<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Balık Haber - Balık TV</title>
        <link>https://www.balikhaber.com/</link>
        <description>Balık Haber - Balık TV &quot;Sektörün Sesi&quot;
Balık ve Balıkçılık Haberleri Adnan Kasapcı
Adnan Kasapcı</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Marmara Denizi&#039;nin Yeni Kısır Döngüsü: Müsilaj</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizinin-yeni-kisir-dongusu-musilaj-5065</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizinin-yeni-kisir-dongusu-musilaj-5065</guid>
                <description><![CDATA[Başta müsilaj olmak üzere deniz ve balık konularındaki yüksek hassasiyeti ve önemli çalışmalar yürüten Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa SARI tarafından son dönemlerde yeniden ortaya çıkan müsilaj hakkında bir açıklama yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Denizi’nde sık sık yaşanmaya başlanan müsilaj yeni bir kısır döngüye dönüşmek üzere. 2021 yılı Nisan ayında denizin yüzeyini kaplamasıyla kamuoyunun haberdar olduğu müsilaj, yeterli önlem alınmadığı için 2024 yılının Ekim ayında tekrar etmişti. 2025 yılı Haziran ayının ilk haftasından itibaren yüzeyde ve su kolonunda görünmez olan müsilaj sadece 3 ay sonra 14 Eylül 2025 itibarıyla yeniden ortaya çıktı. İlk kez bu kadar erken oluşması konunun ne kadar acil olduğunu göstermesi açısından önemli. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gemlik Körfezi, Tekirdağ kıyıları, Marmara Adası çevresi, Bandırma Körfezi, Erdek Körfezi ve Çanakkale Boğazı girişinde 10-30 m derinlikler arasında farklı yoğunluklarda müsilaj tespit edildi. Bu hızla yayılmaya devam ederse en geç 4 hafta içinde bütün Marmara Denizi’ne yayılma olasılığı yüksek. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilaj Marmara Denizi’nin hassas orijinal yapısı, iklim değişikliğine bağlı artan yüzey suyu sıcaklıkları ve yüksek kirlilik düzeyinin üçlü tetiklemesiyle ortaya çıkan, bir sürü başka faktörlerin de etkili olduğu bir ekolojik felaket aslında. İlk iki tetikleyici kontrolümüz dışında olduğu için müdahale şansımız yok. Müsilajı önlemek için elimizdeki tek müdahale aracı denizin kirlilik yükünü azaltmak. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">1994'den 13 yıl sonra 2007-2008'de, 12 yıl sonra 2020-2021'de, 3 yıl sonra 2024'te ve nihayet 2025 Haziran ayından 3 ay sonra Eylül'de müsilaj ortaya çıktı. Tedbir almazsak bundan sonra her yıl tekrar etme veya sürekli hale gelme olasılığı yüksek. Diğer bir ifadeyle gittikçe artan tekrar etme süresi yeni bir kısır döngüye girmek üzere olduğunu gösteriyor. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">Müsilaj oluşumu bilim insanları tarafından kamuoyuna duyuruluyor, yetkili ve sorumlu birimlere bildiriliyor. Bu birimler uzun süre kendiliğinden geçmesini bekliyor. Geçmeyeceği anlaşılınca sonuçsuz bir sürü toplantı yapılıyor. Yaz ayları gelip yüzeyde müsilaj görünmediğinde ise “Yaşasın yine kurtulduk” sevinciyle yeni bir müsilaj oluşumuna kadar kulağımızın üstüne yatmaya devam ediyoruz. Bu kısır döngü değil de nedir? </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">2021 yılında tüm tarafların altına imza attığı Marmara Denizi Eylem Planı ile ne yazık ki denizin kirlilik yükünü azaltamadık. Bu yüzden artık gerçekçi, uygulanabilir ve yine tüm tarafların altına imza attığı yeni bir mutabakat metnine, yeni bir acil eylem planına ihtiyaç var. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">Tüm evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkların ileri biyolojik arıtmaya tabi tutulması artık bir tercih değil zorunluluk. Müsilaj Marmara Denizi biyolojik çeşitliliğinde geri dönülmesi uzun yıllar alacak ciddi hasarlar bırakıyor. Denizin doğal filtreleri pinalar, akciğerleri sayılan deniz çayırları gibi hassas türler ciddi zarar görmüş durumda. Deniz ekosisteminden sonra müsilajın ilk kurbanı balıkçılık sektörü. Onu turizm ve denizcilik sektörü takip ediyor. Küçük ölçekli balıkçılar şimdiden balık avlayamaz hale gelmek üzere. Endüstriyel balıkçılar çoktan Marmara'yı terk etti bile. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">Lütfen acilen şunları yapalım: </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Yeni bir acil eylem planı hazırlayalım.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Çalışmayan arıtma tesislerini çalışır hale getirelim. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- İnşaatı devam eden arıtma tesislerini bir an önce bitirelim. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Denetimi artırarak endüstriyel atıkların akarsuları kirletmesini önleyip, arıtılmasını sağlayalım. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtmaya dönüşümü için merkezi yönetim-yerel yönetim çekişmesini bir tarafa bırakıp işbirliği yaparak süreci hızlandıralım. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Denizle kurduğumuz yanlış ilişkiyi değiştirmek üzere ulusal ölçekte farkındalık kampanyaları başlatalım. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Küçük ölçekli balıkçılık başta olmak üzere zarar gören sektörler için sürdürülebilir destek mekanizmaları oluşturalım.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><span style="background-color:white">- Toplantılarla zaman kaybedip, suçu birbirimize atarak iş yapıyormuş gibi gözükmekten vazgeçelim. </span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong><span style="background-color:white">Artık işin şakası kalmadı. Marmara Denizi ağır yaralı. Acilen tedavi için harekete geçip, gerekli adımları atalım. </span></strong></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2025/09/marmara-denizinin-yeni-kisir-dongusu-musilaj-1758780693.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir&#039;de ölü yunus karaya vurdu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-olu-yunus-karaya-vurdu-5018</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-olu-yunus-karaya-vurdu-5018</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'in Selçuk ilçesinde kıyıya vurmuş ölü yunus bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneğinden (<strong>EKODOSD</strong>) yapılan açıklamaya göre, Pamucak Sahili'nde ölü yunus ihbarı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgeye giden dernek başkanı Bahattin Sürücü, yunusun "Stenella coeruleoalba" türü olduğunu tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hayvanın üzerinde herhangi bir yara da kesi izine rastlanmadı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Sürücü, 2,7 metre boyundaki yunustan aldıkları doku örneklerini Türk&nbsp;Deniz&nbsp;Araştırmaları Vakfına göndereceklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bugüne kadar Kuşadası Körfezi'nde 56 yunus ölümünün gerçekleştiğini aktaran Sürücü, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bunların başında hedef dışı av olarak trol ağları görülse de birçok yunusun yeterli nekropsi yapılmadığı için neden öldükleri anlaşılamamıştır. Yunus vakalarındaki en büyük sıkıntının Türkiye'de bir rehabilitasyon merkezinin olmayışıdır. Bazı yunusların hastalıklardan öldüğünü biliyoruz. Pamucak bölgesinde Küçük Menderes Nehri civarında birçok yunusun ölmesi, suları oldukça kirli olan nehrin olumsuz etkilerinin bu hassas&nbsp;deniz&nbsp;memelilerine etkisi var mı bunların araştırılması için&nbsp;Deniz&nbsp;Memelileri Araştırma Derneği ve Türk&nbsp;Deniz&nbsp;Araştırmaları Vakfı gibi uzman kuruluşlarla işbirliği yaparak takip edeceğiz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/izmirde-olu-yunus-karaya-vurdu-1735303654.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mavi Nefes projesiyle deniz ekosisteminin korunması çalışmaları sürüyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mavi-nefes-projesiyle-deniz-ekosisteminin-korunmasi-calismalari-suruyor-5016</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mavi-nefes-projesiyle-deniz-ekosisteminin-korunmasi-calismalari-suruyor-5016</guid>
                <description><![CDATA[Deniz çayırları ve mercan habitatlarının korunması, ekimi ve izlenmesini hedefleyen çalışmalarla, deniz ekosistemini denizlerdeki biyoçeşitliliği iyileştirme yönünde uzun vadeli bir etkinin yaratılması amaçlanıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Garanti BBVA ve DenizTemiz Derneği/ <strong>TURMEPA </strong>işbirliğiyle sürdürülen Mavi Nefes projesi kapsamında, Fethiye-Göcek ve Saros Körfezi'nde çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bankadan yapılan açıklamaya göre, iklim kriziyle mücadelede&nbsp;deniz&nbsp;ekosisteminin korunmasını önceliklendiren proje kapsamında, bu yıl Fethiye-Göcek ve Saros Körfezinde&nbsp;deniz&nbsp;çayırları ve mercanların korunmasına yönelik önemli adımlar atıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;çayırları ve mercan habitatlarının korunması, ekimi ve izlenmesini hedefleyen çalışmalarla,&nbsp;deniz&nbsp;ekosistemini denizlerdeki biyoçeşitliliği iyileştirme yönünde uzun vadeli bir etkinin yaratılması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Proje kapsamında, yaz döneminde Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesinde&nbsp;deniz&nbsp;çayırı Posidonia Oceanica ile Saros Körfezinde&nbsp;deniz&nbsp;çayırı ve mercanların koruma, transplantasyon (ekim) ve izleme çalışmalarıyla ilgili ara raporlar yayınlandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Ara raporlar umut verici sonuçlar ortaya koydu</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Manisa Celal Bayar Üniversitesi Biyoloji Bölümü/ Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın'ın bilimsel liderliğinde yürütülen Fethiye Göcek Körfezi'nde "Koy ve Kıyılarda&nbsp;Deniz&nbsp;Çayırı Posidonia Oceanica&nbsp;Deniz&nbsp;Çayırlarının İzlenmesi, Korunması Ve Ekimi Projesi"nde kısa sürede başarılı sonuçlar ortaya kondu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesinde (ÖÇKB) yürütülen çalışmalarda, 9 istasyonda Posidonia Oceanica türü&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının transplantasyonu ve yayılışı izlendi. 6 Mayıs-6 Haziran tarihlerinde yapılan çalışmalarda, ekimi yapılan fidelerin en az yüzde 70 canlılığını koruduğu belirlendi. Posidonia Oceanica çayırlarında 50 tür balık da tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgedeki gelecek dönem hedefi ise 10 bin fide transplantasyonuyla ekosistemin güçlendirilmesi olacak. Ayrıca, bölgede 1545&nbsp;deniz&nbsp;türü tespit edilerek biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik adımlar da atıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan'ın bilimsel liderliğinde yürütülen "Saros Körfezi&nbsp;Deniz&nbsp;Çayırı ve Mercan Koruma, Ekimi ve İzleme Projesi'nde ise 1-10 Temmuz 2024 arasında 19 noktada 23 dalış gerçekleştirildi. Çalışmalarda 382 türün varlığı tespit edilirken,&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının karbon yutak alanı olarak önemi vurgulandı ve Sarı Gorgon kolonileri gibi kritik habitatlar haritalandırıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılda ortalama 50 milyar ton karbon emisyonu üretilen gezegenimizde en önemli doğal oksijen kaynaklarından biri olan&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının ve en önemli karbon tutan ekosistemlerden olan mercanların korunması iklim kriziyle mücadelede hayati rol oynuyor. Proje raporlarına göre, her gün bir metrekaresi 14 litreden fazla oksijen üreten&nbsp;deniz&nbsp;çayırları, balıklar ve diğer&nbsp;deniz&nbsp;canlıları için yumurtlama ve barınma alanı sunuyor. Ayrıca mercanlar, biyoçeşitlilik ve karbon tutma kapasiteleri ile iklim değişikliğiyle mücadelede hayati bir role sahip.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hazırlanan ara raporlarda da ortaya konulduğu üzere,&nbsp;deniz&nbsp;çayırları ve mercanların yok olma sebepleri arasında kıyı yapılaşması, bu alanlarda bilinçsiz çapalama, kirlilik ve&nbsp;deniz&nbsp;suyunun ısınmasıyla artan istilacı türler öne çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Dec 2024 15:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/mavi-nefes-projesiyle-deniz-ekosisteminin-korunmasi-calismalari-suruyor-1735301989.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tekirdağ&#039;da ölü yunus karaya vurdu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdagda-olu-yunus-karaya-vurdu-5015</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tekirdagda-olu-yunus-karaya-vurdu-5015</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ'da kıyıya vurmuş ölü yunus bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sahilde gezen vatandaşlar, kıyıya ölü yunusun vurduğunu görünce durumu ekiplere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İhbar üzerine İl Emniyet Müdürlüğü&nbsp;Deniz&nbsp;Limanı Şube ekipleri bölgeye geldi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yapılan incelemede yunusun üzerinde herhangi bir yara ya da kesi izine rastlanmadı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine ait iş makinesiyle kamyonete taşınan yunusun, incelemelerin ardından gömüleceği öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Dec 2024 20:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/tekirdagda-olu-yunus-karaya-vurdu-1735301780.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de son 50 yılda 36 göl kurudu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyede-son-50-yilda-36-gol-kurudu-5014</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyede-son-50-yilda-36-gol-kurudu-5014</guid>
                <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Konukcu: - "Son 50 yıl içerisinde 36 göl tamamen kurudu, 14 göl de kurumayla karşı karşıya. İklimimize baktığımız zaman aslında yağışlar zaman ve mekan boyutunda çok düzensiz. Her 5-6 yılda bir normal kuraklık, 12-16 yılda bir şiddetli kuraklık yaşıyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (<strong>NKÜ</strong>) Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Fatih Konukcu</strong>, iklim değişikliği ve küresel ısınma nedeniyle Türkiye'de son 50 yılda 36 gölün kuruduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konukcu, üniversite tarafından Rektörlük Salonu'nda düzenlenen "Sürdürülebilir Tarım Uygulamaları ve Tohumculuk Konferansı'nda yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin bütün canlıları olumsuz etkilediğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-36581741.jpg" style="height:522px; width:752px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünyada 2,5 milyar insanın sağlıklı suya ulaşamadığını aktaran Konukcu, "Her yıl 300-500 milyon ton ağır metal ve kirletici unsurlar, su kaynaklarına deşarj ediliyor. Çok sayıda&nbsp;balık&nbsp;ve kuş nesli kaybolmuş durumda. Nüfus 3, su tüketimi 6 kat artmış durumda. Son 50 yıl içerisinde 36 göl tamamen kurudu, 14 göl de kurumayla karşı karşıya. İklimimize baktığımız zaman aslında yağışlar zaman ve mekan boyutunda çok düzensiz. Her 5-6 yılda bir normal kuraklık, 12-16 yılda bir şiddetli kuraklık yaşıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konukcu, Trakya'nın gelecekte su sorunu yaşayabileceğini, bölgede içme suyunun çok büyük kısmının yer sularından karşılandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Trakya'nın 141 milyon metreküp su açığı olduğunu vurgulayan Konukcu, "Trakya'da su açığımız var. Peki bu su açığını hissedebiliyor muyuz? Hissetmiyoruz çünkü yeraltı suyunu kullanıyoruz. Şu andaki açık 141 milyon metreküp. 2050 yılına doğru en iyi koşullarda 500 milyon metreküp açık olacak." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği (<strong>TSÜAB</strong>) Başkanı<strong> Yıldıray Gençer</strong> de ülke tohumculuğunda önemli çalışmalara imza attıklarını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-36581742.jpg" style="height:500px; width:752px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'nin tohumculukta dünyada önemli yere geldiğini ifade eden Gençer, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bugün genel anlamda baktığımızda dünyada 45-50 milyar dolarlık tohumluk ticareti olduğunu varsayıyorduk ama 2020'den sonra yapılan istatistiklerde bugün dünyada yaklaşık 73,1 milyar dolarlık tohum ticaret hacminin olduğu görülmekte. Bizde ülke olarak bugün gelinen noktada bu rakamlar içerisinde yaklaşık 1,5-2 milyar dolarlık tohum ticaret hacmiyle ilk 10 içerisinde yer alıyoruz. Türkiye düne göre kıyasladığımızda 330 milyon dolara yakın ihracatıyla dünyada ilk 10 içerisinde yer almış durumda. Ülkemiz tohumculuğu, kendi kendine yetebilen ve yaklaşık 117 ülkeye tohum ihraç eden bir noktaya gelmiştir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konferans, akademisyenlerin sunumlarının ardından sona erdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 15:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/turkiyede-son-50-yilda-36-gol-kurudu-1735301422.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu toplantısında Marmara Denizi&#039;ndeki kirlilik ele alındı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplantisinda-marmara-denizindeki-kirlilik-ele-alindi-5013</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplantisinda-marmara-denizindeki-kirlilik-ele-alindi-5013</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, toplantıda belediyelerin ileri biyolojik atık su arıtma tesislerini yapmadığı için Marmara Denizi'nde kirlilik yükünün azaltılamadığını belirtti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında oluşturulan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank başkanlığında toplandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, toplantıda atık su arıtma tesislerinin yetersizliğinden kaynaklanan kirliliğin Marmara Denizi'ni olumsuz etkilediği, denize kıyısı olan belediyelerin bir önceki eylem planında belirtilen ileri biyolojik arıtma tesisi kurma zorunluluğunu yerine getirmediği belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mevcut atık su arıtma tesislerini ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürmelerinin aciliyetine dikkat çekilen toplantıda, Bakan Yardımcısı Varank, belediyelerin ileri biyolojik atık su arıtma tesislerini yapmadığı için Marmara Denizi'nde kirlilik yükünün azaltılamadığını, gelinen süreçte ileri arıtmaya dönüşüm oranının bugüne kadar sınırlı bir artış gösterdiğinin gözlendiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilaj oluşumunun üç temel nedene dayandığını belirten Varank, denizdeki sıcaklığın yükselişinin, denizin durağanlığının ve kirliliğin özellikle azot ve fosfor artışıyla müsilaj oluştuğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlk 2 maddenin bütünüyle iklim değişikliğine bağlı olduğunu, bununla doğrudan mücadele etme şansının bulunmadığını vurgulayan Varank, "Ancak uyum sağlayabiliriz. Üçüncü maddede ise özellikle kentsel, endüstriyel ve tarımsal kaynaklı kirlilik baskısı sonucunda müsilaj oluşuyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplantıda, Bilim ve Teknik Kurulu üyelerinden görüş ve önerileri de alındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilajla mücadele için öncelikle arıtma tesislerinin ileri biyolojik olarak yapılması ve mevcut arıtmaların da uygun işletilmesi gerektiği, başta Susurluk Havzası olmak üzere derelerde uygun yerlerde fitoremidasyon çalışmasının uygulanabileceği, ekosistem temelli&nbsp;balık&nbsp;avcılığının yapılmasının önemi ve gereğinin vurgulandığı toplantıda, biyolojik mücadelenin önemine dikkat çekilerek yerli bakteriyle çalışmaların yapılabileceği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 15:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplantisinda-marmara-denizindeki-kirlilik-ele-alindi-1735301066.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Girdaptan kurtulan dünyanın en büyük buz dağı bir ay içinde parçalanabilir</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/girdaptan-kurtulan-dunyanin-en-buyuk-buz-dagi-bir-ay-icinde-parcalanabilir-5012</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/girdaptan-kurtulan-dunyanin-en-buyuk-buz-dagi-bir-ay-icinde-parcalanabilir-5012</guid>
                <description><![CDATA[Ocak ayında kapıldığı girdaptan aralık ortasında kurtulan A23a buz dağı, Antarktika’nın kuzeyine doğru sürükleniyor - İngiliz Antarktika Araştırmaları Enstitüsü (BAS) Kutup Okyanusları Bölümü Bilim Lideri Yardımcısı Dr. Andrew Meijers: - "Daha önceki mega buz dağları kabaca Güney Georgia yakınlarında parçalanmıştı, A23a'nın da bir ay kadar sonra bu bölgeye ulaşması bekleniyor. Buz dağlarının daha uzağa gidebildiği henüz bilinmiyor ancak eğer hızlı bir okyanus akıntısına kapılırsa Güney Afrika kıyılarına yaklaşabilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanları, ocak ayında kapıldığı girdaptan kurtulup Antarktika'nın kuzeyine doğru sürüklenmeye başlayan A23a adlı dünyanın en büyük buz dağının bir ay içinde parçalanacağını tahmin ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünyanın en büyük buz dağı olarak bilinen A23a, Ağustos 1986'da Antarktika'daki Filchner-Ronne Buz Sahanlığı'ndan koptu. Bu kopuşun ardından yaklaşık 34 yıl boyunca sabit kalan buz dağı, 2020 yılında okyanus akıntılarıyla harekete geçerek Weddell Denizi'nin batı kısmına doğru ilerlemeye başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yolculuk sırasında bir girdaba kapılan buz dağı, ocak ayından aralık ayının ortalarına kadar girdabın etrafında döndü. Kapıldığı girdaptan kurtulan A23a, Antarktika’nın kuzeyine doğru sürükleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İngiliz Antarktika Araştırmaları Enstitüsü (BAS) Kutup Okyanusları Bölümü Bilim Lideri Yardımcısı Dr. Andrew Meijers A23a buzulunun yeni yolculuğuna dair detayları AA muhabiri ile paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">A23a'nın girdaptan çıkmasında etkili olan herhangi bir dış etmen gözlemlemediklerini, bölgedeki güçlü akıntılar ve rüzgarların bu durumda etkili olmuş olabileceğini belirten Meijers, buz dağının şu anda net bir şekilde Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı içinde olduğunu, kuzeydoğu yönünde hareketini sürdürerek Güney Georgia’ya gideceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buzulun tamamen erimesinin, bulunduğu konuma bağlı olduğunu bildiren Meijers, Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı’nın çok güçlü akıntılara sahip olduğuna, bunun okyanus sıcaklıklarını etkilediğine ve kuzeye gidildikçe sıcaklığın arttığına dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Buz dağının 1 ay sonra parçalanmaya başlaması bekleniyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uydudan takip ettikleri A23a'nın yaklaşık iki hafta öncesine göre daha sıcak sulara giriş yaptığını aktaran Meijers, "Güney yarım kürenin yaza girmesiyle okyanus yüzey sularının ısınması, buz dağının erime hızını kayda değer şekilde artıracak. Daha önceki mega buz dağları kabaca Güney Georgia yakınlarında parçalanmıştı, A23a'nın da bir ay kadar sonra bu bölgeye ulaşması bekleniyor. Buz dağlarının daha uzağa gidebildiği henüz bilinmiyor ancak eğer hızlı bir okyanus akıntısına kapılırsa Güney Afrika kıyılarına yaklaşabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">A23a’nın bulunduğu bölgenin ekosistemine çeşitli katkıları olabileceğine işaret eden Meijers, buz dağının çok derin olması dolayısıyla okyanusun derinlerindeki demir, çinko ve mikro besinler yönünden zengin suları yüzeye çıkardığını, bu durumun fitoplankton çoğalmasını teşvik edebildiğini ve böylece krill ve yırtıcıların da bundan faydalanabildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Diğer yandan buz dağının Güney Georgia yakınlarında çökmesi halinde bölgedeki ekosistemi olumsuz etkileyebileceği uyarısında da bulunan Meijers, "A23a, bölgedeki penguen ve fok kolonilerinin hayatını zorlaştırma potansiyeline sahip. Eğer beslenme alanlarına erişimi engellerse, bu hayvanlar yiyecek almak için çok daha fazla yüzmek zorunda kalacak ve bu da onları stres altına sokacaktır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgeye ulaşan önceki buz dağlarının, çoğu yavru olmak üzere birçok&nbsp;deniz&nbsp;canlısının ölümüne neden olduğu bilgisini paylaşan Meijers, bölgedeki kırık buz dağı parçalarının sayısının artmasının da hareket alanını kısıtlayarak ticari balıkçılık faaliyetlerini zora sokacağını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Küresel ısınma etkisi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buz dağlarının oluşma süreçlerinin tamamen doğal olduğundan bahseden Meijers, Antarktika’da son yıllarda buzul kopmalarında belirgin bir artış olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gelinen noktanın iklim kriziyle bağlantılı olduğunu belirten Meijers, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Buzul kopmalarındaki artışın temel nedeni, artan okyanus sıcaklıkları sonucu denizin altındaki buz sahanlıklarındaki erimelerin artması. Okyanus sıcaklığı artışının kesin nedeni hala aktif olarak araştırılıyor ancak insan kaynaklı iklim değişikliği en güçlü seçenek gibi görünüyor. Ayrıca, Antarktika Yarımadası'nın doğu yakasında, özellikle de Larson A ve B buz sahanlıklarında çökmeler yaşandı. Yalnızca birkaç hafta önce, Doğu Antarktika'daki Conger-Glenzer Buz Sahanlığı, on yıl süren bir sürecin ardından nihayet çöktü. Bu buz tabakalarının çökmesinde insan kaynaklı iklim değişikliğinin de etkili olduğu söylenebilir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Dec 2024 14:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/girdaptan-kurtulan-dunyanin-en-buyuk-buz-dagi-bir-ay-icinde-parcalanabilir-1735300871.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın&#039;dan müsilaj açıklaması</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi-5005</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi-5005</guid>
                <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Yaklaşık 20-22 metre derinlikte yoğun bir müsilaj tabakası olduğunu tespit ediyor ve bununla ilgili uyarılarda bulunuyor bilim insanları." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2021 yılında müsilajla ilgili yapılan toplantılar sonucunda 22 maddelik eylem planı ilan edildiğini, bunun en önemli maddelerinden birinin de evsel atıklara yönelik arıtma sistemlerinin kurulması olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Denizi'ne günde yaklaşık 4,5 milyon metreküplük kanalizasyon suyu deşarjı olduğunu dile getiren Büyükakın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bunun yüzde 53'ü sadece ön arıtmayla deşarj ediliyor. Ön arıtmada azot ve fosfor ortamdan uzaklaştırılmış olmuyor. Müsilaja sebep olan bir mikroorganizma, azot ve fosforla besleniyor. Denize siz ne kadar fazla kanalizasyon suyu akıtır ve ne kadar çok azot ve fosfor bulunmasına sebep olursanız bu mikroorganizmanın da besin kaynağı olduğu için popülasyonun artmasına sebep oluyorsunuz. Dolayısıyla öncelik olarak yapılması gereken buyken maalesef ciddi adım atılmadı. Bu 4,5 milyon metreküplük denize deşarj edilen evsel atık suyun yüzde 53'ü ön arıtmayla yapılıyor. Bu yüzde 53'lük ön arıtmayla denize deşarj edilen kanalizasyonun yüzde 97'sinin kaynağı da maalesef İstanbul."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, İstanbul'dan Marmara Denizi'ne deşarj edilen evsel atık suyun azot ve fosfor miktarını artırdığını, bu durumun da müsilajın kaynağı olan bakterinin çoğalmasına neden olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu alanda çalışma yürüten bilim insanlarının tespitlerinin kendilerine iletildiğini belirten Büyükakın, "Yaklaşık 20-22 metre derinlikte yoğun bir müsilaj tabakası olduğunu tespit ediyor ve bununla ilgili uyarılarda bulunuyor bilim insanları." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_2fc006bc2bc3ca96d0d8eafe0ff46cb0.jpg" style="height:308px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bilim insanları müsilajı engelleme noktasında çalışmalar yürütüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli'de 23 arıtma tesisi çalıştırdıklarını aktaran Büyükakın, "Bu arıtma tesisleri sayesinde bir damla evsel atık su bile Marmara Denizi'ne Kocaeli sahillerinden deşarj edilmiyor. Ama Marmara kapalı bir havza. Diğer illerde bu yapılmadığı zaman o kirliliğin buraya da yansımaları oluyor. Mesela Değirmendere açıklarında da bu tespit edildi. Maalesef 'müsilaj yine geliyorum' diyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla Marmara Denizi zannediyorum daha yaygın müsilaja maruz kalacak." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, Marmara Denizi'nde oksijen seviyesinin düşmesinden diğer canlı türlerinin olumsuz etkilendiğinden bahsederek, bilim insanlarının o dönemde yaptığı çalışmalarda tüm tedbirler alındığında Marmara Denizi'nin 5-6 yılda eski oksijen seviyesine dönebileceğini aktardığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilajla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla temas kurduklarını aktaran Büyükakın, bilim insanlarının müsilajı engelleme noktasında çalışmalar yürüttüğünü anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, Bakanlık ortaklığında İzmit Körfezi'nde dip çamuru temizliği çalışmasını hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bu yapılmasaydı kirlilik faktörü daha da artacağından daha yaygın bir durum söz konusu olurdu. 27 milyona yakın nüfusun yaşadığı bu bölgede Kocaeli'deki arıtmalar yüzde 8'e karşılık geliyor. Biz de üzerimize düşeni yapmasak burası körfez, Marmara Denizi'nin tam uç noktası olduğu için aslında burada müsilaj açık denize kıyaslandığında çok daha yoğun görülebilir. Buradaki çabalar müsilajın yoğun şekilde olmasını geciktiriyor, etkisini azaltıyor. Hem miktar olarak hem de sıklık olarak oradaki etkiyi azaltmış oluyoruz. Yani müsilajın aleyhine bir gelişme burada yaşanıyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi-1734861294.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin&#039;de denizi kirleten gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza kesildi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi-5003</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi-5003</guid>
                <description><![CDATA[Mersin Uluslararası Limanı'nda, paslı ve yağlı su bırakarak denizi kirlettiği tespit edilen gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza uygulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı&nbsp;Denizcilik Hizmetleri ve Denetimi Şube Müdürlüğü ekipleri, şikayet üzerine liman ve çevresinde çalışma başlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Elektronik Gemi Denetim Sistemi üzerinden yapılan denetimde, liman içerisinde bir geminin paslı ve yağlı suyu&nbsp;denize bıraktığını belirledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekipler, gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza kesti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, artık&nbsp;denizi Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile denetlediklerini belirterek, "Bundan sonra da&nbsp;denizimizi kirletenlere göz açtırmayacağız." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Dec 2024 12:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi-1734860524.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara Denizi için &quot;Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu&quot; toplanıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor-5002</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor-5002</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, son dönemde Marmara Denizi'nde müsilaj oluşumuna ilişkin ihbarlar üzerine tekrar harekete geçti - Bu kapsamda, Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, Bakanı Yardımcısı Fatma Varank başkanlığında 25 Aralık Çarşamba günü Ankara'da toplanacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, <strong>Marmara Denizi Eylem Planı</strong> kapsamında oluşturulan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulunun çarşamba günü toplanacağını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Marmara Denizi'nde 2021'de ortaya çıkan müsilaj sonrası Bakanlıkça 22 maddelik "Marmara Denizi Eylem Planı" ve "2021-2024 Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı" hazırlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda, Marmara'daki kirliliğinin azaltılması ve izleme çalışmalarının yürütülmesi için oluşturulan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, son dönemde Marmara Denizinde müsilaj oluşumuna ilişkin ihbarlar üzerine tekrar harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, alanın akademisyenleriyle Bakanlığın ilgili birimleri, Marmara Denizi'nde benzer çevresel sorunların tekrar yaşanma ihtimalini göz önünde bulundurarak, güncel durum değerlendirmesi ve atılacak adımların planlanması amacıyla toplanacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Yardımcısı Fatma Varank başkanlığındaki istişare toplantısı, 25 Aralık Çarşamba günü Ankara'da yapılacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplantıya, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (<strong>TÜBİTAK</strong>) Başkanının yanı sıra Marmara Belediyeler Birliği, Marmara Araştırma Merkezi başkanlıklarının yetkilileri, Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Kocaeli Üniversitelerinden bilim kurulu üyeleri ile konuya ilişkin çalışmaları olan akademisyenler katılacak.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Marmara'da 4 yılda 38 bin 545 denetim yapıldı, 268 tesis kapatıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul'da 27 Haziran'da toplanan Müsilaj Bilim Kurulunda, atık su arıtma tesislerinin ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürülmesi konusunda karara varıldı. Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile 14 Ağustos'ta bir toplantı daha yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Müsilaj Bilim Kurulu toplantısı öncesi, Marmara Denizi Havzasında bulunan diğer illerin yerel yönetimleriyle de yarın Bakanlık binasında toplantı gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan 2021'den bugüne Marmara Denizinde yaşanan müsilaj nedeniyle Marmara Denizine kıyısı olan Kocaeli, İstanbul, Yalova, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale'de yapılan 38 bin 545 çevre denetiminde çevre mevzuatına aykırı hareket eden bin 998 tesis ve 749&nbsp;deniz&nbsp;aracına toplamda 1 milyar 227 milyon 363 bin 368 lira ceza uygulandı, 268 tesis de faaliyetten men edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Havzasında bu yıl 11 bin 314 denetim yapıldı, 727 tesise 318 milyon 715 bin lira idari ceza uygulandı, 88 tesisin faaliyeti durduruldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Dec 2024 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor-1734860286.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tatlı su canlısı aksolotl uzuv kaybıyla ilgili bilimsel çalışmalar için laboratuvarda çoğaltılıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor-4994</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor-4994</guid>
                <description><![CDATA[Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde başlatılan Model Organizma Aksolotl Projesi kapsamında nesli "kritik tehlikede" olan canlının yılda 12 bin tane üretilmesi hedefleniyor - Projenin yürütücüsü Doç. Dr. İhsan Çelik: - "Aksolotllar kol ve kuyruk gibi bilinen uzuvların dışında iç organlarını hatta beynin bir kısmını, sinirlerini de yenileyebiliyor. Bu alanda çalışan bilim insanları buradan aldıkları ipuçları ile insanlarda tedavisi olmayan bazı hastalıkların aksolotlların uzuv yenileyebilme ile ilgili yönlerinden yola çıkarak araştırmalarına devam ediyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bazı uzuvlarını yenileyebilme özelliklerine sahip, nesli tükenme tehlikesinde olan su canlısı aksolotl, insan vücudunda bazı azaların kaybedilmesiyle ilgili bilimsel çalışmalara destek amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (<strong>ÇOMÜ</strong>) çoğaltılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde yaklaşık 20 kişilik ekip tarafından 9 ay önce başlatılan Model Organizma Aksolotl Projesi'nde, literatürdeki adı "Ambystoma Mexicanum" olan ve halk arasında "su semenderi" olarak bilinen Meksika kökenli aksolatlların yetiştirilmesine yönelik laboratuvar çalışmasının ardından uygulama aşamasına geçildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720402.jpg" style="height:422px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Projenin yürütücüsü <strong>Doç. Dr. İhsan Çelik</strong>, AA muhabirine, göl ve akarsularda yaşayan aksolotlların en önemli özelliğinin rejenerasyon (yenileme) kapasiteleri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uluslararası Doğayı Koruma Birliğince bu&nbsp;deniz&nbsp;canlısının neslinin "kritik tehlikede" olduğunun belirlendiğini ifade eden Çelik, "Uzuvlarını yenileyebilmelerinden dolayı özellikle rejeneratif tıpta çok fazla araştırmalara konu oluyor. Son zamanlarda ülkemizde de aksolotlla ilgili çalışma yapan bilim insanlarımız var. Buradan yola çıkarak insanlardaki uzuv yenileme tedavisi olmayan hastalıkların tedavisine yönelik ipuçları arıyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720398.jpg" style="height:422px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çelik, aksolotlların yumurtadan çıkıp larvadan ergin bireye gelinceye kadar birtakım üretim ve yetiştirme prosedürleri olduğunu, bu konuda yaşanan sorunları aşmaya çalıştıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu alanda çalışmak isteyen bilim insanlarının deney hayvanı tedariki konusunda boşluk olduğunu ifade eden Çelik, bu ihtiyaca yönelik başta Mersin Üniversitesi olmak üzere bazı yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği yaptıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720406.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Saldırgan değil, evcil hayvan olarak beslenebiliyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aksolotlların saldırgan olmadığını, evcil beslenebilen türlerden sayıldığını vurgulayan Çelik, "Özellikle küçük yaştaki çocukların çok ilgi gösterdiği bir hayvan. Çok nahif, sakin hatta dişleri olmayan ama etçi bir tür. Bilinen ömürleri 15 ila 20 yıl arasında. Boyları 25 ila 30 santimetre arasında ve kısa bir sürede bu boya erişebiliyorlar." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doç. Dr. Çelik, aksolotlların özellikle trafik kazaları ya da benzer yaralamalı olaylarda uzuv kaybı yaşayan insanların tedavilerine yönelik bilimsel çalışmalar için umut olabileceğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720404.jpg" style="height:422px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu canlıların bilim dünyası için önemine işaret eden Çelik, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Aksolotllar kol ve kuyruk gibi bilinen uzuvların dışında iç organlarını hatta beynin bir kısmını, sinirlerini de yenileyebiliyor. Bu alanda çalışan bilim insanları buradan aldıkları ipuçları ile insanlarda tedavisi olmayan bazı hastalıkların aksolotlların uzuv yenileyebilme ile ilgili yönlerinden yola çıkarak araştırmalarına devam ediyor. Onun için bizim için çok kıymetli bir tür. Burada yetiştirmesinin diğer bir önemi de şu, nesli tehlikede olduğu için bu hayvanları doğadan temin etmek şu anda doğru değil zaten yasak. Onun için bu hayvanın laboratuvar şartlarında yetiştirilmesi lazım. Bizim de burada genetik kodlamalarını yaptığımız, genetik tanımlarını yaptığımız hayvanları üretip, çoğaltıp bu alanda çalışma yapmak isteyen bilim insanlarına katkı sunmakla ilgili misyonumuz var."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çelik, 3 aylık periyotlarda yavru elde edebildikleri laboratuvardaki kapasitenin 3 bin aksolotl olduğunu dile getirerek, yıllık 12 bin aksolotl üretip uzuv kaybıyla ilgili araştırma yapan bilim insanlarının hizmetine sunmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Dec 2024 11:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor-1734597099.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Saranlı Deresi&#039;nde balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/saranli-deresinde-balik-olumleri-gorulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi-4990</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/saranli-deresinde-balik-olumleri-gorulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi-4990</guid>
                <description><![CDATA[Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesindeki Saranlı Deresi'nde balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Derenin, Yıldırım Mahallesi'nden geçtiği alanda su yüzeyinde çok sayıda ölü&nbsp;balık&nbsp;görenler, durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçe Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, derede incelemede bulunarak sudan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241216-36495774-36495770-SARANLI_DERESINDE_BALIK_OLUMLERI_GORULMESI_UZERINE_INCELEME_BASLATILDI.jpg" style="height:532px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçede yaşayan Alperen Dedeoğlu, gazetecilere, derenin bir süredir bulanık aktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dere kenarında köpükler oluştuğunu, daha sonra da&nbsp;balık&nbsp;ölümleri görüldüğünü anlatan Dedeoğlu, yetkililerden yardım beklediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Dec 2024 13:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/saranli-deresinde-balik-olumleri-gorulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi-1734344067.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmit Körfezi&#039;nden 1,5 yılda 66 bin kamyon dip çamuru çıkarıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi-4973</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi-4973</guid>
                <description><![CDATA[İzmit Körfezi'nde 1,5 yıldır devam eden temizlik çalışmaları kapsamında 66 bin kamyon dip çamuru deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında hayata geçirilen "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" doğrultusunda 2 Mayıs 2023'ten bu yana İzmit Körfezi'nin doğu yakasında dip çamuru temizliği gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmit Körfezi'nde biyoçeşitliliğin korunması amacıyla başlatılan projede 1. etap kapsamında son geotekstil tüplerin serimi gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplam 3 etaplı projenin sonunda 468 hektarlık alandan 3,8 milyon metreküp çamur bertaraf edilecek. Körfezden şu ana kadar 66 bin kamyon dip çamuru çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yılın sonunda tamamlanması planlanan 1. etap kapsamında 125 hektarda 1 milyon 100 bin metreküp çamur temizlenecek. İzmit Körfezi'nden çıkarılan dip çamuru toplamda 3 bin 500 geotekstil tüpte toplanarak kurutulacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmalarına başlanan 2. etap kapsamında da 165 hektarlık alanda 1 milyon 100 bin metreküp çamurun temizlenmesi hedefleniyor. 2026 yılı sonunda tamamlanması planlanan 2. etap temizlik çalışmalarının ardından 3. etap çalışmaları başlayacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Projenin tamamlanmasının ardından İzmit Körfezi'nin zamanla "tertemiz akvaryum" görünümüne kavuşması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Dec 2024 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/izmit-korfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi-1733732104.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz&#039;deki çöp varlığı ve çevresel etkileri inceleniyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizdeki-cop-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor-4965</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/karadenizdeki-cop-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor-4965</guid>
                <description><![CDATA[İnsan kaynaklı nedenlerden doğayla buluşan ve yıllar içinde küçük parçalara ayrılarak sayıları artan çöpler, Karadeniz'de kirliliğin artmasına yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2014 yılında uygulamaya konulan Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı kapsamında sahil ve denizlerde oluşan çöp varlığı hareketliliği yakından takip ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin desteği ve Türkiye'deki farklı üniversitelerin katkılarıyla yürütülen programla denizlerde meydana gelen kirlilik ve etkileri mevsimsel olarak düzenli izleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda 175 kilometre sahil şeridine sahip Sinop'ta da deniz ve sahillerde oluşan çöp varlığının tespitine yönelik Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından çalışma yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanlarınca farklı zaman dilimlerinde sahil ve denizden toplanarak sayımı yapılan çöpler, daha sonra laboratuvarda analiz edilerek çevresel etkileri üzerine araştırma gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<h3><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">En fazla sigara izmariti ve tek kullanımlık plastik atıklara rastlanıyor</span></span></span></h3>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşah Öztekin, AA muhabirine, üniversite olarak programa bu yıl dahil olduklarını ancak 2015 yılından beri bölgedeki çöp varlığını takip ettiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı'na dahil olmalarıyla bölgedeki çöp varlığını mevsimsel olarak yaptıkları çalışmalarla ortaya koyduklarını belirten Öztekin, bu çalışmada en fazla rastlanan çöpler arasında birinci sırada sigara izmaritinin geldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İkinci sırada tek kullanımlık plastik atıklar geldiğine işaret eden Öztekin, Kovid-19 salgını sonrası deniz ve sahillerde görülen maske ve eldiven sayısında da artış yaşandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yapılan analizlerde yabancı ülkelere ait çöplerle de karşılaştıklarına dikkati çeken Öztekin, bunda Karadeniz'deki yoğun gemicilik faaliyetinin önemli etken olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öztekin, yapılan izleme ve elde edilen sonuçlara göre Karadeniz'deki çöp varlığının azalmadığını, aksine arttığını gördüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bir çöp sisteme girdiği zaman oradan uzaklaştırılmadığı sürece varlığını uzun süre devam ettiriyor. Plastiklerin yoğun üretiminin 1950'li yıllarda başladığını biliyoruz. Bugün hala o zamanlarda üretilen plastiklerin bizimle olduğu gerçeği de değiştiremeyeceğimiz bir kavram. Çünkü çok uzun süre alıyor doğada kaybolmaları. Zamanla daha küçük parçalara ayrılıyorlar ve sayıları artıyor. Bu noktada Karadeniz'deki çöp sayısı azalıyor diyemiyoruz, ne yazık ki daha da artıyor, çünkü küçülüyorlar. Mikroplastik sayısını daha yüksek buluyoruz. Bu noktada bizi iyi şeyler beklemiyor. Daha çok canlıda daha çok plastik buluyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öztekin, özellikle yaz aylarında sahillerde bırakılan çöplerin sonraki dönemler için tehlike arz ettiğini vurgulayarak, toplum olarak Karadeniz'in geleceği adına koruma içgüdülerini artırmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Dec 2024 14:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/karadenizdeki-cop-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor-1733140897.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ülkemizin önemli değerlerinden : Hazar Gölü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ulkemizin-onemli-degerlerinden-hazar-golu-4962</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ulkemizin-onemli-degerlerinden-hazar-golu-4962</guid>
                <description><![CDATA[Elazığ'ın Sivrice ilçesinde doğal güzelliği ve turistik imkanlarıyla her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlayan Hazar Gölü, kar manzarasıyla da ilgi görüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/K8m1hph97WI?si=IjJ_JQ_6ukXjjPJ6" title="YouTube video player" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe><p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kent merkezine 25 kilometre uzaklıkta Elazığ-Diyarbakır kara yoluna paralel uzanan Hazar Gölü, 56 kilometrelik kıyı şeridinde yer alan plajları ve sahilleri, kamp ve dinlenme alanları, balıkçılık faaliyetleri, su sporları aktiviteleri ve turistik tesisleriyle ziyaretçi çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğal güzellikleri ve tatil imkanlarıyla her mevsim ziyaretçi ağırlayan Hazar Gölü, kış mevsiminin renklerinin görülmeye başlandığı doğası, etrafını çevreleyen karla kaplı dağları ve yaklaşık 81 kilometrekare yüzey alanına sahip gölün mavisiyle ziyaretçilerine güzel bir manzara sunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_05_15_New%20folder%20(4)_20241130_2_66624838_107166982.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<h3><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölün çevresinde yürüyüş yolu yapılacak</span></span></span></strong></h3>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sivrice Kaymakamı Efecan Şahin, AA muhabirine, gölün kendine has doğal güzelliği ve tatil imkanlarıyla Doğu Anadolu bölgesinin önemli tatil ve gezinti rotalarından biri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğanın renkleriyle her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Hazar Gölü'nün çevresinin kar yağışıyla beyaza büründüğünü kaydeden Şahin, "Hazar Gölü bu yöre için çok büyük bir değer, hem yaz turizmi hem de kış turizmi açısından. Elazığ ve bölgeye hitap eden özelliklere sahip." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tektonik olan Hazar Gölü'nün yaklaşık 20 kilometre uzunluğa ve 4-4,5 kilometre genişliğe sahip olduğunu anlatan Şahin, yüzey alanının yaklaşık 81 kilometrekare, en derin noktasının da yaklaşık 216 metre olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şahin, Hazar Gölü ve çevresinin kar yağdığında farklı bir güzelliğe büründüğüne dikkati çekerek, "Özellikle yerli turistler kar yağışından dolayı çok memnunlar. Gölün dört bir tarafı dağlarla çevrili ve en görkemli dağ da Hazarbaba Dağı. Burada bir kayak tesisimiz mevcut, inşallah yağışların artmasıyla ilçemizdeki kayak turizmi de canlanacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hazar Gölü'nün çevresinde yaklaşık 30 kamu ve özel sektöre ait tesis bulunduğunu anlatan Şahin, gelen misafirlerin bu tesislerden faydalanabildiklerini, günü birlik hizmetlerden yararlanabildiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölün çevresinde Elazığ Valiliği ve İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek proje ile yürüyüş yolu yapılacağını belirten Şahin, Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü tarafından dağlık alanlarda yürütülen ağaçlandırma çalışmalarının hızlandırılmasıyla gölün cazibesinin daha da artacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şahin, gölün doğaseverler ve sportif faaliyetlerinde bulunanlar için önemli olduğunu aktararak, "Gölün kenarında sportif olta balıkçılığı etkinliği yapıldı, yurt içi ve dışından gelen katılımcılar gölü çok beğendiler. Buradaki biyolojik çeşitliliğin önemine vurgu yaptılar. Amatör ve profesyonel fotoğraf sanatıyla uğraşanlar açısından da bu yörede çok güzel kareler çıkıyor. Bölgeye has kuş türlerinin ve yaşam alanlarının olduğunu biliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<h3><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Gölün baharı, kışı, yazı bir başka güzel"</span></span></span></strong></h3>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölü ziyaret eden Devrim Ağralı da Hazar Gölü'nün doğasını çok sevdiğini, stres atmak için fırsat buldukça gölü gezmeye geldiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ağralı, "Kış mevsiminde de Hazar Gölü çok güzel, karla kaplı dağlar ve göl, ikisi bir arada manzara muhteşem oluyor. Gölün baharı, kışı, yazı bir başka güzel." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ziyaretçilerden Tayfun Doğan da gölün muhteşem doğasıyla görülmeye değer bir yer olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hazar Gölü'nü yazın olduğu gibi kışında ziyaret etmelerini herkese tavsiye ettiğini kaydeden Doğan, "Buranın doğası her mevsim insana huzur veriyor, kışın kar altında buranın çok ayrı bir güzelliği var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Dec 2024 13:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/ulkemizin-onemli-degerlerinden-hazar-golu-1733137316.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğu Akdeniz&#039;deki deniz çayırlarının korunması için çalışma yapılacak</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak-4951</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak-4951</guid>
                <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi (MEÜ) tarafından Doğu Akdeniz'deki deniz çayırı popülasyonunun iyileştirilmesi için gelecek yıl çalışma yürütülecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">MEÜ Su Ürünleri Fakültesince başlatılan çalışma kapsamında 8 kişilik ekip, Aydıncık ilçesinde dalış yaptı.</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su altındaki incelemede&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının iklim değişikliğine bağlı olarak azaldığını belirleyen ekip, restorasyon projesi hazırladı.</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Projenin 2025'te hayata geçirilmesi planlanıyor.</span></span></span></p>

			<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Aydıncık ilçesi&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının son kalesi"</span></span></span></strong></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.&nbsp;Deniz&nbsp;Ayas, gazetecilere, yaz aylarında Doğu Akdeniz'deki yüzey suyu sıcaklığının 34 dereceye ulaştığını söyledi.</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;çayırlarının, sıcaklık ve kirlilikten olumsuz etkilendiğini belirten Ayas, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Aydıncık ilçesi&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının son kalesi. Buradaki çalışmalarda türün zarar gördüğünü, belli noktalarda da ortadan kalkmaya başladığını tespit ettik. Mersin Üniversitesi olarak 2025 yılı içerisinde restorasyon çalışmasına başlamayı planlıyoruz. Şu anda dalışlarımız sürüyor. Alandaki toplulukların sağlığı ve dağılımıyla ilgili ön verileri almaya devam ediyoruz."</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayas, balıkçılık faaliyetleri ile yatlardan gelişigüzel atılan çapaların da&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarına zarar verdiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Restorasyon çalışmalarının amacı, popülasyonu daha iyi hale getirmek, etkilenen bölgelere sağlıklı türü nakledebilmek, alanda çayırların bütünselliğini korumak ve parçalanmasını engellemek. Bu şekilde&nbsp;deniz&nbsp;çayırlarının var olmasını sağlamaya çalışacağız."</span></span></span></p>

			<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p>&nbsp;</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Nov 2024 09:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak-1732514966.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İznik Gölü&#039;nde sular aşırı çekildi, tekneler karada kaldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iznik-golunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi-4947</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iznik-golunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi-4947</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin beşinci büyük doğal gölünün Orhangazi sahilindeki iskelesinin etrafında su kalmaması, göldeki çekilmenin boyutunu ortaya koyuyor - Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş: - "11 yaşından beri İznik Gölü ile iç içeyim, suyun hiç bu kadar çekildiğini görmemiştim. 6 sene önce denizden büyük bir gemi getirdiler buraya. Düşünün şu anda o geminin bağlandığı yerde dikiliyoruz, su kalmadı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'nin en büyük tatlı su kaynaklarından <strong>İznik Gölü</strong>'nde 6 yıl öncesine kadar geminin yanaşıp yolcu aldığı iskele, suyun metrelerce uzağında kaldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Bölgesi'nin birinci, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan yaklaşık 300 kilometrekarelik İznik Gölü'nün su seviyesinde son yıllarda düşüş görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarımsal sulamada da yararlanılan göldeki su çekilmesi yer yer 150 metreye ulaştı. Bazı balıkçı kayıklarının karaya oturduğu gölün çevresinde kuraklık kaynaklı küçük adacıklar oluştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bursa Büyükşehir Belediyesince Orhangazi ile İznik ilçe merkezleri arasında 2015-2018 yıllarında işletilen "Akşemseddin" adlı yolcu gemisinin yanaştığı Orhangazi İskelesi şimdi suyun metrelerce uzağında kaldı. Geminin sefer yaptığı dönemde çekilenler ile iskelenin şimdiki fotoğrafları su seviyesindeki değişimi gözler önüne seriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su çekilmesiyle, 2014 yılında göl kıyısının 20 metre açığında 1,5-2 metre derinlikte bulunan, yaklaşık 1600 yıl önce Aziz Neophytos adına inşa edildiği belirlenen batık bazilika kalıntısının büyük bölümü su seviyesinin üzerinde kaldı. Keşfedildiğinde havadan yapılan çekimlerde varlığı anlaşılabilen kalıntılar, aradan geçen 10 yılda sahille birleştiği için kıyıdan rahatlıkla görülebiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Bu yıl daha çok çekilme oldu"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, AA muhabirine, İznik Gölü'nün her geçen gün "kan kaybettiğini" söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göldeki çekilme hakkında hazırladıkları raporu ilgili kurum ve kuruluşlara sunduklarını belirten Dimrit, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu göl hepimizin gölü. Bu gölü hep birlikte korumamız gerekir. Bir değerimiz çekilip gidiyor. Bu yıl daha çok büyük çekilme oldu. Bu yıl suyun olduğu bölüm mera haline geldi. Çocukluğumda gölün kenarında yol vardı, su oraya kadar çıkardı. Gördüğümüz kadarıyla oradan yaklaşık 150 metre çekilme var. Çözüm önerisi olarak vahşi sulamanın önüne geçebiliriz. Fabrikalara buradan su verilmemesi lazım. Bunun yanında kuraklık ve buharlaşmayla suyumuz bu seviyelere geldi."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Balıkçılık da etkilendi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş da 60 yıldır bölgede yaşadığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">O dönem ile gölün mevcut durumunu kıyaslayan Bektaş, "11 yaşından beri İznik Gölü ile iç içeyim, suyun hiç bu kadar çekildiğini görmemiştim. 6 sene önce denizden büyük bir gemi getirdiler buraya. Düşünün şu anda o geminin bağlandığı yerde dikiliyoruz, su kalmadı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bektaş, gölde eskiden yılda 1000 tondan fazla gümüş balığı avladıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kendi kooperatiflerinin senede ortalama 250 ton&nbsp;balık&nbsp;yakaladığını bildiren Bektaş, bu sene 78 tonda kaldıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ömer Bülbül de 48 yıldır ilçede yaşadığını, göldeki çekilmenin özellikle son 15 yılda daha da arttığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu sene 2023'e göre çekilmenin en az 10 metre fazla olduğunu söyleyen Bülbül, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Elektrik kurumundan emekliyim. İznik'in yüksek kesimlerinde 2015 yılında 2,5 metre kar ölçümü yapmıştık. O tarihten beri memlekete kar da yağmıyor. Gençliğimde bazilika hiç görünmüyordu. Gemi yanaştırılan iskelelerde su kalmadı. Özel teknelerin olduğu kısımdaki sular çekildi, tekneler karaya oturdu. Her geçen gün suyun azaldığını görüyoruz. İznik Gölü inşallah daha da fazla kurumaz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Nov 2024 12:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/iznik-golunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi-1732185350.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AAtölye&#039;nin konuğu oldu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/su-alti-goruntu-yonetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatolyenin-konugu-oldu-4946</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/su-alti-goruntu-yonetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatolyenin-konugu-oldu-4946</guid>
                <description><![CDATA[Dünyaca ünlü su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AAtölye'deki "Gözcü: Tahsin Ceylan ile Karadeniz ve Marmara'yı Tanıyalım" etkinliğinde deneyimlerini anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anadolu Ajansı (AA) Akademi koordinasyonunda, AA Görsel Haberler Direktörü Fırat Çağlayan Yurdakul moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe, su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AA personeli ve davetliler katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Fırat Çağlayan Yurdakul'un, son dönemde Marmara Denizi'nde görülmeye başlanan su marulunun faydalı olup olmadığına yönelik sorusuna Ceylan, deniz maruluna, Marmara Denizi'nden Hopa'ya bütün kıyı bölgelerde rastlanabileceğini söyleyerek, "Aslında bilimsellikte bu, kirliliğin de indikatör türü. Özellikle evsel atıkların neden olduğu azot ve fosfor açısından zengin maddelerin denize karıştığı bütün yerlerde Ulva Lactuca (deniz marulu) hızla yayılıyor ve çoğalıyor. Demek ki Marmara Denizi'ne ve Karadeniz'e evsel atıklar bırakılıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Deniz anaları, kapalı koy ve körfezleri tercih ediyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yurdakul'un, "Deniz anaları kirlilikle beraber ortaya çıktı ve kirlilikten beslendiğiyle ilgili yanlış bir algı vardı. Bununla ilgili ne söyleyebilirsiniz?" sorusu üzerine ise Ceylan, deniz analarının düşük oksijenli alanlara yüksek tolerans gösterdiği ve üremek için kapalı koy ve körfezleri tercih ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, "Kapalı koy ve körfezler zaten su hareketinin çok olmadığı yerlerdir. Onun için de o alanları özellikle tercih ediyorlar ve orada da tomurcuklanıyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237438-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarının da son yıllarda Türkiye'nin gündeminde olduğunu belirten Ceylan, solunan havanın yüzde 20'sini deniz çayırlarına borçlu olunduğunu aktardı. Deniz çayırlarının saatte 6 litre suyu süzdüğünü aktaran Ceylan, Marmara Denizi'nin şu anda bu çayırların sağlıklı olarak yaşayabildiği alanlardan biri olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yurdakul'un, peygamber balığını Marmara Denizi'nde ilk kez görüntüleyenin Tahsin Ceylan olduğunu hatırlatması üzerine, Ceylan da o günden sonra peygamber balığını bir daha görüntüleyemediğini belirterek, "Biz bunu bir gece dalışında görüntüledik ve şok olduk. Beklemediğimiz bir şeydi. Bizim için de çok güzel bir anı oldu." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çektiği görüntüleri gören bazı kişilerin, bu çekimlerde filtre kullanıp kullanmadığına yönelik soru sorduğunu aktaran Ceylan, su altında filtre kullanmadıklarını, sadece güneş ışığını taklit eden bir ışık kullandıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237440-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Karadeniz'de 100 çeşit&nbsp;balık&nbsp;varsa bu 100 çeşidin popülasyonu fazla"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yurdakul'un, "Karadeniz en genç deniz mi?" sorusu üzerine ise Ceylan, "Bilim insanları Karadeniz'e 7 bin 500 yaş koyuyorlar, yani '7 bin 500 yıllık bir deniz' diyorlar ve 'dünyanın en genç denizi' olarak da bilim insanları tarafından bu literatür kullanılıyor." karşılığını verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, Yurdakul'un, "'Karadeniz'in dibinde yaşam yok' diye bir şey hep kulağımıza aşina olmuştur. Bu doğru mu? sorusu üzerine ise bundan 7 bin 500 yıl önce tektonik kırılma sonucu Marmara'daki deniz sularının Karadeniz'e aktığını söyledi. Bunun sonucunda Karadeniz'deki tatlı su canlılarının öldüğünü söyleyen Ceylan, "Oradaki yaşam öldüğü zaman da çöktü. Bu ölen canlılar dibe çöktü ve dipte de hidrojen sülfür gazı üretimi oldu. Bilim insanlarına göre şu anda Karadeniz'in 150 metre, hatta en son okuduğum makalede 86 metrenin altında oksijen yok." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, Karadeniz'de&nbsp;balık&nbsp;popülasyonun fazla olduğuna işaret ederek, "Karadeniz'de 100 çeşit&nbsp;balık&nbsp;varsa bu 100 çeşidin popülasyonu fazla. Bir yerde gece dalışı yaptığımızda belki 20 kırlangıç, 20 barbun görebiliyorsunuz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yurdakul'un, "Karadeniz'de yakalanan&nbsp;balık&nbsp;miktarının, üretilen&nbsp;balık&nbsp;miktarının altına düştüğüne ilişkin sorusu üzerine Ceylan, "Karadeniz'de bir kere artık doğal ortamında olan balıkların insan nüfusuna yetişmesi mümkün değil. O yüzden bu tür kültür balıkçılığı sadece Karadeniz'de değil tüm dünyada hızla teşvik ediliyor. Desteklenmesi de gerekiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237450-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kültürel varlıklar insanların ilgisini çekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, söyleşinin ardından konukların sorularını cevapladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir konuğun, "Karadeniz'in dalış turizmine açılması konusunda ne düşüyorsunuz? sorusuna Ceylan, özellikle Sinop'un su altı kültür varlıkları açısından zengin bir yer olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alternatif dalış turizminin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Ceylan, "Bu tür kültürel varlıklar insanların ilgisini çekiyor. Antik çapalar olsun, batıklar olsun... Aslında her platformda bunu gündeme taşıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 Nov 2024 11:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/su-alti-goruntu-yonetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatolyenin-konugu-oldu-1732172220.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sapanca Gölü &quot;hayalet ağ&quot;lardan temizleniyor | Balık Haber - Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sapanca-golu-hayalet-aglardan-temizleniyor-balik-haber-balik-tv-4944</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sapanca-golu-hayalet-aglardan-temizleniyor-balik-haber-balik-tv-4944</guid>
                <description><![CDATA[Sapanca Gölü'nden, "hayalet ağ" olarak adlandırılan atık balık ağları çıkarıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sucul biyolojik çeşitliliğin ve yaşam alanlarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve verimliliğinin artırılması amacıyla çalışma yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerince, Sapanca Gölü'nde suya bırakılan "hayalet ağlar" ve kasnakların olduğu alanlar tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölde avcılık yapılması muhtemel olan belirli dalış noktalarında 8 bin metrekare alanın taraması yapılarak 200 metre uzatma ağı, 300 metre paraketa ,12 hayalet av araçları dalgıçlar tarafından sudan çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nicomedia Su Sporları ve Su Altı Avcılığı Spor Kulübünden dalgıç Özcan Karabulut, gazetecilere, Sapanca Gölü'nde iki haftadır çalışma yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölde geniş kapsamlı tarama yaptıklarını belirten Karabulut, "Göle atılan ağlar hala çalışmaya, hala ekosisteme zarar vermeye devam ediyor. Bu ağları çıkardığımızda ilk önce yaptığımız şey, yaşayan&nbsp;balık&nbsp;ya da bir hayvan varsa üzerinden alıp direkt doğal ortamıyla buluşturmak oluyor. Canlı yakalayıp saldığımızda bu bizim için büyük bir motivasyon oluyor. Tabii bazılarını da kurtaramıyoruz. Sapanca Gölü'nün dibi inanılmaz güzel, bunun hep aynı kalmasını istiyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Nov 2024 08:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/sapanca-golu-hayalet-aglardan-temizleniyor-1732168784.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Birini koparmanın cezası 387 bin lira olan kum zambaklarının yüzlercesine zarar verildi |Balık Haber - Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv-4941</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv-4941</guid>
                <description><![CDATA[Samsun'un Tekkeköy ilçesi sahilinde bulunan koruma altındaki yüzlerce kum zambağının iş makinesinin paletleri altında ezildiği tespit edildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Samsun'un Tekkeköy ilçesinin sahil kesiminde bulunan ve birini koparana 387 bin 141 lira para cezası verilen kum zambaklarına (pancratium maritimum) iş makinesiyle zarar verildiği ortaya çıktı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen, "Tekkeköy Çiftlik Mahallesi Costal sahilinden kamyonlarla&nbsp;deniz&nbsp;kumu alınıyor, endemik bitkilere zarar veriliyor" ihbarı üzerine olay yerine jandarma, polis ile Tarım ve Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_1_AA-36182066.jpg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tekkeköy ilçesi Çiftlik Mahallesi Karadeniz Sokak'taki kumsalda jandarma ve polis ekipleriyle inceleme yapan Tarım Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, alandaki izleri incelediğinde paletli iş makinesiyle bölgeden kum alındığını, bu sırada koruma altında bulunan zambaklara zarar verildiğini belirledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şüpheli ya da şüphelilerin tespiti için çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_1_AA-36182073.jpg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sıcak iklimi seven, dünyada nadir rastlandığı için Dünya Doğayı Koruma Birliğince koruma altına alınan kum zambakları, Alaçam ve Tekkeköy sahillerinde belli noktalarda doğal şekilde yetişiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nesli tükenme tehlikesi altında olan kum zambağını koparana Çevre Kanunu kapsamında 387 bin 141 lira para cezası uygulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_7baef3a787b5b9a51852b1bd974dcbb5.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Önceki yıllarda zambakların yetiştiği bölgelerde ateş yakılmaması, araçla veya evcil hayvanlarla girilmemesi yönünde uyarı tabelaları konulmuş, bu sayede zambakların doğal alanlarında çoğalması sağlanmıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Nov 2024 09:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv-1732082779.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde balık ölümlerinden sonra yosun kirliliği yaşanıyor | Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-balik-tv-4934</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-balik-tv-4934</guid>
                <description><![CDATA[İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul: - "Bu yosun türlerinin zararları diğerlerinden çok farklı. Çünkü bu tür, akıntıyla birlikte etrafa yayılıyor. Suyun yüzeyini kaplaması nedeniyle de güneş ışığının geçmesini engelleyerek sudaki oksijenin azalmasına neden oluyorlar" - "Balık ölümleri durdu, başka çevre felaketlerine neden olabilecek yosunların artması yaşanıyor. Bu yosunlar hem doğal yaşamı sınırlayacak, zarar verecek hem de bir süre sonra kokuya neden olacak"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen <strong>İzmir Körfezi</strong>'nde Karşıyaka ve Balçova'nın sahil bandında görülen&nbsp;deniz&nbsp;yosunu tabakalarının yeni çevre sorunlarına neden olabileceği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (<strong>İKÇÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karşıyaka ilçesi Mavişehir sahili ile Balçova ilçesi İnciraltı sahilinde kıyıdan 5-10 metre açıkta tabaka şeklinde yosun üremesinin gözlemlendiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu türün, körfezde sıklıkla görülen ve halk arasında "<strong>deniz&nbsp;marulu</strong>" olarak bilinen yosunlardan farklı olduğuna dikkati çeken Tanrıkul, cladophora ve enteromorpha cinsi olan bu yosunların sudaki nitrojen ve fosfor miktarının artmasıyla meydana geldiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezde yosun kitlesinin yayıldığına işaret eden Tanrıkul, "Körfez'de nitrojen ve fosfor miktarının fazla olması, yosunların artmasına neden oluyor. Denizdeki evsel ve sanayi atıklarından oluşan gübreleme, yosunların üreyebilmesi, yayılabilmesi için ortam oluşturuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tanrıkul, güneşli hava ve rüzgarın az olmasının yosunların yayılımını hızlandırdığını dile getirerek, sadece kıyı bölgelerinde değil körfezin ortasında da yosunlardan oluşan yüzen adacıkların görüldüğünü aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi'nde görülen bu yosun türlerinin&nbsp;deniz&nbsp;ekosistemine zarar verdiğini anlatan Tanrıkul, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu yosun türlerinin zararları diğerlerinden çok farklı. Çünkü bu tür, akıntıyla birlikte etrafa yayılıyor. Suyun yüzeyini kaplaması nedeniyle de güneş ışığının geçmesini engelleyerek sudaki oksijenin azalmasına neden oluyorlar. Bu yosunlar bir süre sonra suyun dibine çöküyor, bu kez de suyun altındaki balık yumurtaları, yengeçler gibi ekosistemdeki canlıların üzerine tabaka gibi serilerek bunları yok ediyor. Bununla beraber dipte de ürüyorlar, yani yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya sürekli transfer halinde ürüyorlar."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Bir süre sonra kokuya neden olacak"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yosunun dokusunun&nbsp;deniz&nbsp;marulundan daha sert olduğuna ve kısa sürede çürüyüp kaybolmadığına dikkati çeken Tanrıkul, çevresel şartlar devam ettiği sürece bu yosunların yayılımını sürdüreceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tanrıkul, yosunların temizlenmesi gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İklim şartlarının nasıl ilerleyeceğini bilmesek de körfezin kirliliği devam ediyor, her geçen gün artıyor. Şu an balık ölümleri durdu ama bunun durmasının nedeni sıcaklıkların düşmesine bağlı, başka bir nedeni yok. Balık ölümleri durdu, başka çevre felaketlerine neden olabilecek yosunların artması yaşanıyor. Bu yosunlar hem doğal yaşamı sınırlayacak, zarar verecek hem de bir süre sonra kokuya neden olacak, çünkü bunlar çürümeye başlayacaklar. Bunların temizlenmesi gerekiyor. Denizin üzerindeki, kıyıdaki yosunların kesinlikle toparlanıp bölgelerden uzaklaştırılması gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 Nov 2024 20:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/izmir-korfezinde-balik-olumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-1731650548.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Muş&#039;ta ekipler su kaynaklarında kaçak avcılığı önlemeye çalışıyor | Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-onlemeye-calisiyor-balik-tv-4932</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-onlemeye-calisiyor-balik-tv-4932</guid>
                <description><![CDATA[Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, kentteki su kaynaklarında kaçak balık avcılığının önlenmesi amacıyla denetim yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Baraj ve akarsu kıyılarını kontrol eden ekipler, barajlarda tekneyle devriye gezerek çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alparslan-2 Barajı'nda yapılan denetime katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Gün, Muş'un, bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra su ürünleri konusunda önemli iller arasında yer aldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl Muş'ta 4 milyondan fazla sazan yavrusunun göl ve barajlara bırakıldığını belirten Gün, "Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarımız balıkçılık konusunda önemli yer tutuyor. Murat ve Karasu nehirleri de ilimizin iç sular konusunda iyi bir yerde olmasını sağlıyor. Son yıllarda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün katkılarıyla barajlarımıza ve göllerimize sazan balığı yavrusu bırakılmaktadır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Barajlarda ve göllerde 90 ton&nbsp;balık&nbsp;avlanmasına izin verildiğini anlatan Gün, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüzün katkılarıyla, göllerimiz ile barajlarımızın korunması ve balıkçılığın sürdürülebilir olması için av yasağı dönemleri başta olmak üzere yıl boyunca Hayvan Sağlığı ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerimiz kontrollerini sürdürmektedir. Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarımızda kontrolsüz balıkçılığın önlenmesi için tekne temin ettik. Su ürünleri mühendisimizin başında bulunduğu ekiple kontrollerimiz yapılıyor. Murat ve Karasu nehirlerimizde de yasaklı malzemelerin toplanması için çalışmalarımız devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Nov 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-onlemeye-calisiyor-1731398176.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sapanca Gölü&#039;nde su miktarı son 5 yılın en düşük seviyesine geriledi | Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sapanca-golunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-balik-tv-4926</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sapanca-golunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-balik-tv-4926</guid>
                <description><![CDATA[Marmara Bölgesi'nin en büyük doğal kaynağı olan Sapanca Gölü'nün su kotu, kuraklık nedeniyle 30,13 metreye düştü - Yaşanan kayıp nedeniyle iskelelerin büyük bölümü susuz kaldı, göldeki kayıklar tamamen karaya oturdu, kıyıda deniz kabukları görüldü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sakarya ve Kocaeli'nin en önemli içme suyu kaynağı <strong>Sapanca Gölü</strong>'ndeki su seviyesi, kuraklık nedeniyle son 5 yılın en düşük kotu olan 30,13 metreye indi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'de mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle yazın yeteri kadar yağış düşmemesi, bilinçsiz sulama, kaçak kullanım ve diğer faktörlerin etkisiyle birçok ilde göl, baraj, nehir ve akarsu gibi su kaynaklarında kuraklık yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli ve Sakarya'da 3 milyon insanın içme suyu ihtiyacını karşılayan ve Marmara Bölgesi'nin en büyük doğal kaynağı olan Sapanca Gölü de bu durumdan olumsuz etkilendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sapanca Gölü'nün her gün değişim gösteren su seviyesi, dün itibarıyla son 5 yılın en düşük kotu olan 30,13 metreye geriledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sapanca ilçesine adını veren gölde yaşanan su kaybıyla iskelelerin büyük bölümü susuz kaldı, göldeki kayıklar tamamen karaya oturdu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göl havzası kıyıdan yaklaşık 18 metre çekilirken, kıyıda&nbsp;deniz&nbsp;kabukları görüldü, susuz kalan bazı sazlıklar kuruma riskiyle karşı karşıya kaldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Sapanca Gölü'nün kotu, 2014'te kuraklık yüzünden 29,64 metreye inmişti</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirinin Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinden (SASKİ) edindiği bilgiye göre, maksimum doluluğu 32,20 metre olan Sapanca Gölü'nün su seviyesi, 6 Kasım itibarıyla 2023'te 31,57, 2022'de 31,38, 2021'de 31,53, 2020'de 30,71, 2019'da ise 31,53 metre ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">En son 2014 yılında kuraklığın etkisiyle 29,64 metreye kadar inen göldeki su seviyesi, yıllar içinde etkili olan yağışlarla eski düzeyine geldi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su kaynaklarının sınırsız olmadığına dikkati çeken SASKİ yetkilileri, suyun tasarruflu kullanılması konusunda uyarılarda bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göldeki su oranının kış aylarında beklenen yağışlarla artması öngörülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sapanca Gölü'nde kuraklığın etkili olduğu alanlar, dronla görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Nov 2024 08:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/sapanca-golunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-1731043279.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siirt&#039;te baraj göllerine 2 milyon balık yavrusu bırakıldı | Balık TV</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/siirtte-baraj-gollerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-balik-tv-4921</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/siirtte-baraj-gollerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-balik-tv-4921</guid>
                <description><![CDATA[Siirt'te, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Şirvan ilçesindeki Çetin barajlarının havzasına 2 milyon şabut balığı yavrusu bırakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığının "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında Şanlıurfa Su Ürünleri Araştırma ve Eğitim Enstitü Müdürlüğünce üretilen 2 milyon&nbsp;balık&nbsp;yavrusu Siirt'e gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yavru şabutlardan 1,5 milyonu merkeze bağlı Zorkaya köyü yakınındaki Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'ne, 500 bini de Çetin Barajı Gölü'ne bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı'nda düzenlenen programda, Siirt'te balıkçılığın geliştiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçen yıl Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Alkumru Baraj göllerine ilk defa bırakılan 1 milyon 291 bin şabut yavrusuna ilave olarak geçen ay 1 milyon yavru sazan ve bugün de 2 milyon şabut balığı yavrusunun bırakıldığını ifade eden Demirhan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Siirt'te su kaynaklarına son beş yılda bırakılan&nbsp;balık&nbsp;sayısı 11 milyona ulaştı. Fırat ve Dicle nehirlerinin endemik türü olan şabut balığı ılık ve durgun suları tercih etmesi, adaptasyonlarının kolay olması, etinin lezzetli ve balıkçılarca da makbul bir tür olarak bilinmesi nedeniyle ilimiz sularının balıklanlandırılması için tercih edilmektedir. Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nün Siirt sınırlarında kalan 5 avlak sahasında tamamladığımız 'Yıllık Avlanabilir Tahmini Su Ürünleri Stok Miktarı' çalışmaları neticesinde baraj gölünde sazan, şabut, Mezopotamya yayını, karabalık, siraz, tatlısu kefali, gümüşi havuz balığı, karabalık türleri tespit edilmiştir. Önümüzdeki yıllarda avcılık yolu ile 200 tona yakın asgari üretim miktarı planlanmaktadır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Demirhan, su ürünleri varlığının artırılması, su ürünlerinin sürdürülebilir olması ve sportif amaçlı amatör avcılığın geliştirilmesi hedeflerine ulaşılması amacıyla av yasağına uyulmasını istedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Nov 2024 22:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/siirtte-baraj-gollerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-1730492088.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğaya bırakılan plastik çöpler deniz canlıları üzerinde ölümcül sonuçlar doğuruyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/dogaya-birakilan-plastik-copler-deniz-canlilari-uzerinde-olumcul-sonuclar-doguruyor-4911</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/dogaya-birakilan-plastik-copler-deniz-canlilari-uzerinde-olumcul-sonuclar-doguruyor-4911</guid>
                <description><![CDATA[Doğaya atılan, yağmur, rüzgar ve akarsular yoluyla Karadeniz'e ulaşan plastik çöpler, deniz canlılarının hayatını tehdit ediyor - Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Levent Bat: -"Dipte yaşayan tüm organizmalar bundan etkilenecektir. Sadece dip balıkları değil onları burada besleyen organizmaların da azalması başlayacaktır. Bu devam ettiği ya da önlem alınmadığı sürece durum daha da vahim bir şekilde karşımıza çıkabilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Doğaya atılarak yağmur, rüzgar ve akarsular yoluyla Karadeniz'e ulaşan plastik çöpler, oluşturduğu görüntü kirliliğinin yanı sıra deniz yaşamını da tehdit ediyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><strong>Sinop Üniversitesi</strong> Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Levent Bat</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadeniz'e ulaşan çöplerin, sadece deniz canlıları için değil insanlar için de tehlike oluşturduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Yaptıkları çalışmalarda insan faktörüyle Karadeniz'e ulaşan çöplerin zaman zaman kıyı kesimlerde çöp yığınları oluşturduğuna şahit olduklarını vurgulayan Bat, bu çöpler arasında bulunan plastiklerin gelecek adına endişe verici olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Büyük nehirlerin taşıdığı kirleticiler ve çöplerin yanı sıra yaz aylarında tatilciler tarafından kıyıda bırakılan çöplerin de denize ulaştığını anlatan Bat, "Gördüğümüz çöplerin hepsi de kötü çöpler. Yüzyıllar boyunca doğada kaybolmayan plastik çöplerden oluşuyor. İnsanlar çöpleri attığı zaman 'bana dokunmaz deme umursamazlığından' vazgeçmek zorunda." dedi.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">"Korkunç" olarak nitelendirdiği plastik çöplerin sadece görüntü kirliliği oluşturmadığını aynı zamanda tüm canlılara telafisi olmayan zararlar verdiğini de belirten Prof. Dr. Bat, "Bu küçük parçacıkları, renkli renkli poşetleri ve benzerlerini balıklar besin zannediyor. Bunları alıyor tüketim için. Ama aldıktan sonra organlarında birikimler söz konusu olabiliyor ve organları artık işlemez hale geliyor. Dokular, organlar ve organ sistemleri bozuluyor. Yani canlının ölümüne dahi yol açabiliyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">- Plastik çöpler balıkların üremesini de engelliyor</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Prof. Dr. Bat, plastik atıkların bulundukları ortamlarda yaşam süren balıkların yer değiştirmelerine neden olduğu gibi üremelerine de engel olduğunu vurgulayarak, bu durumun Karadeniz'deki&nbsp;balık&nbsp;popülasyonuna olumsuz etkilerinin ciddiyetini de aktardı.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Plastik atıklar sebebiyle besinleri yok olan balıkların doğal olarak yer değiştirmek zorunda kaldıklarını aktaran Bat, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">"Ortama atılan yoğun miktarlardaki poşetler bir defa burada yaşayan balıkların habitatını öldürüyor. Eğer bunlar yüzeyde fazla miktarda ise güneş ışığının altlara gitmesine de engel oluyor. Fotosentez olayının ve planktonların azalmasına neden oluyor. Planktonlarda besin zincirinin ilk halkası. Dolasıyla bunlar mekan değiştirmek zorunda kalıyorlar. Yani yem bulamayınca balıkların göç etmesine de neden olabiliyor. Aynı şekilde balıklar bu plastikleri vücutlarına aldıkları zaman üremeleri de engelleniyor. Yani sağlıklı yumurta bırakamama ve üreyememe durumları oluşmaktadır."</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Karadeniz'in kapalı bir deniz olduğunu ve bu nedenle de yeteri kadar sirkülasyona sahip olmadığını anlatan Bat, önlem alınmaması durumunda ileride daha vahim tablolarla karşı karşıya kalınma ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Karadeniz'i korumak için sadece Türkiye'nin alacağı önlemlerin yeterli gelmeyeceğini değerlendiren Bat, Karadeniz’e kıyısı bulunan diğer ülkelerle, insanlara verilecek çevre eğitimi, çevreye karşı suçlarda uygulanacak cezai yaptırımlar ve arıtma tesislerinin oluşturulması gibi konularda mutlaka işbirliğine gidilmesinin önemine dikkati çekti.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">- Çevre kirliliği veya yarattığı etkiler sadece bizim değil diğer ülkelerin de sorunu haline geliyor</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">Prof. Dr. Bat, anaokullarında bile çocuklara artık çevrenin gelecek adına ne denli önem arz ettiğinin anlatılarak, eğitimler verilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">"Çünkü bu çöpler denize atıldığı takdirde eninde sonunda dibe çökecekler. Dipte yaşayan tüm organizmalar bundan etkilenecektir. Sadece dip balıkları değil onları burada besleyen organizmaların da azalması başlayacaktır. Bu devam ettiği ya da önlem alınmadığı sürece bu durum daha da vahim bir şekilde karşımıza çıkabilir. İlkokullarda hatta anaokullarında dahi çevre bilincini çocuklara anlatmak gerekiyor. Bir de bunun için işbirliği yapılması lazım diğer ülkelerle birlikte. Çünkü sadece kendi kendimize aldığımız önlemler yetmeyebilir. Çevre kirliliği veya yarattığı etkiler sadece bizim değil diğer ülkelerin de sorunu haline geliyor."</span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px">AA</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Oct 2024 08:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/dogaya-birakilan-plastik-copler-deniz-canlilari-uzerinde-olumcul-sonuclar-doguruyor-1729833753.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Miner Turtle&quot; projesiyle 100 bin yavru kaplumbağa denizle buluştu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu-4907</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu-4907</guid>
                <description><![CDATA[TÜPRAG Sürdürülebilirlik ve Çevre Grup Müdürü Jale Şakıyan Ateş: - "TÜPRAG olarak doğal kaynakların bilinçli kullanımıyla hem ekonomik büyüme hem de çevresel korumanın dengesini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekolojik Araştırmalar Derneği (<strong>EKAD</strong>) ve <strong>TÜPRAG</strong> Metal Madencilik işbirliğiyle yürütülen "<strong>Miner Turtle</strong>" (Madenci Kaplumbağalar) projesi kapsamında Antalya'nın Kızılot Yuvalama Kumsalı'ndan 100 bin yavru kaplumbağa, denizle buluştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">TÜPRAG'dan yapılan açıklamaya göre, madenci kaplumbağaların göç yolcuğu tüm hızıyla devam ediyor. Nisan ve eylül arasında gerçekleşen proje döneminde 2 bin 500 yuva tespit edilirken yaklaşık 100 bin yavru&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası yolculuğuna başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Proje kapsamında 10 okulda 800'e yakın öğrenciye çevre bilinci aşılandı ve&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağaları hakkında eğitim verilerek gelecek nesiller için farkındalık çalışmaları yapıldı. 18 uluslararası ve 48 ulusal gönüllüyle doğayı korumak için ortak çalışmalar yürütüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- <strong>"Onların korunması, aynı zamanda&nbsp;deniz&nbsp;ekosistemini güvence altına almaktır"</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜPRAG Sürdürülebilirlik ve Çevre Grup Müdürü Jale Şakıyan Ateş, proje sayesinde büyük bir farkındalık oluştuğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ateş, "Deniz&nbsp;kaplumbağaları gibi sembol türler, biyolojik çeşitliliğin ve doğanın incelikli dengesinin temsilcisidir. Onların korunması, sadece tek bir türü değil, aynı zamanda&nbsp;deniz&nbsp;ekosisteminin tamamını güvence altına almak anlamına gelir. TÜPRAG olarak doğal kaynakların bilinçli kullanımıyla hem ekonomik büyüme hem de çevresel korumanın dengesini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Miner Turtle Proje Kooordinatörü Biyolog Fatih Polat ise carettaların yolculuğuna ilişkin verilerin,&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının durumları hakkında bilgi alınması için oldukça önemli olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Polat, bu verilerin türlerin göç yolları, beslenme ve kışlama alanları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağladığını, türün kaç kilometre yol aldığını, hangi sularda dolaştığını ve hangi ülkelere gittiğini de görebildiklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Altın kaplumbağa" Libya'ya, "Gümüş kaplumbağa" Tunus'a ulaştı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Proje kapsamında Kızılot Kumsalı'nda yuvaladıktan sonra temmuz ayında üstlerine uydu izleme cihazı takılarak takip edilen "Altın" ve "Gümüş" adlı kaplumbağalar ise kışlama alanına ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Altın'ın ilk durağı Bozyazı Kumsalı oldu. Burada bir süre mola veren Altın, küçük molalarla Afrika'nın kuzeyine doğru ilerleyerek Libya'nın Tobruk kıyılarına yaklaştı. Yoluna doğu yönünde devam eden Altın, Libya'da Kirissah kıyılarına ulaşarak göç yolculuğunu tamamladı. Altın'ın zorlu yolculuğu 3 bin 633 kilometre sürdü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gümüş ise rotasını doğrudan Akdeniz açıklarına çevirdi. Yunanistan'ın Karpathos Adası'nda kısa bir mola veren Gümüş, İtalya'nın Sicilya Adası'na doğru yola devam etti. Son hafta içerisinde Tunus'un Hammamet Körfezi'ne ulaşan Gümüş, zamansal olarak bakıldığında kışlama alanına ulaştı. Gümüş, yolculuğu boyunca toplamda 4 bin 760 kilometre yol katetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Oct 2024 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu-1729752459.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırıkkale&#039;de göletteki balık ölümlerinin oksijen eksikliğinden kaynaklandığı belirlendi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kirikkalede-goletteki-balik-olumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi-4902</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kirikkalede-goletteki-balik-olumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi-4902</guid>
                <description><![CDATA[Kırıkkale'nin Bahşılı ilçesinde Kızılırmak üzerinde bulunan gölette meydana gelen balık ölümlerinin sudaki oksijen eksikliğinden kaynaklandığı belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğanay Mahallesi'nde Kızılırmak üzerinde bulunan gölette ölen balıkları gören vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İhbar üzerine olay yerine gelen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, derede ölçüm yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yapılan ölçümde&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin sudaki oksijen eksikliğinden kaynaklandığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Oct 2024 21:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/kirikkalede-goletteki-balik-olumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi-1729673244.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bolu&#039;daki Gölköy Baraj Gölü&#039;nde su seviyesi yüzde 19&#039;a düştü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu-4898</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu-4898</guid>
                <description><![CDATA[Bolu'nun içme suyu ihtiyacının karşılandığı Gölköy Baraj Gölü'nde su seviyesi yüzde 19'a düştü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Havaların bir süre sıcak seyretmesi ve yağışların beklenenden az olması nedeniyle baraj gölündeki su seviyesi yüzde 19 olarak ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölde kentin yaklaşık 3 aylık içme suyu ihtiyacını karşılayacak miktarda su kaldığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaşanan su kaybı sonrası göl, kıyıdan 40 metre geri çekildi. Amatör balıkçılar, suyun azaldığı gölün kenarında&nbsp;balık&nbsp;tuttu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_4f17d455dd4b2117337f86b43cf97906.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan, kentte son bir haftadır etkili olan sağanak ve kar yağışı, Mudurnu ve Abant derelerinin debisini yükseltti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Derelerdeki su seviyesinin yükselmesiyle Gölköy Baraj Gölü'ne akan suyun da arttığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Oct 2024 20:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu-1729574632.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Batman&#039;da baraj gölündeki balık ölümlerine ilişkin yeni numuneler alındı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/batmanda-baraj-golundeki-balik-olumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi-4890</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/batmanda-baraj-golundeki-balik-olumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi-4890</guid>
                <description><![CDATA[Batman'da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nde meydana gelen balık ölümlerine ilişkin Elazığ'dan gelen uzman ekip yeni numuneler aldı, alanda alanda inceleme yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Valilikten yapılan açıklamada, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nde 20 Eylül'de toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümleri olduğu ihbarı üzerine Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin harekete geçtiği ve aynı gün inceleme başlatıldığı anımsatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yapılan çalışmalarda farklı tarihlerde 2 kez su ve balıklardan numune alındığı ve alınan numunelerin incelenmek üzere Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü ve Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'ne gönderildiği aktarılan açıklamada, gönderilen numunelerde toksikolojik ve kimyasal analizler yapıldığı ve numune sonuçlarının olumlu çıktığı vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241018-35944297-35944296-BATMANDA_BARAJ_GOLUNDEKI_BALIK_OLUMLERINE_ILISKIN_YENI_NUMUNELER_ALINDI.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;ölümlerinin tespiti amacıyla Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü ve Su Ürünleri Araştırma Enstitüsünden uzman talep edildiği kaydedilen açıklamada, Elazığ'dan gelen 4 kişilik uzman ekibin baraj gölünden numune aldığı ve gerekli incelemeleri yaptığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada, "İlimize gelen uzman ekibe, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Reşat Çiftçi, Su Ürünleri Birim Sorumlusu Mehmet Demir eşlik ederek alanda inceleme yapıldı, su ve balıklardan tekrar numune alındı. Numunelerde balıklarda bir hastalık olup olmadığı araştırılacak." ifadeleri kullanıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Oct 2024 15:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/batmanda-baraj-golundeki-balik-olumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi-1729253483.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Konya&#039;da suları çekilen gölde balıkçı tekneleri karaya oturdu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/konyada-sulari-cekilen-golde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu-4889</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/konyada-sulari-cekilen-golde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu-4889</guid>
                <description><![CDATA[Ilgın ilçesinde 27 kilometrekarelik Çavuşçu Gölü'nde geçimini balıkçılıkla sağlayan köylüler, sular çekildiği için tekneleriyle avlanmaya çıkamıyor - Balıkçı Ergün Can: - "Gölde ağ atacak yer yok. Kayıklar da gitmiyor. Vahşi sulama yapılıyor. Yağış yok, kurak gidiyor. Köylünün 10 kayığı var, hepsi karaya oturdu"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konya'nın Ilgın ilçesindeki tatlı su gölünde kuraklığa bağlı suların çekilmesi, geçimini balıkçıkla sağlayan köylüleri tedirgin ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sultan Dağları'nın eteklerindeki derelerin beslediği 27 kilometrekarelik <strong>Çavuşçu Gölü</strong>, flamingo, pelikan, balıkçıl gibi çok sayıda kuş türünün yanı sıra sazan, aynalı sazan, tatlı su kefal barındırıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son yıllarda kuraklık ve tarımsal sulama nedeniyle suları çekilmeye başlayan, sazlık ve bataklık alanlarının günden güne çoğaldığı gölde su seviyesi 1 metrenin altına düşünce geçimini balıkçılıkla sağlayan köylüler de sıkıntı yaşıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su seviyesinin düşmesiyle karaya oturan teknelerin başına gelen balıkçılar, av sezonunu buruk geçiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan göl alanı ve çevresi, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların merası oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Besiciler, kuruyan alanlarda hayvanlarını otlatıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Yarım asırlık balıkçılık bitme noktasına geldi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göl kıyısındaki Çavuşçu Mahallesi'nde yaşayan 61 yaşındaki Ali Aktaş, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana gölde balıkçılık yaptığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Daha önce suyun hiç bu kadar çekilmediğini belirten Aktaş, "Şimdi su çok az, durum tehlikeli. Göl, iki kaynaktan gelen sular olmasa çoktan kurumuştu. Kayıklar kıyıda kaldı, açılamıyor. Balıkçılık bitme noktasına geldi." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Karaya oturan gezi teknesi kuraklığın fotoğrafı oldu</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aktaş, göl alanına karaya oturan gezi teknesinin yaşananları özetlediğini vurgulayarak, "Kooperatif başkanı gezi teknesi aldı. Geçen yıl gölde geziliyordu. Misafirleri gezdirmek için alınan bu tekne de nisan ayında karaya oturdu. Sular çekilmeye başladığından beri öylece duruyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ergün Can da yıllardır gölde balıkçılık yaptığını belirterek, "Bu yıl göl bitik. Buharlaşmayla su gitti, balıkçılık da bitti. Daha önce de su çekiliyordu ama bu kadar olmadı. Ot olmuyordu, seviyesi derindi. Şimdi su orta tarafta 1 metrenin altına düştü. Göl de ağ atacak yer yok. Kayıklar da gitmiyor. Vahşi sulama yapılıyor. Yağış yok, kurak gidiyor. Köylünün 10 kayığı var, hepsi karaya oturdu." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Balıkçılık bitme noktasına geldi"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kayıkların göle açılması için su seviyesinin artması gerektiğine işaret eden Can, "Bahar aylarında su 4 metre seviyesindeydi. Şu anda içler acısı bir durum. Balıkçılık bitme noktasına geldi. Eskiden tekne başına 200-300 kilogram&nbsp;balık&nbsp;oluyordu." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Oct 2024 14:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/konyada-sulari-cekilen-golde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu-1729253257.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yağmursuyu Gölet’ine Balık Salımı Etkinliği Yapıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/yagmursuyu-goletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi-4883</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/yagmursuyu-goletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi-4883</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Yağmursuyu Gölet’ine 10.000 Adet yavru sazan balığı salımı yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu (<strong>ASOF</strong>) ve Anadolu Organize Sanayi Bölgesi (<strong>AOSB</strong>) Yönetimi Ankara’da bulunan amatör balıkçıların ve ailelerin balık tutmak için sıklıkla gittikleri Yağmursuyu Gölet’ine sazan balığı popülasyonunu artırmak için Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile gerekli görüşmelerin yapılmasının ardından Bolu İl Tarım Müdürlüğü’nden temin edilen 10.000 adet yavru sazan balığı salımı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Salım töreninde Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu Yönetimi ve Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi, <strong>ASOF</strong>’a bağlı <strong>SİNABDER</strong>, <strong>OLTACILARDER</strong> ve <strong>RASTGELEDER</strong> Derneklerinin Yönetim Kurulu üyeleri de hazır bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>ASOF</strong> Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı <strong>M. Serkan İnanç </strong>törende ‘’Yağmursuyu Göleti’nde Anadolu Organize Sanayi Bölgesi 8 yıldır bizleri burada misafir ediyor. 8 yıldır aileler ve çocuklar ile birlikte yapılan balık tutma yarışması düzenlenmektedir. Yağmursuyu Göleti’nde yerli sazanlarımızın yanı sıra biraz havuz balığı ve İsrail sazanı bulunmakta geçen hafta yaptığımız yarışmada ve sonraki hafta dernek üyeleri ile birlikte biraz havuz balığı ve israil sazanını göletten arındırma temizliği yaptık. Burada yerli sazan popülasyonunu artırabilmek için bakanlığımızla temasa geçerek Bolu İl Tarım Müdürlüğünden 10.000 adet sazan balığı temin ederek gölete bıraktık. Bundan sonraki aktivitelerde bu hobiye yeni başlamış olta balıkçılarımız daha çok balık yakalama şansına sahip olacaklardır. Amacımız burada aileleri ve çocukları sportif balıkçılığı tanıtmak ve bilinçlenmelerini sağlayarak sportif balıkçılığa yönelimi artırmak olacaktır. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yavru sazan balıklarımızın temininde bizlere destek olan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne teşekkür ederiz’’ ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay ‘’İyi ki demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Eksiklerimiz olsa da yaptığımız her şey Ankara’ya Türkiye’ye miras imkanları iyi kullanmaya ve yaşam alanları oluşturmaya geleceğe iyi bir miras bırakmaya çalışıyoruz. </span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçen hafta burada 8. Sportif sazan balığı yakalama yarışması düzenlendi. Aileler ve çocuklar piknik yaparak hem balık tutup hem de eğlendiler. Çocuklara yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır. Sosyal ortamlar insanların daha rahat hareket ettiği, düşündüklerini daha rahat konuştukları dinledikleri yerler oluyor ve dolayısı ile bu tarz aktivite alanlarını çoğaltmak gerekiyor. Ben ASOF Federasyonuna bu girişimde bulunduğu samimiyetle katkı koymaya çalıştıkları için teşekkür ediyorum’’ dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özden Aydın Şimşek</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Oct 2024 18:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/yagmursuyu-goletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi-1729098365.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sulak alan kayıpları dünyanın geleceğini tehdit ediyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor-4867</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor-4867</guid>
                <description><![CDATA[Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uysal: - "İç sulak alanların küresel ölçekte yüzde 35'ini kaybetmiş durumdayız. Bu oran Türkiye'de biraz daha fazla. Sulak alanların sürdürülebilir ekosistemimize katkılarının çoğunu artık kaybediyoruz" - "(Sulak alanlar) Biyoçeşitliliği destekliyorlar, taşkın kontrolünü, içlerindeki bitki türleriyle ağır metal ya da diğer kirletici kaynakların filtre edilmesini sağlıyorlar. Bu hızlı yok oluş, gelecekte çok ciddi ekolojik sorunlara neden olacak"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tropik ormanlardan sonra biyolojik üretimi en yüksek ekosistemler olarak bilinen, kuşların saklanması, yuvalanması ve barınmasına ortam sağlayan sulak alanlarda son yıllarda küresel ölçekte yaşanan kayıpların, dünyanın geleceği için önemli risk oluşturduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünyanın en önemli genetik rezervuarı olan sulak alanlar, tüm türlerin yüzde 40'ını ve tüm hayvan türlerinin yüzde 12'sini barındırmanın yanı sıra taşkın kontrolü, yer altı sularının beslenmesi, kıyı çizgisinin korunması, sediment (tortu) ve besin depolama, yüksek düzeyde karbon tutarak iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı, beslenme, üreme ve korunma alanları oluşturarak barındırdığı biyoçeşitlilikle ekosisteme sayısız fayda sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Doğa ve Kuş Gözlem Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uysal, her yıl binlerce göçmen kuşun Afrika ve Avrupa arasında gerçekleştirdiği göçün en yoğun yaşandığı noktalardan, Lapseki ilçesindeki Çardak Lagünü'nde "5-6 Ekim Avrupa Kuş Gözlem Günü" dolayısıyla öğrencilerle katıldığı gözlem etkinliğinde, AA muhabirine açıklamada bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle 50 yıllık süreçte sulak alanlarla ilgili yaşanan olumsuzluklara dikkati çeken Uysal, "İç sulak alanların küresel ölçekte yüzde 35'ini kaybetmiş durumdayız. Bu oran Türkiye'de biraz daha fazla. Sulak alanların sürdürülebilir ekosistemimize katkılarının çoğunu artık kaybediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_532d5cfe04fa16f8da4831c7fe5356a7.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uysal, sulak alan kayıplarıyla artan tehlikelerin en önemlilerinden birinin karbon tutulumunun azalması olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel ısınmanın etkilerinin herkes tarafından görüldüğünü kaydeden Uysal, "Anormal hava olayları, dolular, fırtınalar, yangınların sayısındaki artış, su krizi, gelecekte yaşayacağımız belki gıda krizi gibi bizi etkileyecek birçok faktöre neden olan küresel iklim değişikliğinde sulak alanlar tam bir savunucu rolünde. Aslında bunu tuttukları karbonla sağlıyorlar. Biyoçeşitliliği destekliyorlar, taşkın kontrolünü, içlerindeki bitki türleriyle ağır metal ya da diğer kirletici kaynakların filtre edilmesini sağlıyorlar. Bu hızlı yok oluş, gelecekte çok ciddi ekolojik sorunlara neden olacak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Bozulan ekosistemi önce kuşlar terk ediyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekosistemdeki kuş türü sayısı ve çeşitliliğinin, o bölgenin sağlıklı yapısının göstergelerinden olduğunu dile getiren Uysal, ekosistemde bozulma yaşandığında diğer canlılara göre orayı en çabuk terk edenlerin kuşlar olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir alanda kuş türü ve sayısında azalma varsa ekosistemde bozulmaların yaşandığını belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu bozulmalar ne olabilir? Sulak alanlarımızın hemen yakınına kadar yaptığımız tarım alanlarında deterjan olan tarımsal ilaçlar, su altındaki organizmaları öncelikle bozarak oradaki besin döngüsünü sekteye uğratıp çeşitliliği bozabilir. Sulak alanlarımızın yakınlarına yapılan yapılaşmalar ciddi habitat kaybına neden oluyor. Onun dışında sazlık alanların yakılarak kontrol altına alınmaya çalışılması bir sulak alan ekosistemine verilebilecek en büyük zararlardan biridir. Tarım için kullanılan agresif sulama yöntemleri, en önemli içilebilir su kaynaklarımız akiferleri (ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimler) besleyen sulak alanların neredeyse kaybına yol açmış durumda."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uysal, Türkiye'nin, Afrika ve Avrupa arasında kuş göçlerinin en yoğun yaşandığı, tamamen dar boğaz özelliği gösteren bir bölgede olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Genellikle süzülen göçmen kuşların, su kuşlarının karasal bağlantıları tercih ettiğini aktaran Uysal, bunlardan biri olan Çardak Lagünü'nde binlerce kuş türünün göç sırasında mola verdiğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sulak alanların göçmen kuşlar için hayati önem taşıdığına dikkati çeken Uysal, "Mola verecekleri yerleri bulamamaları, göçlerini tamamlayamayıp belki de kitlesel ölümlere neden olabilecek süreçlere kadar götürebilecek bir durum. O yüzden sulak alanları korumak, biyoçeşitliliği, geleceğimizi korumak demek." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uysal, Çanakkale'de şu ana kadar 325 kuş türünü belirlediklerini, Çardak Lagünü'nde bu sayının 145 olduğunu anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nesli tehlike altında olan "kulaklı batağan", "sütlabi" gibi kuşların da lagünde tespit edildiği bilgisini veren Uysal, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Çanakkale'de tek üreyen çifti bulunan şah kartalın yuvası geçtiğimiz yıl artık belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra yıkıldı. O türü artık gözlemleyemiyoruz. Göç dönemlerinde görmek mümkün ama üreyen tek aktif yuvayı kaybettik. Eceabat ilçesi Kumköy'de 1960'lı yıllarda yapılan Uzunhızırlı Göleti, Çanakkale'de nesli küresel ölçekte tehlike altında olan tepeli pelikan türünün kışladığı bir bölge, ancak 2 yıldır gölet kuruduğu için bu önemli habitat kaybedildi. Umurbey Deltası'nda da yapılaşmayla birçok nadir kuş türünün, kıyı kuşunun beslendiği ve göç ettiği habitatlar kayboldu.&nbsp;Deniz&nbsp;kıyısındaki kirlilik de bunda önemli bir etken."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Oct 2024 11:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor-1728289915.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Batman&#039;da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü&#039;ndeki balık ölümleri araştırılıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-golundeki-balik-olumleri-arastiriliyor-4866</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-golundeki-balik-olumleri-arastiriliyor-4866</guid>
                <description><![CDATA[Batman'da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nde meydana gelen balık ölümleri araştırılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aydın, gazetecilere, baraj gölünde meydana gelen&nbsp;balık&nbsp;ölümlerine ilişkin ilk ihbarın 20 Eylül'de yapıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İhbar üzerine Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü ekiplerinin&nbsp;balık&nbsp;ve su numunesi aldığını belirten Aydın, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Aynı gün ölü&nbsp;balık&nbsp;ve sudan numuneler aldık. Su numunelerimizi ve ölü balıkları Elazığ'daki araştırma enstitüsüne gönderdik. Numunelerimizde herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadı. Ayrıca Diyarbakır'da bulunan Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğümüzü de bilgilendirdik. Onlar da gelip numune aldı. Tetkiklerimiz devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bugün de ekiplerinin&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin durumunu incelediğini ve yeni numuneler aldığını bildiren Aydın, sonuçları takip ettiklerini anlattı. Aydın, "Yapılması gereken bir işlem varsa yapacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Oct 2024 11:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-golundeki-balik-olumleri-arastiriliyor-1728289675.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya&#039;da tedavileri tamamlanan iki caretta caretta denize bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi-4864</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi-4864</guid>
                <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde tedavileri tamamlanan nesli tükenme tehdidi altındaki iki caretta caretta denize bırakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık ağı ve misinalara takılarak yaralanan&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağaları&nbsp;caretta&nbsp;carettaların, tedavilerinin ardından Boğaz mevkisinden denizle buluşmaları sağlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (<strong>DEKAMER</strong>) Müdürü <strong>Prof. Dr. Yakup Kaska</strong>, yaptığı açıklamada,&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarından dişi olanını sırtına taktıkları cihazla takip edeceklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Caretta&nbsp;carettaların yuvalama kumsalları hakkında bilgiye sahip olduklarını belirten Kaska, "Ancak denizlerimizde nerelerde dolaştıkları ve kışladıkları noktalarında bilgimiz eksikti. Bu sayede eksik bilgilerimizi de tamamlamış olacağız.&nbsp;Deniz&nbsp;kaplumbağalarını koruyabilmek için onları çok iyi tanımak gerekiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241003-35808276-35808275-ANTALYADA_TEDAVILERI_TAMAMLANAN_IKI_CARETTA_CARETTA_DENIZE_BIRAKILDI.jpg" style="height:532px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mehmet Cengiz Deval</strong>, uzun süredir Antalya kıyılarında eksikliği hissedilen&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası rehabilitasyon merkezini iki hafta önce Pamukkale Üniversitesi'nin ortaklığında hayata geçirdiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deval, ilk olarak DEKAMER'de, son iki haftada ise Akdeniz Fokları, Kum Zambakları Koruma ve Yaşatma Derneğinde rehabilite edilen ve kontrolleri yapılan&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarını tekrar geldikleri doğal ortamlarına bırakıldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Oct 2024 13:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi-1728213477.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara&#039;da, Ege Denizi, Akdeniz ve Atlas Okyanusu&#039;nda yaşayan grida görüldü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goruldu-4858</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goruldu-4858</guid>
                <description><![CDATA[Ege, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nun doğusunda yaşayan balık türü grida, Marmara Denizi'nde su altı kamerasıyla görüntülendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 2 Ekim'de Marmara Denizi'ne zıpkınla dalış yapan Volkan Topcu, 20 metre derinlikteyken, yaşam alanı Atlas Okyanusu'nun doğusu ile Ege ve Akdeniz olan, daha önce Marmara'da görülmeyen grida balığıyla karşılaştı. Kısa süreliğine kayıt almayı başaran Topcu, balığın kayaların arasına girmesiyle takibi bıraktı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Saadet Karakulak, AA muhabirine, iklim değişikliği nedeniyle güney bölgelerden kuzeye doğru balık göçü yaşandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gridanın Marmara Bölgesi'nde daha önce görülmediğini anlatan Karakulak, "Özellikle Akdeniz'deki birçok türün yavaş yavaş Marmara ve Karadeniz'e çıktığını görüyoruz. Örnek olarak mavi yengeç, kupes ve son yıllarda siganus da Akdeniz'den Marmara'ya göç eden türlerden. Şimdi de orfoz türleri ailesinden bir balığın Marmara Denizi'ne girdiğini görüyoruz. Marmara Denizi'nde daha önce olmayan bir balık türü. İlk defa görünüyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karakulak, gridanın istilacı değil daha çok ekonomik tür olduğunu ancak geldiği bölgedeki yerli türlerle rekabete gireceğine değinerek, "Tabii ki her gelen türün iyi veya kötü sonucu olabiliyor. Bazı türleri ticari olarak değerlendirebiliyoruz ama her gelen tür rekabete girdiğinden yerli türlerimizin de azalmasına yol açabiliyor. Gridanın etkisini zamanla göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beslenmesine bağlı olarak ekosistemdeki hangi balık türlerinin azalacağının ilerleyen dönemde belli olacağını ifade eden Karakulak, "Mesela Karadeniz'e giren yabancı türlerden&nbsp;deniz&nbsp;salyangozu var. Biz bu salyangozdan yararlanıyoruz, avcılığını yapıyoruz, yurt dışına ihraç ediyoruz. Ekonomik ama Karadeniz'in kara midyelerinin azalmasına yol açtı. Her bir türün hem artısı hem eksisi var. Bunu da unutmamak lazım." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:20px"><span style="color:#000000"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Oct 2024 17:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goruldu-1727964889.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elazığ&#039;dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu&#039;daki göl ve göletlere 25 milyon sazan yavrusu takviyesi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-gol-ve-goletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi-4854</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-gol-ve-goletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi-4854</guid>
                <description><![CDATA[Keban Su Ürünleri Üretim Tesisi'nde toprak havuzlarda üretimi gerçekleştirilen ve ortalama 3-4 santimetre boyuna ulaşan sazan yavrularının hasadına başlandı - Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen: - "Tunceli, Bingöl, Erzincan, Erzurum ve çevre illerimizin büyük bir kısmında balıklandırma çalışmalarımızı tamamladık. Bakanlığımızın talimatıyla bu yıl ilk kez Türkiye'den, Elazığ'daki üretim tesisimizden Nahçıvan'a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Elazığ'ın Keban ilçesinde üretilen 25 milyon sazan yavrusu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki göl ve göletlere bırakılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Keban Su Ürünleri Üretim Tesisi'nde toprak havuzlarda üretimi gerçekleştirilen ve ortalama 3-4 santimetre boyuna ulaşan 25 milyon sazan yavrusunun hasadına başlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hasat edilen yavrular 1-2 gün dinlendirme havuzlarında bekletildikten sonra oksijenli taşıma tanklarına alınarak, kamyon ya da kamyonetlerle başta Keban ve Karakaya baraj gölleri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer alan göl ve göletlerdeki balıklara takviye olarak gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Eylül ayında başlayan ve bugüne kadar yüzde 50'si hasat edilen sazan yavruları Elazığ, Tunceli, Bingöl, Erzincan ve Erzurum gibi iç sularla buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hasadın ekim ayı sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_02_Ekim_31_Ekim_05_20241001_2_65748461_105224664.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Sazan yavrularının popülasyonunu artırmaya çalışıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, AA muhabirine, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerde sürdürülebilir balıkçılık açısından sazanın büyük önem taşıdığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu anlamda Keban'daki tesislerde sazan yavrusu üretimini her geçen yıl artırdıklarını ifade eden Taşkesen, bölgedeki iç sularda yapılan&nbsp;balık&nbsp;avcılığının önemli bir ekonomik girdi oluşturduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Taşkesen, avcılığı yapılan balıkların başında da sazanın geldiğini dile getirerek, hem sazan popülasyonunun azalmaması hem de ekonomik olarak daha fazla balığın avlanabilmesi amacıyla Keban üretim tesisinde sazan yavrusu üretimi gerçekleştirdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Sazan yavrularının tamamını iç sulara bırakarak popülasyonunu artırmaya çalışıyoruz." diyen Taşkesen, tesiste yaklaşık 30 yavru&nbsp;balık&nbsp;havuzu bulunduğunu, bu sezon 25 milyon civarında sazan ürettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Nahçıvan'a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Taşkesen, tesiste geçmiş yıllara nazaran rekor düzeyde üretim artışı sağladıklarını anlatarak, eylül ayında başlayan&nbsp;balık&nbsp;hasadının ekim ayı sonuna kadar devam edeceğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Şimdiye kadar Tunceli, Bingöl, Erzincan, Erzurum ve çevre illerimizin büyük bir kısmında balıklandırma çalışmalarımızı tamamladık. Bu hafta itibarıyla Muş'a ve talepte bulunan diğer illere yavru&nbsp;balık&nbsp;göndereceğiz. Bakanlığımızın talimatıyla bu yıl ilk kez Türkiye'den, Elazığ'daki üretim tesisimizden Nahçıvan'a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz." ifadelerini kullanan Taşkesen, ilerleyen günlerde bu sevkiyatı tamamlayacaklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Sazan yavrusu üretimi için hassas çalışma</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Cevat Yılmaz ise tesislerinde maksimum düzeyde sazan yavrusu üretimi için hassas ve özverili bir çalışma yürüttüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anaç balıklardan alınan yumurtaların zuger şişelerine (kuluçka kavanozları) yerleştirildiğini ve yumurtalardan çıkan larvaların birkaç haftalık bakım ve beslemeden sonra toprak havuzlara alındığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Havuzlarımız özel eğimli, içinde kanalları ve hasat çukuru bulunan havuzlar. Hasat edeceğimiz zaman suyu yavaş yavaş kesiyoruz, balıkları suyla beraber hasat çukuruna doğru topluyoruz. Bu şekilde toprakta veya otlar arasında balıkların kalmamasını sağlıyoruz. Hasat çukurunda toplanan yavruları kepçe yardımıyla tabana serdiğimiz ağlarla topluyoruz. Topladıktan sonra özel hasat havuzlarına (dinlendirme havuzu) naklediyoruz. Buradan talep edilen illere oksijen bağlantılı taşıma tanklarının yer aldığı kamyon ya da kamyonetlerle gönderiyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Oct 2024 11:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-gol-ve-goletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi-1727946047.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bitlis&#039;te dalgıçlar, mikrobiyalitlere dolanan 300 metre hayalet ağı temizledi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bitliste-dalgiclar-mikrobiyalitlere-dolanan-300-metre-hayalet-agi-temizledi-4846</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bitliste-dalgiclar-mikrobiyalitlere-dolanan-300-metre-hayalet-agi-temizledi-4846</guid>
                <description><![CDATA[Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde Van Gölü'ne dalış yapan dalgıçlar, mikrobiyalitlere (mercan) dolanan yaklaşık 300 metre hayalet ağı temizledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yukarı&nbsp;Deniz&nbsp;Derneği Başkanı Cumali Birol, dernek üyeleriyle Van Gölü'nde mikrobiyalitlerin bulunduğu alana dalış yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dalışta 21 metre derinlikte mikrobiyalitlere dolanan 600 metre civarında hayalet ağ tespit eden Birol ve dernek üyeleri, 45 dakika süren çalışmayla ağın yaklaşık 300 metrelik kısmını temizleyip su yüzüne çıkardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Birol, gazetecilere, Adilcevaz'da mikrobiyalitlerin bulunduğu alana yaptıkları sportif dalış sırasında büyük bir hayalet ağa denk geldiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaklaşık 600 metre olduğunu tahmin ettikleri hayalet ağın sadece yarısını alabildiklerini anlatan Birol, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Ağı temizlemek çok büyük çaba gerektiriyor. Kalan kısmını da bir süre sonra çıkaracağız. Bu ağın mikrobiyalitlere ciddi anlamda zarar verdiğini yaptığımız çekimlerde gördük. Ülkemizde hayalet ağların ekosisteme ve canlılara ne kadar zarar verdiğini biliyoruz, bunu Van Gölü'nde de gördük. Ağın takılan ölü balıklar ve yılan vardı."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçılardan mikrobiyalitlerin bulunduğu alanlara ağ atmamaları isteyen Birol, "Ağlar mikrobiyalitlere takıldığında çıkmıyor ve geri toplanması çok zor oluyor. Balıkçılar ağlarına ve bütçelerine de zarar veriyorlar. Mikrobiyalitlere takılan ağları geri toplama şansları yok. Geçen hafta yaptığımız sportif dalışta denk geldiğimiz ağın yaklaşık 300 metresini çıkardık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Birol, dalış yaparken sadece ağı değil gölün derinliklerinde çöpleri ve lastik parçalarını da temizlediklerini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 01:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/bitliste-dalgiclar-mikrobiyalitlere-dolanan-300-metre-hayalet-agi-temizledi-1727735511.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Manisa&#039;da Gediz Nehri&#039;ndeki balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/manisada-gediz-nehrindeki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4841</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/manisada-gediz-nehrindeki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4841</guid>
                <description><![CDATA[Gediz Nehri'nin Manisa'nın Turgutlu ilçesinden geçen bölümünde toplu balık ölümleri görüldü, su ve balıklardan numune alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nehrin Sinirli Mahallesi yakınlarındaki geçişinde ölü balıklar bulunduğunu görenler durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, bölgeye gelerek inceleme yaptı, ölü&nbsp;balık&nbsp;ve nehir suyundan numuneler aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekiplerin ilk incelemesinde yağış yetersizliği nedeniyle akış düzeni bozulan nehirdeki oksijen seviyesinin azaldığı, bunun&nbsp;balık&nbsp;ölümleri ve kötü kokuya neden olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İncelemede çevredeki biyogaz tesisinden atık su veya tarım arazilerinden sıvı gübre akışı tespit edilemedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin numuneleri aldığını, sonuçları kamuoyuyla paylaşacaklarını, sorumluların gereken cezayı alması için konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Turgutlu Çevre Derneği Başkanı Mahir Ek ise gazetecilere yaptığı açıklamada,&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin bölgede bulunan bir fabrikanın atıklarını nehre bırakmasından kaynakladığını iddia etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Oct 2024 00:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/manisada-gediz-nehrindeki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1727733092.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye, açık denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması için BM anlaşmasına taraf oldu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu-4840</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu-4840</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu kapsamında ulusal yetki alanı dışındaki alanlarda deniz biyolojik çeşitliliğini koruma ve sürdürülebilir kullanımını hedefleyen BM anlaşmasına imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">BM 79. Genel Kurulu kapsamında New York'taki temaslarını sürdüren Fidan, "Ulusal yetki alanı dışındaki alanlarda&nbsp;deniz&nbsp;biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına ilişkin Birleşmiş Milletler&nbsp;Deniz&nbsp;Hukuku Sözleşmesi"ni imzaladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, devletlerin, iç sular, kara suları, kıta sahanlığı, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi yargı yetkilerini kapsayan alanların dışında kalan açık&nbsp;deniz&nbsp;alanlarında&nbsp;deniz&nbsp;biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusundaki anlaşmaya taraf olunmasına ilişkin süreç, Bakan Fidan'ın söz konusu katılım belgesini imzalamasıyla başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uluslararası&nbsp;deniz&nbsp;hukukunun yapıtaşı prensiplerinden biri olan "açık denizlerin serbestisi" ilkesi çerçevesinde, açık&nbsp;deniz&nbsp;alanları tüm devletlerce kullanılabilirken, küresel ortaklar olarak da nitelendirilen bu&nbsp;deniz&nbsp;alanları, özel olarak hiçbir devlete ait değil.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Diğer taraftan, dünya okyanuslarının üçte ikisini oluşturan açık denizlerin yüzde 1'inden daha azı korunurken, açık denizlerdeki aşırı ve kontrolsüz faaliyetler neticesinde&nbsp;deniz&nbsp;çevresi ve&nbsp;deniz&nbsp;kaynakları zarar görüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu anlaşma, ulusal yetki alanları dışında kalan bu&nbsp;deniz&nbsp;alanlarındaki biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını amaçlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açık denizlerde koruma alanları yaratılmasını, alan tabanlı yönetim araçları sisteminin kurulmasını, açık denizlerde planlanan faaliyetlerle ilgili çevresel etki değerlendirmesi yapılmasına dair yükümlülükleri içeren anlaşma, okyanuslarda yapılacak biyolojik keşiflerin bilim, teknoloji ve tıp alanlarında faydalarının adilane ve eşitlikçi paylaşımını, açık&nbsp;deniz&nbsp;alanlarının iyi yönetilmesini ve bilimsel araştırmalar konularında işbirliğini ve gelişmekte olan ülkelerin kapasitelerinin güçlendirilmesini kapsıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uluslararası&nbsp;deniz&nbsp;hukukuna büyük önem atfeden Türkiye, gelecek kuşakları da ilgilendiren çevresel konularda da uluslararası çabalara katkılarını ve desteğini sürdürmeye devam edecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Sep 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu-1727732568.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;ndeki kirlilik için &quot;altyapı yetersizliği&quot; vurgusu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu-4839</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu-4839</guid>
                <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Dinçer: - "Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi'nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Üniversitesi (<strong>EÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Tolga Dinçer</strong>, İzmir Körfezi'ndeki kirliliğe ilişkin, "Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi'nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Ticaret Odasından (<strong>İZTO</strong>) yapılan açıklamaya göre, İzmir Balıkçılık Çalışma Grubu 34'üncü toplantısı İZTO Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Mehmet Şahin Çakan </strong>başkanlığında yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplantıda EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Tolga Dinçer</strong>, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümleri ve kirlilikle ilgili sunum yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dinçer, özellikle iç körfezde su sirkülasyonunun kısıtlı olması nedeniyle suların sıcak mevsimlerde dış körfez bölgelerine göre daha fazla ısındığını, bunun iç körfez ekosistemini daha da kırılgan hale getirdiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nüfus ve alt yapının yetersizliğinin sorunu büyüttüğünü belirten Dinçer, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"2000 yılında Büyük Kanal Projesi'nin devreye sokulmasıyla körfez ekosistemi çok ciddi bir düzelme sürecine girdi. Ancak ilerleyen yıllarda nüfusun giderek artması nedeniyle mevcut alt yapının yetersiz kalması sorunun büyümesine neden oldu. Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi'nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dinçer körfezde yüksek miktarda besleyici elemente bağlı aşırı alg üremesi olduğunu dile getirerek, "Körfezden alınan balık numuneleri üzerinde yapılan mikrobiyolojik çalışmalar neticesinde, balıklarda hastalığa sebep olacak herhangi bir bakteriyel ve paraziter etkene rastlanmamıştır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İZTO Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Mehmet Şahin Çakan </strong>ise körfezin 1979'dan beri balık avcılığına kapalı olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezdeki toplu balık ölümlerinin balıkçılık sektörünü olumsuz etkilediğini aktaran Çakan, "İzmir'de gerçekleştirilen balıkçılık faaliyetleri genellikle açık&nbsp;deniz&nbsp;avcılığına dayanmakta olduğundan bu durum tüketici sağlığı açısından bir tehlike unsuru oluşturmuyor. Bu bağlamda kritik olan avlanan balıkların menşei. Yasal düzenlemelere göre, kökeni belirsiz olan balıkların satışı kesinlikle yasak." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplantıya sektörle ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Sep 2024 15:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/izmir-korfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu-1727732236.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir&#039;de Gölcük Gölü&#039;ndeki balık ölümleri sürüyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-golcuk-golundeki-balik-olumleri-suruyor-4838</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-golcuk-golundeki-balik-olumleri-suruyor-4838</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'in Ödemiş ilçesinde önemli turizm merkezleri arasında yer alan Gölcük Gölü'ndeki toplu balık ölümleri devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçede 1050 rakım yükseklikte yer alan gölde ölen çok sayıda&nbsp;balık&nbsp;kıyıya vurdu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;ölümleri sonrası gölde&nbsp;balık&nbsp;avlanmadığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölcük Mahallesi'nde yaşayan Selahattin Aktaşoğlu, çok sayıda pullu sazan balığının kıyıya vurduğunu ifade ederek, "Yaklaşık 2 haftadır&nbsp;balık&nbsp;ölümleri görülüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölde 12 Eylül'de pullu sazan türü&nbsp;balık&nbsp;ölümleri tespit edilmesi üzerine Ödemiş Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekipleri, sudan ve ölü balıklardan numune almıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hazırlanan raporda, gölde toksik maddeye rastlanmadığı ve ölümlere tek bir unsurun sebep olmadığı belirtilerek, "Yağan yağmurdan dolayı çevreden göle taşınan organik ve inorganik gübre kalıntıları, ani değişen hava ve su sıcaklığı, dönemsel yağışın az olmasına bağlı olarak göldeki su hacminin azalması, dolayısıyla da pH ve amonyum nitrat seviyesinin artmasının etkili olabileceği konusunda mutabık kalındı." ifadeleri kullanılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Oct 2024 00:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/izmirde-golcuk-golundeki-balik-olumleri-suruyor-1727731846.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilis&#039;te sulama göletinde sular çekilince balık ölümleri yaşandı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kiliste-sulama-goletinde-sular-cekilince-balik-olumleri-yasandi-4837</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kiliste-sulama-goletinde-sular-cekilince-balik-olumleri-yasandi-4837</guid>
                <description><![CDATA[Kilis'in Musabeyli ilçesindeki Balıklı Göleti'nde suyun çekilmesi üzerine çok sayıda balık öldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklı köyündeki gölette yağışların az olmasından dolayı sular çekildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Suların çekilmesiyle birlikte birçok&nbsp;balık&nbsp;ölürken, bazıları da balçığa saplandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklı köyü sakinlerinden Şerafettin Özçelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Göletin kurumasıyla&nbsp;balık&nbsp;ölümleri ve çevre kirliliği yaşandı. Pis koku ve sinekler köy halkını rahatsız etmeye başladı. Göletin kurumasından dolayı biber üreticileri de zor durumda. Buna yetkililerin çözüm bulmasını istiyorum" dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özçelik, Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi'nin (HAYDİ) gölete gelerek incelemelerde bulunduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kiliste-sulama-goletinde-sular-cekilince-balik-olumleri-yasandi-1727686550.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde balık ölümleri sürüyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-suruyor-4836</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-suruyor-4836</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Körfezi'nde ölen çok sayıda balık kıyıya vurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karşıyaka ilçesinde Bostanlı iskele, Bayraklı ilçesinde Turan Mahallesi, Konak ilçesinde Alsancak ve Konak iskeleleri bölgelerinde çok sayıda ölü&nbsp;balık&nbsp;görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıyıya vuran balıklar, belediye ekiplerince toplandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;ölümlerinin yanı sıra kötü koku da körfez çevresinde etkili oldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışma başlatılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Sep 2024 17:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-balik-olumleri-suruyor-1727683471.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Muğla&#039;da korunan kum zambakları çoğalıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor-4833</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor-4833</guid>
                <description><![CDATA[Fethiye'de işletmesinin bahçesindeki kum zambaklarını koruyan Şükrü Okka: - "Koparmak isteyenlere engel olmaya çalışıyoruz. Çoğaldı ve çok güzel oldu. Her yıl da artış gösteriyor" - Ziraat mühendisi Halil Doğan Kanber: - "Kum zambakları, genetik çeşitliliğin sağlanması ve sahillerimizin güzel gözükmesi adına turistik bakımından da önemli"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kum zambakları, koruma çalışmalarıyla çoğalarak Muğla'nın bazı sahillerini süslüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sıcak iklimi seven ve nadir rastlandığı için Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğince koruma altına alınan kum zambakları, çiçek açtığında görsel şölen oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Muğla'nın bazı sahillerinde doğal şekilde yetişen kum zambakları, çevre dernekleri ile çevreciler tarafından korunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kumun yaklaşık 80 santimetre altındaki soğanlarının sökülüp başka yerlere taşınması ve yurt dışına götürülmesi yasak olan zambakları koparan kişilere 387 bin 141 lira ceza kesiliyor. Zambaklara kurum, kuruluş veya işletmelerin zarar vermesi halinde ise bu idari para cezası üç katı olarak uygulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Fethiye ilçesinde sahildeki bir restoranın bahçesini doğal olarak süsleyen kum zambakları, işletme tarafından bakılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İşletme sahibi Şükrü Okka, AA muhabirine,&nbsp;deniz&nbsp;kıyısında doğa dostu bir işletme olduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İşletmeyi 6 yıl önce devraldıklarını anlatan Okka, "O zamanlar birkaç tane kum zambağı açıyordu. Korunmasını sağladık ve soğanları artış gösterdi. Koparmak isteyenlere engel olmaya çalışıyoruz. Çoğaldı ve çok güzel oldu. Her yıl da artış gösteriyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sahilde kendi işletmelerinin bahçesi dışında kum zambağının fazla yaygın olmadığını belirten Okka, kum zambaklarının özellikle turistlerin çok ilgisini çektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kum zambakları, Bodrum sahillerinde de görülüyor. Zambaklar, etrafı güvenlik bariyerleriyle çevrili alanda koruma altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_03_Eyl%C3%BCl_13_Eyl%C3%BCl_13_20240925_2_65662113_105043606.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Koruma çalışmaları desteklenmeli"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bodrum'da yaşamını sürdüren ziraat mühendisi Halil Doğan Kanber, Fethiye'den Bodrum'a kadar olan sahil kesiminde yer yer çıkan kum zambaklarının Türkiye'ye özgü olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bitkinin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu ifade eden Kanber, "Kum zambakları, genetik çeşitliliğin sağlanması ve sahillerimizin güzel gözükmesi adına turistik bakımından da önemli. Tohum çeşitliliğinde ve genetik çeşitlilikte katkı sağlaması için koruma çalışmaları desteklenmeli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel ısınmanın da etkisiyle çevre yapısı çok bozulduğu için çeşitli hastalıkları ve bitkilerin değişen iklim koşullarına karşı olan dayanıksızlığını gördüklerini anlatan Kanber, bu tip endemik bitkilerin tohum araştırmalarına önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Sep 2024 10:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor-1727681697.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eymir&#039;de toplu balık ölümlerine karşı yeni yol haritası hazırlandı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/eymirde-toplu-balik-olumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi-4832</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/eymirde-toplu-balik-olumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi-4832</guid>
                <description><![CDATA[- ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Beklioğlu: - "Tarım ve Orman Bakanlığıyla bir protokol imzalayacağız, Eymir Gölü'ndeki artan sazan balıklarını azaltacağız. Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek" - "Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75'ini seyreltmek istiyoruz. Buradan elde ettiğimiz sonuçlar, Türkiye'nin farklı yerlerine de uygulanması açısından model oluşturuyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Meryem Beklioğlu</strong>, Eymir Gölü'nde yaşanan&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile protokol imzalayacaklarını belirterek, "Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek. Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75'ini seyreltmek istiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ODTÜ Ekosistem Uygulama ve Araştırma Merkezi (<strong>EKOSAM</strong>) Müdürü de olan Beklioğlu, AA muhabirine, Eymir Gölü'nde artan&nbsp;balık&nbsp;ölümleri ve bu konuda yürütülecek çalışmalara ilişkin bilgileri paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin İzmir Körfezi'nde görüldüğünü, Eymir ve birçok gölde de benzer olayların yaşandığını anımsatan Beklioğlu, suya karışan evsel ve tarımsal atıkların bu tablonun en önemli nedenlerinden olduğuna dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Beklioğlu, göllerdeki evsel, tarımsal atık suların azot ve fosfor bakımından zengin olduğunu, bu durumun sudaki planktonları ve biyolojik üretimi artırarak oksijen seviyesinin düşmesine neden olduğunu,&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin önüne geçmek için havzalardan göllere atık suların verilmemesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Eymir Gölü'nde sazan balıklarının sayısında artış yaşandı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göllerdeki ekolojik yapının korunmasının büyük önem taşıdığının altını çizen Beklioğlu, suda oksijen seviyesindeki hızlı düşüşün&nbsp;balık&nbsp;ölümlerini tetiklediğini, bu durumun yaz ortası ve sonunda daha fazla yaşandığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu durum sonucunda göllerde oksijen ihtiyacı yüksek turna gibi balıkların sayısının azaldığını, sazan balıklarının ise arttığını dile getiren Beklioğlu, sazan balıklarının dip çamurunu karıştırarak planktonların çoğalmasına yol açtığını ve bunun da oksijen seviyesini daha da düşürdüğünü ifade etti. Prof. Dr. Beklioğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Aynı havzanın iki gölü olan Eymir ve Mogan göllerini 1996'dan beri örnekliyoruz. Bu kapsamda 2 defa yenileme amacıyla Eymir Gölü'ndeki sazan balıklarını seyrelttik. Gölün ekolojik yapısında mükemmel bir iyileşme oldu, su içi bitkileri tekrar döndü, su berraklığı ve sudaki oksijen seviyesi arttı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Şimdi bunu tekrar uygulamak istiyoruz çünkü Eymir Gölü'nde sazan balıklarının sayısında artış yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğüyle bir görüşme yaptık ve bu görüşmelerden olumlu dönüşler aldık. Bakanlıkla bir protokol imzalayacağız ve Eymir Gölü'ndeki artan sazan balıklarını azaltacağız. Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek. Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75'ini seyreltmek istiyoruz. Buradan elde ettiğimiz sonuçlar, Türkiye'nin farklı yerlerine de uygulanması açısından model oluşturuyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Çok kötü bir koku yayılıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan Eymir Gölü'nde hobi amaçlı balıkçılık yapan vatandaşlar da göldeki kirlilik ve kökü kokudan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölü daha önce hiç bu kadar kirli görmediğini vurgulayan Ali Haydar Ataş, "Balıklar neredeyse yok gibi. Balıkçı arkadaşlar gelirdi, onlar da yok artık. 2 saattir buradayım, hiç&nbsp;balık&nbsp;tutamadım." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tunç Cihan Özgül de yıllardır Eymir Gölü'nde&nbsp;balık&nbsp;tuttuğunu, göldeki kirliliğin artmasıyla artık bu tutkusundan vazgeçtiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölde çok kötü bir koku olduğunu,&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin yaşandığını aktaran Özgül, "Artık Eymir Gölü'nde&nbsp;balık&nbsp;tutmamayı tercih ediyoruz. Arabayla geçerken de yürüyüş yaparken de çok kötü bir koku yayılıyor. Üzülüyorum bu duruma." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özgül, ölen balıklarının çoğunluğunun turna balıkları olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Sep 2024 19:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/eymirde-toplu-balik-olumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi-1727511317.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde kötü koku ve balık ölümleri devam ediyor.</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-kotu-koku-ve-balik-olumleri-devam-ediyor-4822</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-kotu-koku-ve-balik-olumleri-devam-ediyor-4822</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Körfezi'nde kötü koku ve balık ölümleri devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için başlatılan çalışmalar sürerken bugün Konak ilçesindeki Pasaport iskelesi önlerinde denizin renginin kahverengiye döndüğü ve ölü balıkların bulunduğu görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kötü kokunun da hissedildiği bölgede İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri temizlik çalışması yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Sep 2024 14:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-kotu-koku-ve-balik-olumleri-devam-ediyor-1727177789.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya&#039;da caretta caretta yavrularının yuvalarından çıkışı görüntülendi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goruntulendi-4809</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goruntulendi-4809</guid>
                <description><![CDATA[Ekolojik Araştırmalar Derneği Kızılot Proje Sorumlusu Fatih Polat: - "Denizle buluşan 1000 yavrudan 1 ya da 2'si ergin birey haline geliyor. Bu ergin bireyler de 15-20 yıl sonra aynı kumsala gelip yuva yapıyor" 

- Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan: - "Caretta carettaların kumun içinden çıkarak denizle buluşmaları ve 'yüzme çılgınlığı'nı kaydetmek muhteşemdi"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların yavrularının, Antalya'nın Kızılot sahillerindeki yuvalarından çıkarak mavi sularla buluşması görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Kızılot Bölgesi Proje Sorumlusu biyolog Fatih Polat, 26 kilometrelik Kızılot sahilinde, 15 ülkeden doğaseverlerin de yer aldığı çok sayıda akademisyen ve gönüllüyle 4 yıldır çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekibin "yaşam nöbeti"ne eşlik eden su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, caretta caretta yavrularının kumun altındaki yumurtalarından çıkarak mavi sularla buluştuğu anları kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, ayrıca su altından da kaplumbağa yavrularının hiç durmadan 1-2 gün boyunca açığa yüzdükleri periyodu kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan'ın görüntüleme çalışmalarına, kamera asistanı Taner Şahakalkan ve EKAD doğa gözlem ekibi destek verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Yuvalar tek tek tespit edilip koruma altına alınıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Fatih Polat, AA muhabirine, 4 yıldır mayıstan ekim ayına kadar bölgede caretta carettaların neslinin devamı için nöbet tuttuklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Antalya sahillerinin caretta caretta nesli için çok önemli olduğuna dikkati çeken Polat, "Akademisyen ve gönüllülerimizle yuvaları tek tek tespit edip koruma altına alıyoruz. Bu yuvalardan çıkan yavruların denizle buluşmalarını takip ediyoruz. Denizle buluşan 1000 yavrudan 1 ya da 2'si ergin birey haline geliyor. Bu ergin bireyler de 15-20 yıl sonra aynı kumsala gelip yuva yapıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Polat, bu yıl 100 bine yakın yavrunun Kızılot sahilinden denizle buluştuğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yumurtaların kuluçka zamanı 45-60 gün sürüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tahsin Ceylan da Türkiye'nin Akdeniz'de, Yunanistan ile&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının en büyük yuvalama alanlarına ev sahipliğini yaptığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yuvalamanın en yoğun olduğu bölgelerin ise Antalya'nın Belek ve Kızılot sahilleri olduğuna işaret eden Ceylan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Deniz&nbsp;kaplumbağalarının boyları 50 santimetreye yaklaştığında cinsel olgunluğa erişirler. Yumurtalarını kumsala açtıkları 50 santimetre derinlikteki çukura bırakırlar. Yumurtaların kuluçka zamanı 45-60 gün arası sürüyor. Genellikle her yuvada yaklaşık 100 yumurta vardır ve dişi aynı sezonda 13 gün aralıklarla yuvalamaya çıkar. Dişi kıyıdaki yuvaya sadece bahar ve yazları geceleri gelir. Dişiler 2-4 yılda bir yuvalamak için kumsala çıkar ve aynı yılda ortalama 3-4 kere yuva yapar."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ceylan, yavruların karasal yaşamı bırakıp hızlıca denize gittiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Embriyoların gelişim hızını kum sıcaklığının etkilediğini anlatan Ceylan, "Deniz&nbsp;kaplumbağalarının eşey kromozomları olmadığı için yavruların eşeyini kuluçka sıcaklığı belirler ve serin kumların erkek, sıcak kumların dişi üretme eğilimi vardır. Küresel iklim değişikliğinin kaplumbağaların yaşamını bu yönüyle etkileyeceği ifade edilmekte. Çoğu dişi genellikle daha önce yuva yaptığı kumsala geri dönmekte. Sadece aynı kumsalda görünmekle kalmayıp, daha önceki yuvalarının çok yakınlarına hatta doğdukları yere yuva yaparlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denize ulaşan yavruların "yüzme çılgınlığı" denilen bir periyotta durmaksızın yüzdüğünü dile getiren Ceylan, "Caretta carettaların kumun içinden çıkarak denizle buluşmaları ve 'yüzme çılgınlığı'nı kaydetmek muhteşemdi." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Sep 2024 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goruntulendi-1726663944.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi Bilim Kurulu, a​​cil eylem planı için toplandı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi-4804</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi-4804</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank: - "İzmir Körfezi'nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz" - "Hazırlanacak eylem planı sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, İzmir Körfezi'ndeki kirliliği mercek altına almak amacıyla oluşturulan Bilim Kurulu, acil eylem planı oluşturmak üzere ilk toplantısını gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen toplantının açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümlerinin sadece bölgesel ekosistemi değil ülkenin biyolojik çeşitliliği, balıkçılık sektörü ve kıyı topluluklarının sürdürülebilirliği açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu tehdide karşı birlikte harekete geçmek için toplandıklarını aktaran Varank, "Balık ölümleri, çevresel sorunların çok boyutlu ve karmaşık doğasını bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu olay iklim değişikliğinden su kalitesine, kentsel kirlilikten&nbsp;deniz&nbsp;ekosisteminin bozulmasına kadar birçok farklı sektörün bir araya geldiği bir krizi işaret etmektedir. Bu nedenle bu soruna karşı geliştirilecek çözümlerin bilimsel temellere dayanması ve tüm paydaşların katılımıyla uygulanması büyük bir önem taşımaktadır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakan Murat Kurum'un acil yapılması gerekenlerle ilgili yol haritası çıkarılması talimatı verdiğini hatırlatan Varank, bu kapsamda ilk etapta bilim insanları ve yetkililerle birlikte İzmir Körfezi Bilim Kurulunun oluşturulması kararının alındığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Eylül ayı sonuna kadar İzmir Körfezi'yle ilgili acil eylem planının açıklanacağını aktaran Varank, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bugün burada İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısında alınan karar doğrultusunda Bilim Kurulu üyeleriyle çalışma gruplarını oluşturmak ve ivedi olarak eylem planı çalışmalarına başlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz toplantılarda bilimsel verilerin ışığında acil eylem planımızı şekillendirecek İzmir Körfezi'nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz. Bakanlığımızın çevreyi koruma konusundaki kararlılığı tamdır ve buradan çıkacak sonuçların gelecek nesillerimize daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefimizde önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Varank, 35 akademisyenin yer aldığı Bilim Kurulunun "İklim Değişikliği ve Doğa Temelli Çözümler Çalışma Grubu", "Atık su Altyapısı ve Dereler Çalışma Grubu" ile "Deniz&nbsp;Alanlarının Değerlendirilmesi ve Ekosistemin İyileştirilmesi Çalışma Grubu" olarak üç ana başlıkta çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışma sürelerinin çok kısıtlı olduğunu dile getiren Varank, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Değerli bilim insanlarımızın yapmış olduğu çalışmalar ve uzmanlıkları ile şekillenecek bu acil eylem planımızın uzun ve orta vadeli eylem planında kasım ayı sonunda netleşecek şekilde çalışmalarımız aralıksız bir şekilde hocalarımızla birlikte devam edecektir. Hazırlanacak eylem planı, İzmir Körfezi'mizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarmak üzere gerekli adımları içerecek ve sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve ilgili kurumların temsilcileri de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Sep 2024 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi-1726562570.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siirt&#039;te baraj göllerine 1 milyon sazan yavrusu bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/siirtte-baraj-gollerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi-4803</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/siirtte-baraj-gollerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi-4803</guid>
                <description><![CDATA[Siirt'te, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Alkumru barajlarının havzalarına 1 milyon sazan yavrusu bırakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığının "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında Şanlıurfa Su Ürünleri Araştırma ve Eğitim Enstitü Müdürlüğünce üretilen 1 milyon yavru sazan Siirt'e gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yavru sazanlardan 500 bini eski Siirt-Eruh yolu üzerindeki Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı, 500 bini de Alkumru Barajı havzasına bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Vali Kemal Kızılkaya, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı'nda düzenlenen programda, gazetecilere yaptığı açıklamada, balıkçılığın Siirt'te daha da gelişeceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yıl sonuna kadar toplam 2 milyon yavru balığın Siirt'teki su kaynaklarına bırakılacağını belirten Kızılkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bugün ilimizde, iç sularda balıkçılığın gelişimi için Şanlıurfa'daki tesislerden getirilen 1 milyon yavru sazanı eş zamanlı olarak bıraktık. İnşallah bu çalışmalarımız devam edecek. Önümüzdeki günlerde yöresel balığımız olan şabut balığını da 1 milyon adet olarak yine bu iç sularımıza, balıkçılığın gelişimi için bırakacağız. Bu vesileyle emeği geçen başta Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz. İlimiz iç sular açısından, coğrafyasıyla, tarihiyle, doğal güzellikleriyle zengin bir vilayet. Biz istiyoruz ki burada balıkçılık da aynı şekilde gelişsin. Bu çerçevede yapmış olduğumuz çalışmalar devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan da son 4 yıl içinde Siirt'in su kaynaklarına önemli miktarda&nbsp;balık&nbsp;bırakıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Uğur Özmen ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Sep 2024 11:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/siirtte-baraj-gollerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi-1726562487.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara&#039;da Deniz Çayırı Ekimi Etkinliği Başlıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor-4798</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor-4798</guid>
                <description><![CDATA[Marmara Denizi’nde Deniz Çayırı Dağılım Alanlarının Belirlenmesi (MAR-ÇAYIR) Projesi kapsamında Marmara Denizi ekosistemini restore etmek amacıyla deniz çayırı ekimi (transplantasyonu) yapılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanan protokol ile yürütülen <strong>MAR-ÇAYIR</strong> Projesi, Nisan ayında başladı. Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mustafa SARI</strong> koordinasyonunda yürütülen MAR-ÇAYIR Projesi kapsamında adalar dahil olmak üzere bütün Marmara Denizi kıyı şeridi taranarak deniz çayırı türleri tespit ediliyor, yoğunlukları belirleniyor ve sağlıklı olup olmadıkları inceleniyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz ekosistemi açısından hayati önemde olan deniz çayırları, deniz canlıları için üreme, beslenme, barınma, saklanma ve yaşam alanı oluşturuyor. Tropik ormanlardan 35 kat daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip deniz çayırları, iklim değişimine karşı insanlığın en büyük müttefiki. Kökleriyle deniz tabanına tutunan çayır, yapraklarıyla fotosentez yaparak kendi besinini üretiyor. 1 m² deniz çayırı alanı günlük ortalama 10 litre oksijen üretiyor. Ayrık otu benzeri rizomlu kökleriyle kıyısal alanda erozyonu önlüyor. Türüne göre değişmekle birlikte 1 metreye yaklaşan yapraklarıyla suda bulunan askıda katı maddeyi tutarak suyu berraklaştırıyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kirlilik, kıyı dolguları, yanlış avcılık faaliyetleri, tekne demirleme ve turizm aktivitelerine ek olarak deniz çayırlarına ilişkin bilincin yetersiz olması yüzünden denize sayısız katkısına rağmen deniz çayırları bütün dünyada her yıl yaklaşık %7 oranında daralıyor.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uzun yıllardır devam eden kirlilik, iklim değişimi ve deniz şartlarındaki durağanlığın tetiklemesiyle 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi Marmara Denizi ekosistemindeki bozulmayı had safhaya çıkardı. Müsilaj sonrasında balık tür çeşitliliği azaldı, 50 m altında çözünmüş oksijen kritik düzey olan 2 mg/l‘nin altına düştü. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda tüm tarafların katılımıyla hazırlanan Marmara Denizi Eylem Planı, bir taraftan müsilajın nedenlerini ortadan kaldırmayı diğer taraftan bozulan deniz ekosistemini iyileştirmeyi esas alıyor. Bu kapsamda deniz ekosistemini restore edip iyileşmesine katkı sağlamak, azalan çözünmüş oksijen miktarının artışını desteklemek üzere Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa SARI yürütücülüğünde Marmara Denizi’nde Deniz Çayırı Dağılım Alanlarının Belirlenmesi (MAR-ÇAYIR) Projesi başlatıldı. Diğer taraftan Akdeniz’in endemik en büyük iki kabuklusu olan ancak son yıllarda hastalık bulaşması sonucu bütün Akdeniz’de kitlesel ölüme maruz kalan pina (Pinna nobilis) dağılım alanlarının belirlenerek koruma ve izleme çalışmalarının başlatılmasını amaçlayan <strong>MAR-PİNA </strong>Projesi de eş zamanlı olarak yürütülüyor. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara Denizi’nde kıyının sıfır noktasından başlayarak ortalama 4,5 m civarındaki derinliklerde son bulan deniz çayırı dağılımı oldukça geniş bir alanı kaplamaktadır. <em>Cymodocea nodosa, Zoestera marine, Zoestera nolteii ve Posidonia oceanica</em> olmak üzere denizlerimizde doğal olarak dağılım gösteren dört tür deniz çayırının hepsinin bulunduğu Marmara Denizi’nde en az P. oceanica, en çok C. nodosa türü bulunmaktadır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırının çeşitli nedenlerle zarar gördüğü veya daha önceden deniz çayırı bulunmayan alanlarda birçok yöntem kullanılarak deniz çayırı ekimi yapılabilmektedir. MAR-ÇAYIR Projesi kapsamında, Bandırma Edincik Altı’nda bulunan Denizcilik Fakültesi Eğitim ve Uygulama Yerleşkesi kıyısal alanında toplam 50 m² alanda sedimentli ekim yöntemiyle Marmara Denizi’nin hakim türü <em>C. nodosa</em> ekimi yapılacaktır. Sağlıklı deniz çayırı alanlarından toplanan çayırlar, bilimsel kriterlere göre seçilen alana yerleştirilecektir.</span></span></span><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"> </span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 21:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor-1726553395.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Büyükşehir Belediyesine 1 milyon 858 bin lira para cezası</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi-4794</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi-4794</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir Körfezi'ndeki kirlilik ve balık ölümleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesine para cezası uygularken sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir Körfezi'ndeki kirlilik ve&nbsp;balık&nbsp;ölümleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesine 1 milyon 858 bin Türk lirası para cezası uygulandığını ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlıktan yapılan açıklamada, İzmir Körfezi'nde meydana gelen kirlilik ve&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin ardından inceleme başlatıldığı, Bakanlığa bağlı uzman ekiplerle mobil su ve atık su laboratuvarının bölgeye sevk edildiği hatırlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfez'e dökülen derelerden ve atık su arıtma tesislerinin çıkışlarından numuneler alındığı belirtilen açıklamada, analizler sonucunda İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne bağlı Çiğli Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi ile Güneybatı Atıksu Arıtma Tesislerinin, "çevre mevzuatında belirtilen standartların üzerinde" kirli suları İzmir Körfezi'ne deşarj ettiklerinin belirlendiği aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıklamada "İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında 1 milyon 858 bin 610 Türk lirası idari ceza uygulandı. Ayrıca sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu." bilgisi verildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan İzmir Körfezi'nde dün de deniz suyu renginin yeşil ve kahverengiye döndüğünün ve Karşıyaka ilçesi Aksoy Mahallesi civarında çok sayıda ölü balığın deniz yüzeyine çıktığının görüldüğü kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 15:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi-1726489197.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Binlerce deniz kaplumbağası denizle buluştu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu-4791</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu-4791</guid>
                <description><![CDATA[Özel Çevre Koruma Bölgeleri sınırlarında bulunan 5 ayrı kumsaldaki 4 bin 488 yuvada, 2 Eylül itibarıyla 169 bin 972 deniz kaplumbağasının yaşam yolculuğu başladı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, "Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgeleri" sınırlarında bulunan 5 ayrı kumsaldaki 4 bin 488 yuvada, 2 Eylül itibarıyla 169 bin 972&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının denizle buluştuğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye'de&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının yuva yaptığı 21 kumsal koruma altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Köyceğiz-Dalyan, Fethiye-Göcek, Patara, Belek ve Göksu Deltası, bakanlığa bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanındaki ÖÇK Bölgelerinde yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nesli tükenme tehdidi altında bulunan&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarını koruma ve popülasyonlarını artırma çalışmaları Türkiye'de 1989'dan bu yana devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünya üzerinde yaşayan 8 tür&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasından 2'si Türkiye'de Akdeniz kıyılarındaki kumsallara yumurta bırakıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz'in en büyük yuvalanma alanlarından biri olan Mersin Silifke'deki Göksu Deltası'nda ise Caretta Caretta ve Chelonia Mydas (yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası) türleri aynı anda yuvalardan çıkıp denizle buluşuyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Son yıllarda gerçekleşen, denize ulaşan en yüksek yavru sayısı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlığın açıklamasında görüşlerine yer verilen ÖÇK Bölgeleri Daire Başkanı Mustafa Uzun, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"5 Özel Çevre Koruma Bölgemizde bu yıl yaptığımız tespitlere göre 4 bin 888 yuva gerçekleşti. Bu yuvalardan da 2 Eylül tarihi itibarıyla 169 bin 972&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası denize kavuşmuş oldu. Bu sayı bizi çok sevindirdi. Çünkü son yıllarda gerçekleşen, denize ulaşan en yüksek yavru sayısı olarak karşımıza çıkıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ODTÜ&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri Enstitüsünde görevli Dr. Mustafa Korkmaz da bu projenin Türkiye'deki en uzun süreçli koruma çalışmalarından biri olduğuna işaret ederek, "Türkiye'nin yüz akı projelerinden. Çünkü uzun soluklu, kesintisiz veri takibi yapılıyor. Bu hem bilim camiası için hem de ülkemiz için önemli bir çalışma." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Bakan Kurum yuvalardan görüntüler paylaştı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da sosyal medya hesabında, Göksu Deltası'nda yer alan yuvalardan görüntüler paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kurum, Caretta Caretta ve Chelonia Mydas kaplumbağalarının yuvalarından çıkış anlarının yer aldığı videoya ilişkin, "Koruduk, gün gün takip ettik, şimdi güvenle uğurluyoruz. Akdeniz'in minik sakinlerinin yaşam yolculuğu başladı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 15:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu-1726482551.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Van Gölü&#039;nde 34,60 metre uzunluğunda mikrobiyalit görüntülendi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/van-golunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goruntulendi-4787</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/van-golunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goruntulendi-4787</guid>
                <description><![CDATA[Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde Van Gölü'nde dalış yapan dalgıçlar, 34 metre 60 santimetre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde yeni bir mikrobiyalit (mercan) keşfetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yukarı&nbsp;Deniz&nbsp;Derneği üyesi dalgıçlar, Van Gölü'nde mikrobiyalitlerin yoğun olarak görüldüğü noktada dalış yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dernek Başkanı Cumali Birol'un da katıldığı dalışta, 34 metre 60 santimetre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde yeni bir mikrobiyalit tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ölçülerek kayıt altına alınan mikrobiyalitin bugüne kadar Van Gölü'nde keşfedilenlerin en büyüğü olduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Birol, gazetecilere, Van Gölü'ndeki yapıları keşfetmek için dalış etkinlikleri düzenlediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son yaptıkları dalışta Van Gölü'nde bugüne kadar buldukları mikrobiyalitlerin en büyüğünü görüntülediklerini belirten Birol, "Bugün Van Gölü'nde 34 metre 60 santimetrelik bir mikrobiyalite denk geldik. Üst genişliği yaklaşık 15 metre olan bu mikrobiyalit, bugüne kadar Van Gölü'nde bulduğumuzun en yükseği." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mikrobiyalitlerin turizme kazandırılması için çalışma yürütüldüğünü ifade eden Birol, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Adilcevaz ve Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerin turizme kazandırılması noktasındaki çalışmalarımız devam etmekte. Mikrobiyalitler, palmiye ve sedir ağacını andırıyor. Eşsiz güzelliğiyle dalışseverleri, Van Gölü'ne bekliyoruz. Bugün en büyük mikrobiyaliti kayıt altına aldık. İleriki günlerde daha farklı mikrobiyalite rastlayacağımıza eminim."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 11:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/van-golunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goruntulendi-1726475896.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzungöl&#039;deki derelere 10 bin alabalık yavrusu salındı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/uzungoldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi-4783</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/uzungoldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi-4783</guid>
                <description><![CDATA[Trabzon'da bu yıl 1 milyon 153 bin alabalık yavrusu salımı yapılması hedefleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 12. Bölge Müdürlüğüne bağlı Trabzon Şube Müdürlüğü ekiplerince "Doğal Alabalık Üretilmesi ve Orman İçi Suların Balıklandırılması Projesi" kapsamında Çaykara ilçesindeki derelere 10 bin kırmızı benekli yavru alabalık salımı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uzungöl'e yakın derelere yapılan&nbsp;balık&nbsp;salımı programına, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Çaykara Kaymakamı Gürdal Erbek, Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, DKMP 12. Bölge Müdürü Cüneyt Aloğlu, Şehit Mehmet Aygün İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri ve diğer ilgililer katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Etkinlik kapsamında derelere 10 bin kırmızı benekli yavru alabalık salındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yavru balıkları derelere salan Vali Yıldırım, Anadolu'ya özgü, endemik türlerden biri olan kırmızı benekli alabalıkların varlığını artırma çalışmalarını desteklediklerini belirterek, "Akarsularımızın nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan türlerden biri olan kırmızı benekli yavru alabalık, yapay ortamda çoğaltılarak doğal yaşama bırakılmasını çok önemli buluyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yıldırım, etkinliğe katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "İnşallah hem ilimizde hem de diğer illerimizde gerçekleştirilen bu salım işlemleri, vatandaşlarımızın da desteğiyle kısa sürede amacına ulaşacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öğrencilerin de derelere salım yaptıkları proje hakkında Yıldırım, yetkililerden bilgi aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">DKMP 12. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanındaki Trabzon ilçelerindeki su kaynaklarına 2010-2023 yılları arasında toplamda 5 milyon 886 bin doğal alabalık yavrusu bırakılırken, bu yılın ise toplamda 1 milyon 153 bin yavru alabalığın doğaya salını gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Sep 2024 16:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/uzungoldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi-1726320368.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;ndeki 50 kat fazla amonyak miktarı balıkları zehirlemiş olabilir</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir-4782</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir-4782</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe: - "Önceki yıllarda küçük ölçekte zararlı ve renkli alg patlamaları yaşanıyordu, bunlar balık ölümlerine neden olmuyordu. Oradan edindiğim deneyimle söyleyebilirim ki bu 2 ay sürecek bir süreç, eylül ayında da bunu göreceğiz" - "Amonyak fazla olduğu zaman özellikle büyük balıklar için zehir etkisi yapabiliyor. Oksijen biraz düşükse balıklar bu ortamda daha fazla nefes aldığı için yani sudaki toksik maddeleri daha fazla çektiği için ölebilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe</strong>, İzmir Körfezi'nde tespit edilen atık kaynaklı amonyak miktarının 50 kat fazla olmasının balıklarda zehirlenmeye yol açmış olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi'nin Bayraklı ve Karşıyaka sahillerinde 20 Ağustos'ta alg patlaması ve balık ölümleri görüldü, ardından kötü koku sorunu baş gösterdi. Kötü koku ve alg patlamalarının devam ettiği körfezde balık ölümleri de artarak sürüyor. Balık ölümleri son olarak Karşıyaka ilçesinin Aksoy Mahallesi'nde ve Bayraklı kıyısında yoğun olarak gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 5 Eylül'de bölgedeki incelemeleri sonrası yaptığı açıklamada, denizdeki atık su kaynaklı amonyak miktarının olması gerekenden tam 50 kat daha fazla olduğunu, bunun da evsel ve endüstriyel atıkların suya arıtılmadan karıştırılması anlamına geldiğini anlattı. Bakan Kurum, bunun da beraberinde koku problemini getirdiğini ve hem denizdeki canlıları hem de insan sağlığını tehdit ettiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Beşiktepe, İzmir Körfezi'ndeki mevcut genel tablonun, balık ölümlerinin ilk görüldüğü 20 Ağustos'takiyle aynı olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgede oksijenin hala çok düşük olduğuna işaret eden Prof. Dr. Beşiktepe, genelde kıyıya yakın bölgelerde düşük oksijen seviyelerinin devam ettiğini, son 5 yıldır özellikle yaz sonu ve sonbahar başında alg patlaması ve oksijensizlik probleminin yaşandığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beşiktepe, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Önceki yıllarda küçük ölçekte zararlı ve renkli alg patlamaları yaşanıyordu, bunlar balık ölümlerine neden olmuyordu. Oradan edindiğim deneyimle söyleyebilirim ki bu 2 ay sürecek bir süreç, eylül ayında da bunu göreceğiz. Suların soğumasını ve sistemin dengeye gelmesini beklememiz gerekecek. Maalesef geçmiş yıllarda bu oldu ama bu sene çok daha şiddetli olduğu için biz bunu gördük."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kuruyan derelere vurgu</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, İzmir Körfezi'nin yapısının bir haliç olduğunu, bu sistemlerde üst akıntı olarak nehir, alt akıntı olarak ise&nbsp;deniz&nbsp;suyunun geldiğini, derelerdeki suların, kurumadan kaynaklı artık buraya gelmemesi nedeniyle haliç özelliğinin kaybolarak iç körfeze dönüştüğünü ve rüzgar ile dışarıdan gelebilen çok az bir suyun etkisiyle dinamiklerin işlemeye çalıştığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Derelerin durumuna vurgu yapan Beşiktepe, "En büyük sıkıntı derelerin kuru olması. İzmir iç körfezine dökülen 20'den fazla dere var ve bunlardan su gelmiyor. Kışın yağışlı bir dönem geçirirsek bu, normal çalışma düzenini geriye getirebilir ve sistemi kurtarabilir. Ama çok yağış almazsak ve bu dereler aktif hale gelmezse biz kışın da sonbaharda da önümüzdeki yıl da bu sorunu yaşarız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezde çok sayıda çevresel stres oluşturabilecek faktör olduğunun altını çizen Beşiktepe, insan nüfusu ve tekne sayısındaki artış ile denize verilen deşarjları bu faktörler arasında gösterdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Körfezden balık yiyenler için çok ciddi problem yaratabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık ölümlerinin nedeninin çok iyi anlaşılması gerektiğine dikkati çeken Beşiktepe, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un İzmir Körfezi ile ilgili açıklamalarının önemli bulgular içerdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beşiktepe, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bakan'ımız konuşmasında amonyak miktarlarının 50 kat fazla olduğunu söyledi. Bu önemli bir bulgu çünkü amonyak fazla olduğu zaman özellikle büyük (erişkin) balıklar için zehir etkisi yapabiliyor. Sistem olarak baktığımızda burada başka faktörler de olabilir. Eğer oksijen biraz düşükse balıklar bu ortamda daha fazla nefes aldığı için yani sudaki toksik maddeleri daha fazla çektiği için ölebilir. Bu balık ölümlerinin 'oksijen bitti'den çok daha farklı bir olay olduğunu iyi anlamamız lazım. Balığın çok fazla toksik yapısı da olabilir ve körfezden balık yiyenler için çok ciddi problem yaratabilir. Bu bahsettiğimiz her şey toksik etki. Oksijeni bitiren neden balıkları öldürmüş olabilir, balıklar oksijensizlikten dolayı ölmüş olmayabilir. Bunun çok ciddi araştırılıp ortaya çıkarılması lazım ki bizim neye önlem alacağımızı belirlesin."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 19:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir-1726320190.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tokat&#039;ta Harami Yaylası olta balıkçılarının gözdesi oldu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-gozdesi-oldu-4781</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-gozdesi-oldu-4781</guid>
                <description><![CDATA[Tokat'ın Almus ilçesinde bulunan Harami Yaylası, olta balıkçılığı yapanların gözdesi haline geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Almus ilçesine 6 kilometre uzaklıkta bulunan yayla doğaseverlerden rağbet görüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Olta balıkçılığı yapanlar da Harami Yaylası'ndaki derelerde&nbsp;balık&nbsp;tutuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Almus Kaymakamı Emre Çömen, AA muhabirine, Harami Yaylası’nın doğal güzellikleriyle doğaseverleri cezbettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çömen, "Buraya gelenler oltayla&nbsp;balık&nbsp;da tutuyor. Ailesiyle gelen vatandaşlarımız mutlu halde gidiyorlar. Özellikle hafta sonları çok sayıda vatandaşımız aileleri ile gelerek piknik yapıyor, doğada yürüyüş ve spor yapıyorlar." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">20 yıldır ilçede yaşadığını belirten Veli Karalı, Harami Yaylası’nın doğa harikası bir yer olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Arkadaşları ile zaman zaman oltayla&nbsp;balık&nbsp;tuttuklarını anlatan Karalı, "Buraya hafta sonları birçok kişi geliyor. Güzel vakit geçiriyorlar. İl dışından da vatandaşlar geliyor. Burada doğa ile baş başa&nbsp;balık&nbsp;tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 19:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-gozdesi-oldu-1726317071.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir&#039;de Gölcük Gölü&#039;ndeki toplu balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-golcuk-golundeki-toplu-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4780</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmirde-golcuk-golundeki-toplu-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4780</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'in Ödemiş ilçesinde önemli turizm merkezleri arasında yer alan Gölcük Gölü'nde pullu sazan türü balıkların ölümü üzerine gölden numune alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçede 1050 rakım yükseklikte yer alan Gölcük Gölü'ndeki pullu sazan türü&nbsp;balık&nbsp;ölümleri üzerine Tarım ve Orman Ödemiş İlçe Müdürlüğüne bağlı ekipler, sudan ve ölü balıklardan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ödemiş Belediyesi ekipleri de ölü balıkları topladı. Gölcük Mahallesi'nde&nbsp;balık&nbsp;avlamaya gelenler, ölümlerle ilgili olarak hoparlörlerden uyarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mahallede yaşayan Cemil Acet, gazetecilere, gölde son 3 gündür toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümleri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göldeki balıklardan sadece sazanların öldüğünü belirten Acet, "Burada İsrail sazanı, yayın, levrek ve pullu sazan olmak üzere 3-4 çeşit&nbsp;balık&nbsp;yaşıyor. Ölen pullu sazan diye tabir ettiğimiz&nbsp;balık&nbsp;bu gölün en eski&nbsp;balık&nbsp;türlerindendir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mahallede esnaflık yapan Şahin Elbirlik de bugüne kadar hiç toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümü görmediklerini, ölümlerin neden kaynaklandığını da bilmediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmirde-golcuk-golundeki-toplu-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1726313834.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bolu&#039;daki Gölköy baraj gölünde su seviyesi yüzde 30&#039;un altına düştü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu-4779</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu-4779</guid>
                <description><![CDATA[Bolu'nun içme suyu ihtiyacının karşılandığı Gölköy baraj gölünde su seviyesi yüzde 30'un altına indi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Abant, Mudurnu ve Bolu Dağı'nda karın erimesi ve sağanaklarla derelerden gelen suyla ocak ayında yüzde 100 doluluğa ulaşan baraj gölünde su seviyesi, havaların sıcak seyretmesiyle temmuz ayında yüzde 68 olarak ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240914-35639675-35639669-BOLUDA_GOLKOY_BARAJ_GOLUNDE_SU_SEVIYESI_YUZDE_30UN_ALTINA_DUSTU.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Haziran ayı itibarıyla çiftçilerin sulama ihtiyacının da karşılanmasıyla bu oran ağustosta yüzde 35'e kadar geriledi. Eylül ayı itibarıyla göldeki su seviyesi yüzde 30'un altına düştü. Gölde kentin yaklaşık 4 aylık içme suyu ihtiyacını karşılayacak miktarda su kaldığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240914-35639675-35639672-BOLUDA_GOLKOY_BARAJ_GOLUNDE_SU_SEVIYESI_YUZDE_30UN_ALTINA_DUSTU.jpg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Suyun azalmasıyla yarım ada görüntüsü ortaya çıkan gölün kenarında amatör balıkçılar&nbsp;balık&nbsp;tuttu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Sep 2024 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu-1726313659.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;ndeki oksijen eksikliği midyeleri de öldürdü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oldurdu-4776</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oldurdu-4776</guid>
                <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan: - "Kıyıda yaptığımız örneklemelerde ki bunlar çok dayanıklı canlılar; midyelerin tamamen öldüğünü, bir tane bile canlı birey kalmadığını tespit ettik" - "Geçen yıl 19 türe ait 1486 birey tespit ettiğimiz örnekleme sahasında bu yıl 4 türe ait 7 birey var. Maalesef çok çarpıcı bir sonuç"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Üniversitesi (<strong>EÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı <strong>Prof. Dr. Alper Doğan</strong>, kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'nde sadece balıkların değil aralarında midyelerin de bulunduğu çok sayıda türden bireyin yok olduğunu tespit ettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda EÜ Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan koordinatörlüğündeki uzmanlar, "İzmir Körfezindeki Balık Ölümleri ve Kötü Kokunun Nedenlerinin İncelenmesi" başlıklı rapor hazırladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Alper Doğan, AA muhabirine, körfezde daha önce bu boyutta bir tür ve birey kaybı görmediklerini, daha çok balık ölümleri konuşulmasına rağmen&nbsp;deniz&nbsp;dibindeki canlılığın da önemli ölçüde yok olduğunu saptadıklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;dibinde neler olduğunu anlamak için çalışma yaptıklarını anlatan Doğan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Çünkü denizel ortam sadece balıklardan ibaret değil diğer canlılar bundan nasıl etkilendi diye örnekleme yaptık. Kıyıda yaptığımız örneklemelerde ki bunlar çok dayanıklı canlılar; midyelerin tamamen öldüğünü, bir tane bile canlı birey kalmadığını tespit ettik. İç körfezde yıllardır izleme yaptığımız nokta var, tekrar örnekleme yaptık ve hızlı biçimde bunu değerlendirdik. Geçen yıl 19 türe ait 1486 birey tespit ettiğimiz örnekleme sahasında bu yıl 4 türe ait 7 birey var. Maalesef çok çarpıcı bir sonuç."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Tek beklenti havaların soğuması</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Alper Doğan, ölümlerin önüne geçmek için kısa vadede tek beklentinin havaların bir önce soğuması olduğuna dikkati çekerek, "Havalar soğudukça canlıların metabolik faaliyetleri ve dolayısıyla oksijen ihtiyaçları kısmen azalırken suyun oksijen tutma kapasitesi de artıyor. Bunun dışında iç körfezde sıkıntının yoğun olduğu bir kesimde belirlenecek en azından bir bölgenin güçlü biçimde havalandırılması ile o bölgedeki balıkların ve diğer canlıların hayatta kalmalarına katkı sağlanabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orta körfezin de çok kirli olmasının canlıların iç körfezden dış körfeze kaçmalarını önlediğini aktaran Doğan, bunun balık ölümlerinin bu kadar yüksek olmasında etkili olduğunu düşündüklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Önceki dönemlerde sıkıntı sadece iç körfezdeydi. Orada sıkıntıyı gören canlı, dış körfeze doğru gittikçe orta körfezden sonra rahatlıyordu. Şimdi orta körfez de kirletildiği için körfezi terk etmek isteyen balıklar muhtemelen daha da sıkıntılı bir ortamla karşılaşıyorlar ve maalesef ölümler yaşanıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su Ürünleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Tolga Dinçer, balık ölümlerinin iç körfezdeki kirlenme kaynaklı olduğunu, alınan numunelerde mikrobiyolojik veya paraziter bir bulguya rastlamadıklarını, bunun da oksijen eksikliğini gösterdiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Rektör Prof. Dr. Necdet Budak ise İzmir Körfezi'ndeki soruna karşı duyarlı olduklarını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü çalışmalara bilimsel katkı sunmaya devam edeceklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Sep 2024 08:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oldurdu-1726118646.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akçakoca açıklarında zıpkınla balık avlayan kişi, su altında gördüğü demir kalıntıları kayda aldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-gordugu-demir-kalintilari-kayda-aldi-4774</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-gordugu-demir-kalintilari-kayda-aldi-4774</guid>
                <description><![CDATA[Düzce'nin Karadeniz'e sahili olan Akçakoca ilçesi açıklarında zıpkınla balık avlayan kişi, deniz tabanında yıllar önce de gördüğü demir kalıntıları su altı kamerasıyla kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçeye bağlı Paşalar köyü açıklarında zıpkınla&nbsp;balık&nbsp;avına çıkan Gürkan Gürbüz, deniz tabanında gördüğü büyük demir kalıntıları zıpkınına bağlı su altı kamerasıyla görüntüledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gürbüz, AA muhabirine, söz konusu kalıntılara ilk olarak 8 yıl önce rastladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">O zaman su bulanık olduğu için hem görüntü alamadığını hem de kalıntıların tamamını göremediğini belirten Gürbüz, "En son dalışımda su çok berrak olduğu için net bir şekilde görebildim ve kameramı açtım, kaydımı aldım. Zaten&nbsp;balık&nbsp;avı yaparken kamera zıpkınıma hazır takılı oluyor. O ara işte batığı görünce direkt kameramı açtım." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz tabanında gördüğü kalıntılarla ilgili daha önce araştırmalar yaptığını dile getiren Gürbüz, "Bazıları bana 2. Dünya Savaşı'ndan kalma patlatılmış denizaltı olabileceğini söyledi. 1944 yıllarında Karadeniz'de 3 denizaltı patlatılmış, acaba biri bu mu yoksa başka gemi batığımı onu bilemiyorum. Uzunluğu 20 metre, genişliği de 7 metre civarında. Çoğu tek parça halinde ama bir kısmı kuma gömülü olduğu için tam da net meydana çıkmamış. Ön tarafında bazı dağınık parçalar vardı ama çoğu bütün halinde duruyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Sep 2024 07:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-gordugu-demir-kalintilari-kayda-aldi-1726029433.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İklim değişikliği ve kirlilik Ege&#039;deki deniz çayırlarının yayılış alanını daraltıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor-4772</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor-4772</guid>
                <description><![CDATA[Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın: - "Ege Denizi'nde yapmış olduğumuz çalışmalarda deniz çayırlarının 35-40 metre derinliklerinden daha sığ derinliklere çekildiğini, 5 ile 20 metre arasındaki derinliklere sıkıştığını gördük. Bunda da daha çok kirliliğe bağlı artan bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisinin olduğunu düşünüyoruz" 

"Ege, Marmara ve Akdeniz'de yoğun bir deniz çayırı tahribatı var. Bu tahribat, evsel endüstriyel atıklar, ileri arıtma yapılmadan denizlere bırakılan deşarj suları, özellikle deniz çayırlarının yayılış gösterdiği alanlarda trol ve benzeri araçlarla yapılan balıkçılık, kültür balıkçılığı faaliyetleri, tekne çapaları, bulanıklık ve yabancı türlerden kaynaklanıyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi</strong> Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deniz Biyoloğu <strong>Prof. Dr. Ergün Taşkın</strong>, Ege Denizi'nde iklim değişikliği, kirlilik, bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri nedeniyle 35-40 metre derinliklerde varlık gösteren deniz çayırlarının 5 ila 20 metre derinliklere sıkıştığını, yayılış ve kaplama alanlarının daraldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz diplerinde kök, gövde ve yaprak biçiminde şekillenen, kökleriyle deniz dibine tutunarak yaşayan, tohumlu ve çiçekli bir bitki olan deniz çayırları, güneş ışınlarının yardımıyla fotosentez yaparak kendi besinini üretebiliyor. Yeşil renkteki deniz çayırları en az 30 santimetre uzunluğunda ve 1 santimetre genişliğinde yapraklara ve 8 ila 10 santimetre uzunluğunda köklere sahip.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirine konuşan Taşkın, Türkiye'de 4'ü yerli ve 1'i Süveyş Kanalı aracılığıyla Türkiye sularına girmiş yabancı tür olmak üzere 5 deniz çayırı türü bulunduğunu belirterek, yabancı türün, yayılımcı özelliği nedeniyle yerli deniz çayırlarının boşalttığı alanları diğer alglerle birlikte kaplayarak doldurduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırı dendiğinde Türkiye'de akla ilk gelen türün deniz eriştesi olarak da bilinen Posidonia oceanica olduğunu belirten Taşkın, "Bu tür, Mersin, Aydıncık kıyılarından başlayarak bütün Batı Akdeniz'e, Ege kıyılarına, Marmara'nın belirli bir kesimine, oradan Yunanistan, Arnavutluk, İtalya ve batıya doğru İspanya'ya kadar yayılış gösteriyor. Güney Akdeniz'de ise yayılış gösterdiği çok az alan mevcut. O alanlar da Tunus civarındaki bazı bölgelerden oluşuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Taşkın, Türkiye'de tahminen deniz çayırlarının şimdiye kadar tespit edilen 40 bin hektarlık bir alanı kapladığını fakat artan baskılar nedeniyle bu alanlarda ciddi bir azalma gözlemlediğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Hem karbonu hapsediyor hem oksijen üretiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'deki deniz çayırlarının içinde başta algler, omurgasızlar ve balıklar olmak üzere 1145 deniz canlısının barındığı bilgisini paylaşan Taşkın, bu çayırların en az 50&nbsp;balık&nbsp;türünün üremesini ve beslenmesini sağladığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarının zemin yapısını tutarak kıyı erozyonunu önlediğini, aynı zamanda kıyı yapısını dengelediğini vurgulayan Taşkın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Atmosfere verilen karbondioksitin büyük bir kısmı bitkiler tarafından emilerek kullanılır ve oksijen üretilir. Aynı şekilde atmosferdeki karbondioksitin yine önemli bir kısmı okyanuslar tarafından emilir ve suya girer. Suya girdikten sonra deniz çayırları buradaki karbondioksiti ve karbonu hapseder. Karbondioksiti de kullanır ve oksijen üretir. O nedenle deniz çayırları, atmosferdeki artan karbon emisyonlarını azaltmada bizler için en önemli yardımcı, biyolojik elementlerden bir tanesidir. Hem karbonu hapsediyor hem de karbondioksiti kullanarak oksijen üretiyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarının özellikle su kalitesinin iyi olduğu kumluk alanlarda yayılış gösterdiğini bildiren Taşkın, küresel ısınmaya bağlı artan deniz suyu sıcaklıkları ve tuzluluğun, deniz çayırlarını olumsuz etkilediğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Taşkın, "Tercih ettiği sıcaklık aralığı 11 ile 29 santigrat derece. Maksimum 1000'de 37 ya da en fazla 1000'de 39 tuzlulukta yaşayabiliyor ve özellikle küresel ısınma, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda deniz suyundaki sıcaklık artışına bağlı olarak bu türler de etkileniyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Ölen yaprakları kıyıdan toplamamak gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege, Marmara ve Akdeniz'de yoğun bir deniz çayırı tahribatı olduğundan bahseden Taşkın, bu tahribatın, evsel endüstriyel atıklar, ileri arıtma yapılmadan denizlere bırakılan deşarj suları, özellikle deniz çayırlarının yayılış gösterdiği alanlarda trol ve benzeri araçlarla yapılan balıkçılık, kültür balıkçılığı faaliyetleri, tekne çapaları, bulanıklık ve yabancı türlerden kaynaklandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarının normal şartlarda denizel ortamlarda 0-45 metre arasında yayılış gösterdiğini kaydeden Taşkın, "Ege Denizi'nde yapmış olduğumuz çalışmalarda deniz çayırlarının 35-40 metre derinliklerinden daha sığ derinliklere çekildiğini, 5 ile 20 metre arasındaki derinliklere sıkıştığını gördük. Bunda da daha çok kirliliğe bağlı artan bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisinin olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yabancı ve yayılımcı türlerin de deniz çayırları üzerinde baskıyı artırdığına dikkati çeken Taşkın, bu türler arasında olan uzun dikenli deniz kestanesi ve yayılımcı makro alglerin, deniz çayırlarının bulunduğu habitatlarda çayırların üzerini örtüp yayılış göstererek ekosistemin gidişatını etkilediğine değindi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarının ölü yapraklarının bile ekosistemde bir yeri olduğunu belirten Taşkın, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Özellikle sonbaharda, karasal ortamdaki yaprak döken ağaçlar nasıl yapraklarını döküyorsa deniz çayırlarının bir kısmı da yine yapraklarını döküyor ve bu yapraklar kıyıya doğru taşınıyor. Yapraklar deniz içerisinde yeşil görünürken güneşten ve zaman içerisinde klorofillerini kaybetmesinden dolayı kahverengimsi renk tonlarına dönüşüyor ve kıyıda banklar oluşturuyor. Kışın artan dalga, rüzgar ve akıntılardan dolayı kıyı yapısının bozulmasını bu banklar engeller. Aynı zamanda birçok omurgasız canlı türü de bu ölü yapraklar arasında yaşam imkanı sağlar. Bu nedenle canlı olanları nasıl faydalıysa ölmüş yaprakları da kıyısal alanı koruma ve buradaki canlıların yaşam alanlarına bir habitat oluşturma açısından önemli. Aslında bunları hiçbir şekilde kıyıdan toplamamak gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Karasal ortamda ormanlık alanlar ne ise denizel ortamda da deniz çayırları odur"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırlarını korumak için evsel ve endüstriyel faaliyetler ile tarım ve hayvancılığın kontrollü bir şekilde yapılması ve bu faaliyetler sonucunda oluşan kirliliğin denizlere verilmemesi gerektiğinin altını çizen Taşkın, "Balıkçılık faaliyetlerinin 40-45 metre derinliğin altına çekilmesi, ekolojik çapa faaliyetlerinin yapılması gerekiyor. Günübirlik yatlar ya da çok zamanlı yatlar için yapılan liman marinalarının bu çayırların üzerine inşa edilmemesi, kıyı düzenlemesi ve yapılaşmasının dikkatli bir şekilde yapılması önem taşıyor." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz çayırları ne kadar çok alan kaplarsa&nbsp;balık&nbsp;popülasyonlarında da o kadar artış olacağı tespitini paylaşan Taşkın, sözlerini, "Karasal ortamda ormanlık alanlar ne ise denizel ortamda da deniz çayırları odur. Karasal ortamın ormanları denizel ortamın ormanlarıyla aynı işlevi gösterir." diyerek tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Sep 2024 07:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor-1726027557.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Antalya&#039;nın Çıralı sahilinde 4 bin caretta caretta denizle buluştu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu-4771</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu-4771</guid>
                <description><![CDATA[Antalya'nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde 180 yuvadan çıkan yaklaşık 4 bin caretta caretta yavrusu denizle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı 6. Bölge Müdürlüğü ile Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifinin protokolle yürüttüğü koruma ve izleme çalışmaları sayesinde, Çıralı sahilindeki yuva sayısı 180'e ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yerli ve yabancı turistlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, sabahın erken saatlerinde Çıralı'daki son iki yuvadan çıkan 8 caretta caretta yavrusunun denize kavuşmasına tanıklık edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, yaptığı açıklamada, mayısta ilk yuvanın işaretlenmesini yaptıklarını ve 2024'ün son yuva açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl yuva sayısının çok arttığını belirten Solmaz, "Mayıstan bu yana 180 yuvamızla son 30 yılın rekorunu kırdık. Caretta carettalar nesli tükenmekte olan canlılar olduğu için bölgemizdeki en önemli varlıklar durumunda." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_AA-35609962.jpg" style="height:449px; width:800px" /></span></span></span></p>

<h3><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yuvalara 12 bin yumurta bırakıldı</span></span></span></strong></h3>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kemer Belediye Başkan Vekili Sema Özdemir ise caretta carettaların korunması için ellerinden gelen desteği verdiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Derya Baytekin, bu yıl kırdıkları rekorun gelecek yıllarda da devam etmesini temenni etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya, bu yıl 180 yuvada 12 bin yumurtaya ulaşıldığını belirterek, son iki yuvadan sonra sezonu kapattıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Törene, İlçe Jandarma Komutanı Ömer Seyhan, Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü Kemer Milli Park Şefi Hasan Tıraş ve Ulupınar Muhtarı Salih Sarıca da katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 17:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu-1725979102.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Japon yılan balıkları, yutuldukları yırtıcı balıkların midelerinden kaçabiliyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor-4769</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor-4769</guid>
                <description><![CDATA[Japonya'dan araştırmacılar, Japon yılan balıklarının, kendilerini yutan yırtıcı balıkların midelerinden kaçabildiğini tespit etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bulguları "Current Biology" dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Japonya'daki Nagazaki Üniversitesinden bilim insanları, 32 yılan balığına kontrast madde enjekte ederek bunların "Odontobutis obscura" isimli yırtıcı balığın sindirim sistemindeki serüvenini X-ray ile inceledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmacılar, 32 Japon yılan balığının 28'inin yırtıcı&nbsp;balık&nbsp;tarafından yutulduktan sonra kaçma girişimde bulunduğunu ve bunların 9'unun yırtıcı balığın midesinden başarıyla kaçabildiğini gözlemledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Japon yılan balıklarının yırtıcı balığın midesinden yemek borusuna çıktığını, yemek borusundan manevra yaptıkları ve son olarak solungaçlardan dışarı çıktıklarını aktaran araştırmacılar bu sürecin ortalama 56 saniye sürdüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırmanın yazarlarından, Nagazaki Üniversitesi Balıkçılık ve Çevre Bilimleri Enstitüsünden Yuuki Kawabata, yılan balıklarının kaçış için izledikleri yolun şaşırtıcı olduğunu belirterek, "Deneyin başında, yılan balıklarının doğrudan yırtıcı balığın ağzından solungaçlara kaçacağını düşündük ancak beklentilerimizin aksine mideden solungaçlara ulaşması bizim için oldukça hayret vericiydi." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 13:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor-1725962573.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde balık ölümleri devam ediyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-4768</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-4768</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Körfezi'nde kirliliğin etkisiyle çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu görüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz suyu renginin yeşil ve kahverengiye döndüğü körfezde&nbsp;balık&nbsp;ölümleri bugün Karşıyaka ilçesinin Aksoy Mahallesi'nde de yoğun olarak gözlemlendi. Çok sayıda ölü balığın deniz yüzeyine çıktığı ve sahile vurduğu görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar da duruma tepki gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise denizdeki ölü balıkları toplamak için çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümleri ve kirlilikle ilgili araştırma ile çözüm önerilerini sunmak için oluşturulan "İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu"nun ilk toplantısı, geçen hafta Bakan Murat Kurum'un başkanlığında gerçekleşmişti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-1725962213.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde mikrobiyal denge sıkı kontrolle yeniden kurulabilir</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir-4762</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir-4762</guid>
                <description><![CDATA[- Çevre mikrobiyolojisi ve bakteriyoloji uzmanı Prof. Dr. Ömeroğlu: - "Denize giriş yapan özellikle fabrikalar ve insanlardan kaynaklanan atıkların önlenmesi ve çok ciddi kontrol altına alınması gerekiyor. Rutin olarak yapılıp çok hafif bir artışta ciddi önlemlerin alınması gerekiyor" - Akdeniz Koruma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Dr. Esra Öztürk Yiğit: - "Siyanobakteri olarak bildiğimiz mavi-yeşil bakteri, normalin üzerindeki sıcaklığın etkisiyle hızlı ve çok sayıda arttı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>İzmir Körfezi</strong>'ndeki kirlilik sorununun çözümü için denize karışan tüm su kaynaklarının sürekli ve sıkı şekilde takibini sağlayacak bir sistemin oluşturulması gerektiğine dikkat çekiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hava sıcaklıklarının düşmesi, rüzgarın etkisiyle su sirkülasyonunun artması ve temizlik çalışmalarıyla son günlerde körfez içinde&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin önemli ölçüde azaldığı, kötü koku probleminin ise Karşıyaka ve Bayraklı sahillerinin belli noktalarında devam ettiği görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi'nde kirlilik nedenleri ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini paylaşan uzmanlar sorunun kısa vadede çözümünün mümkün görünmediğine, halkın da çalışmalara destek vermesinin önemli olduğuna işaret ediyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Sinyaller veriyordu"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Ersoy Ömeroğlu, AA muhabirine yüksek lisans döneminden itibaren İzmir Körfezi ile ilgili çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre mikrobiyolojisi ve bakteriyoloji uzmanı Ömeroğlu, doğanın muhteşem bir dengeye sahip olduğunu ve şimdi olduğu gibi insanlara çeşitli sinyaller verdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğada her faktörün bir eşik değeri olduğunu ve bu eşik değeri aştığı zaman artık önlenemez bir boyuta geldiğini ifade eden Ömeroğlu, "Körfezde çok öncesinden bu yana deniz suyunda zaten bir kırmızılaşma ve hafif koku başlamıştı. Bu, oksijen miktarının azaldığının göstergesiydi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaşanan&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin, eşik değer aşılmadan önlem alınmasının önemini bir kez daha gösterdiğini aktaran Ömeroğlu, sorun ortaya çıktıktan sonra temizlemek için verilecek çabanın temiz tutmak için verilecek çabadan katbekat fazla olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Sadece koku veya görsellik bizim sorunumuz olmamalı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezin ciddi anlamda mikrobiyal çeşitliliğe sahip olduğunu, sadece balıklar ve planktonlar açısından düşünülmemesi gerektiğini aktaran Ömeroğlu, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Sadece koku veya görsellik bizim sorunumuz olmamalı çünkü aslında buradaki balıkların ölümündeki ana faktör mikrobiyal dengenin bozulmuş olması. Ana faktör buradaki dengeyi sağlamak. Bizim ne yapmamız gerekiyor bu problemleri önlemek için? Denize giriş yapan özellikle fabrikalar ve insanlardan kaynaklanan atıkların önlenmesi ve çok ciddi kontrol altına alınması gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buraya akan nehirlerin ciddi anlamda kontrollerinin yapılması gerekiyor. Sadece problemle karşılaştığımızda 'oksijen miktarı ne oldu, organik madde miktarı ne oldu' diye sormamalıyız. Bunlar o zaman değil rutin olarak, düzenli olarak yapılıp çok hafif bir artışta ciddi önlemlerin alınması gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfez çevresindeki nüfusun artmasının da kirlilik baskısına neden olduğuna işaret eden Ömeroğlu, denizi temiz tutma konusunda farkındalık eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Halkın ve yönetimin birlikte uzun süreli çabasıyla çözülebilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi ve Akdeniz Koruma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Dr. Esra Öztürk Yiğit de söz konusu sorunların temelinde endüstriyel, tarımsal ve evsel atıkların bulunduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bunların tek başına oksijendeki azalmayı açıklamaya yetmeyebileceğini vurgulayan Yiğit, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"İzmir Körfezi örneğinde, kirlilik ile birlikte sucul ekosistemdeki siyanobakteri olarak bildiğimiz mavi-yeşil bakteri normalin üzerindeki sıcaklığın etkisiyle hızlı ve çok sayıda arttı. Fotosentez yapan bu organizmalar suda bulunan oksijeni tüketti. Bu da sudaki oksijeni kullanan balıkların oksijensizlikten boğularak ölümüne yol açtı. Bu durumda geçici önlemler almak çok mümkün değildir. Aslında suyun tahliyesi ile oksijence zenginleşmesini sağlamak balıklar açısından kısa süreli çözüm olabilir. Bununla birlikte körfeze boşalan tüm atık kaynakların filtreleme sistemlerinin kontrolü, bu süreci biraz belki hafifletebilir ancak sucul ekosistemler, halkın ve yönetimin birlikte uzun süreli çabası ile çözülebilir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 08:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir-1725861052.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesinin sınırları yeniden belirlendi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-bolgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi-4759</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-bolgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi-4759</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Bandırma-Yenice Köyü, Kumkent, Kumkale Deltası ve Uçmakdere koruma bölgesine dahil edildi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin sınırları genişletildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Marmara Denizi'nde 2021'de ortaya çıkan müsilaj krizi sonrası "<strong>Marmara Denizi Eylem Planı</strong>" hazırlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Eylem planı çerçevesinde, 1,2 milyon hektarlık bölge Kasım 2021'de "Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edildi. Bu kararın hemen ardından Marmara Denizi'nde müsilaj temizliği için seferberlik yürütüldü. İzmit Körfezi'nde ise dip çamuru temizliği projesi gibi büyük çevre projeleri hayata geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı sonrası İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinde görevli 15 akademisyen 14 istasyonda, bölge üniversitelerinde görevli 22 akademisyen de 90 istasyonda "Kara-Kıyı ve Denizel Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi"ni yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanları Marmara Bölgesi'ndeki adalarda 9'u endemik, 815 bitki türünü ve koruma altında olan 10 sürüngen, 51 memeli türünü saptadı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ayrıca, Prens Adaları'nda 27, Marmara Adası'nda 50, Kapıdağ Yarımadası'nda 36, Paşalimanı, Koyun ve Avşa Adası'nda 25, Ekinlik Adası'nda ise 26 kuş türü tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgenin uluslararası ölçekte, "Marmara Denizi, Adalar ve Türk Boğazlar Sistemi"ni içermesinden dolayı zengin flora-faunası ile Karadeniz ve Akdeniz'in biyolojik çeşitliliği için büyük önem taşıdığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Biyolojik koridor olma özelliği ile de korunması gerekli nadir alanlardan olduğu bilimsel veriler ışığında ortaya kondu.&nbsp;Deniz&nbsp;ve ada ekosistemlerinin birbirini tamamladığı ve kıyı ekosistemlerinin önemi, bilimsel raporlarla kayıt altına alındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeni sonuçların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan, "Bazı Alanların Marmara Denizi Ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi Olarak Tespit Ve İlan Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" ile Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin sınırları genişletildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Bakanlık, ekosistemin restorasyonunu sağlayacak koruma önlemleri alacak</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yeni karara göre Balıkesir’in Bandırma-Yenice Köyü'nde 485 hektarlık orman alanı, Çanakkale Kumkent bölgesinde 195 hektarlık alan, Çanakkale Kumkale Deltası'nda 108 hektarlık alan, Tekirdağ Uçmakdere'de 138 hektarlık orman alanı özel çevre koruma bölgesine dahil edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kararla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Marmara Denizi'nde ekosistemin restorasyonunu sağlayacak koruma önlemlerini alacak. Bölgenin yaşamsal döngüsünün devamını sağlamak amacıyla bilimsel çalışmalara devam edecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Sep 2024 04:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-bolgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi-1725859971.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kars&#039;ta 1 milyon 680 bin sazan yavrusu su kaynaklarına bırakılmaya başlandı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi-4758</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi-4758</guid>
                <description><![CDATA[Kars'taki baraj ve göletlere, Tarım ve Orman Bakanlığının "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında temin edilen 1 milyon 680 bin sazan yavrusu bırakılmaya başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, Elazığ'dan temin edilen 1 milyon 680 bin sazan yavrusunu araçlarla Kars bölgesindeki göl ve göletlere taşıdı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda ilk olarak Sarıkamış ilçesindeki Karakurt Baraj Gölü'ne, İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın gözetiminde 500 bin sazan yavrusu bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekipler, Çıldır Gölü ile Arpaçay Baraj Göleti'ne de&nbsp;balık&nbsp;bırakacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aydın, gazetecilere, kentteki su kaynaklarının verimliliğini artırmayı hedeflediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Geçen sene Kars genelinde yaklaşık 3,5 milyon balığı gölet ve göllere bıraktıklarını anlatan Aydın, "Bu yıl da yine aynı proje kapsamında 1 milyon 680 bin yavru balığı ilimizin çeşitli göllerine bırakıyoruz. Doğal çeşitliliği artırmak ve buradaki habitatı sağlamak için salım gerçekleştiriyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karakurt Barajı'na da yaklaşık 500 bin pullu sazan çeşidi yavrularının bırakıldığını dile getiren Aydın, gövde çeşitlendirmeyi, buradaki oluşan av baskısı ile popülasyon azlığını gidermek ve çeşitliği artırmak için çalışmaların devam edeceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 08:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi-1725859678.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kastamonu&#039;da kaçak avcıların suya bıraktığı 5 bin metre uzunluğunda ağ ele geçirildi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi-4756</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi-4756</guid>
                <description><![CDATA[Kastamonu'nun Devrekani ilçesinde, kaçak avcıların baraj gölüne bıraktığı 5 bin metre uzunluğunda balık ağı ele geçirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçede bulunan Beyler Baraj Gölü'nde kaçak ağ bulunduğuna dair ihbar alan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü personelince bölgede yapılan kontrol ve denetimlerde bulunan yaklaşık 5 bin metre uzunluğundaki ağ, 8 saat süren çalışmayla çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ağa takılan balıklar tekrar suya bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Kaçak avlanma, iç sularımızdaki&nbsp;balık&nbsp;varlığını ve ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Mücadelemiz kararlılıkla devam edecek." ifadesine yer verildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Sep 2024 22:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi-1725789377.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belek ve Kızılot sahillerindeki caretta caretta yuva sayısı 6 bine ulaştı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti-4755</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti-4755</guid>
                <description><![CDATA[Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların en önemli yuvalama yerleri Belek ve Kızılot sahillerinde, koruma tedbirleri ve iklim şartları dolayısıyla bu yıl yuva sayısında artış yaşandı - Ekolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat: - "Toplam 56 kilometrelik iki büyük kumsalda 150 gönüllüyle büyük emek verdik ve 200 bini aşkın deniz kaplumbağasının mavi sularla buluşmasını sağladık"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların Avrupa'daki en önemli yuvalama bölgeleri arasında bulunan Antalya'nın Belek ve Kızılot sahillerinde geçen sene 3 bin 150 olan yuva sayısı bu yıl 6 bine ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Caretta caretta yavrularının kumun altındaki yuvalarından çıkarak mavi sularla buluşma yolculukları büyük oranda tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Ekolojik Araştırmalar Derneği (<strong>EKAD</strong>) Başkanı <strong>Dr. Ali Fuat Canbolat</strong> öncülüğünde hazırlanan "Deniz&nbsp;Kaplumbağalarını İzleme ve Koruma Projesi" kapsamında 30 kilometre uzunluğundaki Belek ve 26 kilometrelik Kızılot sahillerindeki akademisyenlerle gönüllülerin nöbetinde de sona gelindi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl bölgede <strong>EKAD</strong> bünyesinde 150 gönüllü görev yaptı. Bu gönüllüler arasında 15 ülkeden 30 yabancı da yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sahilde her gün kilometrelerce yürüyen akademisyen ve gönüllüler Belek'te 3 bin 500, Kızılot sahilinde ise 2 bin 500 yuva tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yavrular, yumurtalarından çıkarak zorlu yolculuğun ardından mavi sulara kavuştu. Ekipler, Belek'te 140 bin, Kızılot'da ise 75 bin kadar yavrunun denizle buluştuğunu belirledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yavru çıkışları bu ayın sonuna kadar sürecek"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Ali Fuat Canbolat</strong>, AA muhabirine, Türkiye'deki caretta caretta yuvalarının yüzde 60'ının Antalya sahillerinde olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Belek'te 26, Kızılot'ta ise 4 yıldır düzenli çalışma yaptıklarını belirten Canbolat, "Ergin bireylerin mayısta başlayan yuva yapma süreçleri ağustosa kadar devam ediyor. Yavru çıkışları bu ayın sonuna kadar sürecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Belek'te 2021 yılında 3 bin 850 yuva sayısıyla rekor kırıldığını hatırlatan Canbolat, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu yıl yuva sayısında rekoru geçemedik ama geçen yıla göre artış yaşadık. Geçen yıl iki kumsalda 3 bin 150 yuva vardı. Toplam 56 kilometrelik iki büyük kumsalda 150 gönüllüyle büyük emek verdik ve 200 bini aşkın&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının mavi sularla buluşmasını sağladık."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- 1000 yavrudan 1 ya da 2'si erginliğe ulaşıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>EKAD</strong> Kızılot Bölgesi Proje Sorumlusu Biyolog <strong>Fatih Polat</strong> da nesli tükenme tehlikesi altındaki bir canlıya yardımcı olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yıllardır yaptıkları eğitim ve bilgilendirme çalışmaları sayesinde bölgede caretta carettaların korunması için farkındalık oluşturduklarını anlatan Polat, "Hem bu farkındalık hem de iklim koşullarına bağlı olarak bu yıl yuva sayılarında artış yaşadık. Aynı disiplin ile yuvaları korumaya devam edeceğiz çünkü denize ulaştırdığımız 1000 yavrudan sadece 1 ya da 2'si erginliğe ulaşıyor. O yavru yıllar sonra aynı sahile gelerek yuva yapıyor. Caretta carettaların nesli için bu yuvaların ve yavrularının korunması çok önemli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Sep 2024 12:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti-1725788970.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İklim değişikliği ve insan faaliyetleri kutuplar üzerindeki baskıyı artırıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor-4754</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor-4754</guid>
                <description><![CDATA[- Sekizinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Dr. Atilla Yılmaz:

- "Çalışmaların meyve vermesi birkaç yılı buluyor ama artık şunu görüyoruz ki Anadolu Ajansının hazırladığı haberlerde de basına lanse edildiği üzere bu bölgelerde buzullar ya da deniz suyu sıcaklıklarında kayda değer değişiklikler oluyor. Bu haberler eskiden sadece bilimsel yayınlarla kısıtlı kalırken artık gündelik haberlere de düşmeye başladı ki gündelik hayatımızda da zaten hava durumunda da bunu hisseder hale geldik"

-"Bölgede bilim insanlarının dışında en büyük nüfus turistler. Turizmin yapılmaması söz konusu değil ancak sürdürülebilir şekilde yapılması gerekiyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sekizinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı <strong>Dr. Atilla Yılmaz</strong> iklim değişikliği ve turizm gibi insan faaliyetlerinin, kutup bölgelerinde olumsuz etkiler bıraktığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anadolu Ajansı (AA) tarafından geçen hafta Ankara One Tower AVM Sokratin X Assembly'de düzenlenen "Dünyanın İki Ucunda: Antarktika ve Arktik'ten Gözlemler" söyleşisinde AA Kıdemli Foto Muhabiri Şebnem Coşkun katılımcılara deneyim ve tecrübelerini anlatırken iklim değişikliğinin kutuplar üzerinde oluşturduğu baskıya da değinildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söyleşiye katılanlar arasında bulunan Yılmaz, AA muhabirine yaklaşık 8 yılda toplam 12 ulusal kutup bilim seferi düzenlendiğini, bu seferlerde iklim değişikliğinin kutuplar üzerindeki etkisinin aydınlatılmaya çalışıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yılmaz, "Tabii çalışmaların meyve vermesi birkaç yılı buluyor ama artık şunu görüyoruz ki Anadolu Ajansının hazırladığı haberlerde de basına lanse edildiği üzere bu bölgelerde buzullar ya da deniz suyu sıcaklıklarında kayda değer değişiklikler oluyor. Bu haberler eskiden sadece bilimsel yayınlarla kısıtlı kalırken artık gündelik haberlere de düşmeye başladı ki gündelik hayatımızda da zaten hava durumunda bunu hisseder hale geldik." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kuzey Kutbu'nda deniz buzunun kutup ayıları için avlanma ve üreme amacı olarak önemli bir yaşam alanı oluşturduğunu ancak güncel verilere bakıldığında deniz buzu alanında önemli kayıplar söz konusu olduğunu ifade eden Yılmaz, bu durumun canlıların soyunun tükenmesine kadar gidebileceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Güney Kutbu'nda da benzer şekilde penguenlerin göç yolları, göç zamanları, yaşam süreleri gibi döngülerde değişimler yaşandığına değinen Yılmaz, her ne kadar insanlardan uzak olsa da bu bölgelerde doğal yaşamda görülecek ve canlıların yok olmasına neden olacak hastalıklarla da karşılaşılabildiği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgedeki turizm faaliyetlerinin arttığından da bahseden Yılmaz, "Bölgede bilim insanlarının dışında en büyük nüfus turistler ve turist gemileri var ki yüz binlerce turistten bahsediyoruz ve her sene sayıları artarak büyüyor. Turizmin yapılmaması söz konusu değil ancak sürdürülebilir şekilde yapılması gerekiyor. Bu konuyla ilgili de üst düzey uluslararası çalışmalar sürdürülüyor." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_456f882909c1802bb4e642e8488319e4.jpg" style="height:308px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "İnsanlık için doğal miras"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kutuplardaki mevcut tehlikelerin sadece canlıları değil, dünya ekonomisini de etkileyecek boyuta ulaştığına dikkati çeken Yılmaz, deniz buzu azalmasının kuzeydeki ülkelerde deniz ticaret rotalarını değiştirdiğini, güneyde ise turizm ve&nbsp;balıkçılık&nbsp;gibi ticari faaliyetlerin sürdürülebilir şekilde yapılmadığı takdirde doğal düzeni tahrip etme tehlikesi olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kutup bölgelerinin insanlık için doğal bir miras olduğunu, özellikle Güney Kutbu'nun sadece bilime ve barışa hizmet etmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Aslında gezegende mikroorganizmalardan tutun çok büyük canlılara kadar her canlının doğal döngülerde bir yeri var dolayısıyla bu döngülerin bozulacağı aşikar. Üzülüyoruz, inşallah o günleri görmeyiz ama bilimsel veriler işaret ediyor ki bizleri hiç güzel günler beklemiyor. Yine de biz araştırmaya devam edeceğiz. Bireysel olarak da elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ozon tabakasındaki incelmenin bilim insanlarınca tespit edilmesiyle başlayan sürecin başarılı bir şekilde Montreal Protokolü ile sonuçlandığını hatırlatan Yılmaz, iklim değişikliğiyle ilgili konuların da uluslararası platformlarda politika yapıcılar tarafından tartışılması durumunda, sürecin ivme kazanarak olumlu ilerleyebileceği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ulusal kutup bilim seferlerindeki gözlemlerinden de bahseden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bizim her yıl ziyaret ettiğimiz yerlerde artık bazı buz kütlelerinin olmadığını görüyoruz. Hatta oradayken de şahit oluyoruz bu kopuşlara. Yine örnek verdiğim gibi turist sayısının her geçen yıl katlanarak artığını görüyoruz ki insan etkisi günden güne bu korumamız gereken bölgelerde belirgin bir şekilde görülüyor. Onun dışında kutup bölgelerine yaptığımız her seferde insan olarak dünyanın yalnızca küçük bir parçası olduğumuzu anlıyoruz. Bu hiç değişmiyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Sep 2024 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor-1725788283.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmit Körfezi&#039;ne yapılan çevre yatırımlarıyla kirlilik azaldı, balık popülasyonu ve biyoçeşitlilik arttı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti-4743</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti-4743</guid>
                <description><![CDATA[Yapılan çalışmalarla 2007'den bu yana arıtma tesisi sayısı 23'e yükseltilen kentte, deniz uçağıyla yapılan denetimlerle kirliliğe neden olan deniz araçlarına cezai işlem uygulanıyor - Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın: - "Eskiden buralarda denize girilmesi yasaktı. Büyük kirlilikle karşı karşıya kalınmıştı. Çalışmalar neticesinde suyun renginde iyileşme var. Mavi bayraklı plajlar da bunun tescili oldu. Balık çeşitliliğinin arttığını tespit ediyoruz, balık nüfusunun arttığını gözlemliyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Tahir Büyükakın</strong>, İzmit Körfezi'nde 2007 yılından bu yana yürütülen çevre yatırımlarıyla kirliliğin azaldığını, balık popülasyonunun arttığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, AA muhabirine, <strong>İzmit Körfezi</strong>'nin, etrafındaki sanayi tesisleri, yerleşim alanları, limanlar nedeniyle çok ciddi ekonomik ve lojistik hareketliliğin içinde yer aldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yani kuşatılmış Körfez'den söz etmek mümkün." diyen Büyükakın, Marmara Denizi'nin tamamının da bu durumda olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, İzmit Körfezi'nin etrafında 2 milyonluk nüfusun yaşadığına işaret ederek, "Bütün bunlar inanılmaz bir yük. Yönetilmesi gerçekten güç. Yıllardan beri devam eden duyarsızlık var. Çok eskiye dayalı geçmiş var." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kocaeli'de denize bir damla evsel atık su deşarjı yapılmıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile <strong>TÜBİTAK</strong>'ın 2007'den bu yana İzmit Körfezi'nin korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürüttüğüne değinen Büyükakın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında başlatılan "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" kapsamında 2 Mayıs 2023'ten bu yana İzmit Körfezi'nin doğu yakasında dip çamuru temizliği yapıldığını hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, yaklaşık 100 yılda biriktiği değerlendirilen 8 milyon ton dip çamurunun temizlenmesi için çalışmaların devam ettiği İzmit Körfezi'ne, 23 arıtma tesisi sayesinde derelerden gelen günlük 400 ton çamurun denize akmasının önlendiğini bildirerek, "Deniz&nbsp;ekosistemi açısından, biyolojik çeşitliliğin devamı açısından da o çamurun oradan uzaklaştırılması, balıkların yumurtlama alanları vesaire açısından da önemli. Aynı zamanda denizin oksijen seviyesi açısından da önemli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizin oksijen seviyesinin düşmemesinin önemine değinen Büyükakın, "Kocaeli'de 23 arıtma tesisi var. Bunların tamamı biyolojik arıtma, yüzde 73'ü ileri biyolojik, yüzde 27'si biyolojik arıtma. Kocaeli'de denize bir damla evsel atık su deşarjı yapılmıyor. Bu niye önemli? Bu da yine azot ve fosfor açısından önemli. Çünkü azot ve fosforun denizde kirliliğe, bazı mikroorganizmaların gelişmesine sebep oluyor ki, o da müsilaj dediğimiz problemle bizi karşı karşıya getiriyor." bilgilerini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA1pQgOb.jpeg" style="height:300px; width:534px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Körfez, atık tutucular,&nbsp;deniz&nbsp;süpürgeleri ve amfibi araçlarla çöpten arındırılıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, Marmara'nın genelinde günlük 4,5 milyon metreküplük atık su deşarjının yapıldığını, bunların yüzde 53'ünün sadece ön arıtmayla denize deşarj edildiğini, bunun da yüzde 97'sinin İstanbul'dan kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yüzeye gerdikleri atık tutucular sayesinde 8 bin ton civarında atığın denizden uzaklaştırıldığını, ayrıca yüzeyde özellikle plastiklerin tutulmasını sağlayan çöp kapanlarının çeşitli bölgelere yerleştirildiğini kaydeden Büyükakın, "Bunun haricinde&nbsp;deniz&nbsp;süpürgeleri var. Önlemlere rağmen denizin yüzeyinde kirlilik olursa&nbsp;deniz&nbsp;süpürgeleriyle alınıyor.&nbsp;Deniz&nbsp;süpürgesinin giremediği daha kıyı alanlar oluyor. Oralarda 2 amfibik aracımız var. Onlarla kıyıya vurmuş çöpleri topluyoruz." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın,&nbsp;deniz&nbsp;uçağıyla 2007'de denetimlere başladıklarını, bu sayede kirliliğe sebep olan gemi ve&nbsp;deniz&nbsp;araçlarını tespit ederek cezai işlem uyguladıklarını anlatarak, hem&nbsp;deniz&nbsp;üzerinde hem de karadan oluşabilecek kirlilikleri anında tespit eden&nbsp;deniz&nbsp;uçağı sayesinde gemi kaynaklı kirliliğin azalmasının sağlandığını, geçen yıldan bu yana denetimlere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Türkiye Çevre Ajansının (TÜÇA) devam ettiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmit Körfezi'nin&nbsp;deniz&nbsp;suyu kalitesine etkilerini izleyebilmek, buna yönelik güncel veri sağlayabilmek amacıyla 2007'den bu yana "İzmit Körfezi Su Kalitesinin ve Karasal Girdilerin İzlenmesi ve Kirliliğin Önlenmesine Yönelik Önerilerin Geliştirilmesi" projesini <strong>TÜBİTAK MAM </strong>ile yürüttüklerinden bahseden Büyükakın, körfezde bulunan 6&nbsp;deniz&nbsp;istasyonunda araştırma gemisiyle 4 mevsim örnekler alındığını, İzmit Körfezi'ne dökülen 12 derenin de su kalitesinin izlendiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Belediyelerin üzerlerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmit Körfezi'nin korunmasına yönelik çalışmaların 2007 yılında başladığını vurgulayan Büyükakın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Arıtma tesisi sayımız 23'e ulaştı. Hatırladığım kadarıyla 2 tane vardı. Birkaç boyutta sonuç alındı. Eskiden buralarda denize girilmesi yasaktı. Büyük kirlilikle karşı karşıya kalınmıştı. Çalışmalar neticesinde suyun renginde iyileşme var. Mavi bayraklı plajlar da bunun tescili oldu. Balık çeşitliliğinin arttığını tespit ediyoruz, balık nüfusunun arttığını gözlemliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, bugüne kadar körfeze 42 bin balık salındığını, Tarım ve Orman Bakanlığının çiftliklerinde yetiştirilen özel balık türlerinin ortama uygun seçildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu türlerin denizin ekosistemine ciddi katkı sağladığını dile getiren Büyükakın, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bunun, çamurun temizlenmesi ve Marmara'nın tamamında arıtma tesislerin bitmesiyle daha da hızlanacağını düşünüyoruz. Çünkü asıl olan oksijen seviyesi. Marmara Denizi'nin oksijen seviyesi tehlikeli sınırlara geldi. Marmara'ya evsel atık deşarjı devam ediyor, durdurulması gerekiyor. Belediyelerin üzerlerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor. İnşallah onlar da tamamlandığında Marmara Denizi'nde tekrar oksijen seviyesi yükselecek ve böylelikle çeşitlilik daha da artmış olacak."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Sep 2024 08:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmit-korfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti-1725429752.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Silivri&#039;de görülen su samuru Marmara Denizi&#039;nin sağlığı için umut oldu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/silivride-gorulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu-4741</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/silivride-gorulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu-4741</guid>
                <description><![CDATA[Sualtı Araştırmaları Derneği Kurucu Üyesi Cem Orkun Kıraç: - "Marmara Denizi'nde hala bir yaşam, bir ümit olduğunu gösteriyor çünkü bu canlı her gün balık, yengeç, eklem bacaklı ya da kabuklu yemek zorunda. Demek ki su samurlarının yediği, beslendiği canlılar hala habitatlarında yaşamlarını sürdürüyor" - "Su samurları besin zincirinde önemli bir yer tutarak avladıkları balıklar, deniz kestaneleri, yengeçler ve diğer bentik omurgasızlar sayesinde kıyı ekosistemlerindeki dengeyi korur. Özellikle deniz kestanelerini avlayarak bunların yosun ve erişte yataklarını aşırı tüketmesini engellerler"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sualtı Araştırmaları Derneği (<strong>SAD</strong>) Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Cem Orkun Kıraç, Silivri kıyılarında su samuru görülmesini, Marmara Denizi'nin ekosistem sağlığı açısından bir ümit olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünya genelinde 13 su samuru türü bulunurken Türkiye'de bu türlerden sadece Avrasya su samuru (lutra lutra) görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yayılım gösteren, akarsu, nehir, göl, bataklık ve deniz kıyısı gibi çeşitli sucul habitatlarda yaşayan Avrasya su samuru, 2020'de Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) "Tehlike Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi"ne girdi ve "tehlikeye yakın" kategorisinde listelendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlerdeki ve akarsulardaki kirlenme nedeniyle habitatları tehdit altında olan tür, geçen hafta İstanbul'un Silivri ilçesi kıyılarında görüldü ve çevredeki kişiler tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20240903_5_0702D7E8A569B4F24A5DBD4BBD13ECCE2.jpg" style="height:800px; width:605px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA muhabirinin sorularını yanıtlayan SAD Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Cem Orkun Kıraç, su samurunun, esasen tatlı su ekosistemlerine bağlı ve denizleri yalnızca belli dönemlerde kullanan bir canlı olduğunu, hem Avrupa'da hem de Türkiye'deki tatlı su sistemlerinde, dağlardan, vadilerden inen, hala doğallığını koruyan ırmak ve dereler gibi akan sularda görülebildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su samurunun denize açılarak avlandığını ve sonrasında tatlı su sistemlerine geri döndüğünü kaydeden Kıraç, "Bu tür, Marmara'da birçok dere, çay, ırmak gibi akarsu sisteminde yaşıyor, illa büyük akarsu sistemi olmasına gerek yok, aksine küçük çaylarda ve derelerde de yaşayabilen bir canlıdır. Sucul, memeli bir canlıdır, yaklaşık boyu kuyruğuyla birlikte 1 metre civarındadır ve etoburdur ve çoğunlukla balıkla beslenir." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Daha çok Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de bulunur"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türün Marmara Denizi'nde görülmesinin önemli olduğunu ifade eden Kıraç, şu değerlendirmeleri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu tür Marmara'da göreli olarak daha az görülür; daha çok Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de bulunur zira bu denizlere akan birçok ırmak var. Bu güncel su samuru gözlemi Marmara Denizi'nde hala bir yaşam, bir ümit olduğunu gösteriyor çünkü bu canlı her gün&nbsp;balık, yengeç, eklem bacaklı ya da kabuklu yemek zorunda. Demek ki su samurlarının yediği, beslendiği canlılar hala habitatlarında yaşamlarını sürdürüyor. Su samurları hala varsa ümit var demektir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Marmara'da kirlilik yüküne rağmen su samurlarının görülmesinin canlılığın az da olsa bir göstergesi olduğuna işaret eden Kıraç, bunu sevindirici bir gelişme olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıraç, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Su samurları besin zincirinde önemli bir yer tutarak avladıkları balıklar, deniz kestaneleri, yengeçler ve diğer bentik (deniz tabanında yaşayan) omurgasızlar sayesinde kıyı ekosistemlerindeki dengeyi korur. Özellikle deniz kestanelerini avlayarak bunların yosun ve erişte yataklarını aşırı tüketmesini engellerler. Yosun ve deniz eriştesi yatakları, kıyı erozyonunu önleyerek kıyı bölgelerinin stabilitesini artırır. Ayrıca, yosun ve erişte yatakları deniz türlerine barınak ve beslenme alanı sağlar; bu nedenle, su samurlarının bu türler üzerindeki kontrolü, biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olur."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Köşeye bucağa sıkışmış sağlıklı son alanlar"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beslenme ve avlanma aktiviteleriyle taban sedimentlerinin karışmasını sağlayan su samurlarının organik madde döngüsünü ve besin maddesi geri dönüşümünü hızlandırdığından bahseden Kıraç, bu süreçlerin de su kalitesini iyileştirdiğini, kıyı ekosistemlerinin sağlıklı ve dengeli bir şekilde devam etmesine katkıda bulunduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıraç, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Su samurları gösterge türdür. Yaşadığı yerlerde belli bir oranda da temiz su var. Köşede bucakta kalan akarsuları kullanıyor. Dolayısıyla tatlı su ve deniz ekosisteminde sağlıklı olan bölgelerin var olduğunu gösteriyor. Ama bu doğal alanlar ne yazık ki köşeye bucağa sıkışmış sağlıklı son alanlar. Çevresel açıdan durumu en kötü olan denizimiz ne yazık ki Marmara'dır. Bunu uzman olmayan bir kişi bile rahatlıkla söyleyebilir. Karadeniz de çok iyi durumda değil ama özellikle belli başlı ve sanayileşmiş denizel alanlar, İskenderun, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi tümüyle içler acısı durumda."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaklaşık bin kilometre kıyı şeridi bulunan Marmara Denizi'nde korunması gereken alanları, Armutlu'nun batı ve kuzeybatı sahilleri, Marmara adalarının tümü, Kapıdağ Yarımadası'nın kuzey sahilleri, Karabiga sahilleri, Tekirdağ’da Uçmakdere sahilleri ve Kuzey Marmara'da İstanbul ile Tekirdağ arasındaki bölgede parça parça kalmış son kıyı şeritleri olarak sıralayan Kıraç, Marmara'da ayrıca kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler bulunduğunu, bunların da rehabilite edilerek iyileştirilebileceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kıraç, konuşmasını şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Kıyılarımızı göz bebeğimiz gibi korumalıyız, yeteri kadar betonlaştık. Herkes zannediyor ki denizler ve kıyılar sonsuz, bu yanlış. Bu alanlar boş değil, hepsinin ekosistemde görevleri var, ekosistem hizmetlerinde çok önemli işlevlere sahipler, birçok canlıya ev sahipliği yapıyorlar, kuşlardan, su samurlarına kadar. Kıyılar son derece değerli, sandığımızdan da azlar. Kıyı yapılaşmaları ve betonlaşmalar aynı zamanda küresel ısınmaya neden olan ana etmenlerdir. Bunları bilerek kararlar vermeli ve betonlaşma, yapılaşma uygulamalarını kısıtlamalıyız."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Sep 2024 08:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/silivride-gorulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu-1725429014.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kocaeli&#039;de dereye 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi-4739</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi-4739</guid>
                <description><![CDATA[Kocaeli'nin Başiskele ilçesindeki Kirazdere'ye 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu salındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Servetiye Mahallesi'ndeki bir alabalık çiftliğinde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, şehirdeki derelerde su kalitesinin kontrol edilmesi ve kirletici unsurların ortamdan uzaklaştırılmasıyla ilgili sayısız çalışma yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu gayretlerin bir uzantısı olarak İzmit Körfezi'nde geçekleştirdikleri&nbsp;balık&nbsp;bırakma çalışmasını derelere de taşımak istediklerini belirten Büyükakın, küresel ısınmanın sebep olduğu su kaynaklarındaki azalmanın akarsularda&nbsp;balık&nbsp;popülasyonunun azalmasına neden olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Büyükakın, yürüttükleri çalışma kapsamında bölgedeki derelerden alınan anaç balıkların yumurtalarının sağıldığını anlatarak, "Balıklar çiftliklerde üretildi. Dereye salınabilir büyüklüğe geldi. Bugün de salım işleminin bir kısmı gerçekleştiriliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İleride diğer derelere de kırmızı benekli alabalık bırakılacağına dikkati çeken Büyükakın, "Bugün sadece bir başlangıç programı oldu. Yakın zamanda inşallah bölgedeki alabalık popülasyonunun artacağını ümit ediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de çocukluğunun geçtiği Başiskele'deki derelerde geçmişte&nbsp;balık&nbsp;popülasyonunun yüksek olduğunu, elleriyle çok&nbsp;balık&nbsp;tuttuklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kontrolsüz avcılık nedeniyle zaman içinde popülasyonun düştüğüne işaret eden Özlü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin çalışmasıyla derenin geçmişteki zengin günlerine kavuşacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğa Koruma ve Milli Parklar Bolu Şube Müdürü Mustafa Gözler ise Abant Alabalık Üretim Tesislerinde yaklaşık 600 bin civarında yıllık üretim kapasitelerinin bulunduğunu, balıkları popülasyonun azaldığı derelere bıraktıklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Başiskele'deki derelerden aldıkları anaç balıkların sağımını yaptıklarını, yavruların salma noktasına geldiğini ifade eden Gözler, bu yavruları gelecek 6 yıl boyunca bırakarak derelerdeki popülasyonu artıracaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Konuşmaların ardından 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Kirazdere'ye bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programa, MHP İl Başkanı Mehmet Nuri Demirbaş, AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Mustafa Koral, MHP Başiskele İlçe Başkanı Şahin Kaya, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Sep 2024 08:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi-1725428513.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;ndeki kirlilik en çok dip balıklarını öldürüyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-olduruyor-4706</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-olduruyor-4706</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkul: - "Bizim daha çok gördüğümüz sargoz, çipura, lidaki, isparoz, dil ve mırmır gibi dibe bağlı yaşayan balıklar ölüyor" - "Kefal gibi çevre kirliliğine çok dayanıklı türlerin dahi etkilenmesi olayın ciddiyetini gösteriyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (<strong>İKÇÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Tansel Tanrıkul</strong>, İzmir Körfezi'nde son dönemde yaşanan toplu&nbsp;balık&nbsp;ölümleriyle ilgili yaptıkları araştırmada kirliliğe dayanıklı kefal gibi türlerin bile yaşayamadığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir'de 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkmasının ardından kirliliğin giderilmesi için kurumların çalışmaları sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezde ölen türler üzerinde araştırmaların sürdüğü İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesinin dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkul, AA muhabirine İzmir Körfezi'ndeki kirlilik sorununun 1970'li yıllarda başladığını, artan nüfus ve kentleşmeyle birlikte sorunun büyüdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl dünya genelinde deniz suyu sıcaklıklarının arttığını kaydeden Tanrıkul, "İzmir Körfezi'nin içerisinde bir kirlilik olmasından dolayı bu global ısınma körfezimize çok daha etkili bir şekilde yansıyor. Bunun sonucu olarak balıklarda ölümler meydana geliyor. Çünkü balıkların yaşam ortamı bozuluyor. Ölümün önemli nedenlerinden biri kirliliğe bağlı olarak sıcaklığın yükselmesiyle balığın çevresel etkenlere karşı toleransının düşmesi. Sıcaklık artıyor ve oksijen miktarı düşüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Tüketilmesi halinde ciddi zehirlenme vakalarıyla karşılaşılabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi'nde geçmişte de lokal&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin yaşandığını ancak bu yıl ölümlerin görüldüğü alanın genişlediğini aktaran Tanrıkul, ölen balıkların çoğunun dibe ya da yarı dibe bağımlı türlerde olduğunu saptadıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tanrıkul, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bizim daha çok gördüğümüz sargoz, çipura, lidaki, isparoz, dil ve mırmır gibi dibe bağlı yaşayan balıklar ölüyor. Bunun haricinde kefal gibi orta sularda gezen hatta çevre kirliliğine çok dayanıklı olan türler dahi artık yaşamını devam ettiremiyor. Onlar içerisinde de ölümler var. Bununla beraber levrek gibi tamamen etçil olarak beslenen hem su yüzeyinde hem suyun dibinde etçil avcılıkla beslenen balıklarda da ölümler var. Ancak kefal ve kaya balıkları gibi çevre kirliliğine çok dayanıklı türlerin dahi etkilenmesi olayın ciddiyetini gösteriyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ölümlerin İzmir Körfezi'ndeki&nbsp;balık&nbsp;popülasyonunu olumsuz etkilediğini aktaran Tanrıkul, sonbahar aylarında sıcaklıkların düşmesiyle su altı yaşamının normale döneceğini tahmin ettiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezden tutulan balıkların tüketilmemesi gerektiğine de dikkati çeken Tanrıkul, "Ölen balıklar taze dahi olsa tüketilmemesi gerekiyor. Çünkü bunların üzerindeki mikrobiyolojik ve kimyasal yük çok fazla. Balığın kendisi zaten dayanamayarak ölüyor. İnsanların tüketmesi halinde ciddi zehirlenme vakalarıyla karşılaşılabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Aug 2024 13:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-olduruyor-1724842208.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde balık tutulmaması için uyarıcı afişler asıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi-4705</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi-4705</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Körfezi'ndeki kirlilik nedeniyle balık avlanmaması konusunda uyarılarda bulunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezin belirli bölümlerinde ölü balıkların görülmesi ve kötü koku, yerel ve ulusal gündemdeki yerini koruyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin körfeze akan 7 dere ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi'nin arıtma tesislerinin çıkış noktasından alınan numunelerin analiz sonuçları bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İZSU'ya ait bir geminin de Alsancak Limanı açıklarında aldığı suyu filtreleyerek yeniden denize deşarj ettiği görüldü. Bu yöntemle su içindeki oksijen oranının artırılması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından denizdeki oksijen oranını artırmak amacıyla Bayraklı sahiline konulan 4 hidrosoft pompa ise bulunduğu yerden kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri,&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin görüldüğü körfezden&nbsp;balık&nbsp;tutulmaması konusunda vatandaşları uyarıyor. Ölü balıkların görüldüğü Bayraklı ilçesi Turan Mahallesi Muhtarı Nursel Ölmez tarafından da uyarıcı afişler asıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Muhtar Nursel Ölmez, AA muhabirine, geçen haftadan bu yana&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin yaşandığı körfezde kokunun kısmen azalmaya başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin&nbsp;balık&nbsp;tutmanın yasak olduğunu kendisine bildirdiğini anlatan Ölmez, "Görüldüğü taktirde ceza uygulanacak. Bana bunu söyledikleri için ve burada çok fazla&nbsp;balık&nbsp;tutmaya gelen vatandaş olduğu için uyarıcı bir yazı yazıp asma gereği duydum. Bilinçli olanlar gelmiyor ama geceleri bilmiyorum. Gündüzleri biz uyardık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Aug 2024 23:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi-1724791832.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Samsun&#039;da su kanalında balık ölümleri görüldü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/samsunda-su-kanalinda-balik-olumleri-goruldu-4699</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/samsunda-su-kanalinda-balik-olumleri-goruldu-4699</guid>
                <description><![CDATA[Samsun'un Terme ilçesinde göl ile Karadeniz arasında bulunan su kanalında balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz ile Akgöl ve Simenit gölleri arasında bulunan kanallarda çok sayıda ölü&nbsp;balık&nbsp;görülmesi üzerine vatandaşlar yetkililere haber verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bunun üzerine Terme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, ölü&nbsp;balık&nbsp;ve sudan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İlçe Tarım ve Orman Müdürü Tuncay Demir, AA muhabirine, Karadeniz ile bağlantısı bulunan Akgöl ve Simenit göllerine yoğun şekilde tuzlu su girişi olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaptıkları ölçümler neticesinde bu oranın binde 11 seviyelerine çıktığının gözlemlendiğine işaret eden Demir, "Bu durum neticesinde göllerimizde ve akarsularımızda bulunan türlerde, sucul ekosisteme zararı olan istilacı türlerden İsrail sazanının da bulunduğu&nbsp;balık&nbsp;türlerinde ölüm olduğu gözlemlenmiştir.&nbsp;Balık&nbsp;ölümlerinin nedeni, her sene bu dönemde sularımıza deniz suyunun karışması ve tuzluluğun tatlı su balıklarına zarar vermesi sonucudur. Bir başka neden ise havaların ısınması sebebiyle suyun çekilmesi ve balıkların oksijensiz kalmasıdır." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Aug 2024 08:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/samsunda-su-kanalinda-balik-olumleri-goruldu-1724737465.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kastamonu&#039;da 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Devrekani Çayı&#039;na bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi-4696</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi-4696</guid>
                <description><![CDATA[Kastamonu'nun Daday ilçesinde 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Devrekani Çayı'na salındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğa Koruma ve Milli Parklar (<strong>DKMP</strong>) Genel Müdürlüğü tarafından 2024 yılı balıklandırma programı kapsamında "Doğal Alabalık Üretilmesi ve Orman İçi Suların Balıklandırılması Projesi" kapsamında üretilen 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu, DKMP 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu Şube Müdürlüğünce Devrekani Çayı ile buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240825-35481933-35481931-KASTAMONUDA_7_BIN_KIRMIZI_BENEKLI_ALABALIK_YAVRUSU_DEVREKANI_CAYINA_BIRAKILDI.jpg" style="height:453px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">10. Bölge Müdürü Ali Bozkurt, balıkların bırakılması dolayısıyla düzenlenen programdaki konuşmasında, orman içi sulardaki doğal alabalık popülasyonlarının optimum düzeye ulaştırılması, bozulan alabalık habitatlarının rehabilitasyonu ve gen kaynaklarının korunması amacıyla çalışma başlatıldığını belirterek, "Bu kapsamda Daday ilçesinde&nbsp;balık&nbsp;salımında bulunduk. Yürütülen proje ile derelerin doğal dengesine kavuşması ve sportif olta balıkçılığına açılması ile bölgede yaşayan köylülerimize gelir kaynağı oluşturulması hedefleniyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240825-35481933-35481932-KASTAMONUDA_7_BIN_KIRMIZI_BENEKLI_ALABALIK_YAVRUSU_DEVREKANI_CAYINA_BIRAKILDI.jpg" style="height:457px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programa, Daday Kaymakamı Yasin Cevizci, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekrem Mutlu, Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu, Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Meftun Alay, Jandarma Çevre Timi, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Aug 2024 16:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi-1724674777.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Balık ölümlerinin görüldüğü İzmir Körfezi&#039;nde yoğun denetim</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/balik-olumlerinin-goruldugu-izmir-korfezinde-yogun-denetim-4695</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/balik-olumlerinin-goruldugu-izmir-korfezinde-yogun-denetim-4695</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin körfeze akan 7 dere ile arıtma tesisi çıkış noktalarından aldığı numuneler mobil laboratuvarda analiz ediliyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kötü koku ve&nbsp;balık&nbsp;ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri detaylı inceleme başlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve kirliliğin önüne geçilmesi için çalışmalar sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının körfezde daha ayrıntılı inceleme yapılacağı açıklamasının ardından bakanlık merkez teşkilatına bağlı uzman ekipler ile Mobil Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı, Bayraklı ilçesinden denize dökülen Manda Çayı'nda göreve başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekipler, çaydan alınan su numunelerini bölgede hazır bulunan Mobil Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarına yönlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ekiplerin körfeze akan Bostanlı, Bayraklı, Laka, Arap ve Balçova dereleri, Manda ve Meles çayları ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesislerinden de numuneler alacağı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Derelerin getirdiği kirlilik yükü</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmalarla ilgili gazetecilere bilgi veren Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzleme ve Çevre Denetimi Daire Başkanı Barış Ecevit Akgün,&nbsp;balık&nbsp;ölümlerine ilişkin il müdürlüğünce yürütülen çalışmalara katkı sağlamak amacıyla bakanlığın merkez denetim ekipleriyle laboratuvarı bölgeye yönlendirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;ölümlerinin ardından denizde çeşitli derinlik ve açıklıklardan numuneler alındığını kaydeden Akgün, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Burada körfeze girişi bulunan 7 büyük derenin getirmiş olduğu kirlilik yükünün tespitine ilişkin bir çalışma yürüteceğiz. İl müdürlüğümüz tarafından zaten bölgedeki bütün kaynaklar düzenli olarak denetleniyor. Sürekli atık su izleme sistemleri vasıtasıyla debisi 5 bin metreküpün üzerinde olan 36 atık su arıtma tesisi verilerini online olarak izliyoruz. Ama mevzuat kapsamında bu izleme sistemlerini bulundurması gerekmeyen atık su kaynaklarını da mobil su ve atık su laboratuvarımızda numuneleri almak suretiyle denetleyeceğiz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akgün, ilk tespitlere göre bölgede bulunan organizmalardaki ciddi artış sebebiyle çözünmüş oksijen miktarının düştüğünü, birikmiş kirliliğin&nbsp;balık&nbsp;ölümlerine neden olduğunun görüldüğünü ancak kapsamlı değerlendirmeyi analiz sonuçlarına göre yapabileceklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İZSU'ya ait Narlıdere ve Çiğli arıtma tesislerinden de önceki günlerde numuneler alındığını aktaran Akgün, analiz sonuçlarının henüz çıkmadığını, bu tesislerde de inceleme yapacaklarını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu arada ekiplerin numune aldığı Manda Çayı üzerinde ölü balıkların bulunduğu gözlendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Oksijen miktarının artırılması için pompa kuruldu</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balık&nbsp;ölümlerinin görüldüğü körfezde İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı süpürge teknesi temizlik çalışmalarını sürdürürken İZSU ekiplerinin de Bornova deresinin denize döküldüğü noktada dip çamurlarını iş makineleriyle temizledikleri görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ise Bayraklı sahiline 4 hidrosoft pompa kurdu. Pompaların, çektikleri suyu filtreleyerek yeniden denize deşarj ettikleri, bu yolla su içindeki oksijen oranının da artırılmasının hedeflendiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan TÜBİTAK MARMARA Araştırma Gemisi'nin de İzmir Körfezi'nde çeşitli noktalarda inceleme yaptığı gözleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Aug 2024 09:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balik-olumlerinin-goruldugu-izmir-korfezinde-yogun-denetim-1724653619.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 30 gölete sazan yavrusu bıraktı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-golete-sazan-yavrusu-birakti-4693</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-golete-sazan-yavrusu-birakti-4693</guid>
                <description><![CDATA[- "2015'ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk. Bu sene bir miktar daha artış yaptık ve yaklaşık 1,7 milyon yavru sazan balığını bugün burada olduğu gibi 30 noktada da iç sularımızla buluşturduk"

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında 9 ilçede toplam 30 gölete 1 milyon 681 bin sazan yavrusu bıraktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü</strong>, kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların kaliteli, ucuz ve sağlıklı gıda ihtiyaçlarının karşılanması, ticari ve sportif amaçlı&nbsp;balıkçılığın desteklenmesi, su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanılması ve kaynakların gelecek nesillere aktarılması için su ürünleri kaynaklarını&nbsp;balıklandırmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "<strong>Su Kaynaklarının&nbsp;Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında, Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İpsala Su Ürünleri Üretim İstasyonu tesislerinde üretilen 1 milyon 681 bin sazan balığı yavrusu, Arnavutköy'de bulunan Terkos Gölü, Sazlıdere Barajı ve diğer göletlere 930 bin, Beykoz'da bulunan göletlere 58 bin, Sarıyer'de Kısırkaya Göleti'ne 5 bin, Silivri'de bulunan göletlere 63 bin, Şile'deki göletlere 275 bin, Sultangazi Alibey Baraj Gölü'ne 100 bin, Sancaktepe'de bulunan Samandıra Göleti ve Ömerli Baraj Gölü'ne 210 bin, Pendik'teki Ömerli Baraj Gölü'ne 10 bin ve Çatalca Terkos Gölü'ne 30 bin adet olmak üzere 30 gölete salındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklandırma programı töreni, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü <strong>Suat Parıldar</strong> ve&nbsp;Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü teknik personelinin katılımıyla Beykoz Bozhane-Göllü Göleti'ne 10 bin sazan balığı yavrusunun bırakılmasıyla gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>- "2015'ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk"</strong></span></span></span><br />
&nbsp;</p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Törende konuşan Parıldar, "<strong>Su Kaynaklarının&nbsp;Balıklandırılması</strong>" projesiyle iç sularda bulunan barajlardaki, göletlerdeki doğal yaşamı, dengeyi ve yaşam popülasyonunu da dengelemek açısından sazan yavruları bıraktıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Parıldar, "Şu anda 30 noktada bu çalışmayı yapmış bulunuyoruz. 2015'ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk. Bu sene bir miktar daha artış yaptık ve yaklaşık 1,7 milyon yavru sazan balığını bugün burada olduğu gibi 30 noktada da iç sularımızla buluşturduk. Amacımız, tabii su ürünlerinde avcılığın yanında amatör anlamda da spor anlamında da avcılık faaliyetlerini desteklemek. İstanbul'umuz da bu açıdan çok önemli bir yer tutuyor ve 9 ilçemizde 30 noktada şu an olduğu gibi bu faaliyeti yerine getiriyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">1 Eylül itibarıyla başlayacak av sezonuna da değinen Parıldar şöyle devam etti:<br />
"İstanbul'da faaliyetlere başladık. 2024'ün şöyle bir özelliği var; biz su ürünlerinde ve hayvancılıkta üretim planlamasıyla birlikte yıla başladık ve bu av sezonuyla birlikte de üretim planlamasının etkilerini, faydalarını çok daha ciddi göreceğiz. 5 eksen üzerinde biz bu çalışmaları yapıyoruz. Öncelikle kayıtlı işletmelerimiz üzerinden gidiyoruz, burada da İstanbul'umuzun varlığından bahsetmek gerekirse, 1973 gemimiz var avcılıkta kullanılan ve 16 bin 500 gerçek kişi ruhsat tezkeresine sahip&nbsp;balıkçımızla biz bu faaliyetleri yürütüyoruz. 661 kilometrelik bir kıyı şeridimiz var. 48 su ürünleri kooperatifimiz var, 57&nbsp;balıkçı barınağımız var. Dolayısıyla biz&nbsp;balıkçılarımızla birlikte tüketicilerimize ekonomik, taze ve sürdürülebilir üretimden gelen ürünleri sunmak zorundayız. Bugün olduğu gibi yarın da yine bu sektörde hem geçimini sağlayan insanların olması için hem de doğal hayatın sürdürülebilir olarak sağlanması için."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Parıldar, kayıtlılık ve sürdürülebilirliğe dikkati çekerek, kalite ve verimliliğin işin içerisinde olduğunu dile getirdi.<br />
Bu sektörlere yatırım yapacak kişilere yol açmak ve ön ayak olmak için bu çalışmaları yürüttüklerini anlatan Parıldar, "Sadece bitkisel üretimde de bu sene yine üretim planlamasını hayata geçiriyoruz ve böylelikle Türkiye'mizin her yerinde, İstanbul'umuzda biz özelde çalışarak, diğer illerde Türkiye'nin diğer illerinde çalışarak üretimi planlı olarak hayata geçiriyoruz. Kiminle, nerede, ne kadar, hangi zamanda hangi ürünü üreteceğimizi bilerek ve amel ederek yürümek istiyoruz. Bu bağlamda da üretim yüzyılında çok ciddi çalışıyoruz. 1 Eylül itibarıyla da av sezonuna&nbsp;balıkçılarımızla birlikte hazırlıklarımızı yaptık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 04:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-golete-sazan-yavrusu-birakti-1724378432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Deniz kirliliğine neden olan Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira para cezası</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi-4692</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi-4692</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya'nın Konaklı Beldesi ve Damlataş Plajı Mevkisi'nde deniz kirliliğe neden olan arıtma tesisiyle ilgili Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira para cezası uygulandığını ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre,&nbsp;Antalya&nbsp;Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen atık su arıtma tesisine ait&nbsp;deniz&nbsp;deşarjı hattında, Sahil Güvenlik Komutanlığı dalış ekibince sualtı incelemesi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yapılan incelemelerde hattın çıkış noktasında koyu renkli ve kirletici özellikte atık su çıkışı olduğu tespit edildi. Ayrıca aynı gün Damlataş Plajı Mevkisi'nde yağmur suyu kanalına ait deşarj noktasında da benzer görüntüler kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bakanlığa gelen ihbarın ardından&nbsp;Antalya&nbsp;Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetim ekipleri, bölgeye sevk edildi. Tesisin, standartlara aykırı atık su deşarjı yaptığı belirlendi ve akış durduruldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Damlataş Plajı Mevkisi'ndeki yağmur suyu hattına kaçak bağlantılar yapıldığı tespit edildi ve bu bağlantıların kesilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu kirlilik sebebiyle Bakanlık,&nbsp;Antalya&nbsp;Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira idari para cezası uyguladı ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öte yandan, Bakanlık ekiplerince denizden yeniden alınan numuneler analiz edildi ve&nbsp;deniz&nbsp;suyu değerlerinin normale döndüğü tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Aug 2024 04:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi-1724376493.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Körfezi&#039;nde balık ölümleri devam ediyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-4691</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-4691</guid>
                <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Suzer: - "Oksijensizlikten ve solungaçlardaki tıkanmalardan kaynaklanıyor bu ölümler. Bu, tabii ki kirliliğin bir etkisi"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Körfezi'nde Bayraklı ilçesi sahilinde görülen&nbsp;balık&nbsp;ölümleri ve kötü koku, yayılarak Karşıyaka sahiline ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin denizde başlattığı temizlik çalışması devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin aldığı su ve ölü&nbsp;balık&nbsp;numuneleri üzerinde laboratuvar incelemesinin de sürdüğü belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz suyu renginin yeşil ve kahverengiye döndüğü körfezde&nbsp;balık&nbsp;ölümleri bugün Karşıyaka ilçesi Bostanlı sahiline kadar yayıldı. Çok sayıda ölü balığın deniz yüzeyine çıktığı ve sahile vurduğu görüldü.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kirliliğe bağlı oksijen eksikliği</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Suzer, AA muhabirine 1999 yılından itibaren İzmir Körfezi'nde çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezde bir arıtma sisteminin bulunduğunu ancak şu anda nüfus yoğunluğunun çok fazla olduğunu aktaran Suzer, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Buna bağlı olarak da evsel ve endüstriyel kirlilikler var. Körfezde şu anda azot ve fosfor besin elementleri de yüksek seviyede bulunuyor. Yüksek sıcaklıkla birlikte mikro alglerin patlamasına sebep oluyor. Bunlar aşırı ürediği zaman da sudaki oksijen dip seviyesine iniyor. Bunlar da&nbsp;balık&nbsp;ölümlerine kadar gidebiliyor. Çünkü suda şu anda oksijen azlığı var. Sıcaklıkla birlikte oksijen satürasyonu da düşmekte. Körfezimizde özellikle iç körfezde akıntı sistemi çok yavaş olduğu için bu tür olaylar görülüyor. Oksijensizlikten ve solungaçlardaki tıkanmalardan kaynaklanıyor bu ölümler. Bu, tabii ki kirliliğin bir etkisi."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Su kalitesi en düşük yerlerden biri"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deniz Biyoloğu Prof. Dr. Ergün Taşkın da yaptıkları çalışmalarda "İzmir Körfezi'nin Türkiye'nin su kalitesi olarak en düşük yerlerinden bir tanesi olduğunu belirlediklerini" söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Buradaki&nbsp;balık&nbsp;ölümlerinin de asıl nedeninin kirliliğe bağlı oksijen eksikliği olduğunu dile getiren Taşkın, sıcak havanın da bunda etkili olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Turan Mahallesi Muhtarı Nursel Ölmez ise&nbsp;balık&nbsp;ölümlerine bağlı olarak bölgede yoğun bir kokunun oluştuğunu, ölü balıkların bir an önce toplanmasını istediklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 03:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-1724373738.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdeniz&#039;deki yüksek deniz suyu sıcaklığı canlı yaşamını ve tür popülasyonunu olumsuz etkiliyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor-4690</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor-4690</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu: - "Yüksek sıcaklık kıyısal alanlarda, sığ sularda bazı canlıların yok olmasına sebep olabilir. Sıcaklık birçok yerli türümüzün popülasyonunun azalmasına sebep oldu" - "Kızıldeniz'in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor. İsparinin, mırmırın yerini Kızıldeniz'den gelen çizgili gırt gırt balığı almaya başladı. Mercan balıklarının yerini kılkuyruk mercan aldı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><strong>Akdeniz Üniversitesi</strong> Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mehmet Gökoğl</strong>u, son dönemde Akdeniz'deki yüksek&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığının bazı&nbsp;deniz&nbsp;canlılarını yok ettiğini ve yerli tür popülasyonunun azalarak kıyılarda Kızıldeniz türlerinin hakim olmaya başladığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gökoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın etkisiyle Akdeniz'de&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığının giderek yükseldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Antalya'da mevcut durumda&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığının 31-32 derece arasında seyrettiğini belirten Gökoğlu, "Geçen yıl 31 derece civarında ölçülmüştü ama bu sene çok erken yükseldi. Temmuz ayında 32 dereceyi bulduğu dönemler oldu. Akdeniz için bu sıcaklık çok yüksek.&nbsp;Deniz&nbsp;suyundaki bu yükselme Akdeniz'in giderek tropikalleştiğini gösteriyor. Kış aylarının sıcak geçmesi, ani yağışlar ve fırtınalarla iklimde değişiklik olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kızıldeniz'in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gökoğlu, bu sıcaklık artışının&nbsp;deniz&nbsp;içerisindeki tüm canlılar için risk oluşturduğunu ve bazı türlerin yok olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgedeki balık türlerinde değişim görüldüğüne değinen Gökoğlu, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yüksek sıcaklık kıyısal alanlarda, sığ sularda bazı canlıların yok olmasına sebep olabilir. Sıcaklık birçok yerli türümüzün popülasyonunun azalmasına sebep oldu. Örneğin kıyılarımızda forskali barbunu görülmeye başlandı. Kızıldeniz'in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor. İsparinin, mırmırın yerini Kızıldeniz'den gelen çizgili gırt gırt balığı almaya başladı. Mercan balıklarının yerini kılkuyruk mercan aldı. Buna benzer değişimler gözlemliyoruz. Eskiden oltamızı attığımızda ispari, mercan yakalardık şimdi aynı alanlarda balon balıkları, kılkuyruk mercan gibi Kızıldeniz türleri yakalıyoruz."</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yüksek sıcak Posedonya çayırlarını öldürüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gökoğlu ayrıca, Akdeniz Havzası'ndaki&nbsp;deniz&nbsp;çayırı Posedonyaların da ciddi zarar gördüğüne dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Posedonya çayırlarının Akdeniz'in Amazon ormanları olduğunun vurgulayan Gökoğlu, "Kıyılardaki Posedonya çayırlarının ölmeye başladığını görüyoruz. Yüksek sıcak Posedonya çayırlarını öldürüyor. Tabii bunda kirliliğin de etkisi var ama Posedonya çayırları yok olmaya başladı. Bu çayırlar birçok canlının besinini oluşturduğu gibi balıkların yumurta bırakabileceği, balık yavrularının girip saklandığı, beslenebildiği ortamlardır. Denizlere oksijen verir. Bu ortamı yok ederseniz diğer canlılar olumsuz etkilenir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gökoğlu, öncelikle küresel ısınmanın önlenmesi, fosil yakıtlardan vazgeçilmesi, ısınmayı önleyen ormanlık alanların kaybının önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlere daha çok su verilmesi gerektiğinin altını çizen Gökoğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Akarsuları denize ulaştırmamız lazım. Akarsulara barajlar yapıldı, bunlar kaldırılsın demiyoruz ama bunlardan daha fazla faydalanmamız lazım. Nehirlerin çok temiz akması ve denize çok daha fazla su vermemiz gerekiyor. Vahşi sulamadan vazgeçmeli, kirliliği durdurmalıyız. Bu durumda kirlilik de önemli bir etken. Türkiye bu tedbirlerle Akdeniz çanağında öncülük edebilir. Çünkü küresel ısınmadan en çok etkilenen yer Türkiye'nin bulunduğu bölge. Doğu Akdeniz küresel ısınmadan nasibini en çok alan yer. Biyoçeşitlilik de en çok burada değişmeye başladı."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 03:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor-1724373538.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akdeniz&#039;deki deniz kaplumbağalarının statüsü, koruma ve izleme çalışmalarıyla iyileştirildi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi-4680</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi-4680</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin, yeşil deniz kaplumbağası Akdeniz alt popülasyonunu "kritik tehlikede" statüsünden "tehdide yakın" statüsüne çekmesinde, bölgede kamu ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen çalışmalar etkili oldu - Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca: - "Elimizdeki verilere göre Akdeniz sahillerinde yuva başarısı, yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türkiye'nin uluslararası öneme sahip sulak alanlarından Çukurova Deltası'nın en geniş lagünü olan Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası ve carretta caretta yuvalarından yavru çıkışları devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Adana'nın Karataş ilçesinde bulunan Akyatan Lagünü ile Akdeniz arasında yer alan Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda bu sezon 500'e yakın kaplumbağa yuvası bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaklaşık 22 kilometrelik sahildeki yuvalarında kuluçka dönemini tamamlayan 7 bin civarında yavru yumurtalarından çıkarak Akdeniz'in mavi sularıyla buluşuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasındaki süreci takip eden Doğal Hayatı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) Türkiye görevlileri de yumurtasından çıkamayan ve kumsaldaki engellere takılan canlılara yardım ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz sahillerindeki yuva sayısı ve popülasyon artışının ardından Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (<strong>IUCN</strong>) tarafından Akdeniz alt popülasyonu "kritik tehlikede" statüsünden "tehdide yakın" statüye çekildiği yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası yavrularının, yuva çıkışlarını eylül ayı sonlarına kadar sürdürmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca, AA muhabirine,&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının Türkiye'de 21 noktada yuvalama yaptığını ve bu alanlardan 8'inin bölgelerinde olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Atmaca, Doğu Akdeniz kıyılarının&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının yuvalama yaptığı çok önemli sahillere sahip olduğunu, Adana ve Hatay'da 2'şer, Mersin'de 4 yuvalama alanı bulunduğu bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Adana'daki Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Sahili'nin yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası için önemli yuvalama alanı olduğunu belirten Atmaca, "Bu yıl Akyatan Sahili'nde 500 civarında yuva, şu ana kadar 7 bin civarı yavru çıkışı tespit edildi. Sorunsuz bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Bu süreç içerisinde kıyılarımızda koruma önlemlerimizi ve denetimlerimizi sıklaştırıyoruz.&nbsp;Deniz&nbsp;kaplumbağalarının yumurtadan çıkması ve denize ulaşması aşamasında ses, ışık ve gürültü kirliliğiyle alakalı ciddi tedbirler alıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;kaplumbağalarının uluslararası ölçekte korunan tür olduğunu anımsatan Atmaca, "Uluslararası Doğayı Koruma Birliği kriterine göre nesli tehlike altında olan bir türümüz. Yaptığımız koruma ve izleme çalışmalarıyla bölgemizde&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının statüsü iyileştirilmiştir. Elimizdeki verilere göre Akdeniz sahillerinde yuva başarısı, yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yavrular yaklaşık 300 yuvadan çıkıp Akdeniz'in engin sularına ulaştı"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doğal Hayatı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) Türkiye'nin Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda görev yapan uzman biyoloğu <strong>Mehmet Tural</strong>, Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü ile 2006 yılından bu yana çalışma yürüttüklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tural, Akdeniz'deki yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası popülasyonunun yaklaşık yüzde 50'sinin yumurtalarını Türkiye'ye bıraktığını anlatarak, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Araştırma sonuçlarına göre yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının Akdeniz'deki en önemli yuvalama alanı Türkiye'nin Doğu Akdeniz kıyıları yani Mersin, Adana ve Hatay. Kaplumbağaların üreme dönemi ülkemizde mayısın sonundan eylülün sonuna kadar devam ediyor. Biz burada 1 Haziran'da çalışmaya başlıyoruz. 1 Haziran'dan şu ana kadar 500'e yakın yuva tespit ettik. Yavru çıkışı dönemindeyiz. Yavrular yaklaşık 300 yuvadan çıkıp Akdeniz'in engin sularına ulaştı. 200 yuva için de çalışmalarımız devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki 18 yıllık çalışmada 6 bine yakın yuvadan 250 binden fazla yavrunun denize ulaştığı bilgisini veren Tural, "Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin açıklamasına göre yeşil&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının Akdeniz alt popülasyonu 'kritik tehlikede' statüsünden 'tehdide yakın' statüye alındı yani bu da popülasyonun Akdeniz'de arttığı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 03:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi-1724371446.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırklareli&#039;nde gölet ve barajlara 205 bin sazan yavrusu bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/kirklarelinde-golet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi-4674</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/kirklarelinde-golet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi-4674</guid>
                <description><![CDATA[Kırklareli Tarım ve Orman Müdürlüğünce baraj ve göletlere 205 bin sazan yavrusu bırakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığının "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında Pınarhisar ilçesinin Çayırlı Barajına İpsala Su Ürünleri Üretim İstasyonu'ndan temin edilen balıklar salındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, yaptığı konuşmada baraj ve göllerdeki balıklandırma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gölet ve barajlara bırakılan balıkların korunması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Karaca, tatlı sulardaki&nbsp;<strong>balık</strong>&nbsp;popülasyonunu arttırmak için çalıştıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Aug 2024 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kirklarelinde-golet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi-1724310347.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Marmara ve Karadeniz&#039;in karbon tutma ve asitlenme seviyeleri ilk kez ölçüldü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-olculdu-4670</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-olculdu-4670</guid>
                <description><![CDATA[ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel: - "İlk bulgularımıza göre Karadeniz'in karbon tutma kapasitesi Marmara'ya göre bir nebze daha iyi. Marmara'nın çoktan asitlenmiş olduğunu ve karbon tutma kapasitesini kaybetmeye daha hızlı gittiğini söyleyebiliriz" - "Normal deniz sistemleriyle kıyaslandığında Marmara Denizi daha asidik, Karadeniz ise bir nebze daha alkalin. Karbon tutma mekanizmaları Karadeniz'de hala daha üretken, çalışır ve sağlıklı olarak nitelendirilebilir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orta Doğu Teknik Üniversitesi (<strong>ODTÜ</strong>)&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Mustafa Yücel</strong>, asitlenme seviyeleri ve karbon tutma kapasitelerini ilk kez ölçtükleri iki denizden Karadeniz'in Marmara'dan daha iyi durumda olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">ODTÜ&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri Enstitüsünün Türkiye'de ilk defa&nbsp;deniz&nbsp;ile atmosfer arasındaki karbondioksit gazı alışverişini araştırmak üzere 2022'de başlattığı çalışmanın ilk sonuçları ortaya çıktı. Enstitü bünyesindeki&nbsp;Deniz&nbsp;Ekosistem ve İklim Araştırmaları Merkezi'nde (<strong>DEKOSİM</strong>) geliştirilen sistemlerin de yardımıyla Marmara Denizi ile Karadeniz'in karbon tutma kapasiteleri ve asitlenme seviyeleri ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Özhan'ın analiz ettiği ilk sonuçlara göre, Marmara Denizi'nde yüzey pH değerleri 8,1'in üzerine çıkmazken Karadeniz'de 8,25'e kadar yükseldiği tespit edildi. İki denizden de alınan örnekler DEKOSİM laboratuvarlarında detaylı analiz edildikten sonra denizlerin karbon yutma kapasitesi ve asitlenme değerleri net biçimde ortaya konacak.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/asitlenme-olcum-3.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"<strong>ODTÜ Bilim-2</strong>" gemisi ile yapılan son ölçümler ve bugüne kadar elde edilen verilerle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yücel, çok yoğun pH ölçümleri ile Marmara Denizi ve Karadeniz'in asitlenme seviyesini ölçtüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yücel, denizlerin asitlenme seviyelerini araştırırken, başka bir projede birlikte çalıştıkları Fransız ortaklarınca geliştirilen çok hassas 2 adet asidite sensörü kullandıklarını, kendilerinin de DEKOSİM bünyesinde yerli ve milli imkanlarla pH ölçüm sistemleri geliştirdiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlerin atmosferdeki karbondioksidin bir kısmını emerek iklim değişikliğini yavaşlattığını aktaran Yücel, bunun denize bedelinin asitlenme olduğunu ve yeni bir konu olan asitlenme değerlerini geçmişle kıyaslamak için ellerinde veri bulunmadığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Genellikle pH değerlerinin, rakam ve virgülden sonra gelen ilk basamakla anıldığını ancak okyanus asitlenmesini ölçebilmek için virgülden sonraki üçüncü hatta dördüncü basamakların dahi doğru biçimde ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Yücel, "Bunu Türkiye'de ilk defa biz başlattık. Karadeniz'in 30 mil açığından, Marmara Denizi'ne kadar yüzey sularını virgülden sonraki dördüncü basamağa kadar hassasiyetle ölçtük. Detaylı laboratuvar analizleri sonucunda bu basamaklar belli olacak." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_f4e560aad3fdbd9380c2c7b48a826316.jpg" style="height:308px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Marmara daha asidik, Karadeniz daha alkalin"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yücel, bu ölçümler sonrasında elde ettikleri ilk bulguları hakkında şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Karbon tutuma kapasitesi çok kompleks bir konu, pH ne kadar yüksekse karbondioksidi yakalama, tutma kapasitesi de o kadar var demek. Gördüğümüz kadarıyla Marmara Denizi, Karadeniz'den 0,1 kadar daha asidik durumda. İlk bulgularımıza göre Karadeniz'in karbon tutma kapasitesi Marmara'ya göre bir nebze daha iyi. Marmara'nın çoktan asitlenmiş olduğunu ve karbon tutma kapasitesini kaybetmeye daha hızlı gittiğini söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ölçümleri belirli periyotlarla tekrarladıklarında Marmara ve Karadeniz arasındaki farkın ne kadar kalıcı olduğunun görüleceğini ifade eden Yücel, "Normal&nbsp;deniz&nbsp;sistemleriyle kıyaslandığında Marmara Denizi daha asidik, Karadeniz ise bir nebze daha alkalin. Karbon tutma mekanizmaları Karadeniz'de hala daha üretken, çalışır ve sağlıklı olarak nitelendirilebilir. Zaten jeolojik zamanlardan bu yana Karadeniz net olarak daha fazla karbon tutan bir sistem." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;canlıları denildiğinde herkesin aklına balıklar ve&nbsp;deniz&nbsp;memelilerinin geldiğini ancak mikroskobik düzeyde fotosentez yapan ve karbon bileşiklerinden kabuklarını inşa eden canlıların da önemli olduğunu dile getiren Yücel, bu canlıların asitlenmeye daha az dayanıklı oldukları, ısınma ve kirliliğin üstüne bir de asitlenme baskısının bu türlerin karşılaştığı baskılara ekleneceği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yücel, sözlerini, "Marmara'da çoktan bir pH farkının var olduğu görünüyor. Bunun mikroskobik seviyedeki türlere nasıl etki ettiği konusunun henüz başındayız. Karaya döndükten sonra, plankton uzmanı hocalarımız analiz edecek ve bunu yıllarca tekrarlamamız gerekiyor. Bu konuda bir ulusal oşinografik program oluşturup düzenli hale getirmemiz lazım." diyerek tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 09:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-olculdu-1724308657.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Büyükşehir Belediyesinden körfezdeki kötü koku ve balık ölümlerine ilişkin açıklama:</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-buyuksehir-belediyesinden-korfezdeki-kotu-koku-ve-balik-olumlerine-iliskin-aciklama-4668</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmir-buyuksehir-belediyesinden-korfezdeki-kotu-koku-ve-balik-olumlerine-iliskin-aciklama-4668</guid>
                <description><![CDATA["Plankton patlamasıyla sudaki çözünmüş oksijen miktarının oldukça azalmasının balıkların ölümüne sebebiyet verdiği düşünülmektedir"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez'de görülen balık ölümleri ve kötü kokunun&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklıklarının yükselmesi sonucu tek hücreli canlı (plankton) popülasyonun artışından kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Belediyeden yapılan açıklamada,&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığının küresel ısınma ve iklim değişikliği etkisiyle artarak 29 dereceye ulaştığı, bu ortamın da "Dinoflagellate Gymnodinium" cinsi tek hücreli canlıların (planktonların) popülasyonunda ani artışları beraberinde getirdiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sudaki oksijen oranının düşmesiyle başlayan plankton ölümlerinin ise kötü kokuya neden olduğunun kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Ayrıca bu canlıların popülasyonundaki aşırı artış, bulundukları suyun yüzeyinin kızılımsı-kahverengi bir görünüme bürünmesine de neden olmaktadır. Bununla birlikte plankton patlamasıyla sudaki çözünmüş oksijen miktarının oldukça azalmasının balıkların ölümüne sebebiyet verdiği düşünülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından gerekli çalışmalar yapılmaktadır.&nbsp;Deniz&nbsp;Koruma Şube Müdürlüğümüz de hem&nbsp;deniz&nbsp;süpürgesi hem de karadan temizlik çalışması yapmaktadır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Aug 2024 08:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesinden-korfezdeki-kotu-koku-ve-balik-olumlerine-iliskin-aciklama-1724306113.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmit Körfezi&#039;nin derinliklerinde denizin tehlikeli çiçekleri &quot;anemonlar&quot; kayıt altına alındı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi-4663</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/izmit-korfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi-4663</guid>
                <description><![CDATA[Körfeze yapılan dalışta canlı renkleri, narin yapıları, sıra dışı güzellikleriyle dikkati çeken anemonlar görüntülendi - Su altı fotoğrafçısı ve dalış eğitmeni Mehtap Akbaş Çiftci: - "Tür, renkleri ve formları nedeniyle özellikle su altı fotoğrafçılarının gözdesi konumunda. Anemonlar daha çok 'denizin tehlikeli çiçekleri' olarak algılanıyorlar"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Su altı fotoğrafçısı ve dalış eğitmeni <strong>Mehtap Akbaş Çiftci</strong>, İzmit Körfezi'nde yaptığı dalışta canlı renkleri, narin yapıları, sıra dışı güzellikleriyle dikkati çeken anemonları kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kocaeli'nin Körfez ilçesindeki Kirazlıyalı bölgesinde gerçekleştirilen dalışta, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi'nin sıra dışı güzelliği anemonlar su altı kamerasıyla görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Estetik oldukları kadar zehirli de olan ve görüntüleriyle çiçek buketlerini andıran anemonlar, "denizin tehlikeli çiçekleri" olarak biliniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Kirazlıyalı bildiğiniz bir tarla gibi"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çiftci, AA muhabirine, 10 ila 20 metre derinliklerde gerçekleştirdiği dalışlarda,&nbsp;deniz&nbsp;ekosistemi için önemli bir yere sahip olan anemonları kayıt altına aldıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dalışın yaklaşık 2 saat sürdüğünü aktaran Çiftci, "İzmit Körfezi, Marmara Denizi'ne bağlı olduğu için akıntının çok olduğu, yüzeyi Karadeniz, alt tabakası ise Ege sularıyla beslenen bir körfez. Dolayısıyla burada biyoçeşitlilik oldukça fazla." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Su altının çiçekleri" olarak adlandırdıkları anemonları görüntülemekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Çiftci, "Belli bölgelerde yoğunlaşmış. Kirazlıyalı'da popülasyon olarak daha fazla. Mesela Gölcük Değirmendere'de de var ama çok az. Kirazlıyalı bölgesi bildiğiniz bir tarla gibi." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Görüntüleri sebebiyle fotojenikler"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Anemonların özelliklerine değinen Çiftci, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yarı sesil (yarı dibe bağımlı) yaşayan, zehirli dokunaçlara sahip anemonlar, içlerinde barındırdıkları ve birlikte yaşadıkları zooxanthellae alglerinden dolayı sarı, yeşil renk alıyorlar. Denizde akıntıların etkisiyle nazlı nazlı salınan anemonların uçları ise mor renkte. Tür, renkleri ve formları nedeniyle özellikle su altı fotoğrafçılarının gözdesi konumunda. Boyları 20 santimetre kadar olabilen kayalık, sığ zeminlerde yaşam bulan anemonlar, planktonik canlılarla besleniyor. Anemonlar daha çok 'denizin tehlikeli çiçekleri' olarak algılanıyorlar. Görüntüleri sebebiyle fotojenikler. Dibe bağımlı olarak yaşıyorlar."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İzmit Körfezi'ne, Marmara Denizi'ne dalış konusunda biraz çekinceli yaklaşıldığına işaret eden Çiftci, "Aslında İzmit Körfezi' de Marmara Denizi de biyoçeşitlilik olarak çok zengin bir yer. Bazı bölgelerde, özellikle Akdeniz Bölgesi'nde tür sayısı giderek azalmaya başladı ama biz Marmara'da özellikle su altı fotoğrafçıları olarak çok daha verimli, çok keyifli dalışlar gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dalış eğitmeni Selçuk Çiçekay da yaptıkları dalıştan bahsederek, "Burada birçok anemon bölgesi var. Su altı fotoğrafçıları buraya gelip anemonlardan fotoğraf ve görüntü alabilirler." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Aug 2024 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmit-korfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi-1724059966.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Diyarbakır&#039;daki Devegeçidi Baraj Gölü&#039;nde balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-golunde-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4660</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-golunde-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-4660</guid>
                <description><![CDATA[Diyarbakır'daki Devegeçidi Baraj Gölü'nde balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvan Koruma Timi (<strong>HAYDİ</strong>), planlı faaliyetler kapsamında baraj gölü çevresinde denetim gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denetim sırasında baraj gölü kıyısında ve su yüzeyinde ölü "Asya sazanlarını" tespit eden HAYDİ ekibi, durumu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğüne bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgeye gelen Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, ölü balıklardan ve baraj gölünden numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Numuneler incelenmek üzere Elazığ Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsüne gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Aug 2024 10:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-golunde-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1724052467.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatay&#039;da zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalıştay düzenlendi</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yonelik-calistay-duzenlendi-4656</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yonelik-calistay-duzenlendi-4656</guid>
                <description><![CDATA[Hatay'ın İskenderun ilçesinde, Türkiye ile Bulgaristan kıyı sularındaki zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalıştay organize edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İskenderun Teknik Üniversitesinin (İSTE), Bulgarian Academy of Sciences (BAS) işbirliği ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle düzenlediği çalıştay tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalıştaya, Türkiye ve Bulgaristan'dan akademisyenler çevrim içi katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Programda, iki ülke kıyılarındaki zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalışmalar sunuldu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İSTE&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, gazetecilere, başlattıkları projeyle Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de farklı zargana türleri bulduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veren Turan, "Proje, Türkiye ve Bulgaristan kıyılarındaki zargana popülasyonunun artırılması ve sürdürülebilir avcılığın oluşturulmasına fayda sağlayacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Aug 2024 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yonelik-calistay-duzenlendi-1723718954.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mersin Körfezi&#039;ndeki köpüklenme için &quot;müsilajdan beter&quot; yorumu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/mersin-korfezindeki-kopuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu-4651</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/mersin-korfezindeki-kopuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu-4651</guid>
                <description><![CDATA[- "Şu anda Mersin Körfezi'nde denize baktığınızda ancak 1,5 metreyi görebiliyorsunuz. Işık geçirgenliği oldukça düşmüş, çok kirli bir suyla karşı karşıyayız ve bu kirlilik oksijen seviyelerini de düşürüyor"

- "Buradaki durum müsilajdan beter çünkü gerçekten inanılmaz bir kirlilik yükü var, şehir kirliliği çok yüksek. Yaz döneminde nüfus artışıyla birlikte evsel atıklar çok yükselmiş durumda"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orta Doğu Teknik Üniversitesi (<strong>ODTÜ</strong>) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü <strong>Prof. Dr. Barış Salihoğlu</strong>, Mersin Körfezi'nde kirlilik seviyesinin artması nedeniyle meydana gelen köpüklenme için "müsilajdan beter" yorumunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mersin Körfezi'nde 1 aydır kıyıya yakın bölgelerde deniz yüzeyinde köpüklenme görülürken suda görüş mesafesinde de azalma yaşanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yenişehir sahili boyunca görülen köpüklenme hakkında AA muhabirine konuşan Salihoğlu, Mersin Körfezi'ni Doğu Akdeniz'de kirliliğin en yoğun görüldüğü bölgelerden biri olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Körfezin kıyılarında şu anda gözle görülür bir kirlilik olduğunu ve buradaki durumun neredeyse Marmara Denizi ile eş değer hale geldiğini aktaran Salihoğlu, "Şu anda Mersin Körfezi'nde denize baktığınızda ancak 1,5 metreyi görebiliyorsunuz. Işık geçirgenliği oldukça düşmüş, çok kirli bir suyla karşı karşıyayız ve bu kirlilik oksijen seviyelerini de düşürüyor. Deniz yüzeyinde köpüklü yapılar, yoğun alg patlamaları var. Şu anda içine girdiğimiz deniz sağlıklı ve keyif veren bir deniz değil. Kirli ve bulanık bir denizle karşı karşıyayız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle belli türdeki alglerin yoğun üremesi sonrası, fiziksel olarak akıntı ve rüzgarla bu köpüklenmenin oluştuğunu anlatan Salihoğlu, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Buradaki durum müsilajdan beter çünkü gerçekten inanılmaz bir kirlilik yükü var, şehir kirliliği çok yüksek. Yaz döneminde nüfus artışıyla birlikte evsel atıklar çok yükselmiş durumda. Büyük nehirlerden, örneğin Seyhan Nehri'nden, çok ciddi bir kirlilik girdisi var. Tarımsal ve endüstriyel kökenli kirlilik de çok yüksek."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kirliliğin ana kaynağının karasal girdiler olduğunu, şehir deşarjları ile etkisiz veya yetersiz çalışan arıtma tesislerinin de önemli bir rol oynadığını kaydeden Salihoğlu, nehirlerden gelen yayılı kaynaklı kirlilik yükünün de yüksek seviyede ve tarımsal ve endüstriyel uygulamalardan kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Mersin Körfezi'ndeki durumun ürkütücü boyutlara ulaştığını ifade eden Salihoğlu, denizin durumuyla ilgili kullanılan kriterlere göre buranın çok kötü veya aşırı kötü seviyelerde olduğu tespitini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Salihoğlu, suyun geçirgenliğinin yani insanların suyu görme kapasitesinin çok düşük, azot ve fosfor yüklerinin ise çok yüksek olduğunu, bu durumun fitoplanktonu aşırı seviyede artırdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Hiç görülmemiş seviyelerde bir kirlilikle denizlere yükleniyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açık bir deniz olan Akdeniz'deki akıntı sisteminin şu anda bu körfezleri temizleyebilecek durumda olmadığı değerlendirmesinde bulunan Salihoğlu, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Gerçekten durum çok ciddi. Deniz sistemlerini ortadan kaldırıyoruz, tabiri caizse denizleri komaya sokuyoruz. Sıcaklıklar da çok artmış durumda. Yaptığımız ölçümlerde, Mersin şehri kıyılarında deniz suyu sıcaklıkları 34 dereceleri gösteriyor. İklim değişikliğinin ve sıcaklıkların baskısı çok yüksek ve hiç görülmemiş seviyelerde bir kirlilikle denizlere yükleniyoruz. Aynı zamanda&nbsp;balıkçılık&nbsp;faaliyetleri de hiçbir şekilde sürdürülebilir değil."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Enstitü olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi ile "Temiz Akdeniz İçin Ekosistem Tabanlı İzleme ve Yönetim Planı Projesi" yürüttükleri bilgisini veren Salihoğlu, farkındalık oluşturmaya çalıştıkları bu çalışmada belli bir seviyeye geldiklerini ancak bunun yeterli olmadığını, durumun ciddiyetinin artık herkes tarafından anlaşılması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Seferberlik yaklaşımıyla denizlerin üstüne düşmemiz gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz'in temiz ve parlak deniziyle ünlendiğini ancak Mersin sahillerinin bu standartlardan uzak olduğunu ifade eden Salihoğlu, kirliliğin dış etkenlerden değil insan davranışlarından kaynaklandığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bölgedeki nüfus artışının altını çizen Salihoğlu, turizmin yoğun olduğu her bölgede insan kullanımından dolayı ortaya büyük bir atık yükü çıktığından ve bu atıkların doğru yönetilmesi gerektiğinden bahsetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Salihoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Kirliliğin geniş bir alanı kaplaması söz konusu. Şu anda çoğu atık, basit bir ön arıtmadan sonra tüm azot ve fosfor yüküyle birlikte denize ulaşmakta. Bunların önüne geçmemiz, bir seferberlik yaklaşımıyla denizlerin üstüne düşmemiz, denizlere daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Bir an önce denizlere olan kirliliği azaltmak için bir araya gelmemiz, koruma alanları ilan etmemiz lazım. İyi tarım uygulamalarına geçilmesi ve daha iyi planlama yapılması, endüstriyel atıkların mutlaka arıtılarak nehirlere verilmesi şart. Aksi halde, sosyal, ekonomik ve ekolojik kayıplarımız çok fazla olacak."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Aug 2024 09:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/mersin-korfezindeki-kopuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu-1723616506.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk bilim kadınları Kuzey Buz Denizi’nde araştırmaya yoğunlaştı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti-4646</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti-4646</guid>
                <description><![CDATA[Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde bulunan Türk bilim kadınları, Kuzey Buz Denizi’nde denizel alanda yaptıkları araştırmalarıyla ön plana çıkıyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kutup bölgelerindeki projeler kapsamında çeşitli alanlarda bilimsel çalışmalar yürüten Türk bilim kadınları, yaptıkları projeler ve bilimsel yayınlarla da uluslararası literatüre önemli katkı sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk bilim insanları 20'nci yüzyılın ortalarından beri kutup bölgelerinde bilimsel çalışmalar gerçekleştiriyor. 2017 yılında ise Türkiye’nin kutup bölgelerinde kalıcı projeler yapması için ilk çalışmalar başlatılarak düzenli olarak her yıl Antarktika ve Arktik bilimsel araştırma seferleri düzenleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl dördüncüsü düzenlenen <strong>Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi</strong>’nde bulunan Türk bilim kadınları, Kuzey Buz Denizi’nde denizel alanda yaptıkları araştırmalarıyla ön plana çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen seferde, Arktik bölgede örnekleme ve ölçümler yaparak projelerini yürüten bilim insanları, zorlu sefer şartlarında üstün bir başarıyla planlanan çalışmaların 2 katı performans sergileyerek 51 farklı örnekleme noktasında projelerini yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kuzey Kutbu’nda gerçekleştirilen 16 proje kapsamında çalışma yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesinden Bilge Durgut, "Barents Denizi’nin farklı bölgelerinde değişen iklim ile beraber biyoçeşitlilik nasıl değişiyor?" sorusunun cevabını arıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/New%20folder_New%20folder_New%20folder%20(7)_AA-35338361.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Örneklemesini yaptığı projenin "Arktik Biyoçeşitliliğin Mekansal Değişiminin eDNA Metabarkodlama Yöntemi ile Tespiti ve Fizikokimyasal Parametreler ile Birlikte Değerlendirilmesi" üzerine olduğu bilgisini veren Durgut, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“eDNA yani çevresel DNA, canlıların çevrelerine bıraktıkları gamet, ölü deri hücreleri, idrar, dışkı, mukoza gibi atıklarda veya bakterilerin kendilerinde bulunan genetik materyali yani DNA’yı ifade eder. eDNA örnekleri havadan, topraktan, sudan elde edilebilir. Daha sonra tespit edilmek istenen türlere göre çeşitli gen bölgeleri çoğaltılarak biyoçeşitlilik verisi elde edilir. Aynı zamanda eDNA ile yapılan çalışmalar, non-invaziv bir yöntem olduğu için çevreye ve canlılara müdahalenin minimum olduğu çalışmalardır. Ben de bu projede Arktik biyoçeşitliliği belirlemek için Barents Denizi’nin farklı bölgelerinden su örnekleri alıyorum ve onları filtreleyerek denizel eDNA’yı yakalıyorum.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Aynı zamanda&nbsp;deniz&nbsp;dibinden de sediman örnekleri alarak eDNA örnekleri elde ettiğini aktaran Durgut, “Daha sonra bu eDNA örneklerini ODTÜ&nbsp;Deniz&nbsp;Bilimleri’ndeki Denizel Genetik Laboratuvarına götürerek analizlerini yapacağız. Bu çalışmanın sonuçlarıyla daha önceden yapılmış çalışmaları karşılaştırarak iklim değişikliğinin bir sonucu olan Atlantifikasyonun etkilerini ve bunun sonucunda Atlantik türlerinin Arktik’e göç etmesi ve orada daha fazla bulunmasıyla tanımlanan Borealizasyonun seviyesini tespit edebilmeyi umuyoruz” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sefer katılımcılarından İstanbul Teknik Üniversitesinden Gülden Açıl, İstanbul Üniversitesinden Dr. Nagihan Korkmaz adına seferde gerçekleştirdiği “Antifouling bileşiklerin sucul ortamdaki tespiti” projesiyle amacının, yürütülen projeler için örnekler toplamak olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/New%20folder_New%20folder_New%20folder%20(7)_AA-35338365.jpg" style="height:500px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Antifouling bileşiklerin sucul ortamdaki etkisini araştırmak üzere yüzeyden&nbsp;deniz&nbsp;suyu örneği aldığını, bu örneklerin üniversitenin laboratuvarlarında analiz edileceğini aktaran Açıl, "Antifouling, kirlilik önleyici kimyasallar anlamına geliyor. Geminin alt yüzeyinde biyocanlıların tutunmasını engellemek amacıyla kullanılan kimyevi maddelerdir. Biz de&nbsp;deniz&nbsp;yüzeyinden aldığımız örneklerde bu kimyasalların sudaki karışma oranı, sudaki kirlilik düzeyini araştırmayı hedefliyoruz." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Açıl, İstanbul Üniversitesinden Doç. Dr. Fuat Dursun’un projesi için de örneklemeler aldığını belirterek, "Deniz&nbsp;yüzeyinden, su sütunundan 30 metre derinlikten fitoplankton ağı kullanarak belirlediğimiz bölgelerdeki fitoplankton çeşitliliğini, tek hücre izolasyon yöntemiyle morfolojik olarak belirlediğimiz fitoplankton çeşitliliği ve bunların toksisite potansiyellerini analiz edeceğiz."" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son olarak İstanbul Teknik Üniversitesinden Doç. Dr. Elif Genceli Güner adına&nbsp;deniz&nbsp;buzu örnekleri aldığını ifade eden Açıl,&nbsp;deniz&nbsp;buzundan izole edilen bakterilerin soğukta aktif enzim üretme potansiyelleri üzerine analizler yapacaklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Medipol Üniversitesinden sefer katılımcısı Nursu Aylin Kasa da 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde “Sıklıkla kullanılan ilaç etken maddelerinin ve kalıntılarının Barents Denizi’nde eser seviyelerde saptanması mümkün mü?” sorusunu sorarak İstanbul Teknik Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Elif Öztürk Er’in yürütücülüğünde gerçekleştirdiği proje kapsamında bazı ilaç etken maddelerinin ve bunların metabolize olmuş formlarının Svalbard Adası'nın etrafındaki denizlerde kalıntılarını aradığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Saha ölçümlerinin çözülmüş oksijen miktarı, pH seviyesi, iletkenlik ve sıcaklık gibi ölçümleri içerdiğini bildiren Kasa, "Bu data setlerini kullanarak laboratuvarda geliştireceğimiz analitik metotlara eklemeyi planlıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Pandemi döneminden sonra tüm dünyada hızla artan ilaç kullanımı gözlemlendiğine dikkati çeken Kasa, "Bunlar özellikle kronik rahatsızlıklar için kullanılan tedavi maksatlı ilaçlar ve bu ilaçların hem metabolitlerinin hem de kendi formlarının akıntılar ve atmosferik taşımalarla birlikte yüzey sularına ve kutup noktalarına kadar ulaşması işten bile değil. Biz de kirliliği önlemek amacıyla bunları ön görerek çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dokuz Eylül Üniversitesinden Dr. Aslıhan Nasıf ise "Svalbard Bölgesi’nin Sığ&nbsp;Deniz&nbsp;Oşinografisi” projesiyle sefere katıldığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Svalbard Adaları'nın çevresinde 30'dan fazla istasyonda ölçümler yaptıklarını dile getiren Nasıf, CTD adı verilen cihazla&nbsp;deniz&nbsp;suyundaki sıcaklık, tuzluluk, iletkenlik ve ses dalga hızını ölçerek, suyun fiziksel değişimini araştırdıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nasıf, "Özellikle Svalbard Adaları'nın çevresindeki doğu ve batı Spitsbergen akıntılarıyla kuzey Atlantik akıntıları arasındaki ilişki, tatlı-tuzlu su kontak noktalarını ve sıcak-soğuk su kontak noktalarını ve bu noktaların nerelerde olduğunu anlamanızı sağlayacak. Ayrıca bu çalışmalar iklim bilimciler veya&nbsp;deniz&nbsp;biyologları için temel oluşturacak bir veri seti de olacak.” bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nin hem profesyonel hem de kişisel olarak inanılmaz bir deneyim olduğunu ifade eden Nasıf, sözlerini şöyle tamamladı :</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Kutup gibi zorlu bir coğrafyada zorlu koşullarda çalışmak unutulmaz bir tecrübeydi. Ayrıca bilimsel çalışmaları ortaya koymak beni kişisel anlamda da oldukça heyecanlandırıyor. Bu fırsatı bana sundukları için TÜBİTAK’a ve sefer ekibindeki diğer bilim insanlarına çok teşekkürlerimi sunuyorum. Bilimsel araştırmalara katkıda bulunmaya devam etmek için sabırsızlanıyorum.”</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Türk bilim kadınları 33 yıldır Kutup bölgelerinde bilimsel çalışmalara imza atıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Koordinatörü olan ve aynı zamanda Türkiye’nin kutup bölgelerinde çalışmalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasını sağlayan Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk bilim insanları uzun yıllardır çalışmalar sürdürüyor, bu gücün bir araya getirilmesi ile büyük başarılara imza atıldı” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk kadınının tarih boyunca, diğer toplumlardan önce ve daha geniş bir katılımla hem toplumsal yaşamda hem çalışma hayatında hem de bilimsel alanda her zaman aktif roller aldığına işaret eden Özsoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Kadınlarımızın aktif rollerinin sonucunu birçok alanda gördüğümüz gibi Kutup bölgeleri ve özellikle Antarktika'da yapılan çalışmalarda görmekteyiz. Antarktika’da isimleri farklı alanlara verilen 3 Türk bilim insanından birisi de Prof. Dr. Serap Tilav'dır. Türk Kutup Araştırma Programımızın başladığı günden günümüze de kadın araştırmacıların aktif şekilde hem projelerde hem de sahada çalışmalar yapması bizleri gururlandırıyor. Ülkemiz kutup programını koordine edip 4 Antarktika ve 2 Arktik sefere liderlik yaptığım dönemde ve özellikle 2017 yılında düzenlenen ilk Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne liderlik yaparken ziyaret ettiğimiz bazı ülkelerin istasyonlarında, kutup programlarında kadın araştırmacıların yer almadığına şahit olmuştuk. Bu durum maalesef bazı ülkeler için hala geçerli. Ancak Türk bilim seferlerinde kadın araştırmacı sayısında her geçen gün artış olduğunu söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Sadece sefer projelerinde değil lise öğrencileri arasında düzenlenen kutup araştırmaları proje yarışmasında da kız çocuklarının yoğun ilgisini gördüklerine dikkati çeken Özsoy, "Kadınlarımızın sosyal hayatta, iş hayatında ve dolayısıyla bilimde, araştırmada herhangi bir pozitif ayrımcılığa tabi tutulmadan elde ettikleri bu başarılarla Türk kadınının gücünü, kararlılığını ve azmini dünyaya bir kez daha anlatmış oluyoruz." yorumunu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da seferin çok önemli bir özelliği olduğunun altını çizerek "Bu özellikten bir tanesi hepimiz için gurur veriyor. Bu yıl kadın araştırmacı sayısı erkeklerden fazla. Toplam 11 araştırmacımız var, 6'sı kadın 5'i erkek. Bu da aslında kadınların ne kadar bilimde güçlü olduğunu tekrar gösteriyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu arada Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olan Prof. Dr. Serap Tilav, Antarktika’ya ilk yolculuğunu 17 Aralık 1991'de gerçekleştirirken, kıtaya giden ilk Türk bilim kadını oldu. Prof. Dr. Tilav, bu tarihten sonra 15 defa daha Antarktika’ya giderek Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Kutbu'ndaki Amundsen-Scott Araştırma Üssü’nde çalışmalarını sürdürdü. Yaptığı başarılı çalışmalar onuruna, 2006 yılında ABD Antarktika İsimleri Tavsiye Komitesi tarafından bir buzul dili, "Tilav Buzul Dili" olarak isimlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Aug 2024 09:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti-1723098094.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ladik Gölü kuraklığın etkisiyle küçülüyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/ladik-golu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor-4643</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/ladik-golu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor-4643</guid>
                <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır: - "Ladik Gölü bir taraftan kuraklıkla sığlaşırken bir taraftan da gelen malzeme ile doluyor" - "Gölün alanı daralmış, 11 kilometrekarelerden 7,2'ye kadar düşmüş. Bu kuraklık böyle devam ederse gelecek 10-15 yılda Ladik Gölü'nü maalesef kaybetme noktasına doğru gidiyoruz"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Samsun'un doğal güzelliklerinden <strong>Ladik Gölü</strong>, son dönemlerde kuraklığın etkisiyle küçülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yüzen adacıkların bulunduğu göl, göç yolu üzerinde olması nedeniyle 90 farklı kuş türünü ağırlıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Göl havzası, turna ve tahta balıkları ile tatlı su levreği, sazan, kızılkanat gibi&nbsp;balık&nbsp;çeşitliliği bölgedeki birçok vatandaşın gelir kaynağını oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, Ladik Gölü'nde su seviyesi minimum seviyelerde. Kuraklığın etkisiyle küçülen gölün şu an sulama amacıyla kullanımda olmadığı belirtiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Türkiye'de 1 yılda kişi başı su miktarı 100 litre azalabilir</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır, AA muhabirine, 2024 yılı yazında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sıcaklık rekorları kırıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle 21 Temmuz'un dünya global ölçeğinde sıcaklık rekorunun kırıldığı gün olarak kayıtlara geçtiğini söyleyen Bahadır, "Buharlaşma miktarının olması özellikle su yüzeylerini, göl, akarsu ve kaynakları ciddi derecede olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla kuraklık hem ürün çeşitliliğini hem ürün verimini hem tarımsal üretimi hem su kullanımını hem de kişi başına düşen su miktarını doğrudan doğruya belirleyen bir durum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ladik Gölü'nden hem içme suyu hem tarımsal sulama hem de hayvancılık alanında faydalanıldığını belirten Bahadır, "Ladik Gölü çevresinde birçok köy ve ilçe var. Gölü besleyen derelerin birçoğu kurumuş halde ve göl yeterince beslenemiyor. Kuru dereler sellenmeyle birlikte Ladik Gölü'ne inanılmaz miktarda alüvyon taşınıyor. Alüvyonun taşınmasıyla bu sefer ikinci ciddi bir sorun karşımıza çıkıyor. Birincisi, tekrarlayan kuraklığa bağlı bir çekilme var. İkincisi ise sellenmeye bağlı bu küçük derelerin getirmiş olduğu alüvyonlar doğrudan Ladik Gölü'ne boşalıyor. Ladik Gölü bir taraftan kuraklıkla sığlaşırken bir taraftan da gelen malzeme ile doluyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Yüzen adacıklar tabana oturdu</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ladik Gölü'nde yüzen adacıkların kuraklık nedeniyle tabana oturduğunu bildiren Muhammet Bahadır, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Yüzen adalar turizm açısından bölgede çok değeli. Torf olarak da kullanılıyor, çiçekçilikte özellikle doğal gübre olarak kullanılıyor. Tarımda verimi artırmak için yine toprağa karıştırılıyor. Peki onlar ne oldu bugün? Gölün tabanına oturdular, hareket etme özelliğini kaybettiler. Biz gölü nasıl kurtaracağız? Sürdürülebilir bir mekanizma ile bu gölün devamlılığını nasıl sağlayacağız? Ladik Gölü'nde suyu belirli seviyeye kadar tutuyoruz, belirli seviyeden sonra salma söz konusu. Özellikle salma sulama (vahşi sulama) sisteminden artık Türkiye olarak acil bir şekilde vazgeçmemiz lazım. Suyu tutup, onu damla veya fıskiyeli sulamayla yaparsak daha az miktarda suyla daha çok geniş alan sulayabiliyoruz. Mutlaka burada alınması gereken en önemli önlem, yerel yönetimlerle Ladik Gölü sulak alan yönetim planı uygulanması lazım. Halk kullanacak, belediye ve kaymakamlık önderlik edecek. Dengeli bir şekilde, ihtiyacı olduğu kadar ve dolayısıyla da gölü de koruyarak sulama işlemleri yapılacak."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ladik Gölü'nün 25 yıllık serüvenini uydu görüntülerinden de faydalanarak incelediklerini ve her geçen gün su seviyesinin gerilediğini gördüklerini bildiren Doç. Dr. Bahadır, "Gölün alanı daralmış, 11 kilometrekarelerden 7,2'ye kadar düşmüş. İklim böyle devam ederse, bu kuraklık böyle devam ederse, suya olan ihtiyaç bu şekilde devam ederse gelecek 10-15 yılda Ladik Gölü'nü maalesef kaybetme noktasına doğru gidiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ladik Gölü çevresinde restoran işleten Şenol Tiryaki de doğma büyüme Ladikli olduğunu ve gölde su seviyesinin en düşük seviyelerde bulunduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tiryaki, doğanın verdiği nimetleri korumak gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Aug 2024 08:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/ladik-golu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor-1723096206.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bursa&#039;da göl ve göletlere 3 milyon 350 bin yavru sazan bırakıldı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-gol-ve-goletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi-4642</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bursada-gol-ve-goletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi-4642</guid>
                <description><![CDATA[Bursa'da göl ve göletlerde balık popülasyonunun artırılması için 41 noktaya 3 milyon 500 bin yavru sazan bırakıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı İpsala Su Ürünleri Üretim Tesisleri'nde üretilen 3 milyon 350 bin yavru sazan özel araçlar üzerindeki tankerlerle Bursa’ya getirildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Balıklar, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerince Gölyazı ve İznik Gölü başta olmak üzere farklı göl ve göletlere bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yetkililer, yavru sazanların Bursa bölgesinde belirlenen 41 noktaya bırakıldığını, 2 yıl sonra balıkların tutulma seviyesine geleceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş, proje yöneticilerine teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özellikle İznik Gölü'ndeki&nbsp;balık&nbsp;popülasyonunun gün geçtikçe azaldığına işaret eden Bektaş, bilinçsiz avlanma konusunda da uyarılarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Aug 2024 08:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/bursada-gol-ve-goletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi-1723095847.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de bu yıl 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağası denize ulaştı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti-4634</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti-4634</guid>
                <description><![CDATA[Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan: - "Temmuz itibarıyla 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağası çıkışını tespit ettik. Eylül ortasına kadar yavru çıkışlarının devam edeceği düşünüldüğünde bu rakamların rekor düzeyde artmasını bekliyoruz" - "Bu yıl iklim değişikliğinin etkilerinden dolayı deniz kaplumbağalarının yuvalama sezonu önceki yıllara göre bir ay erken başladı"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, özel çevre koruma bölgelerinde yürütülen çalışmalar sonucunda bu ay itibarıyla 14 bin 807 yavru&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının denize ulaşması sağlandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz&nbsp;kaplumbağaları (Caretta Caretta, Chelonia Mydas) Türkiye'nin önemli turizm alanlarından olan Göksu, Belek, Patara, Fethiye-Göcek ve Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma bölgelerindeki kumsalları yuva olarak seçiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yumurtadan çıkan her&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası da üremek ve yuva yapmak için tekrar aynı kumsala dönüyor. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, özel çevre koruma bölgelerinde koruma faaliyetlerini titizlikle sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının uluslararası sözleşmeler ile koruma altında olan hayvan türlerinden biri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu nedenle özel çevre koruma bölgelerinde 1989'da başlatılan "Deniz&nbsp;Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi" kapsamında koruma faaliyetlerinin Bakanlık tarafından her yıl devam ettiğini belirten Uçan, "Dünya üzerinde yaşayan sekiz tür&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağasının iki türü "Caretta caretta ve Chelonia mydas" ülkemizin Akdeniz kıyılarındaki kumsallarına çıkarak, yumurta bırakıyor. Bu nedenle Türkiye, Akdeniz'deki&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası popülasyonlarının devamlılığı için çok önemli bir ülke." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Yuva sayılarında rekor artış"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uçan,&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının yuvalama sezonlarına ilişkin, "Bu yıl iklim değişikliğinin etkilerinden dolayı&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağalarının yuvalama sezonu önceki yıllara göre bir ay erken başladı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Özel çevre koruma bölgelerinde nisan ortasında başlayan yuvalama sezonunda, yuva sayılarındaki artışa dikkati çeken Uçan, temmuz itibarıyla yuva ve yumurtadan çıkan yavru sayılarına ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Temmuz itibarıyla Göksu Deltası'nda 262 yuvadan 2 bin 146, Belek'te 2 bin 102 yuvadan 157, Patara'da 490 yuvadan 471, Fethiye kumsallarında 145 yuvadan 33 ve Köyceğiz Dalyan'da 749 yuvadan 12 bin yavru olmak üzere 14 bin 807 yavru&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası çıkışını tespit ettik. Eylül ortasına kadar yavru çıkışlarının devam edeceği düşünüldüğünde bu rakamların rekor düzeyde artmasını bekliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uçan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum öncülüğünde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce yürütülen&nbsp;Deniz&nbsp;Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi kapsamındaki koruma uygulamalarının gelecek yıllarda da sürdürüleceğini belirterek, projenin biyolojik çeşitliliğin korunmasına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">-&nbsp;Deniz&nbsp;Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Proje kapsamında&nbsp;deniz&nbsp;kaplumbağası yuvalarının tespiti, kafeslenerek koruma altına alınması, tehlike altındaki yuvaların taşınması, yuvalamaya gelen ergin kaplumbağaların markalanması gibi oldukça kapsamlı çalışmalar, uzman ekiplerce gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bununla birlikte turizm tesislerince de personele ve turistlere bilgilendirme çalışmaları da yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Aug 2024 08:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti-1722576265.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcaklık artışıyla Karadeniz&#039;e yayılan türler deniz ekosistemini tehdit ediyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor-4630</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor-4630</guid>
                <description><![CDATA[- İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gönülal:
- "Karadeniz'de yayılım gösteren ekonomik türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet etmesi ekosistem dengelerini bozabilir. Bu rekabet, hamsi, mezgit ve barbun gibi ekonomik açıdan önemli türlere dayanan balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir"
- İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dalyan:
- "Karadeniz’in Akdenizleşmesi ile daha az hamsiyi tezgahlarda görebiliriz ve bu durum, ekonomik ve ekolojik değişikliklere neden olabilir. 'Akdenizleşme' kavramı, Akdeniz'in flora ve faunasının Karadeniz'e hakim olması, Karadeniz’in kendine özgü yapısının kaybolması anlamına geliyor"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Uzmanlar deniz suyu sıcaklıklarındaki artış dolayısıyla Akdeniz'den Karadeniz'e yayılan deniz canlılarının ekosistem dengelerini olumsuz etkileyerek Karadeniz'i "<strong>Akdenizleştirebileceğini</strong>" belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA'nın iklim krizinin&nbsp;balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerine yönelik hazırladığı haber dosyasının üçüncü bölümünde, denizi suyu sıcaklıklarında artış nedeniyle Akdeniz'den Karadeniz'e doğru yayılım gösteren&nbsp;balık&nbsp;ve diğer deniz canlılarının ekosisteme etkileri ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Avrupa Birliği’ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı Mart ayında 21,07 derece ile rekor kırdı. Ayrıca günlük ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının en sıcak olduğu 100 günün 94'ü, 2024'te yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel deniz yüzeyi sıcaklığındaki artışın benzeri Türkiye'yi çevreleyen sularda da görüldü. Türkiye'nin denizlerinde 2023 yılı ortalama sıcaklığı, uzun yıllar ortalamasının üzerinde ölçüldü. Karadeniz'de 1970-2023 ortalaması 15,3, 2023 yılı ortalaması 16,8; Marmara Denizi'nde 1970-2023 ortalaması 15,7, 2023 yılı ortalaması 17,6; Ege Denizi'nde 1970-2023 ortalaması 18,7, 2023 ortalaması 20,5; Akdeniz'de 1970-2023 ortalaması 21,5, 2023 yılı ortalaması 22,6 olarak hesaplandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Denizlerdeki ısınmanın deniz canlılarına etkisine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Onur Gönülal</strong>, iklim değişikliği ve deniz suyundaki ısınmanın, deniz ekosistemlerinde önemli değişikliklere neden olduğunu, Kızıldeniz'e uygun olan türlerin Akdeniz, Marmara ve Karadeniz’e kadar yayılmasının büyük ölçüde bu etkiden kaynakladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yabancı türlerin sayısının her geçen yıl arttığını ve 2020'de yapılan bir çalışmaya göre Türkiye genelinde 539 yabancı tür bulunduğunu aktaran Gönülal, "Karadeniz’de yabancı türlerin sayısı 30’a yaklaşırken ve Marmara’da da bu sayı 100’u çoktan geçti. Ege Denizi’nde 253, Doğu Akdeniz’de ise 413 yabancı tür bulunuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yayılımın bu hızla devam etmesi durumunda yabancı türlerin sayısının yerli türleri geçmesinin muhtemel olduğunu ifade eden Gönülal, deniz suyundaki ısınma bu kadar yüksek olmasaydı yabancı tür sayısının muhtemelen 100-150 civarında kalacağı, artan sıcaklığın yabancı türlerin yayılım hızını 5-6 kat artırmış olabileceği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/13a7899a181f71af2b39e83eb7885018.jpg" style="height:800px; width:557px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yabancı türlerin yayılımının, yerli türlerle rekabet oluşturarak ekosistem dengesini etkilediğini, bunun yalnızca Türkiye'nin değil, dünyadaki birçok ülkenin sorunu olduğunu vurgulayan Gönülal, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Karadeniz'de yavaş yavaş bir Akdenizleşme eğilimi gözlemleniyor, bu durum sadece yabancı türlerle sınırlı değil. Sıcaklık artışı, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki sıcaklık farklarının azalması bazı türlerin yayılmasına olanak tanıyor. Akdeniz ve Karadeniz ekosistemleri birbirinden farklıdır ancak sıcaklık artışıyla birlikte Akdeniz ve Ege’ye özgü&nbsp;balık&nbsp;türlerinin Marmara'ya, Karadeniz'e doğru yayılmaya başladığı görülüyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz ve çevresindeki bölgelerde yabancı türlerin hızla yayılmasının büyük bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Gönülal, son yıllarda Marmara ve Karadeniz’de hızlı yayılım gösteren, ekonomik değeri yüksek türler olduğu ve mavi yengeç (Callinectes sapidus) ile 2 farklı jumbo karides türünün (Penaeus aztecus ve Penaeus pulchricaudatus) bunların arasında yer aldığı bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karadeniz'de yayılım gösteren ekonomik türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet etmesinin ekosistem dengelerini bozabileceği uyarısında bulunan Gönülal, "Bu rekabet, hamsi, mezgit ve barbun gibi ekonomik açıdan önemli türlere dayanan&nbsp;balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir. Yeni gelen türlerin tanınmaması ve tüketicilerin bu türlere alışkın olmaması olumsuzluklara yol açar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Deniz kirliliği ve aşırı avlanmanın da ekosistem dengesini bozarak yabancı türlerin faaliyetlerini hızlandırdığından bahseden Gönülal, ekonomik değeri olsun ya da olmasın yabancı türlerin avcılığının koordineli bir şekilde yönetilerek teşvik edilmesi, yerli stokların korunması ve kota uygulanması tavsiyelerinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Türler Akdenizleşme tehlikesi altında"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Cem Dalyan</strong>, deniz suyu sıcaklıklarının artışı sonucunda yaladerma ve mırmır gibi Akdeniz&nbsp;balıklarının Karadeniz'de yayılım gösterdiğini, hızlı yüzen lambuka balığının ise Marmara Denizi’nden kayıtlarının geldiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu&nbsp;balıkların Atlanto-Akdeniz kökenli türler olduğuna işaret eden Dalyan, "Örneğin lambuka, kuvvetli bir pelajik avcıdır. Genellikle küçük&nbsp;balıkları avlayarak beslenir. Marmara'da bilinen pelajik türler arasında hamsi ve sardalya gibi geçit&nbsp;balıkları bulunuyor. Marmara’da lambukanın büyük popülasyonlarının oluşma ihtimali, geçit&nbsp;balıkları üzerinde baskı yaratabilir ve Karadeniz'den Kuzey Ege'ye senede iki defa gerçekleşen göç fenomenini derinden etkileyebilir." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bir ekosisteme yeni bir türün dahil olmasının besin ağında değişikliklere yol açtığının altını çizen Dalyan, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Karadeniz gibi&nbsp;balıkçılığımızın büyük kısmının gerçekleştiği ve binlerce yılda oluşmuş bu deniz ekosistemindeki türler Akdenizleşme tehlikesi altında. Bu türlerin besin zincirindeki yerlerini ve ekosistem üzerindeki etkilerini anlamak şu an için mümkün değil çünkü veri eksikliği var. Karadeniz’in Akdenizleşmesi ile daha az hamsiyi tezgahlarda görebiliriz ve bu durum, ekonomik ve ekolojik değişikliklere neden olabilir. 'Akdenizleşme' kavramı, Akdeniz'in flora ve faunasının Karadeniz'e hakim olması, Karadeniz’in kendine özgü yapısının kaybolması anlamına geliyor. Bu durum 2 denizin biyolojik açıdan farklı yapılarının ortadan kalkmasına, ekosistem çeşitliliğinin kaybolmasına ve tek bir ekosistem haline gelmesine neden olabilir."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dalyan, ekosistemlerin tek tip haline gelmesi durumunda, oluşan negatif etkilerin tüm bölgeye yayılacağını, çeşitliliğin korunmasının, farklı ekosistemlerin varlığını sürdürebilmesinin ve bu ekosistemlerdeki değerlerin korunmasının büyük risk altına gireceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnsanlığın doğa üzerindeki etkisini mutlaka sınırlandırması gerektiğini ifade eden Dalyan, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Gideceğimiz başka bir gezegen yok. Denizlere bıraktığımız kirlilik yükü azaltılmalı, deniz ekosistemlerinin korunması için çaba sarf edilmeli. Aşırı avcılık, kirlilik, sıcaklık artışı, ekosistemleri sağlıksız hale getiriyor ve hassas türlerin yok olmasına neden oluyor. Şehirleşme ile hızlı habitat ve kıyı kaybı gibi nedenler ekosistemleri ciddi strese sokuyor ve canlıların değişimlere adaptasyonunu zorlaştırıyor. Bu kapsamda, endüstriyel&nbsp;balıkçılığın yeniden düzenlenmesi, küçük&nbsp;balıkçının desteklenmesi, kirlilik baskısının azaltılması, deniz koruma alanlarının yaratılması ve Karadeniz’e ait olmayan türlerin takibi ve savuşturulması gibi faaliyetlerle mevcut ekosistemin korunmaya çalışılması çok önemli."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 18:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor-1722495004.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İklim değişikliğiyle Akdeniz&#039;de sayıları artan balon balıkları ekosistemi etkiliyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor-4628</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor-4628</guid>
                <description><![CDATA[Ege Üniversitesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya: - "Balon balıklarının en büyük ekolojik zararı ise hızla çoğalmaları ve onları yiyebilen hiçbir canlının bizim denizlerimizde bulunmamasıdır"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, Türkiye'deki denizlerde sayıları artan istilacı balon balıklarının, ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 2 milyon avro zarar verdiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doç. Dr. Kızılkaya yaptığı açıklamada, şu an Türkiye'deki denizlerde yedi farklı türde balon balığı bulunduğunu belirterek, bunların Süveyş Kanalı üzerinden geldiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Akdeniz'de&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığının artmasıyla çok fazla göçmen türün gelmeye başladığını hatırlatan Kızılkaya, "Bu göçmen türlerden bazıları aşırı derecede çoğalarak baskın konuma geliyor. Biz bu tür canlılara istilacı tür diyoruz. İklim değişikliği ve Süveyş Kanalı'nın genişlemesi de bu istilayı hızlandırdı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İnci Tüney Kızılkaya, bilinen en tehlikeli balon balığı türünün ilk olarak 2005 yılında Gökova Körfezi'nde tespit edildiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Söz konusu türün ekonomiye etkisini anlatan Kızılkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Türkiye'de balon balıklarının, ekonomiye yıllık yaklaşık 2 milyon avro zarar verdiği yapılan çalışmalarla gösterilmiş durumda. Türkiye'nin Akdeniz ve Güney Ege Denizi kıyılarında yayılan bu balıklar, balıkçılık endüstrisine zarar vermektedir. Hızla çoğalan bu balıklar, yerel balık popülasyonları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Balon balıklarının en büyük ekolojik zararı ise hızla çoğalmaları ve onları yiyebilen hiçbir canlının bizim denizlerimizde bulunmamasıdır."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Kızılkaya, balon balığının ölümcül derecede toksin içerdiğini ve kesinlikle yenmemesi gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Gökova, Kaş ve İskenderun'dan temin ettiğimiz balıklarla yaptığımız çalışmalarda balığın tüm dokularının tehlikeli oranda toksin içerdiğini belirlemiştik. Balon balığının içerisindeki tetrodotoksin maddesi ağrı kesici olarak kullanılabilirliğine yönelik çeşitli araştırmalar ve girişimler mevcut ancak henüz onaylanıp piyasaya sürülebilmesi için zaman var. Ekosistemimiz ve ekonomimiz için balon balıklarının çoğalmasını engellemeye çalışıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, Tarım ve Orman Bakanlığının bu anlamda halkı bilinçlendirmek için çeşitli projeler geliştirdiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Jul 2024 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor-1722234321.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5 Türk üniversitesinden bilim insanları iklim değişikliği çalışmaları için kutuplarda çalışıyor</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor-4627</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor-4627</guid>
                <description><![CDATA[4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında, Dokuz Eylül, İstanbul Teknik, İstanbul, Karadeniz Teknik ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden bilim insanları, Antarktika ve Arktik Bölge'de küresel iklim değişikliğinin sonuçlarına dair veri topluyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne katılan 5 Türk üniversitesinden bilim insanlarının, iklim krizini çözmek için yürütülen ortak çalışma olan 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında kutuplarda çalışmalar yürüttüğünü bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin yanı sıra Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı, TÜBİTAK ile Bulgaristan, İtalya ve Şili kutup araştırmacıları 16 proje yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240719-35181327-35181325-5_TURK_UNIVERSITESINDEN_BILIM_INSANLARI_IKLIM_DEGISIKLIGI_CALISMALARI_ICIN_KUTUPLARDA_CALISIYOR.jpg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Burcu Özsoy, liderliğini Prof. Dr. Ersan Başar'ın sürdürdüğü seferle, özellikle küresel iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunulması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Araştırma yapan ülkeler, Arktik Bölge'de yer alan Norveç'e bağlı Svalbard Takımadaları'nda yer alan bilim istasyonlarında çalışmalarını yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında "deniz&nbsp;suyu, sediman, plankton ve mikroplastik" örneklerle atmosferik/meteorolojik veriler, okyanusa dair fiziksel parametreler toplanarak, uydu verilerinin de yardımıyla uzaktan algılama çalışmalarının yersel doğrulaması gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Türk bilim insanları tarafından, İtalya Kutup Bilim Enstitüsü ile ortak yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında 3 farklı proje için örneklemeler gerçekleştirilerek İtalya'ya ait Svalbard'da bulunan Dirigibile Bilim İstasyonuna teslim edilecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmada, az yıllık&nbsp;deniz&nbsp;buzlarından numuneler alınarak, soğuktaki canlı yaşamı ve enzim üretkenlikleri inceleniyor. Örnekleme istasyonlarında temin edilen&nbsp;deniz&nbsp;suları ile DNA, mikroplastik, plankton, pigment gibi&nbsp;deniz&nbsp;yaşamı ve yoğunluğu araştırılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Gemi üzerine kurulan Otomatik Meteoroloji İstasyonuyla sefer rotası üzerindeki sıcaklık, güneşlenme şiddeti, nem,&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığı ve rüzgar verileri kayda alınıyor. Yine gemi üzerine kurulan uydu sistemleriyle de atmosferdeki radyasyon yayılımı ve uydu sinyal sistemleri hakkında çalışmalar yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">25 Temmuz'da sona erecek 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'nde elde edilen numuneler, Türkiye'ye döndükten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında incelenecek.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jul 2024 08:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor-1722233107.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bilim insanlarının kuzey kutup rotası: Arktik Okyanusu</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu-4626</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu-4626</guid>
                <description><![CDATA[32 gün süren 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'nde bilim insanları, 51 farklı noktadan aldıkları örneklemeler ve yaptıkları gözlemlerle 16 farklı projeyi tamamladı - Ekip, kuzeyde ulaştıkları en uzak nokta olan 81 derece kuzey enleminde karşılaştığı zorlu hava koşulları ve deniz buzları nedeniyle sık sık yön değiştirmek zorunda kaldı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda bu yıl 4.'sü düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Ekibi, 51 farklı örnekleme noktasından aldıkları numunelerle 16 farklı projeyi tamamlayarak yurda döndü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bilim insanları, yaklaşık 4 bin kilometre yol yaparak tamamladıkları sefer boyunca, 81 derece kuzey enleminde başlayan&nbsp;deniz&nbsp;buzlarını, Svalbard takımadaları ve çevresinde iklim değişikliği sebebiyle etkilenen buzulları buna bağlı olarak değişen kuzey kutup canlılarının yaşam alanlarını da gözlemledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Küresel iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunmayı amaçlayan bilim insanları, 32 günde Arktik Okyanusu’nda Türkiye’den kuzeye çevirdikleri rotaları üzerinde Barents Denizi’nde 51 farklı örnekleme noktasında zooplankton, fitoplankton örneklemeleri, denizdeki kirleticilerin belirlenmesi,&nbsp;deniz&nbsp;suyu fiziksel parametrelerinin takibi, mikroplastiklerin belirlenmesi atmosferik kirlilik gözlemleri, meteorolojik gözlemler, gemi ticaret rotalarının çevreye etkileri,&nbsp;deniz&nbsp;buzlarının gözlemlenmesi ve&nbsp;deniz&nbsp;memelerinin takibi konularında 16 farklı projeyle bilimsel araştırmalarını tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_10_Temmuz_14_20240728_2_64908019_103369841.jpg" style="height:466px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Kuzey&nbsp;deniz&nbsp;buzları ve şiddetli fırtına seferin seyir rotasını değiştirdi</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, sefer süresince özellikle&nbsp;deniz&nbsp;biyolojisi ve&nbsp;deniz&nbsp;kirliliği üzerine gerçekleştirdikleri örneklemelerle çalışmalarını yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"81 derece kuzey enlemine ulaştığımızda&nbsp;deniz&nbsp;buzu ile karşılaştık. Bu bizim için önemli bir nokta çünkü sefer sırasında ulaştığımız kuzeydeki en uzak nokta. Ancak bu bölgedeki&nbsp;deniz&nbsp;buzları sebebiyle seyre uygun bir nokta olmadığı için güneye doğru yöneldik ve diğer noktalarımıza geldik. 81 dereceye çıktıktan sonra artık daha kuzeye gitme şansımız yoktu. Bundan dolayı güneye doğru yönelerek planladığımız diğer örnekleme noktalarımıza ulaştık."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Arktik Bölgesi'nde çalışmanın çok zor olduğunun altını çizen Başar, “Hava şartları sürekli değişkenlik gösteriyor. Rüzgar ve&nbsp;deniz&nbsp;buz hareketleri seyir ortamızı değiştirmemize neden oluyor. Seyrimizin 10. gününde de havanın artan şiddeti ve rüzgar nedeniyle rotayı değiştirerek güneye doğru yönelmek zorunda kaldık. Aynı anda çok yoğun buz hareketi meydana geldiği için de gemi belli bir zaman sürecinde buz kütlelerinin arasında kaldı ve bundan dolayı da seyir planlamamızı değiştirdik. Arktik'te çalışırken sürekli seyir planlamasını değiştirmek gerekiyor. Çünkü günün şartlarına göre meteorolojik verilere göre hareket etmek zorunda kalıyorsunuz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Svalbard Adası ve çevresinde koruma alanlarının bulunduğuna ve sediman örneklerinin toplanmasının Norveç hükümetinden alınan özel izin doğrultusunda yapıldığına değinen Başar “Yapılan bilimsel çalışmaları birçok bilim dalıyla ilişkilendirilebiliriz. Örneğin denizden yaptığımız örneklemeler içerisinde sediman örnekleri de bulunuyor. Bu sediman örnekleri de laboratuvarlara götürüldükten sonra birtakım çalışmalar sürdürülecek.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_10_Temmuz_14_20240728_2_64908019_103369844.jpg" style="height:461px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Prof. Dr. Başar, şöyle devam etti:</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“Denizde plankton örneklemeleri de yapılmakta. Bu örneklemeler, plankton kepçeleri ile dikey ve yatay şekilde yapılan örnekleme metoduyla yapılmakla birlikte&nbsp;deniz&nbsp;suyu alınarak filtrasyon yöntemiyle filtre edilerek de yapılmakta. Gemide kurduğumuz filtrasyon sistemiyle&nbsp;deniz&nbsp;suyu örnekleri filtre edilerek bunlar laboratuvarlar götürmek üzere dolmuş muhafazalı saklandı ve daha sonrasında ülkemize bunları götürerek soğuk donmuş muhafaza da laboratuvarda incelemelerde bulunacağız.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çalışmalarla&nbsp;deniz&nbsp;suyundaki değişimlerin ölçülmesi için sıcaklık, tuzluluk gibi temel parametrelerin belirli derinliklerden alındığını aktaran Başar, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu çalışmalar araştırmacılar tarafından değerlendirerek özellikle Arktik Okyanusu'nda bulunan değişimin takip edilmesi açısından bizler için önemli veri oluşturacak. Özellikle Arktik'teki&nbsp;deniz&nbsp;suyundaki parametrelerde değişmeler olduğu bilinmekte. Arktik Okyanusu'ndaki bu değişimlerin Atlantik Okyanusu'nun genişlemesine sebep olurken Arktik Okyanusu'nun küçülmesine sebep olduğu bilinmektedir. Bu değişimlerin ölçülmesi amacıyla da bazı kimyasal ölçümler yapılarak değerlendirmelerde bulunuldu. Özellikle&nbsp;deniz&nbsp;çalışmaları uzun süreli yapılan çalışmalar, bir takip çalışması içermekte. Türkiye bugün itibarıyla dördüncü seferini tamamlamış oldu."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl 4.'sü düzenlenen Arktik Bilimsel Araştırma seferinin verilerinin de bir araya getirilerek bilim dünyasına sunulduğunu ifade eden Başar, sözlerini, “Bu çalışmalar sonucunda özellikle küresel iklim değişimine bağlı olarak iklimdeki değişimlerin en önemli göstergelerden bir tanesi, Arktikte bulunan buzullar ve&nbsp;deniz&nbsp;buzundaki değişimler. Yapılan çalışmalar sonucunda da yıllara bağlı olarak bu değişimler incelenerek bilim insanlarımız tarafından bilim dünyasına en yakın zamanda sunulacak." diye tamamladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü de çalışmalar yaptı</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferi kapsamında Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünden de katılımcılar çalışmalar gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu yıl 2. kez Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferine katılan Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığından Oşinografi Subayı Mühendis Teğmen Kunter İncili, AA muhabirine seferi değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">İncili, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">“Geçtiğimiz yıllarda başlattığımız uydu kaynaklı batimetri çalışmaları için Sechi disk ile veri toplamaya bu sene de devam edildi. Ayrıca Svalbard çevresinin oşinografik karakterinin belirlenmesi maksatlı projemiz kapsamında çalışmalarımıza hassas ses hızı profilleyici (sound velocity profiler) ile devam ediyoruz. Bu cihaz&nbsp;deniz&nbsp;araştırmalarında sıklıkla kullanılan CTD cihazına kıyasla iletkenlik, sıcaklık ve derinlik ölçümlerinin yanında ses hız iletkenlik değerini de yüksek duyarlılıkta bize veriyor. Elde ettiğimiz ses hızını tuzluluk-iletkenlik değerleri ile korele ederek Svalbard etrafındaki termoklin ve haloklin tabakalarını hassasiyetle tespit etmeyi amaçlıyoruz.”</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Meteoroloji Genel Müdürlüğü Mühendisi Çetin Biçer ise sefer süresince rüzgar, hız, rüzgar yön, hava sıcaklığı, hava nemi, basınç,&nbsp;deniz&nbsp;suyu sıcaklığı gibi verileri topladıklarını belirterek, "Çalışmamızın amacı meteorolojik verileri toplamak. Bu veriler otomatik olarak bir veri seti oluşturuluyor ve kaydediliyor. Bütün bu veriler konum bilgisi de olduğu için bir veri yığınından çok harita da işaretlenmiş bir şekilde uzmanların, bu konuda ki araştırmacıların çalışmalarının kolaylaştırılmasına imkan veriyor ve harita üzerinde bütün manzarayı anlık olarak görmesini sağlıyor.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Biçer, meteorolojik verileri toplarken Dünya Meteoroloji Örgütü standartları ve diğer standartlara uygun çalışmalar yaptıklarının altını çizerek, “Güncel sertifikasyona sahip meteorolojik algılayıcılar kullanıyoruz ve bunları standart ölçüm metotlarına göre yerlerine yerleştirerek doğru ve güvenilir veri setleri oluşturuyoruz.” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- Sefer süresince Kuzey Kutup canlıları için gözlemler</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lider Yardımcısı Kaptan Doğaç Baybars Işıler de s​​​​​​eyir sırasında aynı zamanda canlı yaşamına dair gözlem çalışmaları da yapıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Işıler, "Canlı yaşamı Svalbard takımadalarında çok önemli ve koruma altında. Geçen senelere göre bu sene daha az sayıda canlı gördüğümüzü söyleyebiliriz. Bu tabii, hemen ilk akla gelecek olan 'iklim değişikliğinin canlı sayısını azalttığı', anlamına gelmiyor. Avlanmak için bir bölgeye gidiyor olabilirler ya da daha sıcak ya da o anda daha soğuk istedikleri için kendi bulundukları ana lokasyonlardan başka yerlere gidiyor da olabilirler." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Nordaustlandet Adası çevresinde çok sayıda kutup ayısı gözlemlediklerini bildiren Işıler, bu kadar kutup ayısının bu bölgede bulunmasının, avlandıkları veya bir yemek ihtiyacıyla o bölgede birlikte toplandıkları ya da besinle alakalı diğer hayvanları da oraya çekecek bir amaçlarının olduğu şeklinde açıklanabileceğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Işıler, "Ama elbette bu konuda konuşmak için çok erken. Nitekim bu alanda çalışma yürüten&nbsp;deniz&nbsp;memelileri,&nbsp;deniz&nbsp;canlıları üzerine çalışma yapan akademisyenlerimizin vereceği bilgiler ışığında araştırmacılar çalışmalarını yürütecek." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Dünyanın hidrokarbon rezervlerinin 3'te 1'inin bulunduğu, Arktik Okyanusu ile birlikte 20 milyon kilometrekarelik alanı içerisinde barındıran Arktik Bölge, birçok canlıya da ev sahipliği yapıyor. Kuzey kutbunun simge canlısı kutup ayılarının yanı sıra, mors, halkalı fok, beluga, kanbur balina, kutup tilkisi, geyik ve birçok kuş türü de bu bölgede gözlemlenebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jul 2024 15:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu-1722232503.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nesli tehlike altındaki Anadolu dişli sazancık balığı Tuz Gölü havzasında sulak alanda görüldü</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-golu-havzasinda-sulak-alanda-goruldu-4621</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-golu-havzasinda-sulak-alanda-goruldu-4621</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca gölde yürütülen projenin koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş: - "Bu balığımızın yaklaşık 50 yıldır soyunun tükendiği düşünülüyordu. Balığı Tuz Gölü'nde Eskil ilçesi yakınlarındaki sulak alanda keşfettik. Bu durum bizleri çok memnun etti" - "Tuz Gölü'nün etrafı çöl olarak tabir ediliyor. Buna rağmen su kaplumbağaları olan doğal su kaynakları bulduk. Yine endemik tür olan ve tuzu seven lale familyasından kılıç otunu bulduk"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde yürütülen çalışmalarda, nesli tükenme tehlikesi altında olan "Aphanius Anatoliae (<strong>Anadolu dişli sazancık</strong>)" balığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen "<strong>Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi Tür ve Habitatların Araştırılması, Korunması ve İzlenmesi</strong>" projesiyle, nesli tehdit ve tehlike altında bulunan türleri yaşatmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Bu kapsamda bölgede çalışmalar yürüten proje koordinatörü, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karataş ve ekibi, nesli tükenme tehlikesi altında olan Anadolu dişli sazancık balığını kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_9c296cca55141b3c6620f0b5ab8a1cf3.jpg" style="height:450px; width:800px" /></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karataş, AA muhabirine, projeyle bölgede bitki ve hayvan çeşitlerini araştırdıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Endemik Anadolu dişli sazancık balığının dünyada sadece Konya kapalı havzasında yaşadığını anlatan Karataş, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Bu balığımızın yaklaşık 50 yıldır soyunun tükendiği düşünülüyordu. Balığı Tuz Gölü'nde Eskil ilçesi yakınlarındaki bir sulak alanda keşfettik. Bu durum bizleri çok memnun etti. Tuz Gölü'nün etrafı çöl olarak tabir ediliyor. Buna rağmen su kaplumbağaları olan doğal su kaynakları bulduk. Yine endemik tür olan ve tuzu seven lale familyasından kılıç otunu bulduk. Tuz Gölü'nde tuzu seven birçok endemik bitki var. Bunlar Türkiye ve dünyada başka bir mıntıkada görünmüyor. Yani çöl olarak görülen yerler birer doğa harikası. Tuzcul habitatları seven canlılar burayı çok seviyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif"><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_06_19_New%20folder%20(12)_AA-35233690.jpg" style="height:422px; width:750px" /></span></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">- "Su kaynakları çok küçük, alanlar her an tehdit altında"</span></span></span></strong></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Karataş, Tuz Gölü'nün binlerce kuş türü için konaklama, üreme ve büyüme merkezi olduğunu, ayrıca endemik bitki ve&nbsp;balık&nbsp;türlerini barındırdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tuz Gölü çevresinde incelemelerin sürdüğünü dile getiren Karataş, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">"Anadolu dişli sazancık balığının tükenmediğini görmek bizleri sevindirdi. Bulunduğu su kaynakları çok küçük alanlar, her an tehdit altında. Su alanlarının bazıları 3-5 metrelik, bazıları ise 1 parmak kalınlığında akan yerler. Yapılacak bir artezyen çalışmasıyla oraya gelen su kaynağı kuruyabilir. Suyun çekildiği alanda balığımız yok olabilir. Balığın fotoğrafını ve videosunu çekip uzman arkadaşlara gönderdim. Onlardan da teyit aldım. Yani Tuz Gölü'nde çok güzel gelişmeler var ancak her an tehlike altındalar. Su kaynakları sürekli azalıyor."</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Jul 2024 13:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-golu-havzasinda-sulak-alanda-goruldu-1721988997.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyşehir Gölü&#039;ne salınan yavru sazan sayısı 2,5 milyona ulaştı</title>
                <category>ÇEVRE-DOĞA</category>
                <link>https://www.balikhaber.com/haber/beysehir-golune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti-4617</link>
                <guid>https://www.balikhaber.com/haber/beysehir-golune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti-4617</guid>
                <description><![CDATA[Konya'nın Beyşehir ilçesinde, göl sularına 1 milyon adet daha yavru sazan balığı salındığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, kurumun Beyşehir Gölü’nü balıklandırma çalışmalarının aralıksız olarak devam ettiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen “Su Kaynaklarının Balıklandırılması” projesi kapsamında temmuz ayı içerisinde Beyşehir Gölü’ne iki ayrı seferde toplam 1,5 milyon adet yavru sazan balığının salındığı ifade edildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">Son olarak 1 milyon adet daha yavru sazanın gölün farklı noktalarından göl sularıyla buluşturulduğu aktarılan açıklamanın devamında, "Gelecek nesillere&nbsp;balık&nbsp;stoklarının aktarılabilmesi için öncelikle bakanlığımızca getirilen düzenlemelere uyulması ve balıkların en az bir kez üremelerine imkan tanınması gerektiğini hatırlatıyor, bırakılan balıkların ilçemize, gölümüze ve balıkçılarımıza hayırlı bereketli olmasını temenni ediyoruz." denildi.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><span style="font-family:Arial,Helvetica,sans-serif">AA</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jul 2024 08:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/beysehir-golune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti-1721885877.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
