerisinde güçten düştüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Babaannem benim için önemli bir değerdir"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aile bireylerinin sürekli babaannesini ziyaret ettiğini anlatan Kaya, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Babaannem benim için çok kıymetli çünkü biz bütün sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ondan öğrendik. Babamı kaybettiğimde 7 yaşındaydım. İnsanın içinde bir ukde kalıyor ama babaannem bize onu hissettirmedi. Her şeyi onunla birlikte yaşadık, iyiyi, kötüyü. Babaannem benim için önemli bir değerdir çünkü onunla yaşadım, büyüdüm, hayatım onunla geçti, hala da geçiyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kaya, babaannesinin 7 çocuğu, 18 torunu, 33 torununun çocuğu ve 3 de torununun torunu olduğunu belirterek, yaşını 103 olarak hesapladıklarını ancak babaannesinin akranlarıyla ilgili çevrede yaptıkları araştırmalara göre 110 yaşında olabileceğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Asiye Kaya, ziyaretine gelen arkadaşının oğlu Ahmet Eyüboğlu ile sohbet etti. Kaya, yaylada çok arkadaşı olduğunu ancak şimdilerde kendi yaşlarında kimsenin kalmadığını belirterek, "Ziyaretime gelenlerden Allah razı olsun." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 16:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/balik-yagi-yedi-torununun-torununu-gordu-1694437660.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından sağlıklı beslenerek formda kalmak için &quot;ton balığı&quot; tavsiyesi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-saglikli-beslenerek-formda-kalmak-icin-ton-baligi-tavsiyesi-3750</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-saglikli-beslenerek-formda-kalmak-icin-ton-baligi-tavsiyesi-3750</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli: - "Amerikan Kalp Derneği, her hafta en az iki porsiyon balık yemenizi önerir. Ancak balık kalorileri önemli ölçüde değişir ve daha yüksek kalorili balıklar daha sağlıklı yağ sağlar"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Taylan Kümeli</strong>, <strong>Amerikan Kalp Derneği</strong>'nin her hafta en az iki porsiyon&nbsp;balık&nbsp;yemeyi önerdiğini ancak&nbsp;balık&nbsp;kalorilerinin önemli ölçüde değiştiğini ve daha yüksek kalorili balıkların daha sağlıklı yağ sağladığını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dardanel'den</strong> yapılan açıklamaya göre, sağlıklı ve dengeli beslenmenin olmazsa olmazlarından&nbsp;balık, bağışıklık sistemini koruduğu gibi hücre onarımını destekliyor, kemik yapısının güçlü kalmasına ve çocukların zekâ gelişimine katkı sağlıyor. Doğal bir protein kaynağı oluşuyla öne çıkan ton balığı, bağışıklık sistemi ile beden ve zihin sağlığını destekleyen mineraller, yüksek miktarda <strong>Omega-3</strong> ve selenyum içeriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">100 gram Dardanel ton balığı tüketildiğinde insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 47’si karşılanıyor. Tüm bu doğal içeriğiyle zengin bir kaynak olan ton balığı, aynı zamanda yaz aylarını formda geçirmek isteyenlerin diyetlerinden eksik etmemeleri gereken önemli bir besin olarak karşımıza çıkıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Balık, diyetler için sağlıklı, zengin içerikli ve çok değerli bir alternatif"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, sağlıklı bir vücut için herkesin protein, yağ, karbonhidrat, lif, vitamin ve mineral dengesine ihtiyacı olduğunu; bunu sağlamanın yolunun da her kategoriden sağlıklı besin seçeneklerine başvurmaktan geçtiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kilo vermeye ya da beslenmesini iyileştirmeye çalışanların, başta ton balığı, somon ve sardalya gibi yağlı&nbsp;balık&nbsp;tüketimini biraz daha artırmalarının faydalı olacağını belirten <strong>Kümeli</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Amerikan Kalp Derneği, her hafta en az iki porsiyon&nbsp;balık&nbsp;yemenizi önerir. Ancak&nbsp;balık&nbsp;kalorileri önemli ölçüde değişir ve daha yüksek kalorili balıklar daha sağlıklı yağ sağlar. Yani seçtiğiniz&nbsp;balık&nbsp;türü büyük bir fark yaratıyor. Daha yüksek yağlı&nbsp;balık&nbsp;yemek, tek bir öğünde daha fazla kalori tüketmeniz anlamına gelebilir, ancak balığı ölçülü bir şekilde yerseniz ve yemeği hazırlamak için iyi pişirme yöntemleri kullanırsanız, uzun vadede fayda sağlayabilirsiniz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balığınızı hazırlama şekliniz kalori sayısını değiştirecektir. Fırında ya da ızgarada pişirilmiş&nbsp;balık&nbsp;ile ton balığı genellikle kalori bakımından en düşük olanlardır. Cam kavanozda, konserve kutuda ve pratik kullanıma uygun poşette sunulan doğal, katkısız ve koruyucusuz ton balığı ile hem lezzetli hem de sağlıklı ve zengin içerikli bir alternatifle diyetinize değerli bir katkı sağlayabilirsiniz.&nbsp;Balık&nbsp;ve salata gibi lezzetli seçeneklerle hem hafif hem sağlıklı beslenebilir, diyetinizi açık havada yapacağınız düzenli yürüyüşlerle destekleyerek kontrol altında bir kilo ile formda bir yaz geçirebilirsiniz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Jul 2023 16:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/uzmanindan-saglikli-beslenerek-formda-kalmak-icin-ton-baligi-tavsiyesi-1690464050.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatay&#039;da suçüstü yakalanan 6 hırsızlık şüphelisinden 2&#039;si tutuklandı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/hatayda-sucustu-yakalanan-6-hirsizlik-suphelisinden-2si-tutuklandi-3726</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/hatayda-sucustu-yakalanan-6-hirsizlik-suphelisinden-2si-tutuklandi-3726</guid>
                <description><![CDATA[Hatay'ın Arsuz ilçesinde su ürünleri satışı yapan iş yerinden hırsızlık yaparken suçüstü yakalanan 6 zanlıdan 2'si tutuklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, <strong>Pirinçlik Mahallesi</strong>'nde su ürünleri üzerine faaliyet gösteren iş yerinden farklı zamanlarda çok miktarda&nbsp;balık&nbsp;çalınması üzerine çalışma başlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Zanlıların kimliklerini belirleyen ekipler, aynı iş yerine hırsızlık için gelen <strong>K.A, H.İ.Y, E.D.B, O.S, O.K.</strong> ile <strong>M.E.R</strong>'yi suçüstü yakaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gözaltına alınan şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şüphelilerden <strong>K.A.</strong> ve<strong> H.İ.Y.</strong> çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Jul 2023 00:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/hatayda-sucustu-yakalanan-6-hirsizlik-suphelisinden-2si-tutuklandi-1690197803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından yaz mevsiminde sıvı tüketimi uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-yaz-mevsiminde-sivi-tuketimi-uyarisi-3722</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-yaz-mevsiminde-sivi-tuketimi-uyarisi-3722</guid>
                <description><![CDATA[Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatma Tayhan, yaz mevsiminde su başta olmak üzere ayran, cacık, maden suyu gibi içeceklerin tüketiminin artırılması gerektiğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Tayhan</strong>, yaptığı yazılı açıklamada, aşırı sıcaklarda özellikle sıvı tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini, günde en az 2-2,5 litre su içilmesini önerdiklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bunaltıcı sıcakların çocuk yetişkin demeden herkesi olumsuz etkilediğine işaret eden <strong>Tayhan</strong>, "Sıcak havalarda olası sağlık risklerine karşı dikkat etmek gerekiyor. Yaz sıcaklarında doğru şekilde beslenmek, sağlık için büyük önem arz ediyor. Öncelikle sıcak ile vücutta terleme oranı arttığından kaybolan sıvı ve elektrolitleri yerine koymak için su başta olmak üzere ayran, cacık, maden suyu gibi içeceklerin tüketimini artırmalıyız." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her yetişkinin su ihtiyacının farklı olduğunu aktaran <strong>Tayhan</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Su tüketmek zor geliyorsa suyun içine limon, nane, meyve parçaları ekleyerek tüketmeyi deneyebilirsiniz. Yeterli su tüketip tüketmediğinizi idrarınızın rengine bakarak anlayabilirsiniz. Eğer idrarınızın rengi koyu sarı ise su tüketiminiz yetersiz, açık ise yeterlidir. Sıcak havalarda aşırı yağlı, şekerli besinler yerine sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı beslenme tercih edilmelidir. <strong>Akdeniz</strong> diyeti önerilebilir. Kızartmalar yerine haşlama ve buğulama, ağır şerbetli tatlılar yerine dondurma ve sütlü tatlılar tercih edilmelidir."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaz sıcaklarında beslenme açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun besin zehirlenmesi olduğunu anlatan <strong>Tayhan</strong>, "Özellikle tavuk, yumurta, süt,&nbsp;balık&nbsp;ve kremalı yiyecekler gibi potansiyel tehlikeli besinlerin tüketiminde daha dikkatli olunmalı, bu besinlerin hazırlanmasında hijyen kurallarına azami ölçüde uyulmalıdır. Dışarıda ve açıkta satılan yiyecekler tüketilmemeli, sıcak havalarda besin zehirlenmelerinde artış yaşandığından evde yemek yemeye özen gösterilmelidir." açıklamasında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Jul 2023 17:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/uzmanindan-yaz-mevsiminde-sivi-tuketimi-uyarisi-1690025215.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Taurin&quot; takviyesinin hayvanlarda ömrü uzattığı belirlendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/taurin-takviyesinin-hayvanlarda-omru-uzattigi-belirlendi-3554</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/taurin-takviyesinin-hayvanlarda-omru-uzattigi-belirlendi-3554</guid>
                <description><![CDATA[Bilim insanları, hem insan vücudunda doğal olarak üretilen hem de et veya balık gibi protein içeren gıdalarda bulunan "taurin" amino asidinin maymun ve farelerde ömrü uzattığını tespit ettiklerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>iNews</strong>’in haberine göre, uluslararası araştırmacılardan oluşan ekip, insan vücudunda doğal olarak üretilen ancak yaşlanmaya bağlı olarak seviyesi düşen taurin takviyesinin fare ve maymunlardaki etkisini inceledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmada insan yaşına göre 45 yıla denk gelen 14 aylık 250 farenin yarısına günlük taurin takviyesi, diğer yarısına da kontrol solüsyonu verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sonuçlar, erkek farelerin yüzde 10, dişilerin ise yüzde 12 daha uzun yaşadığını ve farelerin daha sağlıklı hale geldiğini gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmacılar, farelerde üç ila dört ekstra ayın insanlarda yedi veya sekiz yıla eşdeğer olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekip daha sonra, taurin takviyelerinin etkilerini orta yaşlı maymunlarda test etti ve altı ay boyunca maymunlara her gün taurin kürü verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sonuç olarak vücut ağırlığı, kemik, kan şekeri seviyeleri ve bağışıklık sisteminde iyileşmeler bulundu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Taurin seviyeleri yaşlandıkça düşüyor</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca insanlarda bulunan taurin seviyelerinin yaşla azaldığını gözlemleyen bilim insanları, hayvanlar üzerinde yapılan araştırmaların henüz insanlar üzerinde denenmediğini ancak artık denenebileceğini açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Columbia Üniversitesi Vagelos Doktorlar ve Cerrahlar Koleji'nde genetik ve gelişim profesörü ve çalışma lideri <strong>Vijay Yadav</strong>, “Bu araştırma, taurinin daha uzun ve sağlıklı hayat sürmemize yardımcı bir yaşam iksiri olabileceğini gösteriyor.” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmanın sonuçları "<strong>Science Dergisi</strong>"nde yayımlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Jun 2023 18:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/taurin-takviyesinin-hayvanlarda-omru-uzattigi-belirlendi-1686386737.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Anne adaylarına &quot;Yeterli miktarda iyotlu tuzu sofradan eksik etmeyin&quot; uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/anne-adaylarina-yeterli-miktarda-iyotlu-tuzu-sofradan-eksik-etmeyin-uyarisi-3527</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/anne-adaylarina-yeterli-miktarda-iyotlu-tuzu-sofradan-eksik-etmeyin-uyarisi-3527</guid>
                <description><![CDATA[Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emel Örün:  "Gebelik ve emzirme döneminde oluşan iyot eksikliği, bebekte zihinsel gerilik ve hipotiroidi gibi önemli sağlık problemlerine yol açabiliyor. İyot eksikliği anne karnında bebeklerin kaybedilmesine, ölü doğumlara, düşüklere de sebep olabiliyor" "Bir erişkinin günlük tüketmesi gereken iyotlu tuz miktarı bir silme tatlı kaşığı. Gebeler de yeterli miktarda tuz ve iyottan zengin besinlerden tüketirlerse hem kendi sağlıklarını hem de doğacak bebeklerinin sağlıklarını korur"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">&nbsp;Etlik Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.<strong> Emel Örün</strong>, düşüğe hatta ölü doğuma neden olan, bebeklerde ise zeka geriliği gibi gelişimsel bozukluklara yol açan iyot eksikliğini engellemek için hamilelerin mutlaka iyotlu tuz ve iyottan zengin besinleri yeterli miktarda tüketmesi gerektiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Örün</strong>, 1-7 Haziran İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi Haftası dolayısıyla AA muhabirine yaptığı açıklamada, iyodun vücutta tiroit hormonlarının oluşumunda rol aldığını ve eksikliğinin ciddi sağlık problemlerine yol açabildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle hamilelik ve emzirme döneminde yeterli iyot alımının önemine işaret eden Örün, "Gebelik ve emzirme döneminde iyot eksikliği olması bebekte zihinsel gerilik ve hipotiroidi dediğimiz önemli sağlık problemlerine yol açabiliyor. İyot eksikliği, anne karnında bebeklerin kaybedilmesine, ölü doğumlara, düşüklere de sebep olabilir." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de 1994'ten itibaren sofralarda kullanılan tuzun iyotlandığını belirten Örün, yeterli miktarda iyotlu tuz kullanımıyla iyot eksikliğine bağlı hastalıkların önlenebileceğini vurguladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gebelikte günlük en az 200 mikrogram iyot alınmalı</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. <strong>Örün</strong>, tuzun yanı sıra&nbsp;deniz&nbsp;ve&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri, süt ve süt ürünleri, kırmızı et, kuru fasulye ile muz, çilek gibi meyvelerin iyottan zengin besinler olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Çocukların hayatının ilk 5 yılında günlük 90 mikrogram, 6-12 yaş arasında ise 120 mikrogram iyot tüketmeleri gerekir. Erişkin dönemde günlük iyot tüketimini 150 mikrogram olarak öneriyoruz. Gebelik döneminde alınması gereken günlük iyot ihtiyacı ise 200 hatta 300 mikrogram olarak belirlenmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tuzun az alımı kadar fazla tüketilmesi de farklı sağlık sorunlarına yol açar. Dünya Sağlık Örgütü, bir erişkinin günlük tüketmesi gereken tuz miktarını 5 gram yani silme bir tatlı kaşığı veya dolu bir çay kaşığı olarak öneriyor. Bu miktarı tüketmek zaten iyot eksikliğinin önüne geçmek için yeterlidir. Gebeler de belirlenen miktarda gerek tuz gerekse iyottan zengin besinlerden tüketirlerse hem kendi sağlıklarını hem de doğacak bebeklerinin sağlıklarını korumuş olur."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İyot eksikliğiyle doğan bebeklerde zihinsel yetersizlikler görülebiliyor"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Örün</strong>, "İyot eksikliğiyle doğan bebeklerde zihinsel yetersizlikler, büyüme geriliği, yürüme, konuşma gibi motor becerilerinde gecikmeler, işitme azlığı gibi gelişimsel ve geri dönüşsüz sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Zihinsel, fiziksel ve gelişimsel büyümeleri sekteye uğruyor." bilgisini paylaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bebeklerde iyot eksikliğinin tiroit bezinin az çalışması olarak bilinen hipotiroidine yol açtığını anlatan <strong>Örün</strong>, bu durumdaki bebeklerin tiroit hormonu takviyesiyle tedavi edilebildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğumdan sonra yapılan topuk kanı taramalarında hipotiroidinin de tarandığına ve iyot eksikliğinin bu şekilde saptanabildiğine işaret eden <strong>Örün</strong>, "İlerleyen dönemde ise en çok kaba sesli ağlama, başlarının vücutlarına göre büyük, bıngıldaklarının geniş olması, göz kapaklarında şişlik gibi şikayetlerle başvuru alıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İyot eksikliği yetişkinlikte "guatr" hastalığına yol açıyor</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. <strong>Örün</strong>, iyot eksikliğine bağlı durumların yetişkinlikte de ortaya çıkabildiğini belirterek, "Yetişkinlik döneminde iyot eksikliğine bağlı olarak troit bezinin aşırı büyümesiyle karşılaşıyoruz, buna da guatr hastalığı diyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Guatr hastalığının kanda tiroit hormonlarının ölçümüyle belirlendiğini ve ardından kişiye uygun tedavi sürecinin başlatıldığını aktaran <strong>Örün</strong>, "Türkiye'de sofra tuzunun iyotlanması ile iyot eksikliğine bağlı hastalıkları görme sıklığı azaldı. Fakat insanların bu konuda her zaman bilinçli davranması, almaları gereken ölçülü miktarda iyotlu tuzu sofralarından eksik etmemeleri gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Jun 2023 13:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/anne-adaylarina-yeterli-miktarda-iyotlu-tuzu-sofradan-eksik-etmeyin-uyarisi-1686047845.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinop&#039;ta balıkçılarca yapılan &quot;lakerda&quot; coğrafi işaret tescil belgesi aldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-balikcilarca-yapilan-lakerda-cografi-isaret-tescil-belgesi-aldi-3462</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-balikcilarca-yapilan-lakerda-cografi-isaret-tescil-belgesi-aldi-3462</guid>
                <description><![CDATA[Sinop'ta balıkçılar tarafından iri palamutlardan yapılan lakerda (tuzlu balık), Türk Patent ve Marka Kurumunca (TÜRKPATENT) coğrafi işaret belgesiyle tescillendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Ticaret ve Sanayi Odasından yapılan açıklamada, lakerdanın coğrafi işaret alması için 2 yıl önce başvuruda bulunulduğu belirtildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başvuruyu değerlendiren <strong>TÜRKPATENT</strong>'in <strong>Sinop</strong>'ta üretilen lakerdaya coğrafi işaret tescil belgesi verdiği aktarılan açıklamada, kararın balıkçılık sektörü adına sevindirici bir gelişme olduğu kaydedildi.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 May 2023 12:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/05/sinopta-balikcilarca-yapilan-lakerda-cografi-isaret-tescil-belgesi-aldi-1684405032.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balıklarda tespit edilen ilaç kalıntıları insan sağlığı için risk oluşturabilir</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/baliklarda-tespit-edilen-ilac-kalintilari-insan-sagligi-icin-risk-olusturabilir-3413</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/baliklarda-tespit-edilen-ilac-kalintilari-insan-sagligi-icin-risk-olusturabilir-3413</guid>
                <description><![CDATA[Marmara Denizi'nde yaptıkları araştırmada deniz canlılarında ilaç kalıntıları tespit eden İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nuray Çağlar:  "İlaç etken maddelerinin balık stokları üzerinde olumsuz etkileri var. Bazılarının sucul ekosistemde fazla bulunması balık stoklarının azalmasına yol açarken balıkların üreme sistemlerini olumsuz etkiliyor, çift cinsiyete veya balığın üreme dönemini aşıp, çoğalamadan ömrünü tamamlamasına neden oluyor" - "Bu tür kirleticilerin insan sağlığını olumsuz etkilemesi için günlük ya da haftalık tüketim miktarı, tüketen insanın kilosu önemli. Olumsuz etkiler yaratabileceğini tahmin edebiliyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Marmara Denizi</strong>'nde farklı noktalardan alınan balık örneklerinde ilaç kalıntıları tespit eden İstanbul Üniversitesi&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Kimyasal Oşinografi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. <strong>Nuray Çağlar</strong>, bu tür kalıntıların balıkların cinsiyet ve üremelerini etkilediğini, besin zincirine katılmasıyla da tüketim miktarına bağlı olarak insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olabileceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Üniversitesi&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü, Marmara Denizi'nde 2019 yılının ilkbahar ve sonbahar aylarında 5 farklı noktadan trol ağlarıyla toplanan&nbsp;deniz&nbsp;canlılarındaki ilaç kalıntılarını inceledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstavrit, çaça, mezgit, hani ve karides üzerinde yapılan araştırma sonucunda, bu&nbsp;deniz&nbsp;canlılarında değişen miktarlarda ilaç etken maddelerine, en çok da ağrı kesici olarak kullanılan ilaçların kalıntılarına rastlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sonuçları bu yılın ocak ayında açıklanan çalışmanın detaylarını AA muhabirine değerlendiren <strong>Çağlar</strong>, kentsel atık su sistemlerinde güçlükle arıtıldığı için ilaç etken maddelerinin ve bunlar arasında özellikle endokrin bozucu olanların, Dünya Sağlık Örgütü <strong>(DSÖ)</strong> tarafından denizel ortamlarda izlenmesi gereken parametreler listesine alındığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'deki denizlerde ilaç etken maddeleriyle ilgili&nbsp;deniz&nbsp;suyunda, midyelerde, balıklarda yapılmış bir çalışma bulunmadığı için bu alanda araştırma yapmaya başladıklarını anlatan <strong>Çağlar</strong>, balıkları, balıkçılık alanında uzmanlaşmış akademisyenlerle birlikte türlerine, metodolojiye göre belli sayıda gruplara ayırdıktan sonra laboratuvar inceleme aşamasına geçtiklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tespit edilen etken maddeler</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnsanlar tarafından en fazla tüketilen&nbsp;deniz&nbsp;canlıları üzerinde <strong>DSÖ</strong>'nün belirlediği 11 grup ilaç etken maddesini incelediklerini aktaran <strong>Çağlar</strong>, bu maddeleri içeren ilaçları; ağrı kesiciler, kolesterol düşürücü lipit düzenleyiciler, sara hastalığı tedavisinde de kullanılan anti epileptik ilaçlar ve doğum kontrol ilaçlarında bulunan doğal ve sentetik steroid hormonlar şeklinde sıraladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklarda ilaç etken maddesinin bulunup bulunmadığını ve varsa hangi miktarda olduğunu öncelikle incelemek istediklerini kaydeden <strong>Çağlar</strong>, "En fazla tespit ettiğimiz, ağrı kesiciler grubundaki etken maddeler, bunların yüksek oranda olanları ibuprofen ve klofibrik asit. Yine aynı gruptan fenoprofen, lipid düzenleyici gruptan gemfibrozil de tespit ettik. Steroid hormonlardan östrojen, 17 alfa etinil estradiol ve 17 beta estradiol en belirgin bulduğumuz ilaç etken maddeler. Ardından sara hastalarının kullandığı ilaçlarda bulunan karbamazepin geliyor."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlaç kalıntılarının etkileri</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Çağlar</strong>, araştırmanın amaçlarından birinin, bu maddelerin denizdeki diğer kirleticilerde olduğu gibi besin zincirine katılıp katılmadıklarını, besin zincirine katılmaları durumunda bunun insan sağlığına zarar verip vermediğini tespit etmek olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Çağlar</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İlaç etken maddelerinin balık stokları üzerinde olumsuz etkileri var. Bazılarının sucul ekosistemde fazla bulunması balık stoklarının azalmasına yol açarken balıkların üreme sistemlerini olumsuz etkiliyor, çift cinsiyete veya balığın üreme dönemini aşıp, çoğalamadan ömrünü tamamlamasına neden oluyor. Yüksek orandaki endokrin bozucular, balıklarda da tıpkı insanda olduğu gibi doğal hormon gibi davranıyor. Özellikle steroid hormonlar balıkların cinsiyetinde olumsuz etkiler yapıyor, sıklıkla tüketilen ateş düşürücünün balıkta nasıl bir etki yarattığının ise ayrıntılı incelenmesi gerekiyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlaç kalıntılarına maruz kalmış balıkların insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine değinen <strong>Çağlar</strong>, "Besin zinciri yoluyla bu balıkların tüketmesi durumunda insanlarda aynı etkileri yapması söz konusu olabilir, bunların daha ayrıntılı incelenmesi gerekiyor. Bu tür kirleticilerin insan sağlığını olumsuz etkilemesi için günlük ya da haftalık tüketim miktarı, tüketen insanın kilosu önemli. Olumsuz etkiler yaratabileceğini tahmin edebiliyoruz." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Çağlar</strong>, daha sık örneklemeler yaparak çalışmalarına devam edeceklerini, bundan sonraki hedeflerinin, balıklardaki ilaç kalıntılarının insan sağlığına etkilerini daha doğru ve sağlıklı bir şekilde anlayabilmek için Eczacılık ve Tıp Fakültesi ile işbirliği yapmak olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çözüm önerileri</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her ilaç grubunun farklı kimyasal özelliklere sahip olduğunu, bunların arıtılması için tek bir metodun yeterli olmadığını ifade eden <strong>Çağlar</strong>, "Bir insanların kullandığı, bir de besicilikte kullanılan ilaçlar var. Bunlar kanalizasyon yoluyla&nbsp;deniz&nbsp;suyuna, yani alıcı ortama ulaşıyor. Hibrit su arıtma teknolojisinin kullanılması gerekiyor. Dünyada da bu konuda araştırmalar var. Kentsel atık su tesislerinde yeni teknolojiler geliştirilerek, bunların denize ulaşmasını engellememiz lazım." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kimyasal bileşiklerin&nbsp;deniz&nbsp;ortamına ulaştığında daha kararlı formlara dönüşebildiğine dikkati çeken Prof. Dr. <strong>Çağlar</strong>, ilaçların denize ulaşmasını engelleme konusunda alınacak bireysel önlemlere değinerek, kullanılmayan ilaçları lavaboya dökmek veya çöpe atmak yerine ayrı toplanması tavsiyesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Çağlar</strong>, "Deniz&nbsp;ortamındaki kirleticiyi arıtmak çok büyük maliyetli bir işlem. Bu nedenle yerinde gidermek çok önemli. Arıtma sistemine gelmeden önce vatandaş olarak önlem alacağız." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Marmara Denizi</strong>'nde yaptıkları çalışmayı dünyadaki benzer çalışmalarla kıyaslayan <strong>Çağlar</strong>, şu bilgileri paylaştı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Dünya denizlerinde de ağrı kesiciler ve lipit düşürücüler çok yüksek. Dikkatimizi çeken ise sara ilaçlarında kullanılan etken maddelerin bizde daha düşük olması. Arktik'e yapılan bir seferde, Svalbard (Norveç'e bağlı takımada) açıklarındaki&nbsp;deniz&nbsp;suyu örneklerinde de ilaç etken maddeleri bulduk. Yani Arktik'e kadar ulaşmış ilaç etken madde birikimi var."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de henüz ilaç etken maddeleri için su ürünleri yönetmeliği kapsamında limit değerlerin oluşturulmadığını hatırlatan Çağlar, bu değerlerin oluşturulmasının uzun süreli araştırmalar gerektirdiğini ve bu anlamda zamana ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Apr 2023 11:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/baliklarda-tespit-edilen-ilac-kalintilari-insan-sagligi-icin-risk-olusturabilir-1682720149.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından ramazanda tokluk için protein içeren yiyecekler tüketilmesi tavsiyesi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-ramazanda-tokluk-icin-protein-iceren-yiyecekler-tuketilmesi-tavsiyesi-3349</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanindan-ramazanda-tokluk-icin-protein-iceren-yiyecekler-tuketilmesi-tavsiyesi-3349</guid>
                <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya, ramazan ayında uzun süre tokluk hissi için protein içeren yiyeceklerin tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Kaya</strong>, AA muhabirine, ramazan ayında vücudun gereksinim duyduğu gıdaların yanı sıra gün boyu tokluk hissi oluşturan yiyeceklerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ramazanda hamur işi yiyeceklerin tok tuttuğunun sanıldığına işaret eden <strong>Kaya</strong>, "Aslında tam tersi. Karbonhidrat içeriği çok yoğundur ama tam tahıllı olursa nispeten biraz daha iyi. Çünkü vitamin mineral özellikleri daha az kayba uğruyor ancak karbonhidrat içeren yiyeceklerin bir saat içinde sindirimi tamamlanıyor. Peynir ve yumurta ya da kıyma gibi protein içeren yiyecekle yapılırsa o zaman tok tutucu özelliği uzayacaktır." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sahurda yumurta ve peynir tüketimini öneren <strong>Kaya</strong>, "İftarda tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;eti veya kırmızı eti düzenli şekilde almamızda yarar var. Daha uzun süre tokluk hissi için posa içeriğini yüksek olması gerekiyor ki kuru baklagiller bunlar arasındadır. Mercimekli bulgur pilavı, nohutlu pirinç pilavı gibi. Bunları tüketirsek o zaman uzun vadede tokluk sağlayabiliriz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Kaya</strong>, iftarda yemeğin yavaş ve hazmederek tüketilmesini, yemeğinin ardından 15-20 dakikalık yürüyüş yapılmasının faydalı olacağını dile getirerek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Tatlıları, sebzeyi, çorbayı, pilavı, böreği hepsini bir arada tüketirsek mide rahatsızlıklarına neden olabilir, kalbimizin sağlığını bozabiliriz ve hipertansiyona neden olabiliriz. Bundan korunmak için mümkün olduğu kadar az az tüketmek, tatlıları sonraya bırakmak ya da akşam yürüyüşten geldikten sonra böreğimizi çayımızı içmek olabilir. Kesinlikle yemekleri çok iyi çiğnememiz gerekiyor. Çiğnemeden yutmak hem mide hem bağırsak rahatsızlıklarına hem da kabızlığa yol açacaktır. Bir anda şişkinlik, doygunluk oluşturacaktır. Çok yağlı, tuzlu ve tatlı yiyeceklerin aşırı tüketimi de karaciğer başta olmak üzere birçok organa zarar verebilir."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Apr 2023 13:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/uzmanindan-ramazanda-tokluk-icin-protein-iceren-yiyecekler-tuketilmesi-tavsiyesi-1681402390.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşlanmayan deniz canlıları kanser ve yaşlanma tedavisinde ilaç ham maddesi olabilir</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/yaslanmayan-deniz-canlilari-kanser-ve-yaslanma-tedavisinde-ilac-ham-maddesi-olabilir-3324</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/yaslanmayan-deniz-canlilari-kanser-ve-yaslanma-tedavisinde-ilac-ham-maddesi-olabilir-3324</guid>
                <description><![CDATA[İlkel omurgalı ascidians grubu deniz canlıları üzerinde çalışmalar yürüten ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Karahan: - "Dünyada artan antibiyotik direnci ve kanser vakalarından dolayı yeni ilaç ham maddesi dediğimiz metabolit arayışına girildi, bunların başında denizel canlılar var" - "Yeni tanımladığımız metabolitleri 2 yıllık bir süreçte duyuracağız ve bir kısmının antibiyotik, antikanser veya yaşlanma karşıtı olarak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaşlanmayan ve haftalık olarak tüm vücut onarımı yapan ilkel omurgalı ascidians grubu&nbsp;deniz&nbsp;canlıları üzerinde çalışmalar yürüten ODTÜ&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>Arzu Karahan</strong>, "Yeni tanımladığımız metabolitleri 2 yıllık bir süreçte duyuracağız ve bir kısmının antibiyotik, antikanser veya yaşlanma karşıtı olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Karahan</strong>, yaşlanmayan ve kendi kendini onarabilen ilkel omurgalı&nbsp;deniz&nbsp;canlıları olan ascidians grubu üzerinde <strong>2017</strong>'den bu yana ekibiyle birlikte çalışmalar yürütüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Antalya</strong>,<strong> Mersin</strong> ve <strong>Hatay</strong>'da 8 ayrı istasyonda yaptıkları çalışmaların ardından canlıların kültür ortamında yaşayabilmelerini sağlayan <strong>Karahan</strong> ve ekibi, bu canlılardan sağlık ve endüstri alanlarında kullanılabilecek ham madde arayışına başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Canlıların kendi kendilerini onarabilme ve yaşlanmama özellikleri üzerine yürütülen projelerde kanserden yaşlanmaya kadar birçok alanda kullanılabilecek ilaç ham maddeleri elde edilmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirine konuşan <strong>Karahan</strong>, üzerinde çalıştıkları canlının ascidians grubu ilkel omurgalılar olduğunu ve bu türler üzerinde biyoçeşitlilik tespiti, yaşlanma çalışmaları, tüm vücut onarımı çalışmaları ve bu canlılardan tıp ve endüstride kullanılabilecek ilaç ham maddelerinin tanımlanması olmak üzere 4 ayrı çalışma yürüttüklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yurt dışında bu alanda araştırmalar yapılsa da Türkiye'de hiçbir araştırma olmadığını görünce kıyılarda tür tespiti çalışmasına başladıklarını anlatan <strong>Karahan</strong>, "Türkiye'de çok farklı türler olduğunu gördük. Bu türlerin üzerinde çeşitli popülasyon genomiğini ve türlerin yapısal ve işlevsel yönlerini incelemeye başladık. Sistem biraz altyapı ve canlıyı yaşatmak için çaba gerektiriyordu. Şu anda yaşatmayı da başardık. Ardından da tüm vücut onarımı çalışmaları başladı." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Biyoçeşitliliğin yüzde 50 ila 80'i denizlerde bulunuyor"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tür üzerinde, dünyada belirli ve az sayıda enstitünün çalıştığına, Türkiye'de ise sadece kendilerinin ilk kez bu alanda çalışma yürüttüğüne dikkati çeken <strong>Karahan</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Dünyada artan antibiyotik direnci ve kanser vakalarından dolayı yeni ilaç ham maddesi dediğimiz metabolit arayışına girildi, bunların başında denizel canlılar var. Dünyanın yüzde <strong>71</strong>'ini denizler kaplıyor ve toplam biyoçeşitliliğin yüzde <strong>50 </strong>ila <strong>80</strong>'i denizlerde bulunuyor. Bu kadar muazzam çeşitlilik içerisinde muazzam kimyasallar var. Dünyada birçok sektör ve üniversite bunların keşfi için denizlere yönelmiş durumda. Bu canlılarda (<strong>ascidians grubu</strong>) tüm vücut onarımının farklı aşamalarını dünyadaki diğer enstitülerle birlikte çalışıyoruz. Yaşlanma çalışmaları da aynı şekilde sürüyor. Şu ana kadar yapılan çalışmaların sonuçları, bu canlıların yaşlanma belirtileri göstermediği şeklinde olunca biz de bunun üzerine çalışmaya başladık."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Her hafta vücudunun tamamı yenileniyor"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu canlıların ürettikleri maddelerin, vücutlarının içinde bulunduğunu ve yaşam döngülerinin çok ilginç olduğunu ifade eden <strong>Karahan</strong>, şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Her hafta vücutlarının tamamı yenileniyor, bu yüzden yaşlanma yok ve kan hücrelerinden tüm vücut onarımı yapıyorlar. Düşünün, insanın kan hücrelerini izole ediyorsunuz, oradan tüm bir insan çıkıyor gibi. Bu canlılar hem eşeyli hem de eşeysiz bir şekilde ürüyor. Bizim bildiğimiz anlamda bir yaşlanmaları yok. '<strong>Kök hücre yaşlanması</strong>' dediğimiz bir yaşlanmadan dolayı ölüyorlar. 3 yıllık ömürlerinin son 3 haftasında yaşlanma belirtileri gösteriyor ve ölüyorlar. Bunu 80 yaşında bir insan olarak düşünürsek 75 yaşına kadar hiçbir yaşlanma belirtisi göstermeden yaşıyor, son 4-5 yıllık bir süreçte yaşlanıyor ve ölüyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmalarda geldikleri son durum hakkında bilgi veren <strong>Karahan</strong>, biyoçeşitlilik anlamında <strong>Akdeniz </strong>kıyılarında ascidians grubundan <strong>DNA </strong>barkotlama yöntemiyle 8 tür tanımladıklarını, bunlardan birinin yeni tür olduğunu, birinin ise yeni tür olma potansiyeli bulunduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaşlanma konusunda çalışmalarının başlangıç aşamasında olduğunu, tüm vücut onarımı çalışmalarında ise güzel sonuçlar bulduklarını vurgulayan Karahan, "Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarımızla daha önce dünyada hiç tanımlanmamış olan yeni metabolitlerimiz var, bunların hangi amaçla kullanılabileceğini araştırıyoruz. Ayrıca daha önce tanımlanmış ve antibiyotik olarak kullanılan, kolesterol üzerine dolaylı ya da direkt olarak etki ederek damar sertliği tedavisinde kullanılan metabolitler tanımladık." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye kıyılarında üzerinde çalıştıkları ascidians grubunun oldukça farklı türlerinin olabileceğini belirten Karahan, kendilerinin sadece <strong>Akdeniz </strong>kıyılarına bakabildiklerini, diğer kıyılara da açılmayı planladıklarını kaydetti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yeni tanımladığımız metabolitleri 2 yıllık bir süreçte duyuracağız"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu canlıların kansere çare olacağını söylemenin çok iddialı olacağı yorumunu yapan <strong>Karahan</strong>, "Ama belli tipler için kullanılacak birtakım metabolitlerin ya da kişinin konforlu yaşamasını sağlayacak olanların keşfi, önemli bir aşama olacaktır. Günümüzde yaşlanma geciktirilmiş durumda ama konforlu yaşlanma dediğimiz olay için bunlar oldukça faydalı olacaktır. Gen yolaklarının tam olarak tanımlanması daha uzun soluklu bir çalışma. Bulunan bir gen yolağının birtakım manipülasyonlarla kapatılması söz konusu olabiliyor, bu şekilde yaşlanmadan sorumlu olan genin kapatılması ve kişinin daha konforlu yaşlanması söz konusu olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doç. Dr. Karahan sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Biz olaya bütünleşik bakıyoruz. Hızlı bir şekilde ilaç sektöründe kullanılabilecek metabolitlere de bakıyoruz, aynı zamanda uzun soluklu olarak canlıların neden yaşlanmadığını, nasıl tüm vücut onarımı yaptığını genetik olarak anlamaya çalışıyoruz. Yeni tanımladığımız metabolitleri 2 yıllık bir süreçte duyuracağız ve bir kısmının antibiyotik, antikanser veya yaşlanma karşıtı olarak kullanılabileceğini düşünüyoruz. Bu canlıyı üretmek gerekiyor, biz kültür ortamında bunu yaşatabiliyoruz. Büyük tesislerde bu canlının yetiştirilmesi söz konusu. Öte yandan kıyılarımız çok zengin, canlıları yetiştirmesek bile kıyısal alandan oldukça fazla miktarda toplamamız mümkün."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 12:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/yaslanmayan-deniz-canlilari-kanser-ve-yaslanma-tedavisinde-ilac-ham-maddesi-olabilir-1680890763.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Balık yağı tüketirken kokusuna ve tadına dikkat edilmeli&quot; uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-tuketirken-kokusuna-ve-tadina-dikkat-edilmeli-uyarisi-3298</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yagi-tuketirken-kokusuna-ve-tadina-dikkat-edilmeli-uyarisi-3298</guid>
                <description><![CDATA[İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayper Somer: - "Balık yağı tüketirken en önemli konuların başında koku ve tat geliyor. Balık yağları, hava ile temas edince tat ve koku açısından bozulabilir. Dolayısıyla çocuklar için her gün tüketecekleri balık yağının tazeliğini koruması ve hijyenik olması büyük öneme sahip"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayper</strong> <strong>Somer</strong>,&nbsp;balık&nbsp;yağının tazeliğini koruması ve hijyenik olmasının önemli olduğunu belirterek, bunların havayla temas etmeleri durumunda tat ve kokularının bozulabileceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Prof. Dr. Somer</strong>, yaptığı yazılı açıklamada, çocukların gelişimi için olmazsa olmazların başında <strong>Omega-3 </strong>yağ asitleri olan <strong>DHA ve EPA</strong>'nın geldiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Somer</strong>, <strong>Omega-3</strong> yağ asitleri olan <strong>EPA</strong> ve <strong>DHA</strong>'nın insan vücudunda üretilemediği için esansiyel besinlerle alınması gerektiğini belirterek, "<strong>EPA ve DHA</strong>, kalbin normal fonksiyonuna katkıda bulunuyor. <strong>DHA</strong>, normal beyin fonksiyonlarının ve normal görme yetisinin korunmasına katkı sağlar. Bu nedenle gelişim çağındaki çocuklar için olmazsa olmazdır." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;yağı tüketirken dikkat edilmesi gereken konulara vurgu yapan <strong>Somer</strong>, "Balık&nbsp;yağı tüketirken en önemli konuların başında koku ve tat geliyor.&nbsp;Balık&nbsp;yağları, hava ile temas edince tat ve koku açısından bozulabilir. Dolayısıyla çocuklar için her gün tüketecekleri&nbsp;balık&nbsp;yağının tazeliğini koruması ve hijyenik olması büyük öneme sahip. Bunun için günümüzde tüketiciler özel formlu ürünleri tercih edebiliyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Somer, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'nin (EFSA) 2-18 </span></span></strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">yaş arasında çocuklar için günlük</span></span><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"> 250mg EPA+DHA </span></span></strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">miktarında</span></span><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"> Omega-3 </span></span></strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">alımı önerdiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Apr 2023 17:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/balik-yagi-tuketirken-kokusuna-ve-tadina-dikkat-edilmeli-uyarisi-1680543014.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vitamin eksikliği, vücudu olumsuz etkiliyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/vitamin-eksikligi-vucudu-olumsuz-etkiliyor-3277</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/vitamin-eksikligi-vucudu-olumsuz-etkiliyor-3277</guid>
                <description><![CDATA[Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi’nden Diyetisyen Habibe Ramle Duzcan: - "Vitamin eksikliği, düşük bağışıklık, görme bozukluğu, kansızlık, stres ve uyku problemleri, cilt hastalıkları, sinir hastalıkları gibi vücutta birçok mekanizmayı olumsuz anlamda etkiliyor" - "Besin çeşitliliği ile beslenmek antioksidan kapasiteyi artırmamıza, bağışıklığımızı ve sağlığımızı korumamıza yardımcı olacaktır"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Medipol Üniversitesi Çamlıca Hastanesi</strong>’nden <strong>Diyetisyen Habibe Ramle Duzcan</strong>, vitamin eksikliğinin; düşük bağışıklık, görme bozukluğu, kansızlık, stres ve uyku problemleri, cilt hastalıkları, sinir hastalıkları gibi vücutta birçok mekanizmayı olumsuz anlamda etkilediğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Medipol Mega Üniversite</strong> <strong>Hastanesi</strong>'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Duzcan</strong>, vitaminin dikkatsiz bir şekilde fazla tüketiminin kan pıhtılaşması, böbrek taşı, çarpıntı ve mide ağrısı gibi birçok probleme sebep olacağını bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Duzcan</strong>, "Bu nedenle bilinçsiz beslenmeden ve tüketimden kaçının. Takviye gerekebilecek durumlar için hekim kontrollerini ihmal etmeyin." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vitamin ve minarel eksikliğinin geçmişten günümüze kadar makrositik anemi, pernisiyöz anemi, skorbüt, guatr, havale, pellegra, beriberi, raşitizm, anemi ve gece körlüğüne de yol açabileceğini belirten <strong>Duzcan</strong>, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi doğru besinlerle yeterli miktarda beslenerek sağlamanın hastalıklardan korunmak için önemli olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Duzcan, "Besin çeşitliliği ile beslenmek antioksidan kapasiteyi artırmamıza, bağışıklığımızı ve sağlığımızı korumamıza yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hangi vitamin hengi besinde bulunuyor?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anti enflamatuvar bir vitamin olan A, bağışıklık için önemli bir antioksidan C ve hücreleri koruyan antioksidan E vitaminin beslenmede önemli rol oynadığını vurgulayan <strong>Duzcan</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yumurta, havuç, tatlı patates, kabak, mango, ıspanak ve benzeri ile A vitamini, besinsel olarak iyi kaynaklarından bilinen yağlıklı balıklar ile D vitamini, ceviz, çiğ fındık gibi yağlı tohumlar, zeytinyağı, avokado E vitamini içeriyor. Besin ve ilaç etkileşimi açısından kontrollü tüketilmesi gereken K vitamini ıspanak, lahana, brokoli marul gibi yeşil yapraklı sebzeler, yaban mersini, incir gibi bazı meyvelerde bulunuyor. Maydanoz, turunçgiller, çilek, biber gibi meyve ve sebze içeriklerinin taze tüketimleri ile C vitamini içeriğini, buğday ruşeymi, yulaf kepeği, tam tahıllar ve baklagiller ile B1 vitaminini (Tiamin), süt ve ürünleri, yumurta, badem gibi besinlerle B2 vitaminini (riboflavin),&nbsp;balık, organik tavuk, et, yağlı tohum, tam tahılları tüketerek de B3 vitaminini (niasin) beslenmemize ekleyebiliriz. Birçok hayvansal ve bitkisel kaynağı olan B5 vitaminini (pantotenik asit), yağlı tohumlar, kabuklu yemişler, baklagiller, organik kümes hayvanı etleri, kırmızı et ile B6 vitaminini (piridoksin), kırmızı ve yeşil mercimek, ıspanak, pazı, maydanoz gibi besinlerle B9 vitaminini (folik asit), yumurta,&nbsp;balık, et tüketimi ile B12 vitaminini alabiliriz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Mar 2023 12:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/vitamin-eksikligi-vucudu-olumsuz-etkiliyor-1680087821.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Menülerdeki olumsuz uyarılar sürdürülebilir tercihlerde daha etkili oluyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/menulerdeki-olumsuz-uyarilar-surdurulebilir-tercihlerde-daha-etkili-oluyor-3237</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/menulerdeki-olumsuz-uyarilar-surdurulebilir-tercihlerde-daha-etkili-oluyor-3237</guid>
                <description><![CDATA[ABD’de yapılan bir çalışma, üzerinde "Doğa dostu değildir", "Karbon ayak izi fazla" gibi olumsuz uyarı etiketlerinin bulunduğu menülerin tüketicileri daha fazla sürdürülebilir tercihler yapmaya yönlendirdiğini gösterdi - Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş:  "Olumlu etiketlemeye kıyasla negatif etiketleme kişilerde korku uyandırdığı için daha etkili oluyor. İnsanlar korktukları şeyi yapmaktan çekindikleri için bu tarz etiketlemeler insanların daha hızlı harekete geçmesini sağlıyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>&nbsp;Amerika Birleşik Devletleri</strong>’nde <strong>(ABD)</strong> yapılan bir çalışma, çevreye zarar veren ürünlerin üzerine "<strong>Doğa dostu değildir</strong>", "<strong>Karbon ayak izi fazla</strong>" gibi uyarılar yazmanın, zararsız ürünlerin üzerine "Çevreye ve doğaya zarar vermez", "Sürdürülebilir yöntemlerle üretilmiştir" yazmaya oranla insanları sürdürülebilir menülere yöneltmede daha etkili olduğunu ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ABD</strong>'de bulunan<strong> Johns Hopkins Üniversitesi, Harvard Üniversitesi </strong>ve<strong> Michigan Üniversitesi</strong>'nden bilim insanları menüler üzerindeki olumlu ve olumsuz etiketlerin faydalarını ölçebilmek için 2 bin 605’i erkek, 2 bin 444’ü kadın olmak üzere 5 bin 49 kişiyle bir çalışma gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Katılımcılardan önce herhangi bir restoranda sipariş verdiklerini düşünmeleri istendi. Daha sonra fastfood menüler gösterilen katılımcılardan bu menülerden birini seçmeleri istendi. ABD’deki birçok zincir fastfood restoranında karşılaşılabilecek şekilde dizayn edilen menülerin içeriğinde sığır eti, bitkilerden üretilen et ikamesi, tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;sandviçleri, soslu tavuk parçaları ve salata gibi çeşitler yer aldı. Sipariş aşamasına gelindiğinde ise katılımcılar rastgele bir şekilde 3 ayrı gruba ayrıldı ve kendilerine farklı şekillerde etiketlenmiş 3 menüden biri gösterildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kontrol grubu olarak kabul edilen birinci gruba tüm ürünlerin üzerinde sadece QR kodu olan menü, pozitif çerçeveleme yapılan ikinci gruba üzerinde "İklim değişikliğine etkisi düşük" yazılı yeşil renkli etiketlerle daha çok tavuk,&nbsp;balık&nbsp;ya da vejetaryen seçenekler sunan menü, negatif çerçeveleme yapılan son gruba ise "İklim değişikliğine etkisi yüksek" uyarısı ile kırmızı etiketli et ürünleri gösterildi. Menülerin fiyatları ise gerçek restoran fiyatlarıyla doğru orantılı şekilde belirlendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her menünün üzerine etiketlerin ne anlama geldiğini gösteren açıklamalar da eklendi. "İklim değişikliğine etkisi düşük" yazılı yeşil etiketli menülerin açıklamasında, "Bu ürünün sera gazı emisyonu düşük ve iklim değişikliğine etkisi daha az"; "İklim değişikliğine etkisi yüksek" etiketli ürünlerin açıklamasında ise "Bu ürün çevresel olarak sürdürülebilir değil, sera gazı emisyonu oldukça yüksek ve iklim değişikliğine etkisi yüksek" gibi ifadeler yer aldı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İklim krizine yönelik uyarıların yapıldığı grup bu menüleri daha az tercih etme eğiliminde</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Menü tercihlerini yaptıktan sonra ise katılımcılara, seçtikleri menünün sağlıklı olup olmadığı konusunda ne düşündükleri, ürünlerin üzerindeki etiketleri görüp görmedikleri ve iklim değişikliği konusundaki uyarıların, ürünleri tüketme motivasyonlarını etkileyip etkilemediği yönünde sorular yöneltildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmanın sonuçları, iklim krizine yönelik uyarılarda bulunulan negatif çerçeveleme yapılan grubun, kontrol grubu ve pozitif çerçeveleme yapılan gruba göre sürdürülebilir olmayan menüleri daha az tercih etme eğiliminde olduğunu gösterdi. Elde edilen verilere göre, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında negatif etiketleme yapılan grubun yüzde 23,5'i, pozitif etiketleme yapılan grubun ise yüzde 9,9'u sürdürülebilir menüleri tercih etti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Olumsuz mesajlar tüketiciler üzerinde daha etkili oluyor"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sonuçları AA muhabirine değerlendiren <strong>Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Nazlım Tüzel Uraltaş,</strong> çalışmanın yapıldığı ABD'nin fastfood ürünlerde kırmızı et tüketiminin en fazla olduğu ülke olduğunu belirtti. Sığır eti üretiminin küresel ısınmaya etkisine yönelik çalışmalar bulunduğunu vurgulayan Uraltaş, ABD’deki çalışmanın da bu kapsamda değerlendirilebileceğini söyledi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uraltaş şöyle devam etti:</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Çalışmanın sonucunda olumlu etiketlerin olumsuzlara kıyasla daha az etkili olduğu ortaya çıkmış. Olumlu olan her mesaj tabii ki kişiyi harekete geçirebilir, aksiyon almasını sağlayabilir. Öte yandan olumsuz mesajlar tüketiciler üzerinde daha etkili oluyor. Bunun altında yatan temel şeylerden biri korku. Olumlu etiketlemeye kıyasla negatif etiketleme, kişilerde korku uyandırdığı için daha etkili oluyor. İnsanlar korktukları şeyi yapmaktan çekindikleri için bu tarz etiketlemeler insanların daha hızlı harekete geçmesini sağlıyor. Yani hem korkmuş oluyorsunuz hem de hızlı bir şekilde tepki vermek istiyorsunuz. Dolayısıyla bu menülerin üzerine yapıştırılacak etiketlerle hem insanların sebze, tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;ağırlıklı, daha sağlıklı menüler tercih etmesi amaçlanıyor hem de kırmızı et tüketiminin azaltılması hedefleniyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ürünlerin üzerine yapıştırılacak etiketlerin standartlaştırılması gerektiğini vurgulayan Uraltaş, "Çalışmanın sonucunda, her marka kendine özel bir etiket yapar ve bunları yapıştırırsa, bir standart yakalanamayacağı, bu durumun suistimale yol açabileceği belirtiliyor. Bunun önüne geçilebilmesi için devletin bu işaretlerin standartlaştırılması konusunda çalışmalar yapması gerekiyor." yorumunu paylaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sigara paketlerinin üzerine caydırıcılık amaçlı konulan etiketlerin tüketiciler üzerindeki etkilerinden örnekler veren Uraltaş, "Yapılan araştırmalara göre sigara etiketlerinin tiryaki olarak adlandırdığımız tüketiciler üzerindeki etkisi daha önce hiç başlamamış olanlara oranla daha az. Tiryakilerin tamamen bırakması üzerinde çok etkili olmasa da içilen miktarı azaltmaları konusunda etkili olduğu söylenebilir. Yapılan araştırmalar, bu etiketlerin sigaraya hiç başlamamış genç neslin üzerinde ise çok etkili olduğunu gösteriyor." dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmadaki olumlu etiketlemenin sürdürülebilir menü tercihinde artış sağlamasının da göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizen Uraltaş, "Hem küresel ısınma ve iklim krizi hem de daha sağlıklı beslenme açısından bunlar çok güzel sonuçlar. Çalışmanın sonuçları kapsamında daha sağlıklı bir dünyaya doğru gidişatın arttığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Mar 2023 12:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/menulerdeki-olumsuz-uyarilar-surdurulebilir-tercihlerde-daha-etkili-oluyor-1678963570.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Peru&#039;da kuş gribi salgınında binlerce deniz aslanı öldü</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/peruda-kus-gribi-salgininda-binlerce-deniz-aslani-oldu-3200</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/peruda-kus-gribi-salgininda-binlerce-deniz-aslani-oldu-3200</guid>
                <description><![CDATA[Peru'yu etkisi altına alan kuş gribi salgınında kuşların yanı sıra binlerce deniz aslanının da öldüğü bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>CNN</strong>'in haberine göre, <strong>Peru</strong>'da <strong>Devlet Tarafından Korunan Ulusal Alanlar Servisi (SERNANP), H5N1</strong> olarak da bilinen kuş gribinin, ülkede çok sayıda türe yayıldığını açıkladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kuşlar arasındaki ilk salgın vakasının yaşandığı <strong>Kasım 2022</strong> sonlarından itibaren <strong>63 </strong>bin kuşun telef olduğunu belirten <strong>SERNANP</strong> yetkilileri, ölümlerin diğer türlere de yayıldığını kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yetkililer şu ana kadar<strong> Peru</strong> kıyılarında kuş gribi nedeniyle ölen ve türünün yüzde 3'üne tekabül eden <strong>3 bin 487</strong> Peru&nbsp;deniz&nbsp;aslanı tespit etti. Ayrıca kuş gribine bağlı <strong>5 kürklü fok ölümü </strong>de kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan kuş gribi ABD'de de çok sayıda kuş ve memeli hayvanın ölümüne sebep oluyor.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanları <strong>2022</strong>'nin sonlarından bu yana <strong>ABD</strong>'de ördek, martı, kaz, şahin ve baykuş gibi <strong>100</strong>'den fazla yabani kuş türünde kuş gribi virüsü vakası rapor etti. Ayrıca <strong>ABD</strong>'de kuş gribi vakalarına ayı, tilki, vaşak, rakun ve yunus gibi memelilerde de rastlandığı bildirildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)</strong> <strong>Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus</strong>, insanlar için kuş gribi riskinin düşük olduğunu belirtmesine karşın az sayıda da olsa insanlarda da görüldüğü ifade ediliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial, Helvetica, sans-serif"><span style="font-size:20px">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/peruda-kus-gribi-salgininda-binlerce-deniz-aslani-oldu-1678271630.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fazla tuz böbrek yetmezliği riskini artırıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/fazla-tuz-bobrek-yetmezligi-riskini-artiriyor-3198</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/fazla-tuz-bobrek-yetmezligi-riskini-artiriyor-3198</guid>
                <description><![CDATA[Medipol Çamlıca Üniversite Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen: "Ülkemizdeki tuz tüketimi halen çok yüksektir. Bunu azaltarak pek çok sağlık sorunu; hipertansiyon, kalp krizleri, felç/inme, kronik böbrek hastalıkları engellenebilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Medipol Çamlıca Üniversite Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Şehmus Özmen</strong>, aşırı tuz tüketiminin hipertansiyona, kemik erimesine, protein kaçağına ve <strong>böbrek</strong> hasarına neden olabileceğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Medipol Çamlıca Üniversite Hastanesi</strong>'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Özmen</strong>, <strong>9 Mart Dünya Böbrek Günü</strong> dolayısıyla aşırı tuz tüketiminin oluşturduğu risklere ve yol açtığı hastalıklara dikkati çekerek, değerlendirmelerde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Böbrek yetmezliğini önlemek için yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi gerektiğini belirten <strong>Özmen</strong>, tüketilen tuzun vücutta birçok değişikliğe neden olduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Özmen</strong>, "Yüksek miktarda tuz tüketildiğinde kişide şişkinlik ve susama hissi oluşur. Tuzu dengelemek için vücut su tutar, el ve ayaklarda şişkinlik görülebilir. En önemlisi kan basıncındaki artıştır. Obezite, hipertansiyonu olan veya ileri yaşlı kişilerde, düşük potasyum tüketenlerde tuz tüketimi ile kan basıncındaki artışın daha belirgin olduğu tespit edilmiştir. Kişinin vücuttaki tuz artışına verdiği cevap, genetik ve hormonal faktörlerden etkilenir. Tuz tüketimi ayrıca, <strong>hipertansiyon</strong> ilaçlarına direnç yaratır." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tuz tüketiminin oluşturduğu hastalıklara ilişkin de bilgi veren <strong>Özmen</strong>, bunları, hipertansiyon, kalsiyum kaybı (kemik erimesi), protein kaçağı, glomerül içi basınç artışı, böbrek hasarı, böbrek taşı oluşumu ve insülin direnci şeklinde sıraladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edin"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yüksek tuz tüketiminin mide mukozasında hasara neden olarak kanser gelişimine de yol açabildiğine işaret eden <strong>Özmen</strong>, <strong>"Dünya Sağlık Örgütü</strong>, hastalıklardan korunmak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (tepeleme bir çay kaşığı/silme bir tatlı kaşığı) olarak önermektedir. <strong>2008</strong>'de gerçekleştirilen <strong>SALTurk-1 </strong>çalışmasında ülkemizde kişi başına günlük tuz tüketimi<strong> 18</strong> gram olarak belirlendi. <strong>2012</strong>'deki çalışmada bu oran <strong>15 g/güne</strong> geriledi." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hazır sosların, atıştırmalık ürünlerin, tuzlanmış kuru yemişlerin turşu/salamura konservelerin, tuzlanmış, tütsülenmiş et ve&nbsp;balık&nbsp;ürünleri ile aromalı ya da aromasız, doğal veya doğal olmayan mineralli içeceklerin yüksek miktarda tuz içerdiğini bildiren <strong>Özmen</strong>, tuz kullanımında dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisini okuyun. Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edin. Peynir, zeytin, salamura ürünlerini kullanmadan önce suda yıkayın. Restoran ve kafelerde yemeklerin az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması talep edin. Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber, nane, kekik, maydanoz, dereotu, fesleğen ve benzeri) kullanın. Fazla tuz tüketiminin azaltılmasıyla bu hastalık ve riskler engellenebilir. Ülkemizdeki tuz tüketimi halen çok yüksektir. Bunu azaltarak pek çok sağlık sorunu hipertansiyon, kalp krizleri, felç/inme, kronik böbrek hastalıkları engellenebilir."</span></span></p>

<p><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 11:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/fazla-tuz-bobrek-yetmezligi-riskini-artiriyor-1678265147.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sakarya&#039;daki festivalde 1 ton hamsi ikram edildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sakaryadaki-festivalde-1-ton-hamsi-ikram-edildi-3099</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sakaryadaki-festivalde-1-ton-hamsi-ikram-edildi-3099</guid>
                <description><![CDATA[Sakarya'nın Hendek ilçesinde düzenlenen 4. Hamsi Festivali'nde yaklaşık 5 bin kişiye balık ikramında bulunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hendek Dikmen Köyü Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğince, Dikmen Mahallesi'nde düzenlenen etkinlikte, katılımcılara 1 ton hamsi ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vatandaşlar kar yağışı eşliğinde horon oynadı ve hamsi yedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dernek başkanı Nihat Günbatı, gazetecilere, geçen yılki festivalde 3 bin misafire hamsi ikram ettiklerini, bu yıl ise 5 bin kişiye hamsi dağıtmayı düşündüklerini belirterek, festivale katılanların iyi vakit geçirmelerini diledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20230129-30121181-30121177-SAKARYADAKI_FESTIVALDE_1_TON_HAMSI_IKRAM_EDILDI.jpg" style="height:534px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dikmen Mahallesi Muhtarı Menderes Ayvaz da bu yıl 4. Hamsi Festivali'ni düzenlediklerini belirterek, "Festivalimizi geleneksel hale getirdik ve katılım yoğun oluyor. Festivalimizi uzun yıllar sürdüreceğiz İnşallah. Gelen misafirlerimize teşekkür ediyorum." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20230129-30121181-30121177-SAKARYADAKI_FESTIVALDE_1_TON_HAMSI_IKRAM_EDILDI.jpg" style="height:534px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Festivale, AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Hendek Belediye Başkanı Turgut Babaoğlu, Hendek Cumhuriyet Başsavcısı Ayhan Yenilmez, Hendek Jandarma Komutanı Süleyman Sercan Candan, Sakarya Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, AK Parti Hendek İlçe Başkanı Hasan Serdar Baykal, MHP Hendek İlçe Başkanı Burhan Namlı, Hendek Karadenizliler Derneği Başkanı Mehmet Paslı, muhtarlar, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Jan 2023 23:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/sakaryadaki-festivalde-1-ton-hamsi-ikram-edildi-1675073140.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Düzce&#039;de ilk kez karne alan öğrencilere balık hediye edildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/duzcede-ilk-kez-karne-alan-ogrencilere-balik-hediye-edildi-3079</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/duzcede-ilk-kez-karne-alan-ogrencilere-balik-hediye-edildi-3079</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Düzce'de, anaokulu öğrencilerine, hayvan sevgisi aşılamak ve sorumluluk duygusunu güçlendirmek için karne hediyesi olarak akvaryumda&nbsp;balık&nbsp;hediye edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akçakoca ilçesindeki Dilek Naz Sarıoğlu Anaokulu, ara tatile çıkan öğrencilerine ilginç karne etkinliği düzenledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öğrencilerin hayvan sevgisinin ve sorumluluk duygusunun güçlenmesini hedefleyen öğretmenler, karne hediyesi olarak çocuklara akvaryumda&nbsp;balık&nbsp;verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlk defa karne heyecanı yaşayan öğrenciler, hediyelerini görünce mutlu oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anaokulu yetkilileri, tatil süresince balıkların gelişimini öğrencilere verilen program doğrultusunda takip edecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Jan 2023 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/duzcede-ilk-kez-karne-alan-ogrencilere-balik-hediye-edildi-1674284043.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dardanel, dondurulmuş deniz ürünlerine 2 yeni ürün daha ekledi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-dondurulmus-deniz-urunlerine-2-yeni-urun-daha-ekledi-3073</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-dondurulmus-deniz-urunlerine-2-yeni-urun-daha-ekledi-3073</guid>
                <description><![CDATA[Norveç haşlanmış karides ve somon fileto artık Dardanel uzmanlığıyla raflarda ve sofralarda yerini alacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel, yeni lezzetlerle zenginleştirdiği <strong>Dardanel</strong> dondurulmuş ve soğutulmuş&nbsp;deniz&nbsp;ürünlerini tanıttı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel açıklamasına göre, <strong>Dardanel</strong>, sağlıklı lezzetlerden oluşan ürün yelpazesini geliştirmeye ve lezzetli tariflerle sofralara konuk olmaya devam ediyor.&nbsp;Denizden gelen doğal tatların ve pane lezzetlerin yer aldığı dondurulmuş&nbsp;deniz&nbsp;ürünlerine 2 yeni ürün daha ekleyen Dardanel, Norveç haşlanmış karidesi ve somon filetoyu tüketicilerin beğenisine sunmaya hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeni tatlar, Dardanel Şirketler Grubu İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Ayşe Önen Özoğuz</strong> ve Dardanel’in marka yüzü, şef <strong>Somer Sivrioğlu</strong> tarafından tanıtıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada etkinlikteki konuşmasına yer verilen Ayşe Önen Özoğuz, "Türkiye'de birçok ilki gerçekleştirmiş bir marka olarak AR-GE ve inovasyona büyük önem veriyor, Dardanel’in DNA'sında bulunan yenilikçi bakış açısıyla ürün çeşitliliğimizi artırmayı ve büyümeyi sürdürüyoruz. Türkiye'yi konserve ton balığıyla tanıştıran ilk marka olan Dardanel, 1984 yılından bu yana&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri yelpazesini geliştiriyor. Bu çalışmalar doğrultusunda Dardanel, son olarak, sağlıklı ve pratik dondurulmuş&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri ailesini yeni lezzetlerle genişletti. Jumbo ve çim çim karides, fish fingers, kalamar tava, mezgit pane ile sofralara konuk olduğumuz bu ürün yelpazesine somon fileto ve Norveç haşlanmış karidesi de ekledik." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel Norveç haşlanmış karides, Kuzey&nbsp;Denizi'nin 700 metre derinliklerinden çıkarılıp kabuklarıyla haşlanıp ayıklandıktan sonra en lezzetli haliyle sofralara geliyor. Çözüldükten sonra pişirmeye gerek kalmadan tüketiliyor. Çanakkale fabrikasında doğal meşe odunu ile fümelenen somon füme de geleneksel yöntemlerle üretilip herhangi bir katkı, yapay aroma kullanmadan hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Dardanel dondurulmuş&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri, yeni ambalajlarında sunuluyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Verilen bilgiye göre, dondurulmuş ürünlerin ambalajları da şık bir tasarımla tamamen yenilendi. Yeni ambalajların önünde ürünün lezzetini ön plan çıkarma amaçlı, bitmiş enfes tabaklara yer veriliyor. Ayrıca, ürünün pişme zamanı da pratikliği vurgulamak için gösteriliyor. Ambalajların arkasında ise ürüne dair detaylı bilgiler verilip ambalaj önünde sunulan lezzetli tabakların tarifleri detaylandırılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Somon fileto ve Norveç Haşlanmış karides ile genişleyen Dardanel dondurulmuş&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri gamında jumbo karides, Kuzey Ege Çim çim karides, somon, fish fingers, kalamar tava yer alıyordu. Dondurulmuş kutu ürün gamında mezgit pane ve fish fingers gold da bulunuyordu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;mahsullerini seven ancak pişirmeye vakti olmayanlar için 8 dakikada hazırlanabilen "Kolay Pişir" serisi buzluktan çıkıp doğrudan pişiriliyor. Sofralara pratik bir alternatif getiren "<strong>Kolay Pişir</strong>" ürünleri, hiçbir ön hazırlık gerektirmiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sağlıklı beslenmeye özen gösteren yetişkinler kadar çocukların da favorisi olan Dardanel fish fingers ise yüzde 100 mezgit filetodan üretiliyor. Doğal bir protein kaynağı olmasının yanı sıra zengin omega 3 içeriğiyle çocukların sağlıklı gelişimine destek oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca Şef Somer Sivrioğlu'nun Dardanel ürünleriyle hazırladığı tüm zengin tarif seçenekleri, "<strong>dardanel.com.tr</strong>" ve "<strong>dardanellezzeti.com</strong>" internet adreslerinde lezzetseverlerle buluşuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Jan 2023 11:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/dardanel-dondurulmus-deniz-urunlerine-2-yeni-urun-daha-ekledi-1673944065.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Zonguldak&#039;ta hamsi festivalinde 15 ton balık dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/zonguldakta-hamsi-festivalinde-15-ton-balik-dagitildi-3048</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/zonguldakta-hamsi-festivalinde-15-ton-balik-dagitildi-3048</guid>
                <description><![CDATA[Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesinde "15. Karadeniz Ereğli Hamsi Festivali" düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinlik kapsamında sahil şeridinde 2 kilometre uzunluğunda mangal kuruldu. Katılımcılara pişirmeleri için 15 ton hamsinin yanı sıra ızgara, jel, 5 bin helva, 10 bin su, 7 bin 500 ekmek, 1,5 ton soğan, limon ve ıslak mendil dağıtıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekneler ve kamyonlarla getirilen balıklar, oluşturulan havuza aktarıldı ve vatandaşlara dağıtıldı. Dağıtımda uzun kuyruklar oluşurken, zabıta ekipleri yoğunluk nedeniyle bariyerler çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vatandaşlar müzik eşliğinde mangallarını yakarken, belediye ekiplerince kazanlarda pişirilen balıklar da katılımcılara ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Türkiye'nin en iyi, en taze, en lezzetli hamsisi Ereğli'den çıkıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ereğli Belediye Başkanı <strong>Halil Posbıyık</strong>, amfi tiyatrodaki etkinlikte yaptığı konuşmada, ilk kez 2002'de düzenlenen festivalde kullanılan en uzun mangalla Guinness Rekorlar Kitabı'na girdiklerini, o tarihten itibaren hamsi festivalini geleneksel hale getirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamsinin bol olduğunu, ülkenin farklı illerinden telefonlar aldıklarını ve kendilerine hamsi göndereceklerini anlatan Posbıyık, "Türkiye'nin en iyi, en taze, en lezzetli hamsisi Ereğli'den çıkıyor, artık bunu Türkiye kabul etmeye başladı. Dünyanın en uzun mangalı rekorunu başka bir yerde kıramadıkları için rekor denemesi yapmıyoruz. Kırdıkları an yeniden bir rekor denemesine geçebiliriz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Posbıyık, şu anda hamsinin bollaştığını aktararak, "15 ton hamsi dağıtımı yapıldı. Dünden itibaren sivil toplum kuruluşlarına da hamsi dağıtımını sağladık. Günlerdir belediye ekiplerimiz çalışıyor. Başarılı gittiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 15:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/12/zonguldakta-hamsi-festivalinde-15-ton-balik-dagitildi-1671318927.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayrampaşa&#039;da düzenlenen festivalde 3 ton hamsi dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bayrampasada-duzenlenen-festivalde-3-ton-hamsi-dagitildi-3035</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bayrampasada-duzenlenen-festivalde-3-ton-hamsi-dagitildi-3035</guid>
                <description><![CDATA[Bayrampaşa Belediyesince düzenlenen balık festivalinde vatandaşlara 3 ton hamsi dağıtıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kapalı Pazar alanındaki <strong>5.&nbsp;Balık&nbsp;Festivali</strong> kapsamında çeşitli hemşehri dernekleri stant açtı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila Aydıner, Kapalı Pazar alanındaki 5.&nbsp;Balık&nbsp;Festivali'nde hazırlanan&nbsp;balık&nbsp;ekmekleri vatandaşlara ikram etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aydıner, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, hamsinin son demlerine geldiklerini belirterek, vatandaşlara her yıl&nbsp;balık&nbsp;ikram etmeye devam edeceklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu etkinlikte de 3 ton hamsinin dağıtılacağını dile getiren Aydıner, "Bugün Karadeniz'imizin olmazsa olmazı hamsiyle beraber Bayrampaşa halkımızı buluşturuyoruz. Öncelikle festivalimizin hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah, bu festivaller Bayrampaşa'dan hiç eksik olmayacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinlikte, Karadenizli sanatçılar Hülya Polat, Hızır Dinçer, Erdal Güvendi ve Tahsin Terzi Orkestrası da sahne aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Dec 2022 23:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/12/bayrampasada-duzenlenen-festivalde-3-ton-hamsi-dagitildi-1670792885.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatay mutfağının yeni lezzeti Aslan balığı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/hatay-mutfaginin-yeni-lezzeti-aslan-baligi-3014</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/hatay-mutfaginin-yeni-lezzeti-aslan-baligi-3014</guid>
                <description><![CDATA[Zehirli dikenlerinden temizlenen balık, haşlamasından kızartmasına, çorbasından ızgarasına ve buğulamasına kadar farklı çeşitleriyle müşterilerin beğenisine sunuluyor - İskenderun Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Turan: - "İnsanlar arasında aslan balığı zehirli algısı oldukça yaygın ancak bu yanlış. Aslan balığının eti zehirli değil, ekonomik değeri de oldukça yüksek ve lezzetlidir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstilacı türler arasında yer alan aslan balığı, zehirli dikenlerinden temizlenerek lezzetli etiyle sofralardaki yerini alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Protein değeri yüksek ve eti lezzetli aslan balığı, gastronomi kenti Hatay'da bazı otel ve restoranların menüsünde yer almaya başladı. Zehirli dikenlerinden temizlenen balık, haşlamasından kızartmasına, çorbasından ızgarasına ve buğulamasına kadar farklı çeşitleriyle müşterilerin beğenisine sunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/08_Nisan_14kasim_12_AA-29552730.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlerdeki istilacı türlerle ilgili çalışmalar yürüten İskenderun Teknik Üniversitesi (<strong>İSTE</strong>)&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. <strong>Cemal Turan</strong>, AA muhabirine, aslan balığının Türkiye denizlerine 2014 yılında girdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstilacı türün hızla Mersin ve Antalya'yı takip ederek İzmir'e kadar yayıldığını aktaran Turan, "Aslan balığı devamlı bizim yerli türlerimizle besleniyor. Larvaları, yumurtaları ve yavru balıkları tüketerek yerli türlerimizin azalmasına sebebiyet veriyor. Bu şekilde avlanan balıkların azalmasına ve ciddi derecede ekonomik kayıplara sebep oluyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Turan, öte yandan aslan balığının dikenlerinin zehirli ancak etinin lezzetli olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="cemal" /><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/08_Nisan_14kasim_12_AA-29552720.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aslan balığının tüketilmesi konusunda farkındalık oluşturulması gerektiğini anlatan Turan, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu balığın sadece yüzgeçlerinin zehirli, etinin çok lezzetli olduğu algısının geliştirilmesi gerekiyor. İnsanlar arasında aslan balığı zehirli algısı olukça yaygın ancak bu yanlış. Aslan balığının eti zehirli değil, ekonomik değeri de oldukça yüksek ve lezzetlidir. Bu türün otel ve restoran gibi yerlerde tüketilmesi konusunda teşviklerin oluşturulması gerekiyor. Diğer balıklardan ne kadar yemek çeşidi yapılabilirse bu balıktan da o kadar çeşit yapılabilir. Izgara, buğulama ve çorbası gibi aperatif olarak birçok yemek yapılabilir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (<strong>TSSF</strong>) Zıpkınla Balık Avı Milli Takımı Antrenörü Koray Demirel de istilacı tür olan aslan balığının etinin ekonomik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aslan balığının etinin lezzetli olduğunu anlatan Demirel, bu balığın tezgahlarda satılabilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">-"Aslan balığının bilinenin aksine gayet güzel bir tadı var"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Antalya'dan Hatay'a gelen Mustafa Umut, kentte bazı restoran ve otellerin menüsünde yer alan aslan balığını ilk kez tattığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Herkesin bu lezzeti tatması gerektiğini vurgulayan Umut, "Aslan balığının bilinenin aksine gayet güzel bir tadı var. En çok çorbasını sevdim. Herkese tavsiye ediyorum, bu lezzetin farkına varılması gerekiyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Nov 2022 13:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/11/hatay-mutfaginin-yeni-lezzeti-aslan-baligi-1669461797.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gıda Pusulası&#039;ndan sağlıklı bir öğün için ton balığı ve deniz ürünleri tavsiyesi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/gida-pusulasindan-saglikli-bir-ogun-icin-ton-baligi-ve-deniz-urunleri-tavsiyesi-2961</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/gida-pusulasindan-saglikli-bir-ogun-icin-ton-baligi-ve-deniz-urunleri-tavsiyesi-2961</guid>
                <description><![CDATA[Diyetisyen Berrin Yiğit: - "Ton balığı, tam bir protein deposu olmasının yanı sıra zengin Omega 3 yağ asitleri ve selenyum gibi çok faydalı mineralleri içeriyor. Yoğun çalışanlar, spor yapanlar ve kilo vermek isteyenlerin öğünlerinde mutlaka yer almalı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ABD'de araştırmacıların, besinlerin sağlıklı olup olmamalarına göre puanlandığı Gıda Pusulası sistemine göre, ton balığı ve deniz mahsulleriyle hazırlanan salata ve makarnalar en sağlıklı gıdalar arasında yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel açıklamasına göre, sağlıklı yaşam, günümüzde global bir "trend" halini alırken, buna bağlı olarak gıda tercihleri ve yeme-içme alışkanlıkları da değişiyor. Hangi besinlerin tüketilmesi, hangilerinden uzak durulması gerektiği konusunda dünyada birçok araştırma ve çalışma yapılıyor. Bunlardan biri de ABD'de geliştirilen Gıda Pusulası (Food Compass) sistemi oldu. Tufts Üniversitesi Gıda Bilimi ve Politikası Bölümü'nden bir ekip, 3 yıl boyunca 8 bin yiyecek ve içeceği inceleyip besin değerlerine göre puanladı. Gıda alanında yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendirilen Gıda Pusulası ile sağlıklı beslenmeyi benimseyenlere yol gösterecek sonuçlar ortaya konuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmada, en sağlıklı öğle ve akşam yemeği seçenekleri arasında deniz ürünlerine yer verildi. Hafif, lezzetli ve sağlıklı bir öğün için az miktarda mayonezle hazırlanmış ton balığı salatası (75 puan) ve domates soslu midye (95 puan) tavsiye edildi. Yine domates sosu eklenmiş, deniz mahsullü bir spagetti de 78 puanla sağlıklı yiyecekler sınıfında yer aldı. 100 tam puanı ise marul, domates, havuç ve dilediğiniz diğer sebzelerle hazırlanabilecek deniz mahsullü salata aldı. Somon da 100 puanla en sağlıklı besinler arasında yer alıyor. Somon, marine edilmiş olarak alınıp pratik bir şekilde hazırlanabiliyor veya füme olarak tüketilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_a0d397496d27ac41d8874376dc230cf0.jpg" style="height:486px; width:624px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Ton balığı, çok faydalı mineralleri içeriyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Diyetisyen Berrin Yiğit, sağlıklı beslenme trendinin bir yansıması olarak, artık öğle ve akşam yemeklerinde daha çok ton balığı ve deniz mahsulleri tüketilmesi gerektiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">En doğal protein kaynağı olan&nbsp;balık&nbsp;ve deniz ürünlerinin, pandemi sonrası yükselişe geçen sağlıklı beslenme trendiyle birlikte daha da önem kazandığını aktaran Yiğit, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Artık akşam yemeği dediğimizde, aklımıza sadece et ve nişastalı karbonhidratlar gelmiyor. Giderek çok daha fazla kişi, tercihini deniz ürünlerinden yana kullanıyor. Özellikle de ton balığı, tam bir protein deposu olmasının yanı sıra zengin Omega 3 yağ asitleri ve selenyum gibi çok faydalı mineralleri içeriyor. Bağışıklığı ve metabolizmayı güçlendiriyor. D ve B vitaminleri açısından da çok değerli bir kaynak. Doymuş yağ oranı düşük, besleyiciliği yüksek olan ton balığı; yoğun çalışanlar, spor yapanlar ve kilo vermek isteyenlerin öğünlerinde mutlaka yer almalı. Her mevsim tüketilebilmesi ve yeşilliklerden makarnaya kadar birçok farklı besinle uyum sağlamasıyla da pratik, lezzetli ve çok sağlıklı bir besin. Balığı doğru kaynaktan tüketmek önemli. Ton balığının faydalarından en üst derecede yararlanabilmek için Çanakkale'de üretilen, güvenilir, Hint ve Atlantik okyanuslarının tertemiz sularında yetişen balıkların kullanıldığı, taze, katkısız ve koruyucusuz ürünleri tüketebilirsiniz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Verilen bilgiye göre, Balığını Sorgula uygulaması sayesinde balığın nereden geldiği öğrenilebiliyor. Her yaştan insanın yeterli ve dengeli beslenmesinde önemli rol oynayan ton balığı, çocukların kas ve kemik yapılarının gelişmesini, bağışıklıklarının güçlenmesini ve daha zinde olmalarını sağlıyor. Zeytinyağlı ton balığının, okul döneminde her çocuğun beslenme programında yer alması gerekiyor. Kolay açılabilir kapaklı ürünler pratik bir seçenek olurken, çocukların zeka gelişiminin desteklenmesi ve kış hastalıklarından korunmaları için haftada en az 2 kez ton balığı tüketmeleri tavsiye ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 14:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/10/gida-pusulasindan-saglikli-bir-ogun-icin-ton-baligi-ve-deniz-urunleri-tavsiyesi-1666696848.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanlar &quot;her ay en fazla hangi balık çıkıyorsa&quot; onun tüketilmesini önerdi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanlar-her-ay-en-fazla-hangi-balik-cikiyorsa-onun-tuketilmesini-onerdi-2903</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzmanlar-her-ay-en-fazla-hangi-balik-cikiyorsa-onun-tuketilmesini-onerdi-2903</guid>
                <description><![CDATA[KTÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Ömerhan Durrani: - "Türkiye'de her mevsim taze balık bulunuyor. Yılın bu döneminde diğer balıklara nazaran palamut ve istavrit daha bol miktarda"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/oq-CGhC18Pw" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe><p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de 1 Eylül'de balık avı sezonunun başlamasıyla tezgahlar şenlendi, uzmanlar "her ay en fazla hangi balık çıkıyorsa" onun tüketilmesini önerdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de en fazla avcılığı yapılan balık türleri arasında hamsi, palamut, istavrit ve mezgit yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Protein değeri yüksek balığın yıl boyunca tüketilmesi önerilirken,&nbsp;deniz&nbsp;balıklarının içeriğindeki Omega 3 yağ asitlerinin en zengin olduğu dönemin ise kış mevsimi olduğu vurgulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz Teknik Üniversitesi (<strong>KTÜ</strong>)&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi <strong>Ömerhan Durrani</strong>, AA muhabirine, Türkiye'nin balık çeşitliliği açısından zengin bir ülke olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Denizi'nde 200, Ege Denizi'nde 300, Karadeniz'de ise 247 balık çeşidinin yaşadığını belirten Durrani, en fazla çeşitliliğin ise 500 balık türünün rapor edildiği Akdeniz'de bulunduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Durrani, Türkiye'de her mevsim taze balık bulunduğunu, en fazla avlanan türlerin başında hamsi, palamut, istavrit ve mezgitin geldiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılın bu döneminde diğer balıklara nazaran palamut ve istavritin daha bol miktarda olduğunu ifade eden Durrani, ilerleyen dönemde de hamsi avına geçileceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Durrani, tüketicilere, her ayda en fazla hangi balık çıkıyorsa onu tüketmelerini önererek, bu dönemde palamudun lezzetli olduğunu anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de kişi başına ortalama yıllık balık tüketiminin yaklaşık 6 kilogram olduğunu belirten Durrani, "Bu miktar, gelişmiş ülkelere göre 4 kat, az gelişmiş ülkelere göre 2 kat azdır. Bunun sebebinin de Türkiye'de halkımızın taze balık tüketimini tercih etmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. İşlenmiş ürün çok tercih edilmiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Durrani, tüketicilere, içerdiği Omega 3 yağlarının azalmaması için aşırı kızartma yapmamalarını tavsiye ederek, "Bence aşırı kızartma balığın en önemli olan Omega 3 yağlarını azaltıyor, onu kaybediyor. Onun yerine balık, fırın ve buharda pişirme haşlama gibi yöntemlerle daha sağlıklı şekilde hazırlanabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Ekimin ortalarına doğru yağlanacak palamudun ızgarası güzel olur"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Trabzon'da işletme sahibi <strong>Erşan Yılmaz</strong>, sezonun palamut avcılığı açısından bereketli devam ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Palamudun yavaş yavaş yağlanmaya başladığını, mezgitin ağırlığının arttığını belirten Yılmaz, istavritin de bollaştığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılmaz, palamudun bol bol tüketilmesi gereken balıklardan biri olduğunu dile getirerek, "Doyurucu bir balıktır ve bayağı da büyüdü, artık kiloya ulaşmaya başladı. 900 gram, 1 kiloluk olan da var. Şu anda varken vatandaşın bol bol tüketmesi lazım çünkü bir ay sonra palamut bu kadar bol olmaz hatta ne olacağı belli olmaz bakarsın yarın bir anda kesilir, kaybolur." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Erşan Yılmaz, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu ayda palamut yenir. İstavrit ve lüfer de var. Mezgit 12 ayda da olur ama bu ayda irileşmeye başladı. Bu aydan sonra ise hamsi başlayacak. 'Hamsi kendinden başka hiçbir balığı sattırmaz.' derler. Hamsi bol olunca da tüm balıkların fiyatı düşer çünkü hamsiden başka balık satılmaz bizde. Hamsi çıktığı andan itibaren diğer balıklar kenarda bekler, fiyatları da aşağıya gelir, o da bir bolluk getirir. Hamsiden sonra istavrit, barbun çıkıyor. Palamut için 'Bu mevsimde biraz yavan olur.' derler. Dolayısıyla da bu mevsimde en güzel şekilde yapacağınız kızartmasıdır ama alternatif ararsanız ekşilisi de bizim yöremizde çok meşhurdur. Bir balıkla 3-4 kişiyi doyurabilirsiniz sebzeli yaptığınız zaman. Ekimin ortalarına doğru yağlanacaktır, ızgarası da çok güzel olur ama 'Şimdi ızgara yemek istiyorum.' diyorsan sıvı yağla marine edip ızgara yapılabilir. Mezgitin en iyi pişirme usulü ise kızartmadır. Çıtlama dediğimiz, tereyağında suyunu çektirerek pişirirseniz o da güzel olur. Buğlama ise daha büyük, etli balıklara yakışır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılmaz, yılın bu döneminde irileşen mezgitin herkesin favorisi, reddetmeyeceği balık çeşidi olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "En lezzetli balık, en sade yoldan pişirilendir"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balığın, kişinin zevkine göre kızartma, buğulama ve fırınlama yöntemiyle sade ya da sebze ve baharat katılarak pişirilebileceğini anlatan Yılmaz, "En lezzetli balık, en sade yoldan pişirilendir. Balığı sade pişirdiğiniz zaman lezzetini alırsınız ve zevkli yersiniz. Sos yapılan balıklar var ama balığı ne kadar sade, doğal pişirirseniz o kadar lezzetli yenir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Erşan Yılmaz, Türkiye'de yıl boyu taze balık bulmanın mümkün olduğuna işaret ederek, ocak ve şubatta daha çok hamsi, istavrit, mezgit, barbun çıktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Martta bu balıklara izmaritin eklendiğini dile getiren Yılmaz, nisan ve mayısta yine mezgit, barbun ve istavrit olduğunu, haziranda ise barbunun daha da arttığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılmaz, temmuz ve ağustosta izmaritin çoğaldığını, eylülde av sezonunun başlamasıyla da palamudun çıktığını, ekimde bu balığa lüferin eklendiğini ayrıca istavrit, barbun, mezgit ve kalkan avlandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kasım ve aralıkta avlanan balıklara tirsinin ilave olduğunu ifade eden Yılmaz, palamudun ise artık bu dönemde çok az görüldüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılmaz, yıl boyunca avlanan balık çeşidinin saydıklarıyla sınırlı olmadığını ancak miktar bakımından piyasada satılanlara göre az olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Oct 2022 06:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/10/uzmanlar-her-ay-en-fazla-hangi-balik-cikiyorsa-onun-tuketilmesini-onerdi-1665047179.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dardanel, Kallimanis ile güçleniyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-kallimanis-ile-gucleniyor-2824</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-kallimanis-ile-gucleniyor-2824</guid>
                <description><![CDATA[Dardanel Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen: - "Kallimanis ile geleceği planlarken, aynı dili konuştuğumuzu fark ettik ve güçlerimizi birleştirmeye karar verdik. Bu anlaşmanın, uluslararası deniz ürünleri pazarında yeni bir çağ açacağına eminim"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel’in Yunanistan’ın deniz ürünleri markası Kallimanis’i satın alma süreci resmi olarak tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirketten yapılan açıklamaya göre,&nbsp;Dardanel, Türkiye’den dünyaya açılan global bir&nbsp;balık&nbsp;ve deniz ürünleri markası olma hedefiyle yatırımlarına devam ediyor. Bu vizyonla, Yunan deniz ürünleri üreticisi Kallimanis’i resmen devralan&nbsp;Dardanel, ihracatta büyüme planlarına hız verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen&nbsp;Dardanel&nbsp;Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, Kallimanis’le&nbsp;Dardanel&nbsp;olarak, yurt dışında büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Kallimanis ile önemli bir güç birliği yaptıklarını belirterek," Yaklaşık 40 yıllık geçmişinde&nbsp;Dardanel’e ilham veren birçok değeri temsil eden Kallimanis’e büyük saygı duyuyoruz. Kallimanis ile geleceği planlarken, aynı dili konuştuğumuzu fark ettik ve güçlerimizi birleştirmeye karar verdik. Bu anlaşmanın, uluslararası deniz ürünleri pazarında yeni bir çağ açacağına eminim." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/dardanel(1).jpg" style="height:440px; width:778px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yunanistan’da geçmiş yıllarda yüzde 28’lik pazar payına ulaşmış olan Kallimanis, aynı zamanda büyük bir ihracat potansiyeline sahip.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kallimanis'e yatırım yaparak büyümeye devam eden<strong>&nbsp;Dardanel</strong>; Yunanistan ve Avrupa başta olmak üzere, yeni pazarlarla ihracat coğrafyasını genişletmeyi ve dünyanın önde gelen&nbsp;balık&nbsp;ve deniz ürünleri markalarından biri olmayı hedefliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel&nbsp;ve Kallimanis’in sektörlerindeki toplam tecrübeleri 100 yılı aşıyor. 2 şirketin güç birliği, aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik bağları da kuvvetlendirecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kallimanis’in Yunanistan’ın Aigio şehrinde bulunan modern üretim tesisleri tam kapasite şekilde çalışacak, markanın kendi ülkesindeki faaliyetlerine de hız kazandırılacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Sep 2022 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/09/dardanel-kallimanis-ile-gucleniyor-1662543022.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Migros ile tüm Türkiye uygun fiyatlı, sağlıklı balığa doyacak</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/migros-ile-tum-turkiye-uygun-fiyatli-saglikli-baliga-doyacak-2809</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/migros-ile-tum-turkiye-uygun-fiyatli-saglikli-baliga-doyacak-2809</guid>
                <description><![CDATA[Migros Ticaret AŞ Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur: - "Yerel üreticiye, sürdürülebilir balıkçılığa verdiğimiz destekle Türkiye’de balıkçılığın gelişmesine katkıda bulunacağız"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Migros, tekneden reyona sistemiyle temin ettiği balıkları müşterilerine sunmaya başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Migros'tan yapılan açıklamada, balıkların direkt balıkçının teknesinden ve halden kendilerinin aldığı hatırlatılarak, müşterilere yıl boyunca&nbsp;deniz&nbsp;ürünlerinin bol çeşit ve uygun fiyatlarla sunulacağı bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mevsimine göre reyonlardaki balık çeşitlerinin 5 katına çıkacağı aktarılan açıklamada, "Migros, 1 Eylül’de balık yasağının bitmesiyle birlikte balık operasyonlarına hız veriyor. Mersin, Antalya, İzmir, İstanbul, Ankara, Muğla ve Trabzon olmak üzere farklı bölgelerdeki 7 ilden alım yapmaya başlayan Migros, 150’e yakın mağazasında günlük 15 ton satış gerçekleştiriyor." ifadelerine yer verildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada, Türkiye’de sofralarda güvenle balık tüketilmesini artırmayı hedefleyen Migros'un, söz konusu operasyonunu, balık reyonu olan tüm mağazalarına taşımayı ve ayrıca yıl içerisinde yeni mağazalarına da balık satış reyonu eklemeyi planladığına vurgu yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küçük balıkçıları ve kooperatifleri desteklemek amacıyla yerel üreticilere Migros'un alım garantisi sunduğu kaydedilen açıklamada, sürdürülebilir balıkçılığa verilecek destekle, yıl sonuna kadar balık alımında 3 bin ton gibi yüksek tonajlara ulaşılacağı aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada, Migros'un, yasal mevzuata uygun olarak avlanan balıkları, reyonlardan sofralara ulaşmadan önce periyodik olarak ağır metal ve mikrobiyolojik kontrol olmak üzere akredite laboratuvarlarda çok sayıda gıda güvenliği analizinden geçireceği belirtilerek, ilave olarak bugüne kadar yapılan kalite kontrol kriterlerinin de artırılacağı kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Amacımız Türkiye’deki balık tüketimini artırmak"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Migros Ticaret AŞ Pazarlamadan Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Ekmel Baydur, konuya ilişkin açıklamasında, "Yerel üreticiye, sürdürülebilir balıkçılığa verdiğimiz destekle Türkiye’de balıkçılığın gelişmesine katkıda bulunacağız." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yerelleşmeye olan katkılarına balıkçılık ile devam ettiklerini vurgulayan Baydur, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmamıza rağmen, Türkiye’de balık tüketimi kişi başı 5,5 kg iken dünyada 16 kg, Avrupa’da ise 22 kg seviyesinde. Amacımız Türkiye’deki balık tüketimini artırmak ve bu kapsamdaki çalışmalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Tüm mağazalarımızda kendi balık satışımızı yapma hedefiyle artık tamamen birinci elden hizmet verme kararı alarak çok büyük bir operasyon kurguladık.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yerel üreticiye, sürdürülebilir balıkçılığa verdiğimiz destekle ülkemizin her bölgesinden balıkları direkt halden, tekneden bizzat alıp müşterilerimize ulaştırmaya başladık. Şimdiye kadar 700 ton balık alımımız oldu. Yıl sonuna kadar 3 bin ton balık alımı hedefliyoruz. Amacımız taze ürün sunmanın yanı sıra çok uygun fiyatlarımızla balığa erişimi kolaylaştırarak herkesin sofrasında yer almak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şimdiye kadar satış yapmaya başladığımız mağazalarımızda müşterilerimizin yoğun ilgisiyle karşılaştık, çok güzel tepkiler aldık. Şu an için 'Sokak Lezzetleri' konsepti olan 5 mağazamızda da pişmiş balık hizmeti de veriyoruz. Ayrıca&nbsp;Deniz&nbsp;Market’te taze balık satış reyonumuz bulunuyor,Türkiye’de bu hizmeti veren tek firmayız. Balık satışı yapılan mağazalarımızı çok hızlı bir şekilde ülke geneline yaymak için çalışmalarımızı hızlandırdık."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Sep 2022 13:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/09/migros-ile-tum-turkiye-uygun-fiyatli-saglikli-baliga-doyacak-1662202560.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karamürsel&#039;de &quot;Balık Festivali&quot;nde 5 bin kişiye balık ekmek dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/karamurselde-balik-festivalinde-5-bin-kisiye-balik-ekmek-dagitildi-2787</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/karamurselde-balik-festivalinde-5-bin-kisiye-balik-ekmek-dagitildi-2787</guid>
                <description><![CDATA[Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde av yasağının sona ereceği 1 Eylül öncesi "14. Balık Festivali" düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karamürsel Belediyesince Ereğli Mahallesi'nde gerçekleştirilen festivalde, ızgaralarda 5 bin kişilik uskumru pişirilerek vatandaşlara ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ereğli Sahili İskele Meydanı'ndaki etkinliğe AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım, AK Parti İlçe Başkanı Sait Mete, MHP İlçe Başkanı Adnan Bozkurt Göktekin, muhtarlar ile vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20220830-2-54910133-80328725.jpg" style="height:553px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yıldırım, gazetecilere yaptığı açıklamada, 1 Eylül itibarıyla denize açılacak balıkçıların ön hazırlığının olduğunu belirterek, belediye olarak Ereğli halkına ve dışarıdan gelen vatandaşlara&nbsp;balık&nbsp;ikramında bulunduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başkan Yıldırım, "Ereğli halkımızın geçimi balıktan, o insanların heyecanına ortak olmak istiyoruz.&nbsp;Balık&nbsp;zevkini tatmak isteyenleri Ereğli'ye davet ediyoruz.&nbsp;Balık&nbsp;Ereğli'de yenir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 31 Aug 2022 08:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/08/karamurselde-balik-festivalinde-5-bin-kisiye-balik-ekmek-dagitildi-1661925269.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aslan Balığını MasterChef Türkiye Yarışmasına Taşıdı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/aslan-baligini-masterchef-turkiye-yarismasina-tasidi-2718</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/aslan-baligini-masterchef-turkiye-yarismasina-tasidi-2718</guid>
                <description><![CDATA[Kamuoyunun dikkatle takip ettiği TV8 Televizyonunda yayınlanan “MasterChef Türkiye” yarışmasında, son dönemlerde adından sıkça söz ettiren zehirli aslan balığı pişirildi. Jüri tarafından oldukça beğenilen aslan balığı sunumu oldukça dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/SaDVRRXKuKM" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe><p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Pasifik </strong>ve <strong>Hint Okyanusu</strong>'ndaki mercan kayalıklarında yaşayan aslan balığı, <strong>Süveyş Kanalı</strong>'nın açılmasıyla son yıllarda Doğu Akdeniz kıyılarında da yayılarak <strong>Akdeniz</strong>’de istilacı bir tür olarak varlık göstermektedir. Çok hızlı büyüyen aslan balıkları, dikenlerindeki zehir sebebiyle tehlikeli bulunmaktadır. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son zamanlarda restoranların menülerinde de boy göstermeye başlayan aslan balıkları orta yağlıdır, besinsel olarak da mineral ve aminoasit içeriğine sahip tür olmakla birlikte eti oldukça lezzetlidir. Uzmanlar aslan balığında dikkat edilmesi gereken en önemli hususun dikenlerinin iyi temizlenmesi gerektiğini ifade etmektedirler.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Masterchef Türkiye</strong>’de yarışan <strong>Metehan Sağlam</strong>, aslan balığını yarışma gündemine taşıyarak, denizlerimizde varlık gösteren ve ekonomik değerli olan balıkların yumurtalarını ve yavrularını yok ederek yaşayan ve istilacı bir tür olan aslan balığının, etinin yenebilir ve lezzetli olması sebebiyle daha çok avlanmasını sağlamak istediğini söyledi. </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">34 yaşındaki <strong>Masterchef Türkiye</strong> yarışmacısı <strong>Metehan Sağlam</strong> babasının aşçılık mesleği sebebiyle çocukluğundan beri gastronomi sektöründe aktif olarak yer aldığını, başarılı restoranlarda görev aldığını, önemli şeflerle çalıştığını ve kendisini sürekli geliştirdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/metehan%20sous%20vide.jpg" style="height:800px; width:646px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Balık Haber</strong>’e açıklamalarda bulunan <strong>Metehan Sağlam</strong>, aslan balıklarının istilacı bir tür olarak ekolojik dengeyi bozduğunu, denizlerimizde balık popülasyonunu yok ettiğini ve bu balıklarla mutlaka mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, lezzetli ve yenebilir bir balık olması sebebiyle daha çok tüketilmesi ve avlanmasını sağlamak için aslan balığını Masterchef Türkiye yarışmasına taşıdığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık Haber Merkezi</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Aug 2022 08:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/08/aslan-baligini-masterchef-turkiye-yarismasina-tasidi-1659943593.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık restoranına şok baskın</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-restoranina-sok-baskin-2653</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-restoranina-sok-baskin-2653</guid>
                <description><![CDATA[Sarıyer'de bulunan bir restoranda yasa dışı biçimde sergilendiği tespit edilen 11 tarihi amforaya el konuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, antik dönemlere ait çömlek çeşidi olarak tanımlanan amforaların, Rumelifeneri Mahallesi'ndeki bir&nbsp;balık&nbsp;restoranında sergilendiği bilgisi üzerine harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Restorana 26 Mayıs'ta baskın düzenleyen polis, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu değerlendirilen farklı boy ve ebatlarda 11 amforaya el koydu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Amforaların, Boğaz'da avlanan balıkçılar tarafından çıkartıldığı, zaman içerisinde de yasa dışı biçimde el değiştirdiği belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarihi eserlere el konulurken restoran sahibi hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet suçundan işlem yapıldığı bildirildi.﻿</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 Jul 2022 19:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/07/balik-restoranina-sok-baskin-1657095795.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dardanel, Sushida ile yeni yatırımlarını perakende sushi kategorisiyle sürdürüyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-sushida-ile-yeni-yatirimlarini-perakende-sushi-kategorisiyle-surduruyor-2631</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/dardanel-sushida-ile-yeni-yatirimlarini-perakende-sushi-kategorisiyle-surduruyor-2631</guid>
                <description><![CDATA[Son yıllarda AR-GE, inovasyon ve üretime 25 milyon dolarlık yatırım yapan Dardanel, deniz ürünlerindeki uzmanlığını Sushida markası ile perakende sushi kategorisine taşıyor - Dardanel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen Özoğuz: - “Her yıl AR-GE ve inovasyona ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımlarımızla yeni kategorilere girmeye, ürün çeşitliliğimizi artırmaya ve büyümeye devam ediyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dardanel</strong>, Dünya Sushi Günü'nü, 7 günlük raf ömrüyle Türkiye’de bir ilk olan, yemeye hazır yeni sushi markası <strong>Sushida</strong> ile kutladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şirketten yapılan açıklamaya göre, Dardanel, Sushida ile inovatif ürünlerine bir yenisini daha ekliyor. Şirketin İstanbul’daki uluslararası GFSI onaylı BRC sertifikalı fabrikalarında, Dardanel tarif uzmanlığıyla üretilen <strong>Sushida</strong>, Türkiye’nin 7 gün raf ömrüne sahip ilk sushi markası olarak öne çıkıyor. İçinde chopstick, wasabi ve soya sosu olan paketlerde, yemeye hazır şekilde sunulan Sushida’nın dört farklı çeşidi bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">18 Haziran Dünya Sushi Günü’nde piyasaya çıkan Sushida ürünleri; 8’er parçalık paketlerdeki California Roll ve Philadelphia Roll ile 9’ar parçalık Tokyo Mix ve Kyoto Mix çeşitlerinden oluşuyor. Tüketicilere sunulan Sushida sayesinde, dünya çapında çok sevilen sushi artık istenilen anda, istenilen yerde tüketilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Yeni ürünlerle farklı kategorilerde büyüyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kurulduğu günden bu yana AR-GE ve inovasyonu odağında tutan Dardanel, bu kapsamda son dönemde hem AR-GE hem de yeni üretim hatlarına 25 milyon dolarlık yatırım yaptı. Dünyanın en büyük su ürünleri markalarından biri olma hedefiyle yatırımlarına devam eden Dardanel, gelecek dönemde de yeni ürünleriyle farklı kategorilerde yer almayı sürdürecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Dardanel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Ayşe Önen Özoğuz</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“Her yıl AR-GE ve inovasyona ciddi yatırımlar yapıyoruz. Bu yatırımlarımızla yeni kategorilere girmeye, ürün çeşitliliğimizi artırmaya ve büyümeye devam ediyoruz. Sushida da bu yatırımlarımızın önemli bir parçası çünkü yenilikçi bakış açımızı ve Dardanel uzmanlığını farklı ürünlerde göstermemiz için bir fırsat sunuyor. Sağlıklı ve lezzetli bir yiyecek olarak, sushinin popülerliği dünyada ve ülkemizde giderek artıyor. Biz de sevilen sushi çeşitlerini 7 günlük raf ömrüyle, yemeye hazır ve paketli şekilde sunarak sektörümüzde yine bir ilki gerçekleştirdik. Hem de Dardanel tarifi ve lezzetiyle… Tüketicilerimizin Sushida’yı çok seveceğine eminim.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sushi keyfine pratiklik katan Sushida çeşitleri seçili mağaza ve online marketlerde satışa sunuluyor. <strong>Instagram</strong>’da ise "<strong>@sushida.dardanel</strong>" hesabından satış noktaları takip edilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel; Sushida’nın yanı sıra Dardanel Midye Dolma, Mr. No sandviçleri, Aç Ye ton balıklı hazır yemek ve 8 dakikada pişirilebilen Kolay Pişir gibi ürünleri 7’den 70’e tüm lezzetseverlerle buluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jun 2022 18:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/06/dardanel-sushida-ile-yeni-yatirimlarini-perakende-sushi-kategorisiyle-surduruyor-1655962405.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin&#039;de aslan balığı tadım etkinliği yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mersinde-aslan-baligi-tadim-etkinligi-yapildi-2621</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mersinde-aslan-baligi-tadim-etkinligi-yapildi-2621</guid>
                <description><![CDATA[Mersin Deniz Ticaret Odasında aslan balığı tadım etkinliği düzenlendi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Mersin&nbsp;Deniz&nbsp;Ticaret Odası</strong> ve <strong>Slow Fish Mersin Platformu</strong> iş birliğinde, yerel türler üzerinde oluşan baskıyı rahatlatmak, tüketilmesinde fayda bulunan türler hakkında farkındalık oluşturmak ve tüketimini teşvik etmek amacıyla dikenleri zehirli olan ve dikenleri temizlendikten sonra tüketilebilen buharda pişirilmiş aslan balığı katılımcıların beğenisine sunuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr.&nbsp;Deniz&nbsp;Ayas</strong>, tehlikeli türlerin insan tüketimiyle dengelenebileceğini düşündüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aslan balıklarının Kızıldeniz'den Türkiye'nin denizlerine geldiğini ve ülke kıyılarında popülasyon kurduklarını ifade eden Ayas, "Bu etkinlikte bu balıkların tüketimi konu ediliyor. Bugün aslan balığının sunumları yapılıyor, insanlar tadıyor. Bu türü doğada tüketen başka bir tür olmadığı için, aslında biz burada insanın tüketimiyle popülasyonunun ekosistemde dengelenebileceğini düşünüyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20220615-28170286-28170283-MERSINDE_ASLAN_BALIGI_TADIM_ETKINLIGI_YAPILDI.jpg" style="height:516px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mersin&nbsp;Deniz&nbsp;Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Cihat Lokmanoğlu</strong> da yenilebilir türlerin ülke ekonomisine katkı verdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğu Akdeniz'in fazla balık türü barındırmadığını ifade eden Lokmacıoğlu, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İstilacı balıklar, bizim lokal balıklarımızı tüketiyor. Korkunç bir şekilde ürüyorlar. Üremeyi önlemek için elimizden geleni yapıyoruz. Aslan balığı yenilebilirse ekonomiye katkısı olur. Ben yedim çok lezzetliydi. Bu türleri ekonomiye kazandırırsak hem bu türleri azaltmış oluruz, hem kendi balıklarımızı korumuş oluruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Slow Fish Mersin ekibi sözcüsü <strong>Ezgi Biçer Uçar</strong> da 2022 yılı eylem planı kapsamında istilacı türlerle mücadeleyi temel aldıklarını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinlikte ayrıca Silifke ilçesine bağlı Akkum Mahallesi'nde gerçekleştirilen dalış etkinliğinde toplanan uzun dikenli&nbsp;deniz&nbsp;kestaneleri de sergilendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Jun 2022 21:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/06/mersinde-aslan-baligi-tadim-etkinligi-yapildi-1655369180.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sinop&#039;ta kışın tuzlanan palamutlar tezgahları süslüyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-kisin-tuzlanan-palamutlar-tezgahlari-susluyor-2604</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sinopta-kisin-tuzlanan-palamutlar-tezgahlari-susluyor-2604</guid>
                <description><![CDATA[Karadeniz'de balık sezonunda avlanarak kavanozlara konulan palamut, Sinop’ta balıkçılar tarafından tezgahlarda satışa sunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geride kalan av sezonunda kentte balıkçılarca avlanan ve yazın tüketilmek üzere tuzlanan palamutlar, balıkçı tezgahlarını süslüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı İbrahim Gündoğdu, AA muhabirine, "<strong>Lakerda</strong>" olarak da bilinen tuzlu balıkların özellikle Karadeniz Bölgesi'nde bolca tüketildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sezonunda tuzladıkları palamutların kavanozlarda satışa sunulduğunu vurgulayan Gündoğdu, "Geride kalan sezonda maalesef palamut pek bol olmadı. Buna rağmen tuzlu balıklarımızı yapabildik. Şimdi yaz aylarıyla birlikte tezgahlarımızda satışa sunduk. Şu an kavanozu 400 liradan alıcı buluyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gündoğdu, talepler üzerine ülkenin farklı kentlerine de tuzlu&nbsp;<strong>balık</strong>&nbsp;gönderdiklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop'ta tezgahlarda tuzlu palamutların yanı sıra barbunya ve istavrit gibi balıklar da yer alıyor.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Jun 2022 12:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/06/sinopta-kisin-tuzlanan-palamutlar-tezgahlari-susluyor-1654583307.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatay&#039;ın deniz ürünleri yemek ve mezeleri &quot;Türk Mutfağı Haftası&quot;nda tanıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/hatayin-deniz-urunleri-yemek-ve-mezeleri-turk-mutfagi-haftasinda-tanitildi-2572</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/hatayin-deniz-urunleri-yemek-ve-mezeleri-turk-mutfagi-haftasinda-tanitildi-2572</guid>
                <description><![CDATA[UNESCO tarafından gastronomi alanında "Yaratıcı Şehirler Ağı"na dahil edilen Hatay'ın deniz ürünleri yemek ve mezelerinin Türk Mutfağı Haftası kapsamında tanıtımı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Bu hafta kutlanan "<strong>Türk Mutfağı Haftası</strong>" çerçevesinde bir restoranda&nbsp;deniz&nbsp;ürünleri mezesi ve yemekleri hazırlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Yemek ve mezelerin yapımının ardından tanıtımına geçildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü Işıkgör, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, hafta kapsamında il genelinde çeşitli etkinlikler düzenlendiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Işıkgör, İskenderun'da da&nbsp;deniz&nbsp;ürünlerini tanıttıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="font-size:20px">Etkinliğe, Hatay Vali Yardımcısı Erhan Günay ve davetliler katıldı.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 May 2022 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/05/hatayin-deniz-urunleri-yemek-ve-mezeleri-turk-mutfagi-haftasinda-tanitildi-1653477934.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ton balığı, hastalıklardan korunmayı destekliyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ton-baligi-hastaliklardan-korunmayi-destekliyor-2526</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ton-baligi-hastaliklardan-korunmayi-destekliyor-2526</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme Uzmanı Berrin Yiğit: - "Son araştırmalara göre ton balığı, içerdiği selenyum mineralinin ‘selenoneine’ isimli formuyla serbest radikallerle savaşıyor. Güçlü antioksidan etkisi sayesinde kanserden korunmaya katkı sağlıyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beslenme Uzmanı <strong>Berrin Yiğit</strong>, "Son araştırmalara göre ton balığı, içerdiği selenyum mineralinin ‘selenoneine’ isimli formuyla serbest radikallerle savaşıyor. Güçlü antioksidan etkisi sayesinde kanserden korunmaya katkı sağlıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dardanel</strong>'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en çok sevilen ve en çok tüketilen balığı olan ton balığının biyolojik ve ekonomik önemi ile sürdürülebilir denizciliğe dikkati çekmek amacıyla her yıl 2 Mayıs, <strong>Dünya Ton Balığı Günü</strong> olarak kutlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de 38 yıldır Dardanel kalite ve güvencesiyle sofralara ulaşan ton balığı; sadece lezzetiyle değil, yüksek besin değeri ve sağlığa sunduğu faydalar sebebiyle de tercih ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dardanel, sağlıklı beslenmeye özen gösterenleri Atlantik ve Hint okyanuslarının tertemiz sularında yetişen balıklardan seçtiği, kolay açılabilir kutudaki ürünleriyle buluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Günlük protein ihtiyacının yüzde 54’ünü karşılıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Saf bir protein ve Omega 3 kaynağı olan ton balığı, 100 gramlık bir kutuda tüketildiğinde günlük protein ihtiyacının yüzde 54’ünü karşılıyor. Hint ve Atlantik okyanuslarında büyüyen Skipjack ve Yellowfin türleri, Omega 3’ün yanı sıra sadece doğal avcılık ile yakalanan balıklarda bulunan ve çok güçlü bir antioksidan olan selenyum minerali ile kompleks yağ asitleri içeriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/42171860_2087986301219637_6749341020317548544_n.jpg" style="height:625px; width:500px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- En faydalısı doğal&nbsp;balık&nbsp;tüketmek</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Beslenme Uzmanı <strong>Berrin Yiğit</strong>, bu özellikleri sebebiyle ton balığının sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğal&nbsp;balık&nbsp;tüketmenin insan sağlığı açısından çok önemli olduğuna değinen Yiğit, "Açık denizlerde yetişen en doğal balıklardan biri olan ton balığında yüksek miktarda Omega 3, amino asitler ve kompleks mineraller bulunuyor. Haftada en az iki kez ton balığı tüketmek, bağışıklık sisteminin desteklenmesine ve birçok hastalıktan korunmaya yardımcı oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son araştırmalara göre ton balığı, içerdiği selenyum mineralinin ‘selenoneine’ isimli formuyla serbest radikallerle savaşıyor. Güçlü antioksidan etkisi sayesinde kanserden korunmaya katkı sağlıyor. Vücudumuzun yeni kırmızı kan hücreleri yapımı için ihtiyaç duyduğu B12 vitaminini içeren ton balığı, aneminin önlenmesine de destek oluyor. Kalorisi düşük, besin değeri yüksek bir gıda olan ton balığı, yaz ayları yaklaşırken kilosunu kontrol altında tutmak isteyenler için de ideal bir seçenek." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yiğit, protein, Omega 3 ve D vitamini içeriği sayesinde, ton balığının beyin ve kas gelişimi için de çok önemli olduğunu aktararak, "Araştırmalar, düzenli ton balığı tüketen kişilerde göz kuruluğuna daha az rastlandığını ve ton balığının retinanın korunmasına destek olduğunu gösteriyor." yorumunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kaynağını bilmek önemli</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamaya göre ayrıca, ton balığını güvenle sofralara taşımak ve ailece tüketebilmek için kaliteli ve güvenilir markaların doğal, katkısız ve koruyucusuz ürünlerini tercih etmek gerekiyor. Friend of the Sea ve Dolphin Safe gibi çevre dostu belgelere sahip markaların kaynağı belli ürünlerini seçerek, okyanuslarda doğal avcılık ile yakalanan ve gemilerde dondurularak Türkiye'ye getirilen bu balıkların doğal yaşam alanlarının korunmasını desteklemek mümkün oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Balığını Sorgula </strong>uygulaması sayesinde, avlanma aşamasından sofraya gelene kadar ton balığının geçtiği tüm süreçler izlenebiliyor.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Apr 2022 13:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/04/ton-baligi-hastaliklardan-korunmayi-destekliyor-1651314079.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Malatya&#039;da bin öğrenciye balık ekmek dağıtıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/malatyada-bin-ogrenciye-balik-ekmek-dagitildi-2457</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/malatyada-bin-ogrenciye-balik-ekmek-dagitildi-2457</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'da balık etinin önemine dikkati çekmek için düzenlenen etkinlikte bin öğrenciye balık ekmek dağıtıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce Şehit Zekeriya Bitmez Anadolu Lisesi bahçesinde düzenlenen programda, öğrencilere öğle yemeğinde&nbsp;balık&nbsp;ekmek ikram edildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Hayvancılık Müdürü <strong>Tahir Macit</strong>, etkinlikte yaptığı konuşmada,&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin insan sağlığı için önemli olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Macit, kentte&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin istenen seviyede bulunmadığını ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla öğrencilere alabalık ikramında bulunduklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Macit, "Balık&nbsp;etinin faydalarıyla ilgili okullarımızda eğitim veriyoruz. Mühendislerimiz öğrencilere&nbsp;balık&nbsp;etinin faydalarıyla ilgili bilgi veriyor. Eğitim sonunda alabalıkla ilgili resim yarışması düzenledik ve dereceye giren öğrencilerimize ödül veriyoruz. Bugün 3 okulda eğitim gören bin öğrencimize&nbsp;balık&nbsp;ikram ediyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konuşmaların ardından, Yeşilyurt Kaymakamı Osman Uğurlu, Macit ve Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürü Cemal Kalay, öğrencilere&nbsp;balık&nbsp;ekmek ikram etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uğurlu, Macit ve Kalay, düzenlenen resim yarışmasında dereceye girenlere hediye yemek çeki, kitap ve olta verdi.</span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 Mar 2022 17:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/03/malatyada-bin-ogrenciye-balik-ekmek-dagitildi-1648736813.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin ilk organik portakal yağı ile lezzetlendirilmiş balık yağı satışta</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyenin-ilk-organik-portakal-yagi-ile-lezzetlendirilmis-balik-yagi-satista-2395</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyenin-ilk-organik-portakal-yagi-ile-lezzetlendirilmis-balik-yagi-satista-2395</guid>
                <description><![CDATA[TRT Çocuk Rafadan Tayfa arkadaşlığı ile sunulan ürün, içerdiği yüksek orandaki EPA ve DHA içeriği ile çocuklarının bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarına katkıda bulunuyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><strong>Tohum Holding</strong>’in tüketici sağlığı şirketi <strong>Triawell</strong>, <strong>Vitago Kids</strong> markası ile Türkiye’nin ilk organik portakal yağı ile lezzetlendirilmiş çocuk&nbsp;balık&nbsp;yağını tüketicisi ile buluşturdu.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Holdingden yapılan açıklamaya göre, TRT Çocuk Rafadan Tayfa arkadaşlığı ile sunulan ürün, içerdiği yüksek orandaki EPA ve DHA içeriği ile çocuklarının bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarına katkıda bulunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Daha önce Türkiye’nin ilk organik sertifikalı D3 vitaminini piyasaya sunan Triawell, şimdi de çocukların&nbsp;balık&nbsp;yağı tüketimini kolaylaştıracak Türkiye’nin ilk portakal yağı ile lezzetlendirilmiş&nbsp;balık&nbsp;yağını ürününü çocukların beğenisine sunuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Rafadan Tayfa karakterleri ile daha eğlenceli hale getirilen ürün, yüksek Omega 3 asitlerinin yanı sıra A, D, E ve K vitaminleri içeriyor.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">- Kuzey Avrupa Denizi’nin soğuk sularındaki sardalya balıklarından, saflaştırılarak üretildi</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Kuzey Avrupa Denizi’nin soğuk sularındaki sardalya balıklarından yüksek saflık derecesiyle elde edilen Vitago Kids (Organik Portakal Yağlı)&nbsp;Balık&nbsp;Yağı, tazeliğini en yüksek seviyede koruyabilmesi için hassas bir saflaştırma yöntemi olan moleküler distilasyon yöntemiyle ağır metallerden arındırılarak koruyucu atmosferde ambalajlanarak üretildi.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Vitago Kids&nbsp;Balık&nbsp;Yağı, yüksek Omega-3 yağ asitleri EPA (810) ve DHA (540) ile birlikte yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerini de içeriyor. Bu şekilde biyoyararlarının daha fazla olmasının sağlandığı ürün, çocuklar için şurup formunda tüketicisi ile buluşuyor.</span></p>

<p><span style="font-size:20px">Vitago Kids içerisinde yer alan Vitamin D3 kaynağı, Vegd3 markalı Amerika’daki Avlaan şirketinin likenlerden elde ettiği dünyadaki ilk ve tek onaylanmış bitkisel D3 vitamini. Vitago Kids&nbsp;Balık&nbsp;yağı içeriğindeki DHA, normal beyin fonksiyonlarının korunmasına; EPA ve DHA, kalbin normal fonksiyonunun sürdürülmesinde; A ve D vitaminleri, bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunur.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:20px">- Koruyucu, tatlandırıcı, renklendirici, BHA, BHT içermiyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:20px">Ebeveynlerin içini rahat ettirecek Vitago Kids&nbsp;Balık&nbsp;Yağı; BHA, BHT, şeker, koruyucu, tatlandırıcı ve renklendirici içermiyor. Çocukların ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan Vitago Kids Ürünleri, GMP, HACCP, FDA, HELAL ve ECOGEN sertifikasyonlarına sahip tesislerde üretiliyor.</span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 12 Mar 2022 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/03/turkiyenin-ilk-organik-portakal-yagi-ile-lezzetlendirilmis-balik-yagi-satista-1647083087.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yenimahalle Belediyesi&#039;nden Hamsi Şenliği</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/yenimahalle-belediyesinden-hamsi-senligi-2374</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/yenimahalle-belediyesinden-hamsi-senligi-2374</guid>
                <description><![CDATA[Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve Ankara Hal Başkanı Ceyhan Gündüz önderliğinde, Ankara Batıkent Murat Karayalçın Parkı’nda düzenlenen hamsi şenliğinde vatandaşlar hamsiye doydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Her yıl olduğu gibi bu yılda yoğun ilgi gören hamsi festivaline, 10 binlerce vatandaş katıldı. Yenimahalle Belediye Başkanı<strong> Fethi Yaşar</strong> açıklamasında, ''Sevgili hemşehrilerim hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ankara hal başkanımızla düzenlemiş olduğumuz hamsi gününe hepiniz hoşgeldiniz. Güzel bir günde sizlerle buluşmaktan onur duyuyoruz. Afiyet olsun, hepinizi seviyorum'' dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Üretim artarsa fiyatlar düşer </strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık Haber’de canlı yayına katılan Başkan Yaşar, etkinlik hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 2 gün boyunca süren festivale onbinlerce vatandaşın katılım sağladığını belirten Yaşar, ''Dün ve bugün 4 mahallemizde halkımızı balık ekmekle buluşturduk. Balık insan sağlığı için oldukça önemli bir gıda. Herkesin balığı yemesi lazım. 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede vatandaşlarımızın daha uygun şartlarda balık yemesini sağlamak bizim görevimiz. Biz çevreyi, denizlerimizi ne kadar temiz tutarsak, doğaya ne kadar sahip çıkarsak balık üretimi de bir o kadar artacaktır. Üretim artınca fiyatları da düşecektir. Dün ve bugün Ankara halimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz balık festivalinde onbinlerce vatandaşı hamsiyle buluşturduk. Onlara afiyet olsun diyorum'' ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yenimahalle'nin kültür, sanat, tiyatro gibi pek çok alanda yapılan etkinliklerle farklı bir ilçe haline geldiğine değinen Yaşar, ''Bizim vatandaşlarımızla her konuda birlikte icra ettiğimiz etkinliklerle Yenimahalle artık daha farklı bir ilçe oldu. Halkımızın birliğini ve beraberliğinin devamını istiyoruz. Ülkemizin yaşadığı sıkıntıları herkesten fazla bilen bir yerel yöneticiyim. Birlik içinde, demokrasi içinde bu sıkıntıları aşacağız. İnsanların mutlu yaşadığı Türkiye'yi hep beraber yaşatacağız. Önce birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi koruyacağız. Bunun kuralı da Cumhuriyeti kuran Gazi <strong>Mustafa Kemal Atatürk </strong>ve arkadaşlarının kurdukları Cumhuriyetin değerlerine hep beraber sahip çıkmaktır '' dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Festivalin 5. yılı </strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ankara Hal başkanı <strong>Ceyhan Gündüz</strong>, ''Sayın Fethi Yaşar başkanımla bu festivali her yıl düzenliyoruz. 5 yıldır 10 bin kişiyi hamsi ile buluşturduk. İnşallah önümüzdeki yıllarda 20, 30, 40 bin kişiye vermeyi planlıyoruz'' dedi. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kaynak : Balık Haber Merkezi (Özden AYDIN ŞİMŞEK)</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Mar 2022 18:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/03/yenimahalle-belediyesinden-hamsi-senligi-1646263890.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekirdağlılar, lezzeti nedeniyle Karadeniz hamsisini tercih ediyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdaglilar-lezzeti-nedeniyle-karadeniz-hamsisini-tercih-ediyor-2352</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdaglilar-lezzeti-nedeniyle-karadeniz-hamsisini-tercih-ediyor-2352</guid>
                <description><![CDATA[Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu: - "Geçen hafta fiyatı 60 liraydı bu hafta 50 liraya düştü. Vatandaşımız hamsinin lezzetini bildiği için diğer sezonlara göre fiyatı yüksek olsa da hamsiden vazgeçmiyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Tekirdağ</strong>'da, fiyatı yüksek olmasına rağmen lezzeti nedeniyle en çok Karadeniz hamsisi tüketiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekirdağ Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>İbrahim Pehlivanoğlu</strong>, AA muhabirine, Karadeniz hamsinin ağlara az takıldığı için fiyatının yüksek olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl sezonun durgun geçtiğini ifade eden Pehlivanoğlu, "Bu sene bütün balıkçılar için umutla başladı. İlk başlarda güzel&nbsp;balık&nbsp;oldu ama sonradan durgunluk yaşandı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bazı teknelerin avlanmayı bıraktığını anlatan Pehlivanoğlu, küçük tekne balıkçılarının karides avcılığına devam ettiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vatandaşın hamsiden vazgeçmediğini belirten Pehlivanoğlu, "Şimdilerde Karadeniz hamsi tezgahları süslüyor. Geçen hafta fiyatı 60 liraydı bu hafta 50 liraya düştü. Vatandaşlarımız hamsinin lezzetini bildiği için diğer sezonlara göre fiyatı yüksek olsa da hamsiden vazgeçmiyor.&nbsp;Balık&nbsp;artarsa belki fiyatlarda biraz daha düşüş olabilir diye bekliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçı Hasan Erol da bugünlerde hamsinin çok lezzetli olduğu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Erol, hamsinin tezgahların gözdesi olduğunu belirterek, "Balığın az olması nedeniyle geçen hafta hamsi fiyatı daha yüksekti. Fiyat 60 liraya çıktı. Karadeniz'de hamsi avcılığı devam ediyor. Bu hafta fiyatlar 50 liraya düştü. Vatandaşın hamsiye ilgisi güzel. Hamsinin yanında istavrit, çupra ve çinekop da tercih ediliyor. İnsanlarımız balığı her zaman severek tüketiyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kent sakinlerinden Mustafa Yıldız da hamsinin çok lezzetli olduğunu ve balığı ailece severek tükettiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Feb 2022 12:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/02/tekirdaglilar-lezzeti-nedeniyle-karadeniz-hamsisini-tercih-ediyor-1645610470.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık ve Temel Gıda Ürünlerinde KDV İndirildi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-ve-temel-gida-urunlerinde-kdv-indirildi-2322</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-ve-temel-gida-urunlerinde-kdv-indirildi-2322</guid>
                <description><![CDATA[Gıdada KDV indiriminin detayları belli oldu. Gıdadaki KDV indirimleri; pirinç, bulgur, nohut gibi tüm bakliyat ürünleri, su, çay, şeker, tuz, sıvı ve katı yağlar, kırmızı et, beyaz et, balık, süt, yoğurt, peynir, zeytin ve bunlardan yapılan ürünlerin fiyatlarında geçerli olacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca düzenlenen "Türkiye Ekonomi Modeli Yeni Adımlar ve Enflasyon Tedbirleri" tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, "KDV Sistemini Sadeleştirme Programı" kapsamında temel gıda ürünlerinde <strong>yüzde 8 olan KDV'yi yüzde 1'e indirdiklerini</strong> açıklamıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de bugün yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu düzenlemeyle Özel Tüketim Vergisi'ne tabi tutulan meyve suları, kola, havyar gibi ürünler hariç olmak üzere KDV indirimleri; pirinç, bulgur, nohut gibi tüm bakliyat ürünleri, su, çay, şeker, tuz, sıvı ve katı yağlar, kırmızı et, beyaz et, <strong>balık</strong>, süt, yoğurt, peynir, zeytin ve bunlardan yapılan ürünlerin fiyatlarında geçerli olacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/bal%C4%B1k%20yemek.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca, yumurta, patates, soğan, biber, domates, salatalık gibi sebze ürünleri, meyveler, konserveler, turşu, salça, reçel, bal, pekmez, tahin helvası, fındık ezmesi, çikolata, lokum, bisküvi, kraker, gofret, pasta, kek, baklava, yufka, makama, şehriye, tahıl gevreği, fındık, ceviz, Antep fıstığı, badem gibi kuruyemiş ürünleri, baharatlar, bebek mamaları da KDV oranı yüzde 1'e düşürülen ürünler arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/b95d4ba56910856a5052bd980301a551.jpg" style="height:655px; width:600px" /></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">KDV indiriminin gıda fiyatlarına yansıması bekleniyor.</span></span></span></strong></p>

<h3><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">KDV'nin sadeleştirilmesi çalışmaları kapsamında yapılan düzenlemeyle aynı zamanda gıda enflasyonunun tüketiciler üzerinde oluşturduğu yükün azaltılması konusunda da çok önemli bir adım atılmış oldu.</span></span></span></h3>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Düzenlemeyle daha önce bazı gıda maddelerinin toptan tesliminde ayrı, perakende tesliminde ayrı KDV oranı uygulaması da kaldırılarak, uygulama kolaylığı sağlanması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Feb 2022 04:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/02/balik-ve-temel-gida-urunlerinde-kdv-indirildi-1644802812.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuzlu ve tütsülenmiş balık tüketimi mide kanseri yapar mı?</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tuzlu-ve-tutsulenmis-balik-tuketimi-mide-kanseri-yapar-mi-2308</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tuzlu-ve-tutsulenmis-balik-tuketimi-mide-kanseri-yapar-mi-2308</guid>
                <description><![CDATA[Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden Prof. Dr. Vedat Göral: - "Mide kanserinin en önemli nedeni genetik faktördür. Bu nedenle ailede mide kanseri öyküsü olan bireylerin, mutlaka endoskopik olarak belli aralıklarla tetkik edilmesi gerekmektedir" - "Erken yaşta sigara kullanımına başlayanlarda ve ağır içicilerde, mide kanseri riski 2 kat artış gösterir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Bölümünden <strong>Prof. Dr. Vedat Göral</strong>, A kan grubu olanlarda, kirli hava soluyanlarda, aspest gibi kirli atıkların bulunduğu suların içilmesinin de risk oluşturabildiğini belirterek, "Erken yaşta sigara kullanımına başlayanlarda ve ağır içicilerde, mide kanseri riski 2 kat artış gösterir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Medipol Mega Üniversite Hastanesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Göral, son yıllarda bazı kanser türlerinde artış olmasına rağmen, mide kanseri görülme sıklığının azaldığını, bunun aslında son derece sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mide kanseri alanında elde edilen bilimsel gelişmelerin, kanserin henüz oluşmadan önlenebilmesi noktasında ciddi çalışmalar ve önlem tedbirlerinin mevcut olduğunu gösterdiğini aktaran Göral, "Mide kanserinin en önemli nedeni genetik faktördür. Ebeveyninde ya da birinci derece akrabasında mide kanseri öyküsü varsa kişinin kanser riski daha yüksektir. Bu nedenle ailede mide kanseri öyküsü olan bireylerin, mutlaka endoskopik olarak belli aralıklarla tetkik edilmesi gerekmektedir. Mide kanserinin bir diğer nedeni ise helicobacter pylori isimli bakteridir. Bu bakterinin toplumda yaygın olarak tedavisinin yapılması ve sıklığının azaltılması ile birlikte dünyada mide kanseri görülme oranı azalmıştır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/vedat-goral.jpg" style="height:600px; width:400px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Bazı gıdalar ve pişirme yöntemleri kanser riskini artırıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mide kanserinin genellikle sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu vurgulayan Görel, "Erken dönemde mide bölgesinde rahatsızlık, iştahsızlık, şişkinlik, bulantı ve ileri zamanlarda midede ağrı ve kilo kaybına neden olabilir. Bazen kanamaya bağlı dışkı renginde siyahlaşma oluşabilir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göral, genelde mide kanserinin ani stres ve üzüntü ile başladığının altını çizdi. Bu nedenle ani stres ve üzüntünün kontrol edilmesi, tedavi ile geçiştirilmesi gerektiğini belirten Göral, "Mide kanseri oluşumunda genetik faktörler, çevresel etkenler ve kanser gelişimini kolaylaştırıcı bazı hastalıklar rol oynar. Erkeklerde, kadınlara göre yaklaşık iki kat daha fazla rastlanılır. Hastalık genellikle 40-50 yaşından sonra görülür. Ülkemizde Van, Erzurum ve Güneydoğu’da nispeten daha sık görülmektedir." açıklamasında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Göral, bazı meslek gruplarında mide kanseri görülme sıklığı daha yüksek olabileceğini aktardı. Kömür madeni işçilerinde, kauçuk ve asbestle çalışanlarda, lastik ve petrokimya üretiminde çalışanlarda, mide kanseri riskinin genel topluma oranla biraz daha yüksek olduğunu vurgulayan Göral, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"A kan grubu olanlarda, kirli hava soluyanlarda, aspest gibi kirli atıkların bulunduğu suların içilmesi de risk oluşturabilir. Erken yaşta sigara kullanımına başlayanlarda ve ağır içicilerde, mide kanseri riski 2 kat artış gösterir. Japonya’da olduğu gibi şoklanmış yiyecekler, tuzlu ve tütsülenmiş&nbsp;<strong>balık</strong>&nbsp;tüketimi, yoğun şekilde tuzlanmış salamuralar, bazı gıda koruyucuları ve katkı maddeleri, fermente soya, küflenmiş tahıllar, tohumlar, çekirdek tohumları (aflatoksin), yağda kızartılmış gıdalar, aşırı kırmızı et tüketimi hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Endoskopi yapılmadan ilaç kullanılmamalı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Vedat Göral, mide kanserinden korunma yollarına ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu. İlk olarak stres, sigara ve alkolden uzak durulması gerektiğinin altını çizen Göral, sağlıklı beslenme ve düzenli bir uykunun mutlaka olması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Fazla tuzlu ve kızartılmış gıdaların tüketiminden kaçılması uyarısında bulunan Göral, mide kanserinden diğer korunma yollarına ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Özellikle kızartma yağları tekrar tekrar kullanılmamalıdır. Taze sebze ve meyve tüketilmeli, kurutulmuş etlerde bol miktarda nitrat bulunduğundan tüketilmemelidir. Ateşte veya mangalda pişirilen kebap gibi gıdalardaki kömürleşmiş, siyahlaşmış kısımlar yenmemelidir. Mide rahatsızlığı olanlarda, ilk evrede endoskopi mutlaka yapılmalıdır. Elle muayene yapılarak ilaç yazılmamalıdır. Böylece mide kanserinin erken evrede teşhisi konulmuş olur. 2 yıl önce endoskopi yapılmış ve mide iltihabı olan kişide, sonraki yıllarda midede kanser gelişimi olasıdır. Bu nedenle mide rahatsızlığı olanlarda endoskopi yapılmalı ve işlem yapılmadan ilaç kullanılmamalıdır. Endoskopi işlemi esnasında, özel boyama teknikleri yapılarak ve yapay zeka aracılı endoskopi cihazları ile erken dönemde rahatlıkla mide kanseri tanısı konabilmektedir. Erken evrede Japon tekniği olan endoskopik kazıma yöntemleri kullanılmakta olup, ileri evrede ameliyat ve onkolojik tedaviler yapılmalıdır. Ameliyattan sonra 5 yıl belli aralıklarla endoskopik kontroller yapılır ve nüks olup olmadığı araştırılır. 5 yılı geçenlerde kanserinin nüksü seyrek olmaktadır.</span></span></span></p>

<p>AA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Feb 2022 12:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/02/tuzlu-ve-tutsulenmis-balik-tuketimi-mide-kanseri-yapar-mi-1644321314.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kovid-19’a bağlı ölümler D vitamini eksikliği ile bağlantılı olabilir</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kovid-19a-bagli-olumler-d-vitamini-eksikligi-ile-baglantili-olabilir-2250</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kovid-19a-bagli-olumler-d-vitamini-eksikligi-ile-baglantili-olabilir-2250</guid>
                <description><![CDATA[Yapılan bir araştırmada, Kovid-19 vakalarının ve virüse bağlı ölümlerin D vitamini eksikliği ile bağlantılı olabileceği ortaya konuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Spring.org internet sitesinde yer alan habere göre, bilim insanları, Kovid-19 ile D vitamini arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma yürüttü.</p>

<p>Çalışma kapsamında, 20 Avrupa ülkesinin sağlık verileri incelendi.</p>

<p>Araştırmada İtalya, İsviçre ve İspanya gibi ülkelerin yaşlı nüfusunda D vitamini eksikliği gözlendi.</p>

<p>Uzmanlar, Güney Avrupa ülkelerindeki bireylerin D vitamini oranlarının düşük olmasının, insanların güneş ışınından kaçınması ile bağlantılı olabileceğini belirtti.</p>

<p>Öte yandan, İskandinav ülkelerinde düşük Kovid-19 vakaları görülmesinin ise daha çok D vitamini ve balık yağı gibi takviyeler kullanılması ile ilişkili olabileceği aktarıldı.</p>

<p>Çalışmada, D vitamini ile virüse bağlı ölümlerin engellenebileceği ortaya konuldu.</p>

<p>Daha önce yapılan araştırmalarda da, D vitamini eksikliğinin solunum yolu rahatsızlıkları ile bağlantılı olabileceği ifade edilmişti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Jan 2022 21:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/01/kovid-19a-bagli-olumler-d-vitamini-eksikligi-ile-baglantili-olabilir-1643048186.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSKİ&#039;den“Suyun Değeri” Temalı Afiş Yarışması</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iskidensuyun-degeri-temali-afis-yarismasi-2206</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iskidensuyun-degeri-temali-afis-yarismasi-2206</guid>
                <description><![CDATA[İSKİ, İstanbul genelindeki tüm ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik “Suyun Değeri” temalı afiş yarışması düzenliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İSKİ, 22 Mart Dünya Su Günü Etkinlikleri kapsamında; su kaynaklarımızı korumak,&nbsp; genç nesillere su kullanma bilincini aşılamak ve öğrenciler arasında farkındalık oluşturmak amacıyla “Suyun Değeri” temalı afiş yarışması düzenliyor.</p>

<p>İSKİ ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde gerçekleştirilecek olan yarışmaya; afiş kategorisinde katılım sağlanacak.</p>

<p>Yarışmaya katılacak eserlerin 25 Şubat 2022 Cuma günü mesai bitimine kadar İSKİ'ye teslim edilmiş olması gerekiyor.</p>

<p>Eserler bilgi formu doldurularak, Güzeltepe Mahallesi Osmanpaşa Caddesi No:7 PK: 34060 Eyüpsultan/İSTANBUL adresine elden veya posta yoluyla teslim edilecek.</p>

<p>Bilgisayar ortamında hazırlanan afişler ise egitim@iski.gov.tr adresine mail yoluyla gönderilebilecek.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Jan 2022 21:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/01/iskidensuyun-degeri-temali-afis-yarismasi-1642186187.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof.Dr.Tanrıkul: Balıklardaki hastalık insana bulaşmıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/profdrtanrikul-baliklardaki-hastalik-insana-bulasmiyor-2168</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/profdrtanrikul-baliklardaki-hastalik-insana-bulasmiyor-2168</guid>
                <description><![CDATA[EGE Bölgesi'ndeki levreklerde 'yalancı pastörella' adı verilen bir hastalık türü saptandığına dair açıklama yapan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkul, yeni açıklamada bulundu. Balıklarda ortaya çıkan hastalıkların insanlara bulaşmadığını belirten Prof. Dr. Tanrıkul, "Yüksek teknolojiye sahip ruhsatlı kuluçkahanelerde, tüm hijyen ve sağlık parametreleri denetlenerek su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Tansel Tanrıkul</strong>, önceki gün yaptığı açıklamada Dr. Öğretim Üyesi Ezgi Dinçtürk ile birlikte yürüttükleri bilimsel araştırmada Ege Bölgesi'nde yetiştirilen levreklerde yeni ölümcül bir hastalık saptadıklarını söyledi.&nbsp;Prof. Dr. Tanrıkul, insanlar için hiçbir tehlike oluşturmayan ancak balıkların ölümüne&nbsp;neden olan ve&nbsp;'Pasteurellosis' hastalığı ile benzerlik gösterdiği için 'yalancı pastörella' adı verilen hastalıkla ilgili yeni açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
<strong>'İNSANLARDA HASTALIĞA NEDEN OLMUYOR'</strong><br />
<br />
Hastalığın levrek tüketimine yönelik hiçbir engel oluşturmadığın belirten Prof. Dr. Tanrıkul, "Çiftlik şartlarında yüksek adetlerde stoklanan balıklarda genellikle strese bağlı olarak hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda hastalıkların teşhisi en kısa sürede yapılarak tedavi edilmektedir. Balıklarda ortaya çıkan hastalıklar insanlara bulaşmamakta ve hastalığa neden olmamaktadır. Buna karşılık balık ölümleri, yetiştiricilik işletmelerinde ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu sebeplerden dolayı balıkların sağlığı, sürekli kontrol altında tutulmaktadır. Balık yetiştiriciliği yapılan birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de hastalıklar takip edilmekte, buna yönelik tedavi ve koruyucu uygulamalar yapılmaktadır. Yeni ortaya çıkan hastalıkların ekonomik kayıplara neden olmaması için uzmanlar sürekli işletmelerde balık sağlığını takip etmektedirler" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/Tansel%20Tanr%C4%B1kul1.jpg" style="height:421px; width:600px" /></span></span></span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>'ÜLKEMİZ LİDER ÜRETİCİLER ARASINDA'</strong><br />
Balıkların kontrol altında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Tanrıkul, şunları söyledi:<br />
"Günümüzde sağlıklı gıdaların büyük önem arz etmesiyle beraber işletmelerin ekonomik kayıplardan da etkilenmemesi adına çevresel ve mikrobiyolojik etkenlerden kaynaklanan problemler sürekli olarak analizler ile takip edilerek balıkların gelişimi, hastalıkları ve kalitesi kontrol edilmektedir. İşte bütün bu faktörler, dikkate alınarak yapılan üretimin sonucunda ülkemiz balıkçılıkta öncelikle Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Rusya, Orta Doğu ülkeleri ve Japonya ile Uzak Doğu ülkeleri tarafından tercih edilmekte, Avrupa'da tonaj ve kalite olarak ilk sıralarda yer alan, sürekli üretimi arttıran lider üreticiler arasında yer almaktadır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>'OLUMSUZ HİÇBİR FAKTÖRE İZİN VERİLMEMEKTEDİR'</strong><br />
<br />
Birleşmiş Milletler tarafından 2022 yılının, 'Balıkçılık ve Su Ürünleri Yılı' ilan edildiğini de hatırlatan Prof. Dr. Tanrıkul, "Ülkemiz de su ürünleri üretiminde söz sahibi olan önemli bir paydaştır. 2021 yılında su ürünleri ihracatı rekor değerlere ulaşarak, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya Türk balığı temini sağlanmıştır. Ülkemizde yumurtadan porsiyona üretimin gerçekleştirildiği, yüksek teknolojiye sahip ruhsatlı kuluçkahanelerde, tüm hijyen ve sağlık parametreleri denetlenerek su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır. Üretim süresince tüm su parametreleri biyokimyasal ve mikrobiyolojik analizlerle takip edilmekte, çevreye ve sağlığa olumsuz etki yapabilecek hiçbir faktöre izin verilmemektedir. Ayrıca balıkların beslenmesi için kullanılan yemler de herhangi bir kimyasal ve hormon kullanılmadan tamamen balığın besin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak üretilmekte, yetiştirme sürecinde balık işletmeleri insan sağlığı ve çevreci yaklaşımı temel alan, 'İyi Tarım Uygulamaları' ilkeleri doğrultusunda çalışan, bağımsız uluslararası denetleme kuruluşları tarafından denetlenmekte ve tüm kontrollerin ardından balıklar piyasaya sürülmektedir" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DHA-Genel - Türkiye-İzmir - Hande NAYMAN</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 02 Jan 2022 02:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/01/profdrtanrikul-baliklardaki-hastalik-insana-bulasmiyor-1641338747.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilosu 150 lirayı bulan zehirli aslan balığı yok satıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kilosu-150-lirayi-bulan-zehirli-aslan-baligi-yok-satiyor-2138</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kilosu-150-lirayi-bulan-zehirli-aslan-baligi-yok-satiyor-2138</guid>
                <description><![CDATA[AKDENİZ ve Ege'de balık popülasyonuna zarar veren aslan balığının zehirli dikenleri kesildikten sonra yapılan çorbası, tavası ve ızgarası büyük ilgi görüyor. Kilosu 150 liraya satılan balık, tezgaha çıktıktan 1 gün sonra tükeniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kızıldeniz'den gelerek Akdeniz'de balıkçılara ve balıklara zarar veren balon ile aslan balığının popülasyonunu kontrol altına almak için çalışmalar sürüyor. Balık yavrularını ve yumurtalarını yediği için eti protein açısından zengin olan aslan balığının popülasyonunun kontrolü için uzmanlar tüketilmesini öneriyor. Hem renkli hem de farklı görüntüsü ile dikkati çeken aslan balığı, yalnızca zıpkınla avlanabiliyor. Balığı avlamak için dalgıçlar yaz aylarında 5 metre derinliğe dalarken, kışın su ısısı değiştiği için daha derinlere inmek zorunda kalıyor. Artan talep karşısında balık çarşısına gelen müşterilerin çoğunluğu aslan balığını sorar oldu. Kilosu 150 lirayı bulan balık avlanıp, tezgaha çıkmasının ertesi günü tükeniyor. Zehirli olan dikenli kısımları kesildikten sonra aslan balığının diğer balık türlerinden hiçbir farkı kalmıyor. Etinde zehir olmadığı için güvenle tüketilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/aslan3.jpg" style="height:332px; width:600px" /><br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi de aslan balığını tava, ızgara ve çorba şeklinde belediyenin balık çarşısında menüye dahil etti.<br />
<br />
<strong>'DOYMAK BİLMEYEN BİR BALIK TÜRÜ'</strong><br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı, Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy, balığın uzun yıllardır Akdeniz ve Ege'de olduğunu söyledi. Balığın kontrol altına alınmasının tek yolunun avlanarak tüketmek olduğunu ifade eden Atasoy "Çok obur bir balık. Balık yavruları ve yumurtaları ile beslenen, doymak bilmeyen bir balık türü. Bu balığı sofralarda tüketilir hale getirirsek, kontrol altına alabiliriz. Balık çarşımızda balığı menüye alarak halka sunduk. Vatandaşlarımız da beğendi. Ben de daha önceleri aslan balığı yedim. Çorbasını çok beğendim, tava ve ızgara arasında bir tercih henüz yapmadım" dedi.<br />
<br />
<strong>'ASLAN BALIĞI SÜREKLİ SORULUYOR'</strong><br />
<br />
Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Yurttaş da aylık en az 10 bin ziyaretçiyi tesislerinde ağırladıklarını söyledi. Balıkları halden kendilerinin seçip, aldığını belirten Yurttaş, "Aslan balığı olmasa bile vatandaşlar gelip soruyor. Büyük ilgi gördü. Olunca da ilk tercihlerini aslan balığından yana kullanıyorlar. Yağda ve ızgarada pişiriyoruz. Zaman zaman çorbası da yapılıyor. O da ilgi görüyor. Kilosu 150 lira civarında" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/aslan4.jpg" style="height:466px; width:600px" /><br />
<br />
<strong>'ÇOK MERAK ETTİM, TADACAĞIM'</strong><br />
<br />
Balık çarşısına balık yemek için gelen Çetin Erturan, aslan balığını ilk defa burada gördüğünü belirterek, "Çok merak ettim. Tadını bilmiyorum. Aslan balığı yiyeceğim. Lezzetine bakacağım. Çok güzel oluğunu düşünüyorum" dedi. Arkadaşlarıyla balık yemek için geldiklerini belirten Asiye Aslan ise "Balığı görünce tadını merak ettim ama benim alerjik bünyem var. O nedenle tadına bakamayacağım. Nasıl tepki gösterecek bünyem bilemedim" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p>DHA-Genel - Türkiye-Antalya - Alparslan ÇINAR</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Dec 2021 23:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/12/kilosu-150-lirayi-bulan-zehirli-aslan-baligi-yok-satiyor-1639947408.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Morina balık yağı Kovid-19’a karşı bağışıklık kalkanı oluşturuyor&#039;</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/morina-balik-yagi-kovid-19a-karsi-bagisiklik-kalkani-olusturuyor-2129</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/morina-balik-yagi-kovid-19a-karsi-bagisiklik-kalkani-olusturuyor-2129</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çocukların bağışıklık sistemini Kovid 19 virüsüne ve üst solunum yolu hastalıklarına karşı&nbsp; güçlü tutmanın önemine değinen Mikrobiyolog ve Koruyucu Sağlık Uzmanı <strong>Prof. Dr. Oğuz Özyaral</strong>, “Özellikle morina balığının karaciğerinden elde edilen Morina Balığı Karaciğer Yağı (Cod Liver Oil) formundaki sıvı balık yağlarında EPA DHA oranı yüksek. Hem de balıktan gelen doğal D ve A vitaminleri çocukların bağışıklık sistemi için kalkan görevi görüyor. Oslo Üniversitesi’nde 70 bin katılımcıyla gerçekleştirilen bilimsel çalışma, düzenli Morina Balık Yağı kullanan kişilerin Kovid-19 virüsüne karşı daha dirençli olduğunu ortaya koydu” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Rumeli Üniversitesi, Rektör Yardımcısı, Mikrobiyolog ve Koruyucu Sağlık Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Özyaral, özellikle kış aylarında çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemine dikkat çekerek, “Pandemi dönemi özellikle çocuklu aileler için oldukça zorlu bir hal almış durumda. Yeniden artan kovid vakası rakamları ve ortaya çıkan yeni varyantın hastalık rakamlarını ne kadar etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Okula giden çocuklar için maske ve sosyal mesafe kuralları geçerli olsa dahi virüsün çocuklardan ailelere yayılma riski velileri daha da tedbirli olmaya yönlendiriyor” açıklamasında bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIĞIN ŞİFRESİ: OMEGA-3, A VE D VİTAMİNİ</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle kış aylarına girerken çocukların bağışıklık sistemini desteklemenin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Özyaral, “Çocuklarda eksik etmememiz gereken besin öğeleri Omega-3, A ve D vitaminleri. Düzenli balık yağı kullanımının çocukların sağlıklı gelişimi için ne kadar önemli olduğu artık bilinen bir gerçek. Özellikle morina balığının karaciğerinden elde edilen Morina Balığı Karaciğer Yağı (Cod Liver Oil) formundaki sıvı balık yağlarında hem EPA DHA oranı yüksek hem de balıktan gelen doğal D ve A vitaminleri çocukların bağışıklık sistemi için kalkan görevi görüyor. Oslo Üniversitesi’nde 70.000 katılımcıyla gerçekleştirilen bilimsel çalışma, düzenli Morina Balık Yağı kullanan kişilerin Covid-19 virüsüne karşı daha dirençli olduğunu ortaya koydu” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">OMEGA-3’ÜN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Omega-3</strong>’ün diğer faydalarıyla da ilgili bilgiler de paylaşan Dr. Özyaral,&nbsp; “Omega-3’ün sağlığa faydalarıyla ilgili yayınlanmış yüzlerce bilimsel makale bulunuyor. Düzenli Omega-3 kullanımının organların sağlıklı çalışmasından, üst solunum yolu rahatsızlıklarının hafifletilmesine, stresin engellenmesinden, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesine kadar vücudumuza sayısız faydası bulunuyor. Vücudumuzda üretilemediği için mutlaka dışarıdan almamız gereken Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA’yı düzenli olarak temin edebilmek için sıvı formda bulunan Morina Balığı Karaciğer Yağının kullanımını öneriyorum. Özellikle çocuklarda bağışıklığı güçlendirmesinin yanında sağlıklı bir beyin ve göz gelişimi için de Omega-3’ü hayatınızdan eksik etmeyin” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p>DHA-Sağlık - Türkiye-İstanbul / Merkez -</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 23:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/12/morina-balik-yagi-kovid-19a-karsi-bagisiklik-kalkani-olusturuyor-1639773847.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şef Mehmet Yalçınkaya: İyi yemek sunumları kopyalansın</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sef-mehmet-yalcinkaya-iyi-yemek-sunumlari-kopyalansin-2126</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sef-mehmet-yalcinkaya-iyi-yemek-sunumlari-kopyalansin-2126</guid>
                <description><![CDATA[Design Week Türkiye kapsamında düzenlenen ‘Gastronomi ve Tasarım’ başlıklı oturumda konuşan ünlü şef Mehmet Yalçınkaya, çok kötü yemek sunumlarının olduğuna dikkat çekerek, “Yemek sunumları iyi yapanlardan kopyalansın. Ahır küreğinin üzerinde yemek sunuluyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye İhracatçılar Meclisi (<strong>TİM</strong>) Ticaret Bakanlığı koordinasyonu ile bugün başlayan Design Week Türkiye’de ‘Gastronomi ve Tasarım’ paneli düzenlendi. Gazeteci, yazar Songül Hatısaru’nun moderatörlüğünü üstlendiği panele, şef Aylin Yazıcıoğlu, işletmeci ve danışman Emre Ergani, gastronomi iletişimcisi Gökmen Sözen, şef <strong>Mehmet Yalçınkaya</strong>, tasarımcı <strong>Özlem Tuna</strong> ve televizyon programcısı <strong>Refika Birgül</strong> katıldı. &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">TİM Başkanı İsmail Gülle’nin dinleyici olarak yer aldığı panel,&nbsp;yoğun ilgi gördü. Gülle, kendilerine düşen bir proje ve destek olduğunda sektör temsilcilerinin yanlarında olacaklarını söyledi.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>PASTACILIK KONUSUNDA BOŞLUK VAR&nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tabak tasarımları hakkında konuşan şef <strong>Aylin Yazıcıoğlu</strong>, tabak tasarımlarının modern şeflerle eşleştirilmesini doğru bulmadığına dikkat çekti. Yazıcıoğlu, pastacılıkta boşluk olduğuna da vurgu yaparak, “Pastacılık konusunda boşluk var. Batı tarzı pastacılığın yayılması biraz gecikti. Kaplama pastalar küçük bölümünü oluşturuyordu. Erkek meslektaşlarımın pastacılığa yönelmediğini gördüm. Kadınlara uygun bir ön yargısı var. Pastacılık öyle bir şey değil. Genç arkadaşlarımız pastacılığa eğilmeliler” dedi. &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/tim9.jpg" style="height:400px; width:600px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>YEREL MALZEMELER SEÇMEK ÇOK ÖNEMLİ &nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tasarım ve yemek yaparken aslında problem çözüldüğünü belirten tasarımcı Özlem Tuna ise “Arkasından problemi yaratıyoruz. Bu böyle dönüp duruyor. Yerel malzemeleri seçiyor olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ELİMİZDEKİ DEĞERLER YETERİNCE ANLATILMIYOR&nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Panelde konuşan şef Mehmet Yalçınkaya, “Elimizdeki değerlerin yeterince anlatılmadığını düşünüyorum. Biz yurt dışına baklava değil fıstık anlatmalıydık. Kendi yarattığımız tasarımları, ürünleri, geçmiş kültürleri hızlıca tanıtıp ekonomiye katmamız gerekiyor” dedi.&nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>İYİ SUNUMLAR KOPYALANSIN&nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yemek sunumunun önemini dile getiren Yalçınkaya, “Biz sunumlarımız kopyalansın istiyoruz çünkü çok kötü sunumlar olabiliyor. Yemek sunumları iyi yapanlardan kopyalansın. Ahır küreğinin üzerinde yemek sunuluyor. Benimkiler kopyalansın, ben izin veriyorum” diye konuştu. &nbsp;</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>GASTRONOMİ ENDÜSTRİSİ POLİTİKASINA GEÇMEK LAZIM &nbsp;</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gastronomi iletişimcisi Gökmen Sözen, dünyadaki en iyi restoranların gastro turizm ile yaşadığına dikkat çekerek, “Dünyadaki en iyi restoranlar bununla yaşıyor. Türkiye geride gözüküyor çünkü eğitim politikamız çok zayıf. Biz bu işe ilkokuldan başlamalıyız. İlkokulda çocuklara bir sayfa tarım dersi lazım, yemek karnıyarık görmesi lazım. Hakkari’deki çocuk sushiyi belki ömrü boyunca görmeyecek ama oraya sushi fotoğrafı koymamız lazım. Tasarım için 3-4 restoranımız var. Türkiye geleneksel modelle gidiyor. Çok iyi kebapçı, balıkçımız var. Çok iyi potansiyel şeflerimiz var. Bizim bu politikayı değiştirmemiz lazım. Teknik ve tasarımı değiştirmemiz lazım. Acilen genç nüfusumuz yurt dışına stajyer olarak çalışmaya yollamamız lazım. Bu çocuklara yatırımcılar bulmamız lazım. Türkiye cafe cenneti biz bu oyunu değiştirmeliyiz.&nbsp; Gastronomi Endüstirisi Politikası’na geçilmesi lazım” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></span></span></p>

<p>DHA-Genel - Türkiye-İstanbul / Merkez - DHA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 22:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/12/sef-mehmet-yalcinkaya-iyi-yemek-sunumlari-kopyalansin-1639771715.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğa ve kültür balıklarının besin değerlerini karşılaştıran rapor açıklandı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/doga-ve-kultur-baliklarinin-besin-degerlerini-karsilastiran-rapor-aciklandi-2096</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/doga-ve-kultur-baliklarinin-besin-degerlerini-karsilastiran-rapor-aciklandi-2096</guid>
                <description><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Su Ürünleri Fakültesi ile Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) iş birliğiyle hazırlanan, deniz ve kültür balıklarının besin değerlerinin karşılaştırmasını içeren "Balık Numuneleri Analiz Raporu" düzenlenen toplantıyla tanıtıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Tolga Dinçer</strong>, EİB'de düzenlenen tanıtım toplantısında, "Doğa ve Çiftlik Balıkları (Levrek, Çipura, Türk Somonu ve Atlantik Somonu) Arasındaki Besinsel İçerik ve Farklılıkların Tespiti" konusundaki çalışmasının detaylarını paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dinçer</strong>, yetiştiricilik balıklarının Tarım ve Orman Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından sürekli denetlendiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlk olarak çipura ile ilgili verileri paylaşan <strong>Dinçer</strong>, bu türde protein içeriklerinin, doğa ve yetiştiricilik balıklarıyla aynı olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dinçer</strong>, 100 gram doğa ve 100 gram kültür çipurasının enerji oranları kıyaslamasında ise kültür çipurasında enerji oranının 169, doğa çipurasında ise 139 kalori olarak tespit edildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yetiştiricilik ürünü olan çipurada D3, B12, A, B2, B6 ve B3 vitamin değerlerinin de yüksek olduğunu tespit ettiklerini bildiren <strong>Dinçer</strong>, "100 gram&nbsp;balık&nbsp;etinde yaptığımız hesaplama doğrultusunda doğa çipurasında 0,5 gram, yetiştiricilik çipurasında ise 2,01 gram Omega 3 var." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Levrekte de benzer verilerin elde edildiğini anlatan <strong>Dinçer</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Toplam enerji 100 gramda doğa balığında 90 kaloriyken, yetiştiricilikte ise 154 kalori. Burada yetiştiricilik türünün yağlı olmasından kaynaklı bir durum söz konusu. Omega 3'te ise yetiştirilen tür ile doğa türü arasında çok yakın değere sahip. Yağ asidi dağılımında doğada yüzde 29 iken, yetiştiricilikte yüzde 23. 'Yetiştirilen balıkta Omega-3 yoktur.' söylemi doğru bir yaklaşım değil."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Atlantik somunun Omega 3 değeri, Türk somonuyla eşit"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son yıllarda somonun da sofralarda yer aldığına dikkati çeken <strong>Dinçer</strong>, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Atlantik somonu ve Türk somonu kıyaslandığında da ikisinin protein değerlerinin çok yakın olduğu görülüyor. Bizim Türk somonumuz Atlantik somunun altında kalacak bir&nbsp;balık&nbsp;değil. Tezgahta ikisi yan yana görülüyor. Farklı fiyatlarda görülüyor. Bir balıktaki kalite, fiyatının düşük olmasıyla kıyaslanmaz. Onun taze olması ve besinsel değeriyle kıyaslanır. Ham yağ içeriği birbirine yakın. 100 gramda Atlantik somununda 213 kalori varken, Türk somununda 244 kalori değer olduğunu tespit ettik. Atlantik somunun Omega 3 değeri, Türk somonuyla eşit."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Dinçer</strong>, incelenen&nbsp;balık&nbsp;türlerinin hiçbirinde ağır metal tespit etmediklerini de kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu çalışmada kimyasal kompozisyon değerleri, yağ asit kompozisyon dağılımları Omega 3 ve Omega 6 oranları, vitamin, mineral ve ağır metal içeriklerinin incelendiğini aktaran <strong>Dinçer</strong>, "Yetiştiricilik yolu ile üretilmiş olan çipura ve levrek türlerinde kimyasal kompozisyon, yağ asit kompozisyonu, mineral ve vitamin değerleri açısından genel anlamda doğa örneklerinden benzer ve yüksek değerler tespit edilmiştir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Diğer konuşmalar</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı <strong>Bedri Girit</strong>, sektör olarak 90'ın üzerinde ülkeye su ürünleri ihracatı yaptıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su ürünleri sektörünün yılın 10 ayında 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptığını bildiren <strong>Girit</strong>, "Son yıllarda Türk somonu ihracatının da artışıyla çok güzel bir ivme yakaladık. Yılın 10 ayında 117 milyon dolarlık ihracat yapıldı Türk somonunda. Su ürünlerindeki performansın gelecekte de devam edeceğine inanıyoruz. Ürün kalitenizin yanında hizmet kalitenizin de iyi olmasıyla bu başarı geliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Uğur Sunlu</strong> ise üniversite ve EİB arasında 4 yıldır uyumlu bir çalışma olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de yıllık&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin yaklaşık 6 kilogram olduğunu hatırlatan <strong>Sunlu</strong>, "Amacımız 6 kilogram tüketimi 24 kilogramlara kadar çıkarmak.&nbsp;Balık&nbsp;tüketiminde istediğimiz rakamların çok uzağındayız. Bazı Uzak Doğu ülkelerinde 70 kiloya kadar çıkıyor. Amacımız su ürünlerini halkımıza doğru şekilde anlatabilmek ve tüketimi artırmak." dedi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Nov 2021 15:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/11/doga-ve-kultur-baliklarinin-besin-degerlerini-karsilastiran-rapor-aciklandi-1637758810.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alabalık tantuniye ilgi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/alabalik-tantuniye-ilgi-2068</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/alabalik-tantuniye-ilgi-2068</guid>
                <description><![CDATA[Malatya’da, restoran işleten Ali Eren Çiçek, normalde et ve tavukla ile yapılan tantuni içine alabalığı kuşbaşı haline getirip, koyarak menüsüne eklemeyi düşünüyor. Ürünün patentini almak için başvuruda bulunan Çiçek'in alabalık tantunisi vatandaşlardan yoğun talep görüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık restoranı işleten ve daha önce de yaptığı alabalıklı pizza ve alabalıklı lahmacunun patentini almış olan <strong>Ali Eren Çiçek</strong>, kuşbaşı et ile tavuk ve çeşitli baharatlarla yapılan tantuni içine et veya tavuk yerine alabalık koyarak farklı bir lezzet ortaya çıkardı. Kiremitte, ızgarada ve kızartma halinde pişirilen alabalık yedikleri restoranda, yapılan alabalık tantuniyi duyanları şaşırttı. Restoran işletmecisi <strong>Çiçek</strong>, yiyenlerin beğendiğini, menüye eklemeyi düşündüklerini belirterek, alabalık tantuninin patentini almak için başvuruda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Ali Eren Çiçek</strong>, müşterilerinin görüşleri doğrultusunda alabalık tantuni yapma kararı aldıklarını belirterek, "Sürekli alabalıklı tantuni tadını merak ediyorlardı. Bundan ötürü deneyelim dedik. Müşterilerimizin damak tadına sunduk ve beğeni aldık. Zamanla daha çok beğenildikçe menümüze de koymayı düşünüyoruz. Daha önce alabalıklı pizzanın ve alabalıklı lahmacunun patentini almıştık şimdi de alabalıklı tantuninin patentini almak için başvuruda bulunduk" dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Çiçek</strong>, kentte ilgi gören lezzeti; kuşbaşı doğrandıktan sonra haşlanan alabalık, toz kırmızıbiber, maydanoz ile elde ettikleri karışımı 10 dakika ateşin üzerine pişirerek hazırladıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DHA-Genel - Türkiye-Malatya / Merkez - Taha AYHAN</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Nov 2021 12:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/11/alabalik-tantuniye-ilgi-1637055744.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık yağında oksidasyon reaksiyonu tehlikesi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yaginda-oksidasyon-reaksiyonu-tehlikesi-2065</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-yaginda-oksidasyon-reaksiyonu-tehlikesi-2065</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barkın Berk, balık yağlarında oluşabilecek oksidasyon reaksiyonuna dikkati çekerek, "Balık yağı, mümkün oldukça hava ile temas ettirilmemeli." uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Medipol Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, temelde katı ve sıvı yağlarda bulunan doymamış yağ asitler oksijene maruz kaldıklarında oksidasyon gerçekleşiyor. Dolayısıyla hava, sıcaklık, ışık ve nem gibi faktörler, Omega-3 yağ asitlerinin okside olma hızını tetikliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Omega-3 yağ asitlerinin oksidasyonuna dair değerlendirmede bulunan İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Barkın Berk</strong>, "Ambalajlar açılmadan önce ürünlerin içerikleri havayla hiç temas etmediklerinden oksidasyonu sağlayabilecek oksijen ile karşılaşmazlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doymamış yağ asitleri, uzun karbon zincirlerinden, doymamış çifte bağlardan ve karboksilik asitlerden oluşan oksidasyona açık yapılar olduğunu anlatan <strong>Berk</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Oksidasyonları sonucu koku, tat ve renklerinde değişiklikler gözlemlenir.&nbsp;Balık&nbsp;ve balıktan üretilen gıda takviyeleri,&nbsp;balık&nbsp;yağları içerisinde ALA, DHA ve EPA gibi insan vücudunun normal fizyolojik<br />
işlemlerinin devam etmesi için gerekli omega tipi yağ asitleri içerirler. Yüksek dereceli doymamışlığa sahip bu yağ asitlerinin havayla reaksiyona girmesi sonucu oksidasyon oluşması söz konusudur.&nbsp;Balık&nbsp;yağı, mümkün oldukça hava ile temas ettirilmemeli. Günümüzde ambalajlanma şekline göre&nbsp;balık&nbsp;yağları, oksidasyon reaksiyonuna açık bir üründür.&nbsp;Balık&nbsp;yağı ve Omega 3 içeren gıda ve gıda takviyelerine antioksidan ilave edilse de edilmese de, havasız ortamda hazırlanıp paketlendiği ve kullanım sırasında açılacak porsiyonlara bölündüğü, ışık ve nemden korunduğu, hava geçirmez ambalajlarda saklandığı takdirde oksidasyon süreci durur."</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Nov 2021 15:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/11/balik-yaginda-oksidasyon-reaksiyonu-tehlikesi-1636980030.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Germencik&#039;te ilkokul öğrencilerine balık tüketiminin önemi anlatıldı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/germencikte-ilkokul-ogrencilerine-balik-tuketiminin-onemi-anlatildi-2039</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/germencikte-ilkokul-ogrencilerine-balik-tuketiminin-onemi-anlatildi-2039</guid>
                <description><![CDATA[Aydın'ın Germencik ilçesinde ilkokul öğrencilerine balık tüketimine ilişkin eğitim verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mursallı Şehit Mehmet İlkokulu öğrencilerine Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi görevlileri tarafından okulun konferans salonunda verilen eğitimde,&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin önemi ve su ürünleri hakkında bilgiler verildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su Ürünleri Mühendisi <strong>Neşe Akçanal Ödün</strong>, program sonrası gazetecilere, <em><strong>"Balık&nbsp;yiyorum. Sağlıklı büyüyorum"</strong></em> projesi kapsamında bu eğitimleri verdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Ödün</strong>, "Amacımız balıkları, çocuklarımıza tanıtmak ve bu ürünün tüketimini artırmak. Ayrıca balıkların yaşadığı denizleri, suları ve çevreyi temiz tutmanın öneminden bahsediyoruz. Yavru küçük balıkları avlanılmaması gerektiğini de anlatıyoruz. Böylece konu ile ilgili farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programa, İlçe Tarım ve Orman Müdürü <strong>İlknur Kavas</strong> ve İlçe Milli Eğitim Müdürü <strong>Kemal Çiftçi</strong> de katıldı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Nov 2021 14:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/11/germencikte-ilkokul-ogrencilerine-balik-tuketiminin-onemi-anlatildi-1636456266.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevsim geçişlerinde güçlü bağışıklık için balık önerisi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-guclu-bagisiklik-icin-balik-onerisi-1994</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-guclu-bagisiklik-icin-balik-onerisi-1994</guid>
                <description><![CDATA[Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin tüketiminin önemli olduğunu kaydeden Öğr. Gör. Kübra Şahin, A, C ve E vitaminlerinden zengin besin kaynaklarına günlük beslenmede yer vermek gerektiğini söyledi. Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık tüketiminin de bağışıklık sistemini güçlendirdiğini aktaran Şahin, “Bağışıklık sisteminiz üzerinde etkili olan n-3 yağ asiti açısından zengin olan hamsi, lüfer, somon, ton balığı, mezgit gibi balıkların tüketimi; haftada 2 kez toplamda 300 gram olarak önerilmektedir” diye konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kovid-19 ile mücadelede en önemli unsurlardan birinin bağışıklık sistemi olduğunu vurgulayan uzmanlar, özellikle mevsim geçişlerinde tüketilen besinler konusunda da uyarıyor. İstanbul Kent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi <strong>Öğr. Gör. Kübra Şahin</strong>, bu dönemde A ve C vitaminlerinden zengin besin kaynaklarının yanı sıra, Omega-3 yağ asitlerinden zengin balıkların tüketilmesi gerektiğini söyledi. Yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Şahin, bağışıklık sistemini güçlendirecek besin grupları ve balık türleri hakkında bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/mevsim-gecislerinde-guclu-bagisiklik-icin-omega-3-yag-asitlerinden-zengin-balik-tuketimi-onerisi_1873_dhaphoto2.jpg" style="height:388px; width:640px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">5 BESİN GRUBUNA YER VERMEK GEREKİYOR</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kış mevsiminde, Kovid-19 ve diğer enfeksiyonlara karşı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen <strong>Şahin</strong>, “Yeterli ve dengeli beslenmek önemli. Dolayısıyla sağlıklı yemek tabağında bulunan besin gruplarına öncelik vermek gerekir. Bunlar; süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık, kuru baklagiller, sebze ve meyveler, tahıllar ve sert kabuklu yemişler şeklinde sıralanabilir. Dolayısıyla yeterli ve dengeli beslenmemiz açısından bu 5 besin grubuna yer vermemiz gerekiyor” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/mevsim-gecislerinde-guclu-bagisiklik-icin-omega-3-yag-asitlerinden-zengin-balik-tuketimi-onerisi_1873_dhaphoto3.jpg" style="height:388px; width:640px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">A, C VE E VİTAMİNLERİNDEN ZENGİN BESİNLERE YER VERİN</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bağışıklık sistemini güçlendirmek adına A ve C vitaminlerinin, kış mevsiminde en etkili besin kaynakları olduğunu kaydeden <strong>Şahin</strong>, “A ve C vitamininden zengin sebzelerden özellikle kabak, lahana, karnabahar, maydanoz tüketilebilir. Onun dışında portakal ve mandalina gibi meyvelere günlük beslenmede yer vermek gerekiyor. E vitamini de bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğe sahiptir, etkilidir. O nedenle E vitamininden zengin besin kaynakları; yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve yağlı tohumlara da yine günlük beslenmede yer vermek gerekir. Dolayısıyla gün içerisinde 5 porsiyon sebze-meyve şeklinde beslenmeliyiz. Bunun 3 porsiyonunda sebzeye, kalan 2 porsiyonda ise meyveye yer veriyoruz” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNDEN ZENGİN BALIKLAR TÜKETİN</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Omega-3 yağ asitlerinden zengin balık tüketiminin de bağışıklık sistemi için önemli olduğuna dikkat çeken <strong>Şahin</strong>, “Bağışıklık sisteminiz üzerinde etkili olan n-3 yağ asiti açısından zengin olan hamsi, lüfer, somon, ton balığı, mezgit gibi balıkların tüketimi; haftada 2 kez toplamda 300 gram olarak önerilmektedir. Balıkları yağ oranları fazla olduğu için ızgara, buharda ya da fırında pişirmeyi tercih etmeliyiz. Yağda pişirilen balıkların içeriğinde bulunan faydalı yağ asitleri en aza inmektedir. Yanına eklenecek olan salata veya sebze haşlamayla ‘’sebze+protein’’ birlikteliğini tamamlamış oluruz” önerisinde bulundu.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DHA-Sağlık - Türkiye-İstanbul / Merkez - İSTANBUL (DHA) </span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Nov 2021 14:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/11/mevsim-gecislerinde-guclu-bagisiklik-icin-balik-onerisi-1635853370.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Müsilaj felaketi midyeleri yok ediyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-felaketi-midyeleri-yok-ediyor-1967</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-felaketi-midyeleri-yok-ediyor-1967</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay, müsilajla ilgili ciddi açıklamalarda bulundu. Atalay, Marmara Denizi'nde yaptıkları araştırmada, midyelerde yüzde 30’a yakın ölüm, mercanlarda ciddi zararlar ve balık yumurtalarında ciddi miktarda azalma olduğunu tespit ettiklerini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu'nda sunum yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Atalay</strong>, Marmara'da müsilajın canlılara verdiği zararlara ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak, "Midyelerde neredeyse yüzde 30’a yakın ölümler olduğunu fark ettik. Mercanların çok ciddi zararlar gördüğünü fark ettik. Balık yumurtalarında, larvalarda yine ciddi miktarda azalmalar olduğunu da bilimsel çalışmalarda tespit ettik" dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/haber%20i%C3%A7i%20foto.jpg" style="height:341px; width:512px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Atalay</strong>, sözlerinin devamında kaçak avcılık konusuna değindi: "Marmara'da 2020 yılında 33 bin 814 denetim yapılmış, kaçak avcılık yapan 101 tekneye el konulmuş. Bunlar ya trol veya kaçak midye avcısıdır. Midyede bu yasakların hızla artması ve denetimin artması piyasayı yükseltti. Yine talep var; ama ciddi bir başarı sağlandı"</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>KAYNAK:</strong> Balık Haber Merkezi (Merve Akman)</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 Oct 2021 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/musilaj-felaketi-midyeleri-yok-ediyor-1635503248.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri &quot;hiç durmadan&quot; artıyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikliginin-saglik-uzerindeki-etkileri-hic-durmadan-artiyor-1921</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikliginin-saglik-uzerindeki-etkileri-hic-durmadan-artiyor-1921</guid>
                <description><![CDATA[İklim krizinin sağlık üzerindeki etkileri giderek artarken, sağlık alanındaki eşitsizlikleri gidermek için iklim değişikliğiyle mücadele planlarının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sonrası kalkınma programlarına entegre edilmesine ihtiyaç duyuluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl altıncısı yayımlanan ve 38 akademik kurum ile Birleşmiş Milletler kuruluşlarında görev yapan araştırmacıların fikir birliğini temsil eden Lancet Sağlık ve İklim Değişikliği Geri Sayım Raporu'na (Lancet Countdown) göre, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak, adil ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için küresel çapta acil eyleme geçilmesi gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel sıcaklık artışının uzun vadede gezegende yaratacağı etkilerin bedelinin insan sağlığıyla ödeneceği ve iklim değişikliğine neden olan emisyonların nispeten daha az salındığı düşük gelirli ülkelerin toplumlarının en sert etkileri yaşayacağı öngörülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Rapora göre, Kovid-19 aşılarına erişimin adil şekilde sağlanamadığı bu dönemde, iklim değişikliğine karşı yürütülen küresel mücadelede de benzer eşitsizlikler görülüyor. Bu kapsamda, insani gelişme endeksi sıralamasında en alt sıralarda yer alan ve emisyonlarda en az sorumluluğu olan ülkeler, iklim değişikliğine uyum planlarının sağlık üzerindeki etkilerinden yararlanmada da en geride kalıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu nedenle, Kovid-19 sonrası toparlanma planlarının Paris Anlaşması ile uyumlu olması, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için gereken sıfır karbon yatırımlarının yapılması, toplumsal ve sağlık alanındaki eşitsizliklerin azaltılması için siyasi liderlere ve politika yapıcılara çağrıda bulunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Birçok ülke iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine karşı hazırlıksız ve ülkeler yetersiz finansman nedeniyle sağlık ve iklim değişikliği konusunda planlarını uygulayamıyor. Dünyada, iklim değişikliğine uyum paketlerinde sağlık alanına ayrılan fonlar toplam iklim değişikliği uyum fonunun yüzde 0,3'üne karşılık geliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Raporda takip edilen 44 göstergeye göre, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri "hiç durmadan" artıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dang humması, chikungunya ve zika salgınlarının patlak verme olasılığı, Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere, insani gelişme endeksi yüksek ülkelerde en hızlı şekilde artıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnsani gelişme endeksi düşük olan ülkelerin yüksekte kalan ve diğer alanlara kıyasla daha serin bölgelerinde sıtmaya elverişli ortamlar çoğalıyor. Kuzey Avrupa ve ABD'nin kıyı bölgeleri, gastroenterit, ağır yara enfeksiyonları ve sepsis üreten bakterilerin gelişmesine daha elverişli hale geliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mevcut deniz seviyelerinden beş metreye kadar yükseklikte yaşayan 569,6 milyon insanın sel, şiddetli fırtına, toprak ve su tuzlanmasıyla karşılaşma ve çoğunun bu bölgeleri kalıcı olarak terk etme riski artıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kuraklık olaylarının sıklığı, gıda güvensizliği ve yangın riskleri artıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçen yıl dünya genelindeki kara alanlarının yüzde 19'u yıl boyunca aşırı kuraklıktan etkilenirken, iklim değişikliği kuraklık olaylarının sıklığında, yoğunluğunda ve sürecinde artışa yol açıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su güvenliği, sanitasyon hizmetleri ve gıda verimliliğini tehdit eden iklim değişikliği nedeniyle orman yangınları ve kirleticilere maruz kalma riski büyüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aşırı kuraklık ve gıda güvensizliğinden en fazla etkilenen bölgeler arasında Afrika Boynuzu yer alırken, incelenen 136 kıyı ülkesinden 95'inde deniz yüzeyi sıcaklığının yükselmesi bu ülkelerin deniz kaynaklı gıda güvenliğine yönelik tehdit oluşturuyor. Bu gelişmeler dünyada günlük gıda ihtiyacını denizlerden elde eden 3,3 milyar insanı da hızla tehdit ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İklim değişikliği nedeniyle 65 yaş üzerindeki yetişkinler daha fazla sıcak hava dalgasına maruz kalırken, sıcak hava dalgalarından en çok Çin, Hindistan, Amerika, Japonya ve Endonezya'daki yaşlılar etkileniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Lancet Countdown İcra Direktörü <strong>Anthony Costello</strong>, rapora ilişkin değerlendirmesinde, iklim değişikliğinin şimdiden insan sağlığına zarar verdiğini belirterek, "Her ülke bir taraftan Kovid-19 kriziyle, bir taraftan da iklim krizinin çeşitli yönleriyle mücadele ediyor. Bu yılki rapor, 134 ülkede orman yangınlarında bir artış yaşandığını gösteriyor. Milyonlarca çiftçi ve inşaat işçisi, çalışamayacak kadar sıcak geçen günler nedeniyle gelir kaybına uğruyor. Kuraklık her zamankinden daha yaygın. Raporda 40'ın üzerinde gösterge var ve bunların çoğu kırmızı alarm veriyor." ifadelerini kullandı,</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ülkelerin salgından toparlanmaya yönelik planlarına iklim değişikliğiyle mücadelenin entegre edilmesi gerektiğinin altını çizen <strong>Costello</strong>, "Önümüzde bir seçenek var. Kovid-19'dan sonra toparlanma, bizi insan sağlığını iyileştirme ve eşitsizlikleri azaltma yoluna sokan yeşil bir toparlanma olabileceği gibi, mevcut durumun devam ettirildiği ve hepimizi riske atan bir süreç de olabilir." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Salgından toparlanma planlarındaki her beş doların yalnızca biri emisyon azaltımına harcanıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Raporun başyazarı <strong>Maria Romanello</strong> ise sağlık ve iklim değişikliği konusundaki ilerlemeyi beş yıldır takip ettiklerini ancak ihtiyaç duyulan değişimi henüz göremediklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Emisyonların düşürülmesi ve yenilenebilir enerji alanında olumlu yönde çok az ilerleme görüldüğünü aktaran <strong>Romanello</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu yıl yoğun sıcak hava dalgaları, ölümcül seller ve orman yangınları birçok insanı mağdur etti. Bütün bunlar, iklim değişikliğine karşı mücadele etmediğimiz her gün, durumun daha da kritik hale geldiğini gösteren dehşet verici uyarılar. Kovid-19 sonrası toparlanma sürecine trilyonlarca dolar harcanıyor ama harcanan her beş doların yalnızca biri&nbsp;sera&nbsp;gazı emisyonlarını azaltmaya gidiyor ve genel olarak olumsuz bir etkinin ortaya çıkması muhtemel. Sağlık krizinden kurtuluyoruz ama sağlığımız pahasına. Salgından kurtulma sürecinde hepimiz için daha sağlıklı bir gelecek yaratmak için hala zamanımız var."</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Oct 2021 11:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/iklim-degisikliginin-saglik-uzerindeki-etkileri-hic-durmadan-artiyor-1634804519.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz&#039;de biyoaktif özelliği en yüksek balık hamsi çıktı</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizde-biyoaktif-ozelligi-en-yuksek-balik-hamsi-cikti-1892</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizde-biyoaktif-ozelligi-en-yuksek-balik-hamsi-cikti-1892</guid>
                <description><![CDATA[Ordu Üniversitesi'nde yürütülen iki yıllık çalışma sonrası Karadeniz'de en çok avlanan balık türlerinden hamsinin biyoaktif özelliğinin yüksek olduğu belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ordu Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünce bölgede en çok avlanan hamsi, istavrit, mezgit, palamut ile barbun üzerinde kimyasal bileşenin ve biyoaktif (fonksiyonel) özelliğinin belirlenmesine yönelik çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda Karadeniz Bölgesi'nde en çok tutulan ve tüketilen beş&nbsp;balık&nbsp;seçildi. Üniversitenin laboratuvarında iki yıl süren çalışmanın ardından hamsinin diğer çeşitlere göre, fonksiyonel özelliklerinin iyi olduğu tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmaya göre, hamsinin omega 3'lerden özellikle EPA yağ asitince zengin, antioksidan özelliğinin yüksek olduğu ve antimikrobiyal özelliğinin bulunduğu ortaya kondu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamside, esansiyel amino asitlerden lisin, lösin ile özellikle çocuklar için esansiyel olan arjinin ve histidinin yüksek olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ordu Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi <strong>Sümeyye Şahin</strong>, Araştırma Görevlisi <strong>Dr. Ömer Faruk Çelik</strong> ile Araştırma Görevlisi <strong>Melike Demirkol</strong>'un yaptığı araştırmada dip&nbsp;balık&nbsp;türlerinden mezgidin çok az yağlı, palamudun ise protein değerlerinin yüksek olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Sümeyye Şahin</strong>, <strong>AA muhabirine</strong>, balıkların insan sağlığı için oldukça önemli olduğunu belirterek, içerdiği omega 3’ün kan basıncını dengelediğini, çeşitli kalp hastalıklarından koruduğunu bundan dolayı da kalp dostu olarak bilindiğini ifade etti. <strong>Şahin</strong>, ancak her balığın omega 3 kaynağı olmadığını, vücudun omega 3 ihtiyacını karşılamak için de hamsi gibi yağlı balıkların tüketilmesi gerektiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklardaki biyoaktif bileşiklerin bağışıklık için önemine değinen <strong>Şahin</strong>, bu bileşiklerin beyin için de faydalı, iltihap önleyici ve çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu özellikleri olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Omega 3" denildiğinde akla ilk&nbsp;balık&nbsp;geldiğini, bunun da&nbsp;balık&nbsp;yağının içinde bulunduğunu aktaran <strong>Şahin</strong>, "Yaptığımız araştırmada hamsinin oldukça yağlı olduğu ve omega 3’lerden EPA değerinin oldukça yüksek olduğunu bulduk." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamsinin birçok parametre açısından ön plana çıktığını dile getiren <strong>Şahin</strong>, bu balığın mevsiminde daha çok tüketilmesini önerdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mezgidin proteince ön plana çıktığını, ancak yağsız bir&nbsp;balık&nbsp;olduğundan omega 3 kaynağı olmadığını aktaran <strong>Şahin</strong>, "Genelde doktorlar omega 3 ve özellikle D vitamini için hastalarına&nbsp;balık&nbsp;tüketmelerini tavsiye ediyor. Ancak her balığın bunu karşılamadığını, yağlı&nbsp;balık&nbsp;tüketimiyle bunların karşılanabileceğini, halk arasında mezgidin yağlı bir&nbsp;balık&nbsp;olarak bilindiğini, yapılan araştırmada ise bunun böyle olmadığını gördük." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırma Görevlisi <strong>Melike Demirkol</strong> ise&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu vurgulamak adına böyle bir çalışma yaptıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkların beden sağlığı ve vücudun dokularının yenilenmesi için faydalı olduğunu belirten <strong>Demirkol</strong>, yaptıkları araştırmada, hangi&nbsp;balık&nbsp;çeşitlerinde ne gibi besin değerinin fazla ya da az olduğunu çalışmada gördüklerini dile getirdi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Oct 2021 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/karadenizde-biyoaktif-ozelligi-en-yuksek-balik-hamsi-cikti-1634290751.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Müsilaj, balıkları ne kadar etkiledi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-baliklari-ne-kadar-etkiledi-1840</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-baliklari-ne-kadar-etkiledi-1840</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Gıda Güvenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Erkan ve ekibi, yürüttükleri TÜBİTAK projesi kapsamında müsilajın Marmara Denizi'ndeki su ürünlerinin insan sağlığına etkilerini araştırıyor. Yaklaşık 9 ay sürecek araştırmanın ilk verilerine göre, patojen bakteri çeşitliliğin arttığı, başta et verimi ve besin kompozisyonun zayıfladığı belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">TÜBİTAK "Müsilaj Araştırmaları Özel Çağrısı" kapsamında önerilen araştırma projelerinden bilimsel olarak desteklenmesine karar verilen 37 projeden biri olan "Marmara Denizi'nden Avlanan Su Ürünlerinde Müsilajın Halk Sağlığı Bakımından Etkilerinin Değerlendirilmesi" projesi, İÜ Su Bilimleri Fakültesi Balıkçılık ve Su Ürünleri İşleme Teknolojisi Bölümü Gıda Güvenliği Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Nuray Erkan</strong> ve ekibi tarafından yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Projenin detaylarına ve bu zamana kadar yaptıkları incelemelerde elde ettikleri bulgulara ilişkin <strong>AA muhabirine</strong> bilgi veren <strong>Prof. Dr. Nuray Erkan</strong>, müsilaj ile "Denizden çıkan&nbsp;balık&nbsp;yenir mi?", "Bir hastalık yapıcı etken var mı?" düşüncesiyle halkta bir tedirginlik oluştuğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizdeki balıkta, halkın sağlığını tehdit edecek unsurları mikrobiyal ve kimyasal tehlikeler olarak sıralayan<strong> Prof. Dr. Erkan</strong>, konuyu bu proje özelinde değil, müsilaj öncesinde de incelediklerini, dolayısıyla bir kıyasın mümkün olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilajın geniş yayılımının, denizdeki su kolonunu oksijensiz bırakarak buradaki canlıların ölümüne sebep olduğunu dile getiren <strong>Erkan</strong>, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Müsilajın ortaya çıkmasındaki ana etken olan yoğun kirlilikten dolayı bu su içindeki canlılarda kirliliğin birikimi söz konusu. Tüm bunlara biz mikrobiyal ve kimyasal tehlikeler diyoruz. Tehlike risk boyutunda sağlığı tehdit eder bir unsur haline gelmiş mi gelmemiş mi? Bu anlamda projemizde gıda güvenliğinde kriter olan tüm patojenlere bakıyoruz. Karides, midye, hamsi, istavrit, dil balığını Bakanlığın Marmara Denizi'nde avcılığına izin verdiği bölgelerden alarak, bu balıklarda mikrobiyal ve kimyasal limitler aşılmış mı, bunların dışında halk sağlığını tehlikeye sokacak farklı bir şey var mı, 9 ay boyunca inceleyeceğiz."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Eskiden 1-2 tür patojen buluyorsak şimdi 3-4 tür patojen buluyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçılığın <strong>1 Eylül</strong>'de başladığını ve ilk örneklemeleri yaparak birinci ay sonuçlarını aldıklarını belirten<strong> Nuray Erkan</strong>, şu bilgileri aktardı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Özellikle dip balıklarında, stabil yaşayan karides, midye gibi canlılarda geçmişe göre mikrobiyal yük artmış durumda. Ekosistemde birincil üreticiler dediğimiz fitoplanktonların aşırı çoğalması, var olan kirlilikten dolayı bu canlıların strese girmesi sonucu salgıladıkları müsilaj,&nbsp;balık,&nbsp;balık&nbsp;larvası, yumurtası, karides, midye gibi canlıların üzerini kaplayarak hem oksijensiz bıraktı hem yeterince beslenmelerine engel oldu hem de onların hareket serbestliğini engelledi. Bu canlılar o ortamda müsilajın taşıdığı kirliliğe özellikle mikrobiyal kontaminasyona maruz kaldılar. Eskiden 1-2 tür patojen buluyorsak şimdi 3-4 tür patojen buluyoruz.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Peki o zaman biz denizden çıkan balığı yemeyecek miyiz? Özellikle mikrobiyolojik kirlilikte gıda güvenliği ve hijyen daha önem kazanmış oldu. Bizim yemek kültürümüzde Uzakdoğu'daki gibi çiğ tüketim olmadığı için denizden çıkan tüm ürünleri pişirme işlemine tabi tutuyoruz. Doğal olarak iyi bir pişirme işlemi uygulandığında, patojenlerin oluşturacağı risk düşer. Ancak şöyle bir şey var, 1-2 tür patojen varken, 3-4 tür patojen çıkıyorsa, işleme, satış koşullarına da dikkat edilmesi lazım ki var olan ortamda ikincil bulaşma söz konusu olmasın. Temizlik ve hijyen önlemleri alınmadığında bu şekilde kontamine bir balığın hazırlanması ortamda olan diğer gıdaları da kontamine ederek riskin katlanmasına neden olur.&nbsp;Balık&nbsp;ayıklamasını bilmiyorsanız eğer, lütfen iyi hijyen uygulamalarını bilen bir balıkçıya ayıklatın. Eve gelince tekrar temiz suyla balığınızı yıkayın ve tuzlu buzlu sudan geçirin. Ondan sonra da ona en uygun pişirme reçetesi neyse, ona uygun olarak temiz bir ortamda pişirin."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Proje kapsamındaki kimyasal analiz sonuçlarının henüz çıkmadığını ifade eden <strong>Erkan</strong>, "Fakat burada da beklentimiz çok farklı yönde değil. Marmara Denizi bir günde kirlenmedi, kirlenmeye devam ediyor. Birtakım tehlikeler gıdanın her tipinde vardır. Bu tehlikenin risk boyutuna gelmemesi lazım." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Balık&nbsp;tüketimi 9-10 kilogramdan 5-6 kilograma düştü"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su ürünlerinin çok değerli bir gıda maddesi olduğunu ancak&nbsp;balık&nbsp;kültürü yeterince oturmadığı için son 10-15 senede kişi başına&nbsp;balık&nbsp;tüketimi 9-10 kilogramken, son dönemde 5-6 kilograma düştüğünü aktaran <strong>Prof. Dr. Erkan</strong>, "Son 10 yılda hep müsilaj mı görülüyordu? İnsanlar,&nbsp;balık&nbsp;tüketimine karşı ön yargılı olmamalı. Yeryüzünde anne sütüne eş değer tek gıda maddesi su ürünleridir. Vücudumuzun yapamadığı, mutlaka besinler yoluyla dışardan almak zorunda olduğu önemli besin öğelerini önemli oranda içeren tek gıda maddesidir.&nbsp;Balık&nbsp;ve&nbsp;balık&nbsp;ürünleri omega-3, vitamin ve mineraller bakımından çok değerli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Midyelerin suyu filtre ederek beslenen stabil canlılar olduğunu ifade eden <strong>Erkan</strong>, şunları anlattı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Suyun içinde herhangi bir mikrobiyolojik veya kimyasal kirlilik varsa, vücuduna hapsediyor. Bu anlamda diğerlerine göre bir tık daha özellikle riskli tüketici grubu için tehlike arz ediyor. Midyeler hasat bittikten sonra depurasyon dediğimiz aşamaya alınıyor. Depurasyon var olan özellikle mikrobiyal kirliliğin temizlenmesi aşamasında oldukça etkili bir işlem. Bu aşama artık daha çok önem kazandı. Karides de aynı şekilde. Dip canlısı olduğu için oradan oraya kaçma özgürlüğüne sahip değil. Doğal olarak o su kolonu içinde dipte var olan müsilaj, var olan tüm kirliliği hatta ölen canlıların çürümüş yapılarını da karides ve dil, mezgit balığı gibi canlılar üzerine taşıdı. İyi bir temizleme ve pişirmeyle birlikte karideste oluşan mikrobiyal anlamdaki tehlikenin sınırlarını aşağı çekmiş oluyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Prof. Dr. Erkan</strong>, suyu filtre ederek beslenen, stabil yaşayan canlıları hamileler, yaşlılar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve çocuklar gibi yüksek risk grubu tüketicilerin daha az tüketmesi gerektiği uyarısında bulunarak, "Diyoruz ki balığı haftada 2 ya da 3 gün tüketin. Niye? Anne sütüne eş değer bir gıda olduğu için. Suyu filtre ederek beslenen suda olası kirliliği olduğu gibi bünyesine alabilen midye gibi stabil canlılar ise 15 günde bir tüketilmelidir. Alınacak önlem budur." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Hamsi ve istavritte verim biraz düştü"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hamsi, istavrit gibi dolaşan balıkların müsilajdan biraz daha az etkilendiğini anlatan <strong>Prof. Dr. Nuray Erkan</strong>, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bunlar bizim çok değerli, yağlı balıklarımız. Somona eş değer balıklar çünkü beyin gelişimi, kalp damar hastalıklarının önlenmesinde, bağışıklığın kuvvetlendirilmesinde etkili olan omega-3 yağ asitleri bakımından çok zenginler. Geçmiş veriler ile karşılaştırdığımızda özellikle hamsi ve istavritte et veriminin düştüğünü görüyoruz. Çünkü bu gözle görülür müsilajı salgılayan birincil üretici dediğimiz fitoplanktonlar evsel ve endüstriyel kirlilik nedeniyle o kadar çok çoğaldı ve üzerine bu fitoplankton patlaması oldu ki fitoplanktondan sonra bu balıkları değerli kılan ikincil üretim faktörleri azaldı. Doğal olarak&nbsp;balık&nbsp;yeterince beslenemedi. Bizim için değerli olan besin içerikleri oluşamadı. Özelikle bu değerli pelajik balıkların ergin safhasında besin kaynağı olan ve erken larva döneminde onların temel besin kaynağını oluşturan bu ikincil üretim faktörleri zooplanktonlar müsilajdan olumsuz etkilendi, zincir şeklinde bu son ürün olan hamsiye, istavrite yetersiz büyüme, düşük et verimi, zayıf besin içeriği olarak yansımış görünüyor. Müsilaj olayı başta ticari öneme sahip pelajik balıklar olmak üzere çoğu canlıyı olumsuz etkilenmiştir.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İkinci olumsuz faktör bu balıklarda bir kirlilik var mı? Deniz içinde, tabanında doğal olarak var olan patojenler, müsilajın o yapışkan etkisiyle deniz içinde geniş bir yayılım alanı bulduğu gibi balığın solungaçlarına ve derisine daha yoğun bir şekilde yapışmış durumda. Ne yapıyorsunuz siz bu balığı, solungaçları ayıklıyorsunuz, iç organlarını çıkartıyorsunuz ve yıkayıp, pişiriyorsunuz. Doğal olarak mikrobiyal riskin büyük bir kısmını azaltmış oluyorsunuz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Balıklarda kimyasal anlamda kirlilik olabilir mi?", "Marmara Denizi kirleniyor ağır metal tehlikesi söz konusu olabilir mi?" konusunun da geçmişten bugüne var olan bir konu olduğunu ifade eden <strong>Prof. Dr. Erkan</strong>, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Ağır metal ciddi bir tehlikedir, sanayi atıklarının kontrolsüzce bırakıldığı akuatik ekosistemden çıkan her gıda maddesi için bu tehlike vardır. Risk boyutuna ne zaman gelir? Ağır metal besin zinciri içinde katlanarak artan bir parametredir. Yaşam ömrü kısa olan hamsi, istavrit gibi balıklar dip balıklarına göre ve yaşam ömrü uzun olan ton balığı gibi balıklara göre daha düşük risk içermektedir. Haftada 2-3 defa hamsi ve istavrit yemekte hiçbir sakınca yokken, dil balığı, mezgit, karides, barbun gibi dip canlılarını ve özellikle doğadan gelen midyenin hassas tüketici grubu olan hamileler, çocuklar, yaşlılar, belli bir bağışıklık sistemi rahatsızlığı olanların iki haftada bir porsiyon tüketimi daha uygundur."</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Oct 2021 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/musilaj-baliklari-ne-kadar-etkiledi-1633682406.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Taze Balığı Anlamanın Yolları</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/taze-baligi-anlamanin-yollari-1791</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/taze-baligi-anlamanin-yollari-1791</guid>
                <description><![CDATA[Balık çok sağlıklı ve besleyici bir gıda maddesidir ancak bayat balık yemek sağlığınızı tehdit edebilir. Bu nedenle taze balığı anlamanın yollarını sizler için hazırladık.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Özellikle kış aylarında pek çok balık çeşidi tezgahlara oradan da sofralarımıza geliyor. Balık tüketen kişilerin, balık alırken dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Balığın tazeliğini belirleyen bu hususlar ise şöyledir:</span></span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Deniz kokar </span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Rengi parlaktır</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Karın bölgesi şiş değildir</span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Gözleri canlıdır </span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Solungaçları koyu kırmızıdır </span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Dokusu serttir </span></span></span></li>
	<li><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000">Pulları kolay dökülmez</span></span></span></li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="color:#000000"><strong>KAYNAK:</strong> Balık Haber Merkezi</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 Oct 2021 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/taze-baligi-anlamanin-yollari-1633158141.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa&#039;da balık tüketimini artırmak için program düzenlendi</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-balik-tuketimini-artirmak-icin-program-duzenlendi-1785</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-balik-tuketimini-artirmak-icin-program-duzenlendi-1785</guid>
                <description><![CDATA[Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde "Geleceğin Anneleri Balık Tüketiyor" etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hasan Gülişan Arseven Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde düzenlenen programda, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü <strong>Akın Belgen</strong>, öğrencilere&nbsp;balık&nbsp;tüketiminin önemi üzerine sunum yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Daha sonra konuşma yapan İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>Hamit Aygül,</strong> Bursa'nın balıkçılık ve su ürünleri konusunda ülkenin önemli üretim merkezlerinden olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;etinin besleme değeri açısında oldukça yüksek değerlere sahip olduğunu belirten <strong>Aygül</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İnsan vücudunun büyümesi için gerekli mineral maddeleri fazlasıyla içermekte. Sizin ve çocuklarımızın büyümesi için&nbsp;balık&nbsp;etinin tüketimi çok önemli. Bugün buradaki etkinlikte geleceğimizi oluşturan çocuklarımızın doğru beslenmesine katkıda bulunarak daha sağlıklı bir gelecek hedefliyoruz. Amacımız yetişkinlerimizin ve çocuklarımızın haftada 2 defa&nbsp;balık&nbsp;tüketmesini sağlamak. İnşallah bu eğitimden sonra&nbsp;balık&nbsp;tüketiminde daha fazla artışı sağlamış oluruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hasan Gülişan Arseven Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü <strong>Huriye Baltacıoğlu</strong> ise böyle bir organizasyonda yer aldıkları için tüm paydaş kurumlara teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konuşmaların ardından öğrencilere&nbsp;balık&nbsp;ekmek ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinliğe, Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü<strong> Gürhan Çokgezer</strong>, Gıda ve Yem Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü <strong>Yıldıray İstanbullu</strong>, Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı <strong>Esra Uzun</strong>, Osmangazi Halk Eğitim Merkezi Müdürü <strong>Mehmet Köse</strong> de katıldı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Oct 2021 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/10/bursada-balik-tuketimini-artirmak-icin-program-duzenlendi-1633086229.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sezonun açılmasıyla uzmanlar uyarmaya başladı: Esmer etli balıklara dikkat</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat-1671</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat-1671</guid>
                <description><![CDATA[Gıda Bilimi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Doğan, özellikle esmer etli balıkların alerji ve zehirlenme gibi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle taze tüketimin önemine vurgu yapan <strong>Doğan</strong>, balığın alerji ve zehirlenme gibi sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini belirterek, “Balığı beklettiğinizde onun bağırsaklarındaki bakteriler, histitini histamine çeviriyor. Bu da vücutta bizim yangı, enflomasyon dediğimizi mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, solunum durması gibi problemlere neden oluyor” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık sezonunun açılmasıyla birlikte uzmanlar da vatandaşları bilinçli balık tüketimine karşı uyarmaya başladı. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Gıda Bilimi Uzmanı <strong>Dr. Öğr. Üyesi Murat Doğan</strong>, gıda güvenliği açısından balık tüketiminde alerji ve zehirlenmenin temel riskler olduğunu belirterek, bunlara neden olabilecek balık türlerini anlattı. Doğan, görülen semptomlar hakkında da bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat_4278_dhaphoto1.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">BU BALIKLARA DİKKAT</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alerji ya da zehirlenmeye neden olabilecek balıklar hakkında bilgi veren <strong>Doğan</strong>, “Balıkların neden olabileceği allerjen ve histamin kaynaklı zehirlenmeler var. İkisi de birbirinden farklı. Dünyada temel gıdalar var. Bunlar; yumurta, süt, soya, fıstık, un gibi besinler. Balık da bunlardan bir tanesi. Bin kişiden birinde balık alerjisi olabilir. Bunun nedeni de içerisinde bulunan protein yapıları. Tabi bu durum herkes için sorun olmayabilir ancak dikkat edilmesi gereken nokta, buna benzer bir alerjik durum söz konusuysa hızlı bir şekilde balık tüketimini bırakmak. Tabi bahsettiğimiz protein yapıları her balıkta olmaz. Genellikle hamsi, istavrit, uskumru, kolyoz, gümüş, sardalya, palamut gibi esmer etli balıklarda olur. Dolayısıyla onlara daha çok dikkat etmek gerekir” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat_4278_dhaphoto2.jpg" style="height:388px; width:640px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">BALIĞI HEMEN TÜKETİN, BEKLETMEYİN</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkların zehirlenmeye neden olabileceğini kaydeden <strong>Doğan</strong>, taze tüketimin önemine dikkat çekti. <strong>Doğan</strong>, “Balıklarda bulunan bir histamin var. Bizim vücudumuzda da var. Ancak siz eve taze getirdiğiniz balığı 3 gün sonra tüketmek için beklettiğinizde onun bağırsaklarındaki bakteriler, histitini histamine çeviriyor. Bu da vücutta bizim yangı, enflomasyon dediğimizi mide bulantısı, kusma, baş dönmesi gibi problemlere neden oluyor. Bu sorunları yaşamamak için yapılması gereken temel şey, balığı taze tüketmek” diyerek balığı bekletmenin doğru olmadığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat_4278_dhaphoto4.jpg" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">HANGİ SEMPTOMLAR ORTAYA ÇIKIYOR?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Doğan</strong>, balığın alerjik semptomlarıyla ilgili şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“Balığı tükettikten sonra birkaç saat sonra semptomlar ortaya çıkabilir. İnsan vücudunda protein yapısında antikorlar var. Bazı çocuklarda, yetişkinlerde bu tür protein yapılarına karşı bir duyarlılık söz konusu. Bu duyarlılıktan dolayı birkaç saat içerisinde mide bulantısı, kusma gibi semptomlar görülür. Gıda zehirlenmesine benzer ama tam olarak gıda zehirlenmesi denemez. Bunlar alerjik reaksiyonlardır. Kolda, boğazda şişme ya da anafilaksiye kadar ilerleyen durumlar söz konusu olmayabilir ama çok büyük bir reaksiyon söz konusuysa solunum durmasına kadar gidebilir ki binde bir görülen bir durumdur. Ama alerjik reaksiyonu olanların daha dikkatli olması gerekir.”</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DHA-Seç - Türkiye-İstanbul / Merkez - Şerife Berna KOCABAŞ - Harun UYANIK / İSTANBUL (DHA)</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Sep 2021 14:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/09/sezonun-acilmasiyla-uzmanlar-uyarmaya-basladi-esmer-etli-baliklara-dikkat-1631707325.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çocukların eğitim döneminde ton balığı tüketimi önemli rol oynuyor</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/cocuklarin-egitim-doneminde-ton-baligi-tuketimi-onemli-rol-oynuyor-1669</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/cocuklarin-egitim-doneminde-ton-baligi-tuketimi-onemli-rol-oynuyor-1669</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Emine Nur Tozan, Omega 3 başta olmak üzere magnezyum, fosfor, demir, gibi minerallerle, B12, A, D ve E vitaminleri bakımından oldukça zengin olan ton balığının, çocukların eğitim döneminde destekleyici rol üstlendiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Tozan</strong>, yazılı açıklamasında, yeni eğitim öğretim yılının ilk ders zili çaldığını anımsatarak, çocukların heyecanla beklediği yeni okul döneminde ebeveynlere eskisinden daha fazla görev düştüğünü dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Salgının etkisinin devam ettiği bu günlerde, okul çağındaki çocuklar için doğru beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten <strong>Tozan</strong>, Omega 3 başta olmak üzere magnezyum, fosfor, demir, gibi minerallerle, B12, A, D ve E vitaminleri bakımından oldukça zengin olan ton balığının, çocukların eğitim döneminde destekleyici rol üstlendiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Ton balığı IQ seviyesini yükseltiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Düzenli olarak tüketilen ton balığının çocuklarda IQ seviyesinin yükselmesine olumlu katkı sağladığını aktaran <strong>Tozan</strong>, "Bu gerçek, farklı araştırmalarla da kanıtlanmış durumda. Ton balığının içindeki Omega-3, dopamin ve serotonini dengeliyor ve beyin işlevlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Aynı zamanda Omega 3, hafızayı güçlendirici etkiye sahip. Özellikle okul öncesi dönemden itibaren düzenli olarak tüketilen ton balığı, çocukların IQ seviyesinin yükselmesine destek olurken, sosyal ve kişisel becerileri geliştirebilme, kas ve kemik yapısını güçlendirme gibi etkilere sahip bir besin olma özelliği de taşıyor. Omega 3 yağ asitleri sayesinde beyin fonksiyonlarını artıran ton balığı, göz sağlığı ve bağışıklığı güçlendirmede de önemli bir oyuncu." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kalp sağlığını koruyor, bağışıklığı artırıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kalp ve kemik sağlığından cilt sağlığına, hafızadan göz sağlığına kadar yediden yetmişe herkes için mucizevi bir besin olan ton balığının bağışıklık dostu olduğunu dile getiren <strong>Tozan</strong>, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından haftada en az iki defa tüketilmesi gereken besinlerin başında gelen ton balığı, özellikle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde bağışıklığı koruyucu bir besin olma özelliği taşıyor. Ancak her balığın aynı oranda bağışıklığı güçlendirmede fayda sunmadığını unutmamak lazım.&nbsp;Balık, ancak doğal ortamında yetiştiği zaman tam bir bağışıklık silahı görevi üstlenebiliyor. Çocuklar, eğitim dönemi boyunca uzun saatler sosyal ortam içinde bulunacakları için&nbsp;balık&nbsp;ve ton balığı tüketme alışkanlığının kazandırılması, bağışıklık sisteminin korumasının yanı sıra vücut direncini de artıracaktır. Bu dönemde ebeveynlerin doğru ve sağlıklı beslenmede itici güç olması büyük önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Derin denizlerden gelen cıvasız balıkları tercih edin"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Prof. Dr. Tozan</strong>, çocukların gelişiminde önemli bir rol üstlenen ton balığını tüketirken, bazı önemli konulara dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ton balığının derin ve açık denizlerden gelmesinin bunların başlıcalarından olduğunu belirten <strong>Tozan</strong>, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Hint ve Atlantik Okyanusu’nun tertemiz sularından sofralarımıza gelen katkısız ton balıkları, çiftlik balığı olmadığı gibi, en doğal Omega-3 kaynağı olarak ruh sağlığından bağışıklık ve metabolizmanın güçlenmesine kadar birçok fayda sunuyor. Aynı zamanda bu okyanuslarda yetişen ton balıklarının içeriğinde kesinlikle cıva bulunmuyor. Dünyanın birçok bölgesinde artık 'çocuk obezitesinin' mücadele gerektiren bir mesele haline dönüştüğünü de unutmamak gerekiyor. Bu nedenle, sağlıklı ton balığını güvenilir ve kaliteli markalardan tüketmeye dikkat etmekte fayda var. Akdeniz mucizesi zeytinyağlı kolay açılan ton balığı kullanarak hazırlanan az kalorili mönüler, çocukların aynı zamanda kilo kontrolünde de önemli bir rol üstlenmeyi sürdürüyor."</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Sep 2021 12:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/09/cocuklarin-egitim-doneminde-ton-baligi-tuketimi-onemli-rol-oynuyor-1631697190.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mevsim geçişlerinde B12 vitamini içeren besinler önemli</title>
                <category>SAĞLIK-GIDA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-b12-vitamini-iceren-besinler-onemli-1616</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mevsim-gecislerinde-b12-vitamini-iceren-besinler-onemli-1616</guid>
                <description><![CDATA[Medipol Sefaköy Üniversite Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Uzman Dr. Cuma Emiroğlu, "Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlü tutmak için protein, kalsiyum açısından zengin gıdalar tüketin. Depresyona, duygu durum bozukluklarına, hafıza kaybına karşı B12 vitamini içeren besinleri de sofranızdan eksik etmeyin." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Medipol Sefaköy Üniversite Hastanesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Emiroğlu</strong>, mevsim geçişlerinde zayıflayan bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarına ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Emiroğlu</strong>, yaz mevsiminden sonbahara geçişle birlikte yorgunluk hissinin arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Sonbaharın gelişiyle güneşin etkisini kaybetmesi sonucu metabolizma, ısı değişimlerine maruz kalıyor. Soğuk havayla daha güçlü mücadele edebilmek için metabolizma yavaşlamaya başlar ve bağışıklık sistemini zayıflatır. Mutsuzluk ve depresyon hali de bu dönemde ortaya çıkmaya başlar. Geceleri yeterli ve kaliteli bir uyku, dengeli ve yeterli beslenme, düzenli egzersiz, stresle etkin mücadele, alkol, sigara ve madde bağımlılığından uzak durmak, bu süreçte önemli bir rol oynar.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hastalıklara karşı zamanında ve uygun aşılama, doğru el yıkama, temizlik ve ağız hijyeni gibi basit önlemler bağışıklık sistemimizin güçlenerek hastalıklara karşı dirençli hale getirilmesine yardımcı olur. Bu dönemde dengeli ve yeterli beslenmeyle de olumsuz etkilerin üstesinden gelinebilir. Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemini güçlü tutmak için protein, kalsiyum açısından zengin gıdalar tüketin. Depresyona, duygu durum bozukluklarına, hafıza kaybına karşı B12 vitamini içeren besinleri de sofranızdan eksik etmeyin."</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yetişkin bireylerin diyetine, günde 2-3 su bardağı kadar süt ve süt ürünleri mutlaka eklenmeli"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Uzman Dr. Cuma Emiroğlu</strong>, B12 vitamini eksikliğinin sinir sistemine olumsuz etkileri bulunduğunu, bu eksikliğin depresyona, duygu durum bozukluklarına, hafıza kaybına ve öğrenmede güçlüğe sebep olabildiğini, karamsar ve mutsuz ruh hali yarattığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Emiroğlu</strong>, "Karamsar ruh halinden kurtulmak, mutlu olmak bağışıklığımızı güçlendirir. Kalsiyum; vücudun su dengesini sağlar, ödemi azaltır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Süt ve süt ürünleri değerli bir protein kaynağı olmanın dışında kalsiyum içeriği sayesinde de bağışıklık sistemine olumlu katkı sağlar. Bu çerçevede süt, soya sütü, yoğurt, kefir, peynir, yumurta, et, tavuk ve&nbsp;balık&nbsp;gibi kalsiyum ve protein içeren gıdalar tüketilmeli. Yetişkin bireylerin diyetine, günde 2-3 su bardağı kadar süt ve süt ürünleri mutlaka eklenmeli." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yumurta ve cevizi sofranızdan eksik etmeyin"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">C vitamini ve antioksidan içeren gıdaların iyi bir bağışıklık sistemi düzenleyicileri olduğunu hatırlatan <strong>Emiroğlu</strong>, devamla şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Kuşburnu, brokoli, portakal, limon, mandalina, kivi, soğan, tere, roka, kırmızı biber C vitamini deposudur. Deniz ürünleri, mantar, susam, tam tahıllar, sarımsak, soğan ve yumurta, selenyum açısından zengin içeriğe sahip. Zararlı mikroorganizmalara karşı bağışıklık sisteminin önemli yardımcılarıdır ve bunlara beslenmede mutlaka yer verilmeli.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Selenyum, aynı zamanda depresyonla mücadelede de etkin minerallerdendir. Bunların yanında ana ve ara öğünlerimizde hindi, kabak çekirdeği, kuru baklagiller, deniz ürünleri, badem, ceviz, fıstık gibi çinkodan zengin gıdalara da yer vermeliyiz. Çinkonun bağışıklık sisteminin temel mekanizmalarında ve serbest radikallerin verdiği hasarı önlemede etkin bir rolü var. Yumurta ve cevizi sofranızdan eksik etmeyin."</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yazın bittiği bu aylarda D vitamini eksikliği açısından uyanık olmakta fayda var"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Uzman Dr. Cuma Emiroğlu</strong>, Omega 3 açısından zengin besinlerin sofralardan eksik edilmemesi tavsiyesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık, semizotu, avokado ve keten tohumunun, bağışıklığı destekleyici ve düzenleyici özelliğinden dolayı tüketimine önem verilmesi gerektiğini belirten <strong>Emiroğlu</strong>, "D vitamini eksikliği, bağışıklık sistemimizi zayıflatarak hastalıklara davetiye çıkardığından yazın bittiği bu aylarda D vitamini eksikliği açısından uyanık olmakta fayda var. En iyi kaynak güneş olmakla birlikte yumurta, süt, somon gibi gıdalar da D vitamini açısından zengin gıdalardır. Bütün bu beslenme önerileri ile birlikte asla akıldan çıkarılmaması gereken yaşam tarzı özelliği de sürekli ve bol su içmenin, düzenli ve yeterli uykunun bağışıklık sistemimizin en büyük yardımcıları olduğunu unutmamak gerekir." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Sep 2021 11:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2021/09/mevsim-gecislerinde-b12-vitamini-iceren-besinler-onemli-1631090153.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
